T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/412
KARAR NO:2025/761
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/11/2023
NUMARASI:2023/426 E - 2023/573 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:17/03/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı/borçlunun kullanımında olan ... hizmet numaralı tüketim noktasında tarafından yapılan kontrolde "sayacın şebeke nötrü kesilerek harici nötr üzerinden geri besleme yapılarak sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiği" tespiti üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 27.09.2022 tarih ve ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda tahakkuk hesaplaması yapılmış ve söz konusu tahakkuk doğrultusunda 3742 kwh karşılığı, 10.10.2022 son ödeme tarihli 22.126,91-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 8783 kwh karşılığı, 10.10.2022 son ödeme tarihli 24.957,85-TL tutarında kaçak elektrik ek kullanım faturası düzenlendiğini, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'sinin ilave edilerek 47.732,96-TL'nin tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; Yapılan araştırmalar sonucu davalının tacir sıfatı olmadığının kesinleştiği böylece eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı tespit edilmekle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Görevli mahkemenin belirlenmesinde ise fatura tarihinde davacı ile davalı arasında sözleşmesel bir abonelik ilişkisi olup olmadığı değerlendirilmiş olup davalı ile davacı arasında abonelik ilişkisinin varlığı nedeniyle davalının tüketici konumundu bulunduğu anlaşılmıştır.Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin; kaçak elektrik kullanımından doğması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında olmaması ve kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi sebepleriyle; davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, her ne kadar Yerel Mahkeme kararında gerekçe olarak; "davalı ile davacı arasında abonelik ilişkisinin varlığı" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de dava konusu borç abonelik sözleşmesinden değil haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik tüketiminden doğmuş olduğu,dolayısıyla Yerel Mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olup,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı hakkında tutulan kaçak tesbit tutanağının "fırın" işyeri ile ilgili olduğu görülmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı gerçek kişinin ,fırın niteliğindeki işyerinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı gerekçesiyle davalı tarafından kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanağı tutulduğu anlaşılmaktadır.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73. maddesinde ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.Somut olayda davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu,ancak kaçak tespit tutanağında tutanak tutulan yerin kıraathane yani işyeri olduğu anlaşıldığından, davacının 6502 sayılı Yasa kapsamındaki tüketici tanımına uymadığı ve tüketici olmadığı açıktır. O halde, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir.Davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle, davalı hakkında vergi dairesine yazılan müzekkereye; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve ikinci sınıf tüccar olduğu, yine İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye de davalının gerçek kişi ticari kaydının bulunmadığı yönünde yanıt verildiği görülmüştür. Yapılan araştırmalar sonucu davalının tacir sıfatı olmadığının kesinleştiği böylece eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı tespit edilmekle mahkemenin görevsiz olduğu anlaşılmıştır.Bu sebeple mahkemece; davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerekirken Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Bu durumda ,davacı ...'ın istinaf talebinin kabulü ile ,kararın HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın görevli Asliye hukuk Mahkemesine gönderilmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi yönünde karar verilmesi için Mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/03/2025