T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/944
KARAR NO: 2025/1652
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/05/2024
NUMARASI: 2023/25 E - 2024/353 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11.07.2019 tarihinde Çağlayan İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Kağıthane İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak Kağıthane/İstanbul adresinde davalı kurum tarafından yapılan kazı çalışmalarında davacının tesislerine hasar verildiğini, davalının hasar bedelini ödememesi üzerine 9.933,32 TL hasar bedeli, 311,06 TL faiz ile birlikte toplam 10.244,38 TL'nin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bir kamu kurumu olduğundan atıksu kanalları ile ilgili yapım bakım ve onarım çalışmalarını müteahhit firmalar aracılığı ile yürüttüğünü, yüklenici firmalara ihale ile iş teslimi sırasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince işin tamamlanmasına kadar meydana gelen her türlü zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebileceğini, davacının, icra inkar tazminatı talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini, davanın yüklenici firma tespit edilmesi halinde ilgili iş ortaklığına ihbarını talep etmiştir.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyasında,davacı alacaklı tarafça davalı borçlu hakkında 9.933,32-Tl asıl alacak, 311,06 işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.244,38-TL nın tahsiline yönelik ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür. Davanın kabulüne ilişkin kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili istinaf etmesi üzerine; Dairemizin 2022/1693 E. 2022/3378 K.sayılı 28/12/2022 tarihli ilamı ile; eşik bedeli yönünden davacının kayıtlarının celbi ile söz konusu yerde eşik bedeli süreleri ile arızanın bu sürenin içinde yada dışında giderilip giderilmediğinin de belirlenmesi ve buna göre davacının tüm itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerektiğinden,eksik inceleme ile karar verildiği,ayrıca alacak talebinin haksız fiile dayandığı görülmekle,olayda icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile; tarafların istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak, davacıdan ilgili belgeler temin edilerek itirazların değerlendirildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir. İstinaf iade kararı sonrası yargılamaya devam edilmiştir.Mahkemece bu kez; " Davacı tarafından davalı tarafça yaptırılan çalışma sırasında altyapı sistemine verilen zararın tazmininin talep edildiği, itirazın iptali davalarında, İİK 67 maddesi uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmekte olup, itiraz alacaklıya tebliğ edilmedikçe süre başlamayacağı biliniyor ise de, somut olayda alacaklının arabuluculukta icra takip dosyasının numarasını belirterek takibe ilişkin itirazın iptali hakkında görüşmelere başlandığı ve 12/02/2020 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, mahkememizce davanın 08/05/2020 tarihinde açıldığı gözden kaçırılarak sehven istinaf kaldırma ilamı sonrası 16/01/2023 tarihinde dava ikame ettiği kanaatiyle, alacaklının ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini arabuluculuğa verdiği dilekçesiyle bildirdiği, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olduğundan (Kayseri BAM, 6. HD., 2022/1760E., 2022/1817K; Yargıtay 11. HD., 2020/7345E., 2022/1585K.) Mahkememizce hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kanaatine varılmıştır. Davanın İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı tespit edildiği " gerekçesi ile "Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar vermiştir.Kararı davacı Bedaş vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/3074 Esas ve 2024/6421 Karar sayılı dosyasından verilen karar ile:"2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlamayacağına, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihte başlayacağına, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," karar verildiğini,buna göre Yargıtay'ın güncel tarihli kararı ile "kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlamayacağına, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihte başlayacağına" şeklinde uyuşmazlığın giderilmesi kararı verildiğinden hatalı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, davalı taşeronları tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında davacı şebeke hattına verilen zararın tazminine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalı İski sorumluluğundaki alt yapı çalışmasının dava dışı şirket tarafından yapıldığı sırada davacı şebeke hattına zarar verildiği ve sebeple malzeme .montaj,eleman bedeli ile dağıtılamayan enerji bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli, eüat koordinasyon bedeli alacakları talep edilmiştir. Davalı İski sorumluluğundaki alt yapı çalışması nedeniyle oluşan davacı zararından davalı ve dava dışı taşeronların müşterek sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Emsal Yargıtay kararları kapsamında (Yargıtay 4.HD 2018/1089 E.2018/5527 K.sayılı vs kararlarda haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı taktirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği,dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresine ilişkin ise Yargıtay 4 HD 2015/10383 E.2015/12692 K. Kararlarında dağıtılamayan enerji bedelinin istenemeyeceğinin belirtildiği,eşik kesinti bedeli yönünden ise arızanın ilgili yönetmelik kapsamında hangi sürede tamamlandığı ve bu belirlenen saatte giderilmesi nedeniyle eşik süresinin aşılıp aşılmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme istinaf sonrası yargılamada davanın açılma tarihini hatalı tespit ederek istinaf kaldırma kararı sonrası tarihi dava tarihi olaak dikkate alıp karar verdiğini gerekçeli kararda belirtere,k arabuluculuk başvurusu suretiyle alacaklının takipten haberdar olduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını belirterek süre nedeni ile davanın reddine karar vermiş isede,dosyanın incelenmesinde takip tarihinin 21/11/2019 ,dava tarihinin ise 08/05/2020 tarihi olduğu,borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği,davacının zorunlu arabuluculuğa başvurması sonrası son anlaşamama tutanağının ise 12/02/2020 olduğu gözetildiğinde dahi itirazın iptali davasının itirazın tebliği olmadan da yasal sürede açıldığı açıklığa kavuşmuştur. Mahkeme zuhulen BAM iade kararı sonrasını dava tarihi aldığını gerekli kararında belirtmiştir. Bunun yanısıra emsal Yargıtay kararlarında zorunlu arabuluculuğa başvurunun itirazın tebliğ edilmese de itirazdan haberdar olunduğu anlamında kabul edilemeyeceği yönünden olduğundan, mahkemenin esasa girerek esas hakkında karar vermesi gerekirken ,davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025