T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2741
KARAR NO:2025/1746
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/05/2024
NUMARASI:2023/675 E - 2024/403 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:01/07/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... no.lu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan tüketim ve cayma bedellerine ilişkin olmak üzere toplam 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun 11.08.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olduğunu, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazlarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu,borca ve icra takibine konu faturanın sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, takibe konu edilen faturalardan 13.407,53- TL, 11.620,13-TL, 8.432,95- TL ve 2.606,81- TL tutarlı olanların tüketim faturası olduğunu, ...'tan alınan sayaç değerlerinin, davalı tarafın imza ettiği sözleşmeye göre faturalandırıldığını, takibe konu edilen faturalardan 14.025,13TL olanın ise cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, önce fesih nedeniyle cayma bedelinin 20.03.2023 tarihli faturaya yansıtıldığını, davalının, basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin, ..., ... Ay tarife paketi kullanım şartlarının ilgili hükmü ile bağlı olmasına rağmen cayma bedeli faturalarını ödemeyerek itiraz ettiğini, taahhüde uyulmaması halinde de "Cayma Bedelinin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterildiğini, davalının, müvekkili şirket tarafından SMS ve E- POSTA ile gönderilen faturaları teslim aldığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtılmış olduğunu,beyanla davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu,itirazın iptali ile alacak üzerinden %20'den az olmamak tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın kısmen kabul kısmen reddine,... sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 59.636,19 TL’lik kısmının iptaline; takibin 47.485,74 TL asıl alacak ve 12.150,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.636,19 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %5 temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,9.497,15 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı şirket istinaf etmiştir.Davalı şirket temsilcisince verilen istinaf dilekçesinde ; "öncelikle rapora itirazımızda da belirttiğimiz üzere, müvekkil hakkında cayma tazminatı adı altında fatura düzenlenemez. Müvekkilin davacı şirkette bulunduğu dönemlerde,mevcut faturalarını ödememesinin sebebi faturaların çok fahiş gelmiş olmasıdır.Bununla ilgiti kurum nezdinde itirazları sürerken müvekkilin sözleşmesi sona erdirilmiş ve cayma faturası da düzenlenmiştir.Dahası , kurum sözleşme sonlandırıldıktan , müvekkil , mecburiyetten başka şirkete geçip elektrik kullanmaya devam ettiği halde düzenli olarak her ay fatura göndermeye devam etmiştir.sözleşmenin sona erme nedeni ödenmeyen faturalardır.sözleşme de de “aboneye özel sözleşme koşulları başlıklı madde altında,sözleşmenin yürürülüğü —süresi ve fesih koşulları alt başlığında abone tarafından fesih halinde bir fesih ceası öngörülmüş ,ödeme koşulları başlıklı diğer alt maddede ise , ödenmeyen faturalara gecikme zammı işletileceği ve tedarikçi'nin fesih hakkı dışında bir düzenleme bulunmamaktadır.Yani sözleşmeye göre cayma tazminatı talebi için düzenlenen maddede etken taraf abonedir.kendi iradesi ve insiyatifiyle , öngörülen sürede sözleşmeden caymalı,başka bir tedarikçiye gitmeli ve bu sebeple de tedarikçiyi sağlamış olduğu indirim vs ler nedeniyle zarara uğratmış olmalıdır. Oysa,dava konusu olayda , etken müvekkil değil , tedarikçi şirkettir ve buna dair cayma bedeli düzenleyen bir madde de yoktur.Fesih sebebi ödenmeyen faturalardır.bu sebeple,müvekkilin sözleşmesinin sonlandırılma tarihi ile sonradan düzenlenen faturaların da karşılaştırılması gerekmekte ve cayma tazminatı talebinin de yukarıda açıklanan kıstaslara göre değerlendirilmesi gerekmektedir. buna rağmen herhangi bir inceleme yapılmamıştır."şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı dosyasında ; 50.092,55 TL’sinin asıl alacak ve 12.793,72 TL işlemiş faizin tahsili yönünden ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Takip konusu alacağın 04/01/2023, 06/02/2023, 06/03/2023, 19/04/2023 tarihli tüketim ve 20/03/2023 tarihli cayma bedelli faturalara dayandığı anlaşılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında 01/06/2022 tarihli elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının fatura borçlarını zamanında ödemediği gerekçesiyle sözleşmenin davacı tarafından 01/03/2023 tarihinde feshedildiği,tüketim faturaları ve cayma faturaları düzenlendiği görülmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;taraf şirketler arasında yapıldığı bildirilen ve dosyaya sunulan,“... Abonelik Sözleşmesi” nin imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiği ve sözleşmenin 12 ay süre ile geçerli olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinin 4.11 maddesinde ;"sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde ... elektriği madde 5.10 uyarınca kesme veya kestirme ve sözleşmeyi madde 6.2 maddeuyarınca feshetme hakkına sahiptir" düzenlemesi bulunmaktadır.Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları üst başlığının, 1.Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları alt başlığında, "Sözleşmenin, yürürlüğe girmesinden sonraki ilk 12(oniki) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi halinde; ABONE, sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesi mevcuttur.Sözleşmenin 6.2 maddesinde " Taraftardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ABONE'nin Sözleşme'nin 4.1. Maddesi kapsamında elektrik satışının başlayamaması, ABONE'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ABONE'nin ilgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması, ABONE'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato vb. yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ABONE işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı Tarife Paketi'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ABONE'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir....'ın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşme'yi feshetmesi durumunda, ABONE'nin tazminat , zarar veya ziyan talep hakkı olmayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu, borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir.Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır.Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır.Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.Ceza,borcunbelirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı,hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir.Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür.Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179 ila 182 nci maddelerinde düzenlenen ceza koşulu, borçlunun, asıl borcunu ilerde hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının miktarını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır.Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir.Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK’nın 125 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır.Davada uygulanması gereken TBK’nın 179 uncu maddesi;“Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlâl durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya ekli ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür Sözleşmenin 6.2 maddesinde " Taraflardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ABONE'nin Sözleşme'nin 4.1. Maddesi kapsamında elektrik satışının başlayamaması, ABONE'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ABONE'nin ilgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması,ABONE'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato vb. yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde ... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ABONE işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı Tarife Paketi'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ABONE'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda; sözleşme hükümleri ve uygulanacak mevzuat hükümleri yukarıda açıklandığı şekildedir. Davacı tarafça davalının fatura ödemesi yapmadığından sözleşmenin feshedildiği belirtilerek ,sözleşme uyarınca tüketim faturası ve cezai şart faturası düzenlenerek takip yapılmıştır. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; sözleşmenin incelenmesinde davalı tarafından faturaların zamanında ödenmemesinin fesih sebebi olduğu, 6.2. madde uyarınca fesih halinde cezai şart ödeneceği ve 5.1. madde uyarınca faturada belirtilen faizin kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının düzenlemiş olduğu 04/01/2023, 06/02/2023, 06/03/2023 ve 20/03/2023 tarihli faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğu, ancak 19/04/2023 tarihli faturanın reaktif tüketim bedelinin diğer faturalarda tahakkuk ettirilmesi sebebiyle mükerrerlik oluşturduğu gerekçesiyle yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Böylece , davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, davalının davacıya 04/01/2023, 06/02/2023, 06/03/2023 ve 20/03/2023 tarihli faturalar sebebiyle borçlu olduğu ve davacının davalıdan 47.485,74 TL asıl alacak ve 12.150,45 TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne ve alacağın fatura ile sabit olması sebebiyle likit olduğu anlaşıldığından %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmasine ilişkin kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 4.073,75 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.018,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.055,15 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masraflarının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/07/2025