T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/3142
KARAR NO: 2025/2436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2021
NUMARASI: 2017/844 E - 2021/630 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının müvekkili şirkette ... numaralı elektrik abone kaydı olduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirket ile Abonelik Sözleşmesi imzaladığını, elektrik enerjisi kullandığını ve kullandığı enerji bedelini ödememesi sonucu müvekkil şirkete borçlu olduğunun, davalıya tahakkuk edilen 8 adet elektrik faturasıyla sabit olduğunu, işbu faturaların tahsilini gerçekleştirmek için İstanbul 14. İcra Dairesi’nde 12/04/2016 tarihinde ... E. sayılı icra dosyasında yapılan takipte ,borca haksız olarak itiraz edildiğini beyanla , itirazının iptaline, icra takibinin devamına, borçlunun asgari % 20 oranında icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;Davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 34.658,40 TL asıl alacak, 26.008,20 TL işlemiş faiz, 4.681,50 TL faizin KDV’si olmak üzere toplam 65.348,10 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa değişen oranlarda yıllık %16,80 faiz ve faizin %18 KDV’si uygulanmak suretiyle takibin devamına,İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın % 20’si olan 6.931,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu takip talebimizde "asıl alacağa işleyecek yıllık gecikme faizi" talep edilmiş ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklı tutulmuştur... gecikme faizi oranını belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmiş olması ve Cumhurbaşkanı tarafından belirli dönemlerde işbu oranın arttırılıyor olması sebebiyle; Yerel Mahkemece gecikme faizi oranının %16,80 olarak sınırlandırılması hukuka aykırı olup müvekkil şirketi hak kaybına uğratacak nitelikte olduğundan işbu istinaf başvurumuzun kabulü gerekmektedir.Nitekim davaya konu takip talebimizde de; "asıl alacağa işleyecek yıllık gecikme faizi" talep edilmiş olmasına karşın Yerel Mahkemece faiz oranının neye dayanarak %16,80 ile sınırlandırıldığı belirli değildir. Gerekçeli kararda da bu husus belirtilmemiş olup neden talebimiz dışında ve daha düşük bir gecikme faizi oranına hükmedildiği belirsizdir... İlgili icra dosyasına konu takip talebimiz incelendiğinde görüleceği üzere; fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklı tutulmuş olup takip tarihinden sonra yayımlanacak Cumhurbaşkanı kararı uyarınca belirlenen faiz oranının değişen koşullarda uygulanması gerekmekte olduğundan faiz hakkımızın %16,80 ile sınırlandırılması hukuka aykırıdır. Takip talebimizde, ilgili alacağa gecikme faizi uygulanması talep edilmiş ve fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız ise saklı tutulmuştur. Dolayısıyla; takip tarihinden sonra yayımlanacak olan Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla değiştirilecek olan gecikme faizinin, işbu takibe konu alacağa uygulanması gerekmekte olduğundan nihai kararda yer verilen gecikme faizin %16,80 oranı ile sınırlandırılmaması gerekmektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine elektrik enerjisi tüketim bedellerine ilişkin 34.658,40 TL enerji bedeli, 26.088,20 TL gecikme faize ve KDV olmak üzere toplam 65.348,10 TL üzerinden takip başlatıldığı, asıl alacağa yıllık %16,80 oranında gecikme faizi uygulanmasının talep edildiği,davalı/borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Somut olayda; icra takibinde davacı tarafça ,işlemiş "gecikme faizi " talep edilmiş ve asıl alacağa da yıllık %16,80 oranında gecikme faizi uygulanmasının talep edildiği, gecikme zammı talebi ne ilişkin bir ibare bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında abonelik sözleşmesinde "gecikme zammı " uygulanacağına ilişkin ve gecikme zammı oranlarının açıkça belirtildiği bir abonelik sözleşmesi bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden ,mahkemece 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre alacağa ticarî faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin .davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2025