T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2142
KARAR NO:2025/1393
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/03/2024
NUMARASI:2023/352 E - 2024/211 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasında akdedilen abonelik sözleşmeleri gereğince, müvekkili şirketin, aboneliklerinin başladığı tarihten bu yana, sözleşme şartlarına uygun bir biçimde ve yasal düzenlemelere ve kurallara riayet ederek elektrik kullanımı gerçekleştirmiş olup, herhangi bir kaçak elektrik kullanımı ya da kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verecek bir eylemi olmadığını, ancak, davalı dağıtım şirketi tarafından müvekkili şirketin ticari yetkilisi ...'e gönderilmiş bulunan 23/05/2023 tarihli SMS içeriğinde, " müvekkili şirkete ait ve elektrik kullanımının yapıldığı iş yeri adresinde yapılan incelemelerde, kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiği ve işbu tespite dayalı olarak, son ödeme tarihi 01/06/2023 olan 416.598,52 TL ve 257.665,19 TL olmak üzere 2 adet fatura düzenlendiği ve işbu fatura bedellerinin ödenmemesi halinde, davacı müvekkilim şirkete karşı fatura borcunun tahsili için yasal takip ve dava sürecinin başlatılacağı ve yine almış olduğu elektriğin kesileceği ve elektrik hizmetinin verilmeyeceği" hususunun bildirildiğini, davalı dağıtım şirketinin işbu kaçak elektrik tüketimine ilişkin iddiasına ve kaçak elektrik tüketimi iddiası ve gerekçesiyle düzenlemiş olduğu faturalara itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanma tespit tutanağında da görüleceği üzere, "davacı müvekkili şirketin elektriği kullandığı iş yeri adresinde inceleme gerçekleştirilerek, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi gereğince, elektrik kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edildiği" belirtildiğini, kaçak elektrik kullanma tespit tutanağı yasal düzenlemelere uygun bir biçimde oluşturulmadığını, tutanak oluşturulurken, müvekkili şirketin ticari yetkilisi ya da iş yerinde çalışanlardan birine dahi bilgi verilmemiş olup, müvekkili şirketin ticari yetkilisinin ya da ticari yetkilisine vekaleten yetkili kılınmış çalışan ya da bir başka kişinin imzası, beyanı ya da tanıklığı olmadan işbu tutanak düzenlenmiş olduğunu, ayrıca, söz konusu tutanakta belirtilen hukuka aykırılık iddiası ile ilgili tespiti gösterir nitelikte fotoğraflama ya da video kaydı alınma işlemi de yapılmadığını, kaçak elektrik kullanımın ne şekilde olduğu ve hangi dönemleri kapsadığı dahi belirtilmediğini, yasal düzenlemeler gereği, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespit tutanağı düzenleyen davalı dağıtım şirketi tarafından, tutanağın tutulduğu tarihten itibaren 15 günlük süre tanınarak ve enerji kesme ihbarı düzenlenip tebliğ edilerek, bu süre içinde müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımına yönelik hukuka aykırılıkları ortadan kaldırılmasının gerektiği, verilen süreye rağmen müvekkili şirket tarafından abone yükümlülükleri yerine getirilmez ve hukuka aykırı kullanım devam ederse, davalı dağıtım şirketi tarafından tutanak tutularak davacı müvekkili şirkete ceza verileceğinin ve kaçak elektrik tüketimine ilişkin faturalandırma yapılacağının bildirilmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca, davalı dağıtım şirketi tarafından düzenlenen davaya konu faturalarda geçmiş dönemlere ait olmak üzere hesaplama yapılarak oldukça fahiş bir rakam hesap edildiğini, davaya konu 22/05/2023 tarihli faturalardan önce, müvekkili şirketin elektrik hizmeti aldığı sayacın davalı dağıtım şirketi tarafından okunduğu son tarih 30/04/2023 olup, söz konusu işbu sayaç okuma işleminde, davacı müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığına dair herhangi bir kaçak elektrik tespitinin yapılmadığı ve bu yönde kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmediği dikkate alındığında, kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 22/05/2023 tarihine dek müvekkili şirket tarafından yapılmış herhangi bir kaçak elektrik kullanımının hukuken söz konusu olmadığı ve bu nedenle, geçmişe dönük olarak yapılan hesaplama ile tahakkuk edilen davaya konu fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığı ve yasal dayanağının bulunmadığını, sayaç okuyan ve faturaları düzenleyen davalı dağıtım şirketi görevlileri tarafından defalarca kontrol edilen sayaçta daha önce iddia edilen kaçak elektrik sağlanması durumu tespit edilmediğini,açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile; müvekkili şirket aleyhine düzenlenmiş bulunan 22/05/2023 tarih 416.598,52-L bedelli fatura ile 22/05/2023 tarih 257.665,19-TL bedelli fatura olmak üzere, fatura bedellerinin toplamı olan 674.263,71-TL fatura borcundan ötürü davacı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanak, aksi sabit oluncaya kadar geçerli,resmi belge hükmünde olduğunu, Kaçak elektrik kullanım fiilinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin hükümleriyle açık ve net bir şekilde tanımlanmış olduğunu, davalı şirketin... hizmet numarası ile elektrik enerjisi aboneliği bulunmakta ve ticarethane tarifesi üzerinden faturalandırılmakta olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. Maddesine uygun olarak düzenlendiğini, müvekkili şirket çalışanlarınca tespit tutanağı düzenlenmesi sürecinin video kaydına alınmış olduğunu, kaçak elektrik kullanımının tespit sürecine ilişkin olarak dava konusu yerde çekilen tüm video ve fotoğraf kayıtlarının 22.06.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı yanın abone olmasına rağmen sayaçlara müdahale ederek ayrı bir hat çekmiş ve sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullanmış olduğunu, video kayıtlarında borçlunun kaçak hattını nasıl çektiğinin de açıklanmakta olduğunu, yapılan bu tespit üzerine davacı yana toplam 674.263,71-TL bedelli kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, bu hesaplamanın, müvekkili şirketin serbest tasarruf alanının olmayan, tamamen yönetmelikteki çarpanlara ve yönteme göre yapılan bir işlemden ibaret olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafından davacıya tahakkuk ettirilen 22/05/2023 tarihli ... numaralı 416.598,52 TL bedelli faturanın, 369.938,25 TL'yi aşan kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Reddedilen miktar yönünden hesap edilen 73.987,65-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Davacı müvekkilim şirket ile davalı dağıtım şirketi arasında akdedilen abonelik sözleşmeleri gereğince, davacı müvekkilim şirket, aboneliklerinin başladığı tarihten bu yana, sözleşme şartlarına uygun bir biçimde ve yasal düzenlemelere ve kurallara riayet ederek elektrik kullanımı gerçekleştirmiş olup, herhangi bir kaçak elektrik kullanımı ya da kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verecek bir eylemi olmamıştır., davalı dağıtım şirketi tarafından davaya konu faturaların dayanağı olarak gösterilen kaçak elektrik kullanma tespit tutanağı yasal düzenlemelere uygun bir biçimde oluşturulmamıştır. Keza, davalı dağıtım şirketi tarafından söz konusu tutanak oluşturulurken, davacı müvekkilim şirketin ticari yetkilisi ya da iş yerinde çalışanlardan birine dahi bilgi verilmemiş olup, ayrıca, davacı müvekkilim şirketin ticari yetkilisinin ya da ticari yetkilisine vekaleten yetkili kılınmış çalışan ya da bir başka kişinin imzası, beyanı ya da tanıklığı olmadan işbu tutanak düzenlenmiştir. Ayrıca, söz konusu tutanakta belirtilen hukuka aykırılık iddiası ile ilgili tespiti gösterir nitelikte fotoğraflama ya da video kaydı alınma işlemi de yapılmamıştır. Kaldı ki, kaçak elektrik tespit tutanağı, aydınlatıcı ve açıklayıcı bir biçimde düzenlenmemiş olup, kaçak elektrik kullanımın ne şekilde olduğu ve hangi dönemleri kapsadığı dahi belirtilmemiştir. Bu haliyle, davalı dağıtım şirketi tarafından düzenlenmiş bulunan 22/05/2023 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı yasal açıdan tamamen geçersizdir. Bununla birlikte, yasal düzenlemeler gereği, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespit tutanağı düzenleyen davalı dağıtım şirketi tarafından, ayrıca kaçak elektrik kullanım gerekçesine dayalı olarak abone olarak elektrik hizmeti alan davacı müvekkilim şirkete, kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği ve buna ilişkin tutanağın tutulduğu tarihten itibaren 15 günlük süre tanınarak ve enerji kesme ihbarı düzenlenip tebliğ edilerek, bu süre içinde davacı müvekkilim şirketin kaçak elektrik kullanımına yönelik hukuka aykırılıkları ortadan kaldırılmasının gerektiği, verilen süreye rağmen davacı müvekkilim şirket tarafından abone yükümlülükleri yerine getirilmez ve hukuka aykırı kullanım devam ederse, davalı dağıtım şirketi tarafından tutanak tutularak davacı müvekkilim şirkete ceza verileceğinin ve kaçak elektrik tüketimine ilişkin faturalandırma yapılacağının bildirilmesi gerekmektedir. Hal böyle iken, davalı dağıtım şirketi tarafından herhangi bir enerji kesme ihbarının düzenlenmemiş olması ve 15 günlük yasal sürenin de tanınmadan tek taraflı olarak kaçak elektrik tüketimi iddiası ve gerekçesiyle davacı müvekkilim şirket aleyhine faturalandırma işlemi yapması hukuka, yasaya ve usule aykırıdır. Ayrıca, davalı dağıtım şirketi tarafından düzenlenen davaya konu faturalarda geçmiş dönemlere ait olmak üzere hesaplama yapılarak oldukça fahiş bir rakam hesap edilmiştir. Oysa ki, davalı dağıtım şirketi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve işbu tutanağa dayalı davaya konu 22/05/2023 tarihli faturalardan önce, davacı müvekkilim şirketin işbu faturalarda belirtilen hesap ve abonelik numarası üzerinden elektrik hizmeti aldığı sayacın davalı dağıtım şirketi tarafından okunduğu son tarih 30/04/2023'dür. Dava dosyasına sunmuş olduğumuz son okuma tarihi 30/04/2023 olan işbu elektrik faturalarından da görüleceği üzere, söz konusu sayaç okuma işleminde, davacı müvekkilim şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığına dair herhangi bir kaçak elektrik tespitinin yapılmadığı ve bu yönde kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmediği dikkate alındığında, kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 22/05/2023 tarihine dek davacı müvekkilim şirket tarafından yapılmış herhangi bir kaçak elektrik kullanımının hukuken söz konusu olmadığı ve bu nedenle, geçmişe dönük olarak yapılan hesaplama ile tahakkuk edilen davaya konu fatura bedellerinin gerçeği yansıtmadığı ve yasal dayanağının bulunmadığı hukuken açıkça ortadadır. Keza, 30/04/2023 sayaç okuma tarihli ve 11/05/2023 son ödeme tarihli faturalarda, davalı dağıtım şirketi tarafından davacı müvekkilim şirketin kullanmış olduğu elektrik ve elektrik hizmet bedeli açıkça belirtilmiş olup, herhangi bir kaçak elektrik kullanımı tespiti yapılmamıştır. beyan etmiş olduğumuz tüm bu hususlar, mahkeme tarafından tayin edilecek uzman bir bilirkişi heyeti tarafından, hizmet alan davacı müvekkilim şirketin elektrik kullanımında bulunduğu iş yerinde bulunan sayaçlar üzerinde ve kaçak elektrik tespit tutanağının düzenleniş şekli ile davacı müvekkilim şirketin bugüne dek edinmiş olduğu elektrik hizmeti karşısında sayaç okuma ile davalı dağıtım şirketi tarafından düzenlenen faturalar üzerinde yapılacak incelemeyle tespit edilecek niteliktedir. Ancak, davaya konu kaçak elektrik kullanımının olup olmadığının ve davalı dağıtım şirketinin kaçak elektrik kullanımı ile ilgili iddiasının doğru olup olmadığının tespiti açısından, mahkeme tarafından dava dosyasının uzman bir bilirkişi heyetine tevdi ile davacı müvekkilim şirkete ait iş yerinde bulunan elektrik tesisatları ve sayaçları üzerinde keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak maddi gerçeğin tüm açıklığıyla ortaya çıkarılması gerekli iken, mahkeme tarafından bu yöndeki talebimizin kabul edilmemesi ve dava dosyasında mevcut belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması ve bu şekilde yapılan bilirkişi incelemesi ile yetinilmesi, tüm deliller toplanılmaksızın eksik inceleme ile karar verilerek maddi ve hukuki gerçeğin tam anlamıyla tespit edilememesine sebebiyet vermiştir. Bu doğrultuda düzenlenen davaya dosyasında mevcut bilirkişi raporu, dava dosyasında mevcut bulunan delillerin tümü incelenmeksizin, davalı dağıtım şirketinin dava dosyasına sunduğu ve içeriği itibariyle, hangi sayaca ve iddia olunan usulsüzlük ya da kaçak kullanımın ne şekilde geliştiğine ilişkin bir ibarenin dahi olmadığı CD görüntüleri üzerinden, CD görüntülerinde dahi yer almayan tespit hallerinin var olduğu yazılmak suretiyle vücuda getirilmiştir. Bu haliyle, bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenmiş bulunan rapor, objektif olma özelliğinden son derece uzak olup, eksik inceleme ve değerlendirmeler ile hükme esas alınacak nitelikte değildir. video kaydında, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi detaylı bir şekilde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı net bir şekilde ortaya koyan bir tespit bulunmamakta olup, "tesisata ... seri no.lu sayacın bağlı olduğu, görevliler tarafından sayaç öncesi ve sayaç sonrası akım değerlerinin ölçüldüğü, sayaç öncesi akım değerinin sayaçtan geçen akım değerinden yüksek olduğu tespit edildiği, ilgili sayacın enerjisi kesildiğinde elektrik dağıtım panosunda bir adet koruma sigortası üzerinde enerji olduğu belirlenmiş, koruma sigortasına ait elektrik kablosu takip edildiğinde kablonun işyeri mahalline gittiği ve söz konusu kablonun işyerinde bulunan kablo üretim makinesi enerji besleme kablosu olduğunun tespit edildiği, tüm incelemeler neticesinde; işyerine ait kablo üretim makinesinin sayaçtan geçmeden harici hat ile beslendiğinin belirlendiği" şeklinde kanaat getirilecek görüntü ve tespitin bulunmamasına rağmen, bilirkişi raporunda bu tespit hallerinden bahsedilmek suretiyle, müvekkilim şirket tarafından kaçak elektrik kullanıldığını ileri sürmek hakkaniyete ve adalete aykırıdır.Yasal düzenleme gereği, kaçak elektrik kullanıldığı kanaati hasıl olsa dahi,kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre olup, dolayısıyla, 30/04/2023 okuma tarihli fatura ile kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği 22/05/2023 tarihi arasında hesaplamanın yapılması gerekirken, bilirkişi raporunda; 185 gün süreyle yapılmış bulunan kaçak elektrik tespiti hesabının yerinde olduğunu ortaya koyan hesaplamalar yasal düzenlemelere ve hakkaniyete aykırıdır.Ayrıca, mahkeme tarafından yerinde inceleme yetkisi verilmiş olmasına rağmen, bilirkişi tarafından müvekkilim şirkete ait iş yerinde, kamera görüntülerini ve sayacı kontrol etme hususunda dahi bir inceleme yapılmamıştır. Dava dosyasına sunmuş olduğumuz tüm deliller değerlendirilmeksizin, eksik, hatalı ve objektif verilere göre yapılmayan bilirkişi incelemesiyle düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak, mahkeme tarafından açmış olduğumuz menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekli iken, davaya konu ettiğimiz taleplerimiz yönünden davanın kısmen kabul edildiği kısım hariç olmak üzere, kısmen reddine ilişkin verilmiş bulunan karar hukuken yerinde olmadığı" şeklinde istinaf sebepleri ileri sürülmüştür. 2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Davacı vekili kaçak elektrik kullanımına istinaden düzenlenen toplam 674.263,71-TL bedelli iki fatura yönünden menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi bilirkişi raporu doğrultusunda karar vermiş ve davacının 627.603,44 TL yönünden borçlu olduğuna, 46.660,27 TL yönünden borçlu olmadığına hükmetmiştir. Kısa kararda sehven 73.987,65-TL tazmina hükmedilmiş, gerekçeli kararda da " 627.603,44 TL'nin %20'si olan 125.52,68 TL tazminata hükmetmek gerekirken sehven 73.987,65 TL olarak hesaplama yapılmış, hesap hatası sonradan farkedilmiş ise de kısa kararile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına değişiklik yapılmamış olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." denilerek kısa kararla aynı tutar yazılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporda birim fiyat hatalı olarak tespit edildiğinden ve ayrıca İİK madde 72/4 uyarınca tazminat eksik hesaplandığından kararı istinaf etme ihtiyacı doğmuştur. Dosya kapsamında bir defa bilirkişi raporu aldırılmış olup rapordaki 46.660,27 TL hesap farkının tespit tutanağı dönemindeki EPDK Elektrik Faturaların Esas Tarife Tablosunda belirtilen Tek Terimli Tek Zamanlı Ticarethane tarifesi birim fiyatlarından farklı bir birim fiyat alınmasından kaynaklı olduğu görülmektedir. Kaçak tüketim faturasındaki hesaplamaya ilişkin yapılan incelemede, bilirkişi birim fiyat olarak 01.04.2023 tarihinden sonra geçerli olan birim fiyatları esas almıştır. EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 46. Maddesi 2 Paragrafında; "Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir." düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu kaçak tüketim faturası 23.11.2022 – 22.05.2023 tarihler arasında tahakkuk edildiğinden faturanın dahil olduğu tüketici grubuna ve kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin ortalamasına göre hesap yapılması gerekmektedir.Sonuç olarak, bilirkişi tarafından kaçak tüketim döneminin birim fiyatları yerine 01.04.2023'ten sonra uygulanan birim fiyat tarifesinin uygulanması hatalı olmuştur. İlk Derece Mahkemesince bu bilirkişi raporu hükme esas alındığından verilen hüküm de hatalı olmuştur. Bu sebeple dairenizce bu doğrultuda kararın kaldırılmasını talep etmekteyiz.Tarafımızca İİK madde 72/4 uyarınca tazminat dava bedelinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminat talep olunmuştur. Mahkemece esasen talebimiz kabul edilmiş, ancak dava konusu iki farklı fatura bulunduğu kısa karar açıklanırken gözden kaçırıldığı için yalnızca bir fatura yönünden tazminata hükmedilmiştir.Gerekçeli karar aşamasında ilk derece mahkemesince de bu durum fark edilerek şöyle bir gerekçeye yer verilmiştir:"627.603,44 TL'nin %20'si olan 125.52,68 TL tazminata hükmetmek gerekirken sehven 73.987,65 TL olarak hesaplama yapılmış, hesap hatası sonradan farkedilmiş ise de kısa kararile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına değişiklik yapılmamış olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."Bu sebeple anılan karara itiraz etmekteyiz. İşbu istinaf dilekçemiz doğrultusunda kararın kaldırılmasını ve reddedilen tutarın %20'sinden az olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesini talep etmekteyiz." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; 22/05/2023 tarihinde davalı şirket tarafından, davacının “... Kağıthane/İstanbul Tic.(Kablo Üretim Sanayi) ” adresinde bulunan ...dağıtım hizmet noktasına bağlı sözleşmeli ... seri no.lu Makel Marka sayacın giriş sigortasından ek alınarak harici hattan enerji kullanıldığının tespit edildiği ve tespite istinaden davacı adına 22/05/2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanağa istinaden de 22/05/2023 tarihli ... nolu 416.598,52 TL bedelli kaçak ve 22/05/2023 tarihli ... nolu 257.668,19 TL bedelli kaçak ek tüketim bedeline ilişkin iki adet fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda özetle; 22.05.2023 tarihinde davalı şirket tarafından, davacının “...Kağıthane/İstanbul Tic.(Kablo Üretim Sanayi) ” adresinde bulunan ...dağıtım hizmet noktasına bağlı sözleşmeli... seri no.lu Makel Marka sayacın giriş sigortasından ek alınarak harici hattan enerji kullanıldığının tespit edildiği ve tespite istinaden davacı adına 22/05/2023 tarihli... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tespite ilişkin video görüntülerinin mevcut olduğu, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi uyarınca “harici hattan (sayaçtan geçirilmeden) enerji kullanımının” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde; davacının ... seri no.lu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğunu, 22/05/2023 tarihli ... seri no.lu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, davalı tarafından davacı adına 01.06.2023 son ödeme tarihli 416.598,52 TL kaçak elektrik tüketim bedeli ve 257.665,19 TL kaçak ek tüketim bedeline ilişkin fatura düzenlenmiş olduğunu, 22/05/2023 tarihli ... seri no.lu Kaçak Elektrik Tespit tutanağına istinaden, İlgili Yönetmelik uyarınca ve tespit tutanağı döneminde EPDK Elektrik tarife tablosunda belirlenen ticarethane birim fiyatlar dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda: kaçak tüketim bedelinin 369.938,25 TL ve kaçak ek tüketim bedelinin 257.665,19 TL olarak belirlendiğini, 22/05/2023 tarihli ... seri no.lu tutanağa istinaden, davacının 369.938,25 TL kaçak tüketim bedeli ve 257.665,19 TL kaçak ek tüketim bedeli olmak üzere toplam 627.603,44 TL elektrik tüketim bedelinden sorumlu olduğu, Davalı şirket tarafından davacı yana 46.660,27 TL (416.598,52-369.938,25) fazladan kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuku yapıldığına dair rapor sunmuştur. Bilirkişi tarafından ,tespit esnasında çekilmiş video kaydının dosya içerisinde olduğu ve video kaydı görüntülerinden tesisata bağlı sözleşmeli sayaçtan geçirilmeden harici hattan elektrik tüketimi gerçekleştirildiğinin belirlendiği ,tspit esnasında tesisata bağlı sayacın son tüketim endeksinin T:267958kWh olduğu, harici hat üzerinden toplam S6A akım çekildiği ve harici hatta bağlı kablo üretim makinesi toplam gücünün 24,4kW'h olduğunun tutanakta kayıt altına alındığı, tespit tutanağı döneminde EPDK Elektrik tarife tablosunda belirlenen ticarethane birim fiyatlar dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda olması gereken tahakkuk miktarlarının hesaplandığı belirtilmiştir.Bilirkişi raporuna taraflarca gerekçeli itirazlar yöneltilmiş ise de ,mahkemece itirazları karşılar şekilde ek rapor alınmamış, taraflarca tanık deliline dayanılmasına rağmen tanıklar dinlenmemiş,kaçak tesbit tutanağı esas alınarak,bu tutanağa göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Davacı tarafa ,tutanağın aksini ispatlama imkanı tanınması gerekirken,mahkemece bu hususta işlem yapılmamıştır.Bu sebeplerle ,mahkemece esaslı deliller toplanarak,gerektiğinde mahallinde keşif yapılması ve üçlü bilirkişi raporu alınması uyuşmazlığın çözümü için gerekli olup,bu eksiklikler yargılama gerektirdiğinden , tarafların bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüş olmakla,kararın bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/05/2025