T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1771
KARAR NO: 2025/1078
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2024
NUMARASI: 2022/977 E - 2024/154 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalılar ... sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Ltd. Şti. anlaşarak aralarında "..." adı adında bir adi ortaklık kurulduğunu, taraflarca kurulan bu adi ortaklık kuruluş amacı gereğince ve bu doğrultuda "Tapunun İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi ... mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı açık adresi İstanbul Küçükçekmece ... mahallesi ... caddesi (... apt.) No: ..." olan arsada dönüşüm yasası kapsamında arsa sahipleri ile anlaşarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak bina inşaat işini aldığını ve bu arsada ... Apt. adlı binayı inşa ettiğini ve bu inşaatı eksiksiz bitirerek arsa sahiplerine de aralarındaki sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini, bina inşaatına başlanmadan önce Adi Ortaklık Binanın Elektrik tesisatlarının yapılması için ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adlı taşeron firma ile Binanın Mekanik işlerinin yapılması için de ... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti adlı firma ile anlaşıldığını ve bu iki firma ile yapılan sözleşmelerde yapacakları işlerin karşılığı olarak yapılacak ... apartmanının 3’cü Kattaki 13 nolu bağımsız bölümün tapusunu bu iki firmaya yarı yarıya hisse ile verilmesinin kararlaştırıldığını, inşaatın yapılıp bitirilmesi karşısında adi ortaklığın ortakları olan şirketlerin temsile yetkilileri olarak davacı şirket adına özel yetki belgesi ile yetkilendirilen ..., Davalı ... Mobilya sanayi ve Ticaret A.Ş. ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti yetkilisi ...'ın bir araya gelerek Protokol yapıldığını, 15.10.2020 tarihli protokolün hükümlerinin yerine getirilerek Adi ortaklığın protokol şartlarında tasfiye edilmesini beklerken yeni öğrendiklerine göre; Adi Ortaklığın Vergi Dairesinden beklenen alacağı olan KDV iade alacağı olarak 10.09.2021 tarihinde ortaklığın ... Bankası Yeşilyurt Şubesindeki hesabına 636.718,40 TL yatırıldığını, ortaklığın hesabına gelen bu 636.718,40 TL KDV iade alacağının geldiğini öğrenen davalıların, davacı şirketten gizlice ortaklığı birlikte imzaları ile temsil etme yetkilerine dayanarak ... Bankası Yeşilyurt Şubesine aceleyle aynı gün 10.09.2021 tarihinde yazılı talimat vererek KDV iadesi olarak gelen iş bu 636.718,40 TL,sının ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti,nin ... Bankasının IBAN ... hesabına Havale/EFT ile gönderdiklerini ve bu şekilde bu paranın tamamını birlikte zimmetlerine geçirerek paylaştıklarını, neticede davacı müvekkili şirket ile davalı şirketler ... ve Ortakları adı altında kurdukları adi ortaklığın ortakları olup, adi ortaklığın üstlendiği inşaatı yapıp bitirmesi karşısında, ortaklar adi ortaklığın tasfiyesi için 15.10.2020 tarihinde imzaladıkları protokole davalılar uymayarak sahip oldukları adi ortaklığı temsil ve ilzam yetkisi veren imzalarını güveni kötüye kullanarak adi ortaklığa Vergi dairesince iade edilen 636.718,40 TL. KDV iadesinden davacıya verilmesi gerekirken ,zimmetlerine geçirdikleri 318.359.20 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL'sinin zimmete geçirme tarihi olan 10.09.2021 tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep Arttırımı; davacı vekilince yargılama sırasında verilen dilekçe ile ;" Dava dilekçemiz ile fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 318.359,20 TL,sı tutarındaki alacağımızın şimdilik 25.000.- TL,sını talep ettik. Tarafımıza tebliğ edilen bilirkişi raporu ile 318.359,20 Tl,sı alacağımız tespit edilmiş olduğundan Islah yolu ile ek olarak 293.359,20 TL.sı daha talep ederek alacağımız olan 318.359,20 TL'sının tamamını talep ediyoruz " şeklinde talep arttırılmıştır. Davalı ... San Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen 15.10.2020 tarihli Protokol'de ; "Has İnşaat Konut ve Ortakları" Adi Ortaklığını bağlayacak nitelikleri haiz olmadığını, anılan protokol nedeniyle adi ortaklığı oluşturan ortaklar dava dilekçesinde zikredilen yükümlülükler altına girmediklerini, protokol başlıklı metinde imzacılardan birinin davacı ... A.Ş. unvanlı anonim şirket olduğunu, ancak imza tarihinde, davacı şirketin yetkilisinin 1158 sayılı ve 11.03.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı şekliyle dava dışı ... olduğunu, davacı şirket adına yapılan Sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, yetkili kişilerim imzasını taşımasının şart koşulduğu gerçeği karşısında, Kanuna ve davacı Şirket Esas Sözleşmesine aykırı olarak anılan Protokolün davacı şirket tarafından imza edildiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dışı ...'in; Protokolün imza tarihi olan 15.10.2020 tarihinde, davacı şirketin yöneticisi ve temsilcisi olmadığının açık olduğunu, Protokolün imza tarihi itibarıyla dava dışı ...'in davacı şirketi temsil yetkisinin de bu nedenle olmadığını, özetle ; anılan Protokolün davacı şirket tarafından imza edildiğini söylemenin hukuken mümkün olmadığını, 15.10.2020 tarihli Protokol hakkında yukarıdaki itirazları saklı kalmak kaydıyla; Protokol metni ile Adi Ortaklık Sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirilir ise, huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu bir kez daha anlaşılacağını, her ne kadar tüm ortaklar tarafından imza edilmediği için Adi Ortaklığı ve Ortaklarını bağlayıcı bir metin olmasa da ve aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle 15.10.2020 tarihli Protokol metni incelendiğinde; Adi Ortaklığın yaptığı birtakım işlerle ilgili hükümlerin yer aldığı, bu hükümlerde Adi Ortaklığa dair birkaç adımda olması / yapılması murat edilen hususların bulunduğu, birkaç vakıanın gerçekleşmesi / işlemin tamamlanması hâlinde ve şartıyla Adi Ortaklığın kapatılmasından bahsedildiğinin anlaşıldığını, Adi Ortaklık henüz tasfiye edilmediğinden ve Adi Ortaklık tasfiye edilmeden huzurdaki davanın ikame edilemeyeceği dikkate alınarak konusuz olan davanın bu nedenle reddine, davaya konu edilen KDV iade ödemesi hakkında müvekkili şirket uhdesinde hiçbir ödeme bulunmadığından davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davacı yanın huzurdaki basit yargılama usulüne tabi davada, somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, huzurdaki davada, davacı tarafın yargılamaya konu istemlerine dair 15/10/2020 tarihli bir protokol dayanak gösterildiğini, söz konusu protokol incelendiğinde dava dışı ... Adi Ortaklığı'nın aldığı bir takım ortaklar kurulu kararlarının yazılı olduğunun görüleceğini, 15/10/2020 tarihli protokolde imzası bulunan ...'in protokol tarihinde adi ortaklık ve adi ortaklığı oluşturan şirketlerde temsil ve imza yetkisi bulunmadığını, ... Paz. San Ve Tic. A.Ş'nin protokol tarihindeki temsilci ve yetkilisinin ... olduğunu, söz konusu protokolün ortaklar kurulu kararı niteliğinde olduğunu, TBK mad. 624 gereğince ortakların oy birliğinin şart olduğunu, temsil ilzama yetkisi bulunmayan ... tarafından atılan imzanın hukuken geçersiz olması nedeniyle oybirliği şartı sağlanmadığını, bu nedenle bahse konu protokolün usulen ve hukuken geçersiz olduğunu, davacı tarafça protokolde imzası bulunan ...'in adi ortaklık yapısını oluşturan şirketlerin hiçbirinde temsil ve imzalama yetkisi bulunmadığını, Adi Ortaklık altında yer alan ... San Ve Tic. A.Ş'nin protokol tarihindeki temsilci ve yetkilisinin ... olduğunu, Adi Ortaklık sözleşmesinde de bizzat imzasının mevcut olduğunu, ancak takibe dayanak gösterilen protokolde ... yerine temsil ilzama yetkisi bulunmayan ve konunun hukuki yönden muhatabı olmayan ...'in imzasının mevcut olduğunu, dolayısıyla hukuken şirketi temsil yetkisi bulunmayan bir şahıs tarafından imzalanan protokolün geçerliliği ve bağlayıcılığının bulunmadığını, neticede fazlaya dair hak ile alacaklar saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, 243.359,20-TL'nin 10/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalılar vekilleri istinaf etmiştir. 1- Davalı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek , kabul anlamına gelmemek üzere, adi ortaklığın tasfiyesi bağlamında düzenlendiği iddia edilen 15.10.2020 tarihli protokol geçersiz olup müvekkil nezdinde hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığı, imza ve içeriğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla adi ortaklığın ortakları olan tüzel kişi şirketler yerine, TTK 372. maddesine aykırı biçimde gerçek kişilerce imzalanan protokolün usulsüz ve geçersiz olduğu, kabul anlamına gelmemek üzere, adi ortaklığın tasfiyesinin düzenlendiği protokole dayalı olarak henüz ortaklığın tasfiyesine ilişkin işlemler gerçekleştirilmeden TBK md.643'e aykırı bir şekilde alacak davası açılması ve ilk derece mahkemesince davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, yerel mahkemenin adi ortaklık ticari defter ve belgelerinin diğer davalıda bulunması gerektiği yönündeki değerlendirmesinin de hatalı olduğu, adi ortaklığın defter ve kayıtlarının davacı uhdesinde bulunduğu sabit olup mahkemece bu kayıtlar üzerinde herhangi bir tespit ve inceleme yapılmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2- Davalı ... Organizasyon Turizm Mobilya San. ve Tic. A.Ş. vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek , ilk derece mahkemesince, hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde, müvekkilinin davaya konu alacak nedeniyle diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulmuş olduğunu, müvekkilinin davaya konu KDV iadesi'nin adi ortaklık hesabından ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye aktarılması için bankaya talimat verdiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, müvekkili tarafından talimat verilmiş olsa dahi protokol hükümlerine göre ve ilgili bedelin müvekkilinin uhdesinde bulunmadığı gerçeği karşısında müvekkilinin davaya konu alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya dayanak teşkil eden protokolde, yalnızca imza tarihi itibariyle beklenen KDV iadesinin ne şekilde paylaşılacağının belirlendiği, Adi Ortaklığın bazı giderlerinin ne şekilde ve kimler tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, KDV iadesi geldikten sonra hangi ödemelerin yapılacağının düzenlendiği ve nihayetinde kalan bedelin ne şekilde paylaşılacağının düzenlendiği, hatta, protokolün 5.maddesinde, inşaatla ilgili bundan sonra bir ödeme olursa, bunun diğer davalı ile davacı tarafından yarı yarıya karşılanacağı kararlaştırılmış denildiğini ,hal böyleyken, müvekkilinin , gelen KDV iadesinin Adi Ortaklık banka hesabından diğer davalının banka hesabına gönderilmesi hususunda bankaya talimat vermiş olmasının -kabul anlamına gelmemek kaydıyla talimat verdiği kabul edilse dahi-; Adi Ortaklık iş ve işlemlerinin görülmesi, protokolde de yer alan bir kısım ödeme ve giderlerin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olduğunun ortada olduğu, nitekim verilen talimatın , taraflar arasında akdedilen Adi Ortaklık Sözleşmesinin yönetim ve temsile ilişkin hükümlerine de aykırılık teşkil etmediği, çift imza ile yönetim ve temsilin söz konusu olduğu Adi Ortaklığın, aksi düşünce ile fiilen ve hukuken idare edilebilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca ; diğer davalının banka hesabının bulunduğu ... Bankası'na müzekkere yazılmış ve diğer davalı ile müvekkil arasında herhangi bir para transferinin bulunmadığı ortaya konulmuş olduğu, yine müvekkilinin ticari defterleri incelenmiş ve defterler üzerinde de bu yönde bir kayıt bulunamamış olduğu, diğer davalı tarafından da, ilgili bedelin müvekkilinin uhdesinde bulunduğuna ilişkin bir iddia ileri sürülmediği gibi davacı tarafından da elle tutulur bir iddia ya da delil dosyaya ibraz edilemediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, müvekkilinin , ilgili bedelin Adi Ortaklık banka hesabından diğer davalının banka hesabına aktarılması yönünde talimat verdiği kabul edilse dahi; işbu hususun, müvekkilin davaya konu alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davacının, huzurdaki davaya konu ve müvekkile karşı ileri sürülen taleplerini protokole dayandırdığı,oysaki dava konusu protokolün 4.maddesinde; yalnızca ilgili bedelin davacı ile diğer davalı arasında paylaşılacağının düzenlendiğini, müvekkilinin diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği yönündeki değerlendirmesinin açık bir şekilde hatalı ve hukuka aykırı olduğu, bahse konu işlemin muhatabının yalnız ve ancak para hesabına giden kişi olduğu, çünkü huzurdaki davanın bir alacak davası olduğu, adi ortaklığın tasfiyesinin düzenlendiği protokole dayalı olarak henüz ortaklığın tasfiyesine ilişkin işlemler gerçekleştirilmeden TBK md.643'e aykırı bir şekilde alacak davası açılması ve ilk derece mahkemesince davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Adi Ortaklık Sözleşmesinin 10.3 ve 13. Maddelerinde tasfiye usulü ve kazancın ne şekilde paylaşılacağının düzenlendiğini,anılan sözleşme hükümlerinin TBK md.643'te düzenlenen usulle paralellik arz ettiği, dava konusu protokolün 6.maddesinde de; "Tüm cariler, hesaplar bittikten sonra Adi Ortaklık kapatılacaktır." düzenlemesine yer verildiğini, Protokolün diğer maddelerinde de; Adi Ortaklığın borçları, yapılan giderler ve tasfiye sonuçlanana kadar geçen sürede yapılacak masraflara ilişkin birtakım düzenlemelerin yer aldığını, Protokolün 4.maddesinin, TBK md.643'te zikredildiği gibi; öncelikle protokolde zikredilen ve tasfiye gerçekleşene kadar doğması muhtemel ortaklık borçlarının ödenmesi, ortakların vermiş olduğu avanslar ve yaptığı giderler ile katılım paylarının geri verilmesinden sonra uygulanabilecek olduğu, esasen dava konusu protokolün içeriği ve Adi Ortaklık Sözleşmesinin 10.3 ve 13.maddeleri bir arada değerlendirildiğinde, farklı bir sonuca ulaşılabilmesinin de mümkün olmadığı, Protokolün 4.maddesinin bu şekilde yorumlanması halinde, TBK md.643'e uygun olduğundan da söz edilebileceği, ancak dosya kapsamında tüm tarafların da kabulünde olduğu gibi henüz tüm Adi Ortaklık borçları ödenmemiş, müvekkilin ve diğer davalının vermiş olduğu avanslarla yaptığı giderler ve katılım paylarının geri verilmediğini, hatta protokolün 2.maddesinde zikredilen alt yüklenicilerin alacakları dava dışı üçüncü şahıs tarafından devralınmış ve bahse konu üçüncü kişi anılan alacaklar talebiyle adi ortaklığa izafeten davacı, diğer davalı ve müvekkiline Bakırköy 5.ATM 2022/1040 E. Ve Bakırköy 4.ATM 2022/1081 E. Sayılı dosyaları kapsamında alacak davası ikame ettiği, bunun haricinde de Adi Ortaklık borçlarına ilişkin olarak da gerek ortaklar arasında gerekse ortaklarla üçüncü kişiler arasında birçok uyuşmazlık söz konusu olduğu, dolayısıyla, henüz protokolde zikredilenler (özellikle Messan ve Atılım Mühendis firmasına Adi Ortaklığın borcu bulunduğunu kabul manasına gelmemek kaydıyla) ve protokol akdedildikten sonra doğan Adi Ortaklık borçları kapatılmadan, ortakların verdiği avanslar, yaptığı giderler ve katılım payları geri verilmeden bahse konu protokol hükmüne dayalı olarak işbu KDV iadesinden kaynaklanan kazancın paylaşılmasının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu protokolün geçerliliği ve bağlayıcılığı bulunmamakta olup işbu protokole istinaden hüküm tesisinin de hukuka aykırı olduğu, adi ortaklık ticari defter ve belgelerinin diğer davalıda bulunması gerektiği yönündeki değerlendirmenin de hatalı olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , adi ortaklık iddiasına dayalı alacak (KDV iade alacağı) talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında, 29.04.2015 tarihli yazılı ve "Has İnşaat Konut ve Ortakları Adi Ortaklığı" unvanlı adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Adi ortaklık sözleşmesinin Yönetim - Temsil başlıklı 6. maddesi; " İşbu Adi ortaklığın yönetimi ve üçüncü kişilere karşı temsili A Grubu yanında B ve C grubu hisse ortaklardan herhangi 1' sinin müştereken imzaları ile hüküm ifade edecektir. Adi Ortaklığı temsilen yapacağı işlemler (ortaklık adına kambiyo taahhüdünde bulunmak, çek / bono keşide etmek, T.C. dahilinde bilumum bankalarda her türlü hesap açmak - kapatmak, bu hesaplardan dilediği miktarlarda para çekmek, gümrük müdürlükleri, vergi daireleri vs. Yasalarla kurulmuş ve kurulacak devlet dairelerinin tümünde gerekli her türlü kanuni işlemleri yapmak, işleri takibetmek vs burada sayılmayan diğer her türlü işlerde ortaklığı her türlü temsil, ortaklık adına imza atmak, taahhütte bulunmak) hukuken geçerli ve bağlayıcıdır. İşbu temsil yetkisi, iş bu sözleşmenin devamı ve ortaklığın tasfiyesi sürecince görevine devam eder. " şeklindedir. Adi ortaklık sözleşmesi kapsamında; A Grubu hisse sahibi ortağın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. , B Grubu hisse sahibi ortağın davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ve C Grubu hisse sahibi ortağın davalı ... Gayrimenkul İnşaat Taah. Sit. Yön. Org. Tur. Mob. San. Tic. A.Ş. olduğu görülmüştür. Adi ortaklık sözleşmesinin 13. maddesinde tasfiye usulünün düzenlendiği, ilgili hükmün incelenmesinde; "Tasfiye, yönetici olmayan ortak da dahil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Tasfiye 10. maddedeki esaslar çerçevesinde yapılacaktır. " şeklindedir. Dava konusu protokolün 6.maddesinde de; "Tüm cariler, hesaplar bittikten sonra Adi Ortaklık kapatılacaktır." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Delil olarak dosyaya ,taraflar arasında , adi ortaklığın tasfiyesini amaçlayan 15.10.2020 tarihli bir protokol düzenlendiği beyan edilerek sözkonusu protokol ibraz edilmiştir.Davalı taraflarca ,sözkonusu Protokol'ün davacının yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı ileri sürülerek geçersiz olduğu,bağlayıcı olmadığı beyan edilmiştir.Ancak,davalı taraflar Protokol'ün kendi yetkililerince imzalanmadığını savunmadıklarından ve davacı tarafın da Protokol'e yönelik bir geçersizlik ,imzaya itirazı bulunmadığından bu sebeple sözkonusu protokolün geçerli olduğu ve tarafları bağladığının kabulü gerekmiş ve davalıların bu yöne iliştin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Adi ortaklığı oluşturan şirketler adına imzalanan protokolün 3. maddesinde yer alan “... unvanlı şirkete verilen çekin tarihi düzeltilerek (adi ortaklık hesabından), işbu şirketin tahsilat yapabilmesi için 150.000,00 tl ayrılacağının, kalan bedelin %50'şer paylarla davacı ile davalı ... LTD. ŞTİ. arasında pay edileceği” ifadesi mevcuttur. Sözkonusu Protokolün 4. maddesi; "Beklenen KDV iadesi (yaklaşık ) 700.000 TL (Vergi dairesinden gelecek nemalara göre hesaplama olacak) Bu paranın 150.000 TL' si BM Peyzaj firması alacağına ödenecek kalan Yaklaşık 550.000 TL' nin %50' sini ... İnşaat %50' sini ... in. A.Ş. alacaktır. Bu bedel daha fazla gelirse yine aynı oranda paylaşılacaktır." şeklindedir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 05/04/2023 havale tarihli raporda; "Davacı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, Davalı ...SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.’nin 2015-2016 yılı ticari defterlerini sunduğu, Davalı .... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin 2021-2022 yılı ticari defterlerini sunduğu, Davalı .... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin ticari defter ve kayıtlarında davaya konu olan herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, Bu durumda davacı ve Davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. arasında karşılıklı olarak davaya konu olan ödeme ile ilgili herhangi bir kayıt olup olmadığı ile ilgili değerlendirme yapılamadığı, Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin 2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında davaya konu olan ödeme kaydına rastlanılmadığı, 25.02.2023 Tarihli Üst Yazı Ekinde Bulunan CD Dökümde, ... Adi Ortaklığı’nın ... hesap numaralı hesabının 26.05.2015-31.10.2022 tarih aralığına ait hesap ekstresinin yollandığı, işbu ekstrede; 04.06.2021 tarihinde “ İADE” açıklaması ile adi ortaklığın hesabına 662.853,50 TL tutar yatırıldığı, 30.06.2021 tarihinde “Para Transferi... A.Ş.” açıklaması ile 29.023,02 TL ödeme yapıldığı, 10.09.2021 tarihinde “ ... SAN. VE TİC. LTD.” açıklaması ile 636.718,40 TL ödeme yapıldığı, 10.09.2021 tarihinde adi ortaklık tarafından ödenen 636.718,40 TL tutarın yarısının (½) 318.359,20 TL tutara denk geldiği, taraflar arasındaki 15.10.2020 tarihli protokolün kanuna aykırı olduğu yönünde herhangi bir bilgi/belgeye rastlanılmadığı, bu sebeple 636.718,40 TL tutarın yarısının (½) yani 318.359,20 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 29/05/2023 havale tarihli ek raporda; "Hukuki Yönden; 15.10.2020 tarihli protokolün geçerli olduğu, Adi ortaklığı oluşturan şirketler adına imzalanan protokolün tarafları bağlayıcı olduğu kanaatine varıldığından, protokolün 3. maddesindeki ifadeden hareketle, toplam tutardan 150.000 TL’nin mahsup edilmesi, Davacı ile Davalı ... arasında %50-%50 paylaştırılacak bakiyenin ona göre tespit edilmesi gerektiği, Mali Yönden; Hukuki bölümde değerlendirilen protokolün 3. maddesindeki ifadeden hareketle, 636.718,40 TL toplam tutardan 150.000,00 TL’nin mahsup edilmesi sonucu ortaya çıkan 486.718,40 TL tutarın davacı ile Davalı ... arasında %50-%50 paylaştırılmak suretiyle 243.359,20 TL tutarın davacı tarafa ödenmesi gerektiği" görüşü belirtilmiştir. Bu durumda, Protokol 3. Maddesi uyarınca davalı ... Mobilya San. ve Tic. ...nin dava konusu edilen alacaktan diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması mümkün olmayacağından ,bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar hatalı olmuştur. Bu sebeple ...'nin istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı ...' vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, B-Davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davacının davasının davalı ...' KISMEN KABULÜ İLE, 243.359,20-TL'nin 10/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...''nden alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı ... hakkındaki DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.623,87-TL karar harcından, dava açılırken alınan 426,94-TL peşin harç yargılama sırasında yatırılan 5.010,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.436,94-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.186,93-TL harcın davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %76,44'ü olan 2.446,08-TL'sinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, bakiye 753,92-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 5.529,14-TL harcın davalı ...'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 6.292,25-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 76,44'ü olan 4.809,80-TL'nin davalı ...'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan toplam 2.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan toplam 2.000,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 23,56'sı olan 471,20-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketine VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 38.503,88-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ne VERİLMESİNE, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 50.937,47 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımların kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Davalı...'nden Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 16.623,87 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.155,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.467,90 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davalı ...'nden peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalı Davalı ...'nin istinaf aşamasında yapmış olduğu 259,60 TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2025