T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/660
KARAR NO: 2025/742
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2024
NUMARASI: 2024/375 E - 2024/862 K
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ... isimli şahsı Maltepe'de yaşayan çocukluk arkadaşı vesilesiyle tanıdığını, pandemi döneminde kazanç sağlamak isteyen müvekkilinin, davalı ile Şile'de "..." isimli işyerine ortak olmak konusunda anlaşmış, bu kapsamda, ..., ... hesabına ve bu şahıslar ad ve namına bankadan ve elden ödemeler yapmış, yine kız arkadaşı ... banka hesabından ödemeler yapmış, Kadıköy ... Noterliği'nde 30.03.2021 tarihli ... yevmiyeli satış işlemi ile ... plakalı ... marka aracını, yine bu şahısların gösterdiği ... isimli şahsa devrettiğini, ... vergi açılışı olan kişi, ... ise onun oğlu ve ortağı olduğunu, müvekkilinin kendi ve ...'a ait banka hesapları üzerinden yaptığı dekontlu belgeli harcamalar 170.167,82 TL olduğunu, müvekkilinin aracının satıldığı bedel, resmi noter sözleşmesinde görüleceği üzere 215.000 TL olduğunu, yine müvekkilinin elden yaptığı ödemeler ile 400.000 TL fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla- alacağı mevcut olduğunu, davalılardan ...'ın ... nolu telefonundan, müvekkiline 20.06.2022 tarihli 400.000 TL ödeyeceğine dair "bir araya geldiğimizde sürekli hesap kitap mı yapalım, ismini ..." şeklinde whatsapp üzerinden gönderdiği borcun ikrarına yönelik mesajları mevcut olduğunu, davalı ..., işyerinin hiçbir gelirini müvekkiline paylaşmamış, müvekkilinin ödediği parayı geri istediğinde ise, borcu kabul etmesine rağmen, evleniyorum düğün geçsin, düğün geçtikten sonra çocuk doğuyor, çocuk doğduktan sonra ödeyeceğim şeklinde oyalamalar ile kötü niyetle bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığını, davalılar, öyle kötü niyetlidirler ki, gelinen noktada ... isimli işyerini başkasına devretmelerine rağmen, hala müvekkiline ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin, kendisine olan borcun ödenmesini istediğinde, davalılardan ...'ın müvekkiline yönelik hakaretlerinden ötürü İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2024/98682 E. Sayılı dosya ile şikayette bulunulmuş, o dosyada şüpheli ... kollukta verdiği 22.04.2024 tarihli ifadesinde "hakkımda şikayetçi olan ... ile ortak iş yapmamız münasebetiyle kendisine bir miktar yani 400.000 TL borcum vardır." şeklinde beyanda bulunduğunu, dava dışı ikrar ile borcu açıkça kabul etmesine rağmen bugüne kadar tek kuruş ödeme yapmadığını, davalı yanca borç kabul edildiği halde, zamanında ödeme yapılmamış, müvekkilinin ilk vekili döneminde açılmış olan icra takibi (Şile İcra Müd. ... E.) sayılı dosyaya itiraz edilerek, takibin durdurulduğunu belirterek, banka üzerinden yapılan havaleler, noter satış sözleşmesine dayalı olarak davalıya ödenen ve davalı yanın borcun ikrarına yönelik mesaj kaydının, kolluk ifadesinin mevcut olduğu 400.000,00 TL asıl alacağın avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, denkleştirici adalet ilkesi ve munzam zarar kapsamında kesin rakam belirlendiğinde arttırılmak üzere fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, bedelin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmayıp müvekkillerinden ...'ın da ticari bir kimliği olmayıp esnaf da olmadığını, diğer müvekkil ...ın ise yine tacir olmayıp esnaf siciline kayıtlı olup gelirine bakıldığında ticaret mahkemelerinin görev yönünden yetkisiz olduğunu, uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Dosyanın incelenmesinde tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı, taraflardan ...'ın esnaf kaydının bulunduğu ve ...'ın işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 2. Sınıf tüccar olduğu, diğer tarafların sadece potansiyel mükellefiyet kayıtlarının bulunduğu anlaşılmış olup tarafların tacir olmadığı, HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiği" gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilemiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; HMK md. 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusundaki hüküm görevli mahkeme tarafından davanın bitiminde verileceğini, lakin mahkemenin görevsizlik kararında davacı tarafın davaya görevli mahkemede devam etmemesi ihtimalinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine nasıl hükmedileceği hususunda bir hüküm bulundurması gerekirken bunun gösterilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise, görevsizlik kararında dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde vekalet ücreti ile yargılama giderinin tahsili yolunun gösterilmesi gerekip gerekmediği ile noktasındadır.HMK 331/2 maddesine göre, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, madde metninden anlaşıldığı üzere dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği, bunun kararda gösterilmesinin ayrıca zorunlu olmadığı anlaşılmakla davalının istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025