T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1577
KARAR NO: 2025/1838
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/12/2024
NUMARASI: 2024/472 E - 2024/1188 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sanayi ve Tic. Limited Şirketi'nin 1982 yılından bu yana "..." çatısı altında otomotiv sektöründe faaliyet gös- terdiğini, ..., ... ve ... gibi dünyaca ünlü otomobil markalarının sıfır satışı ve yetkili servis hizmetini sunduğunu, Müvekkili şirket'in sunmuş olduğu işbu hizmetler çerçevesinde, 11.10.2023 tarihinde davalı şirketin mülkiyetinde olan ... plakalı ... model aracın hasar ve mekanik onarım işlemlerinin yapılması için getirilip teslim edildiğini, Yapılan ilk inceleme sırasında davalının aracının bakım ve hasar onarım işlemlerinin uzun sürebileceği ve hatta parça tedarikinin de gerekebileceği gerekçesi ile davalı müşterinin mağdur edilmemesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanması için müvekkil şirketin mülkiyetinde bulunan ve davalının aracı ile birebir aynı model olan ... plakalı aracın ikame araç olarak davalıya teslim edildiğini, Davalının ... plakalı aracının bakım ve hasar onarım işlemlerinin, 20.11.2023 tarihinde tamamlandığını, aynı tarihte aracın teslim alınmaya hazır duruma geldiği hususunun hem yazılı, hem sözlü olarak davalıya bildirildiğini, davalının tamir edilen ... plakalı aracı teslim almaya gelmediğini, bakım ve onarım masraflarını ödemediğini, müvekkiline ait ... plakalı ikame aracı geri getirmediğini, aramalara da cevap vermediğini, yapılan operasyonel araştırma sonu- cunda müvekkiline ait ... plakalı ikame aracın haksız ve nedensiz şekilde davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğinin anlaşıldığını, Bu durum üzerine, müvekkili şirket tarafından 11.01.2024 tarihinde, davalıya Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide ve tebliğ edildiğini, ancak ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, Müvekkilinin iade edilmeyen aracının yakalanması ve iadesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/19462 soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, Davalının 129.163,54 TL'lik borcuna istinaden faturaların tebliğ edildiğini, süresi içinde itiraz edilmemesine rağmen borcun ödenmediğini, Müvekkili şirket tarafından söz konusu alacağın tahsili talebi ile davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Davadan önce başvurulan ara buluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden başla- tılan takibe vaki haksız itirazının iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, davalının talep miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 12.11.2024 tarihli "tam ıslah" konulu dilekçesinde; yukarıdaki beyanlarını tekrarlamış, ilaveten "mahkeme nezdinde görülmekte olan eldeki davanın, ödenmemiş fatura borçları sebebi ile davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin olduğunu, açılan dava ile itirazının iptalinin talep ve dava edildiğini, daha sonra davaya konu ödeme emrinin yetkisiz icra müdürlüğünden gönderildiği anlaşıldığından, 23.05.2024 tarihinde dosyanın yetkili Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında, 23.09.2024 tarihinde davalıya yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının ise söz konusu ödeme emrine 27.09.2024 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, yeniden arabuluculuk başvurusu yapıldığını, gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, Gelinen noktada, itirazın iptali talebine konu olan ödeme emrinin yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilmiş olması sebebiyle geçersiz kabul edileceğinden, ıslah haklarını kullanmak suretiyle işbu davanın konusunu; "Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; dava- lının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalı aleyhine talep miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebi" olarak değiştirdiklerini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "İtirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı, geçerli bir icra takibinin mevcut olmasıdır. İş bu dava tarihi 23.05.2024 olmakla, davacı dava açıldıktan sonra yetki itirazını kabul ederek, yetkili icra dairesi aracılığıyla ödeme emri göndermiş ve davalıca bu takibe de itiraz edilmiş olsa da, ıslah sonrası açılan dava ilk davanın devamı niteliğinde olacağından (Yargıtay HGK 2003/ 9-78 E. 2003/128 K.) ve takibe ilişkin işlemlerin dava tarihi sonrasında tamamlandığı anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibinin mevcut değildir" denilerek "DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilinin 04.03.2025 tarihli talep dilekçesini takiben aynı tarihte kesinleştirilmiştir. Davalı şirket temsilcileri 26.03.2025 tarihli dilekçelerinde "Davacı tarafça, 23.05.2024 tarihli dava dilekçesinde harca esas değerinin 129.163,54 TL olarak belirtildiğini, daha sonra 12.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile harca esas değerin 169.535,40-TL olarak belirlendiğini, neticede davanın reddedildiğini, yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri halde vekalet ücretine hükmedilmediğini, ayrıca davacı kötü niyetli olarak talep yapmasına rağmen lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini" beyanla kararın kaldırılmasını istemişlerdir. Mahkemece 13.04.2025 tarihli ek karar ile "gerekçeli kararın davalıya 15.02.2025 tari- hinde tebliğ edildiği, tarafların kararı istinaf etmemeleri üzerine 04.03.2025 tarihinde kesinleştiği" gerekçesi ile "davalı şirketin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK nın 346/1.maddesi ve fıkrası gereğince reddine" karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde gerekçeli kararın 15.02.2025 tarihinde davalı şirketin UETS hesabına tebliğ edildiğini, ancak bu dosyanın müvekkili şirketin vekili tarafından takip edilen bir dosya olduğunu, 12.03.2025 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi sunulana kadar Av... tarafından takip edildiğini, vekile tebliğ gerekirken asile tebligat yapılmasının hatalı olduğunu beyanla ek kararın, asıl karara ilişkin istinaf dilekçesini tekrar ile asıl kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
1.EK KARAR İLE İLGİLİ OLARAK, 6100 sayılı HMK'nun "Vekilin azli ve istifasının şekli" başlıklı 81.maddesinde; " Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur." "Vekilin azli" başlıklı 83.maddesinde; " Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır." denilmiştir.Eldeki dosyada, 1.) Davalı ... SAN TİC AŞ şirketi kendisini vekili Av. ... tarafından temsil ettirmiş, adı geçen vekil tarafından vekaletname ve cevap dilekçesi sunulmuştur.Davalı şirket 24.12.2024 tarihli dilekçesinde: "Mahkemenizin 2024/472 esas sayılı dosya- sında duruşma günü olarak 24.12.2024 saat 14:30 belirlenmiştir. Ancak sigortalı avukatlarımızın işten çıkarak vekillikten çekilmiş olması sebebiyle yeni avukat tarafımızca bulunamamıştır. Bu nedenle tarafınızca takdir edilen ek sürenin verilmesini arz ve talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuş, ancak bu tarih itibariyle azilname, çekilme beyanı vs sunmamıştır.2.)Aynı tarihte (24.12.2024 günü) mahkemece tutanağa "davalı vekilinin mesleki mazeret sunduğu "ibaresinin yazıldığı, duruşmaya devam olunarak "dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.3.)Mahkemece gerekçeli karar davalı asile 15.02.2025 tarihinde tebliğ edildikten sonra, bilahare davalının vekili Av. ...'ya da 07.03.2025 tarihinde karar tebliği yapılmıştır. 4.) Av. ... tarafından 12.03.2025 tarihli dilekçe ile "Beyoğlu ... Noterliği'nin 19.02.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi nedeniyle dosyanız davalısı ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile aramızdaki vekalet ilişkisi son bulmuştur. Bu nedenle 07.03.2025 tarihinde tarafıma e-tebligat olarak teslim edilen gerekçeli kararı mahkemeniz dosyasına iade ediyor, tebligatın varsa diğer vekile, başka vekil bulunmaması halinde asillere çıkartılmasını, UYAP vekil kaydımın silinmesini talep ediyorum. İadeye konu tebligatı ve azilname örneğini dilekçem ekinde Müdürlüğünüz dosyasına sunarım" şeklinde beyanda bulunulmuştur. Dosya kapsamına göre; davalı şirket ile vekili Av. ... arasındaki vekalet ilişkisinin Beyoğlu ... Noterliği'nden keşide olunan 19.02.2025 tarih ... yevmiye nolu azilname ile sona erdiği, vekilin vekalet görevinin 19.02.2025 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihten önce sunulmuş istifa, çekilme beyanını içerir dilekçe olmadığı da açıktır. İlk aşamada; gerekçeli kararda davalı vekilinin isminin yer alması ve TK 11. Md. Gereğince azilden önceki tarihteki gerekçeli karar tebligatının davalının yetkili vekiline yapılması gere- kirken doğrudan davalı şirkete gerekçeli kararın tebliği usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece daha sonra, 12.03.2025 tarihinde davalının vekili Av. ... adına gerekçeli karar ve ek karar tebliği yapılmış ise de ,19.02.2025 tarihinde azil nedeniyle vekalet ilişkisi sona erdiğinden bu tebligatlar da usul ve yasaya aykırıdır. Dosyanın tetkikinde, ek kararın ayrıca davalı asile tebliğ edilmediği, dolayısıyla davalı yönünden istinaf sürecinin başlamadığı anlaşılmakla,14.04.2025 tarihli ek kararın istinafına ilişkin başvurunun süresinde olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalının 13.04.2024 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
ASIL KARARA İLİŞKİN OLARAK; Vekalet ücreti; yukarıda belirtildiği üzere davalı şirket davada kendisini Av. ... marifetiyle temsil ettirmiş, bu vekalet ilişkisi kısa kararın açıklandığı ve gerekçeli kararın yazıldığı 24.12.2024 tarihine kadar devam etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda "dava tarihi itibariyle yetkili icra dairesi nezdinde başlatılmış hukuken geçerli bir takibin bulunmadığı" gerekçesi ile "dava şartı yokluğu nedeniyle (usulden) reddedilmiş olmakla, hüküm tarihindeki AAÜT 'nin 7. Md gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur.
Kötü niyet tazminatı: B.) Kötü niyet tazminatı: İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerek- lidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)nun üzerindedir. Somut olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak takibe giriştiği ,neticede davadan önce usulen başlatılmış bir takip bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği ,esasa dair bir karar verilmediği ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalının asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin asıl kararının kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmedi- ğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davalının 13.04.2024 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, B- Davalının asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin asıl kararının kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden,1- Davanın HMK 114/2 ve HMK 115/2 md. gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle (USULDEN) REDDİNE, Yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına, 2- Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.559,98 TL ile 689,45 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.249,43 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.634,03 TL'nin davacıya iadesine, 3- Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4- Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine 5- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde iadesine, İstinaf incelemesi ile ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalının istinaf sebebiyle yaptığı 280,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/07/2025