T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/235
KARAR NO: 2025/2320
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2024
NUMARASI: 2021/243 E - 2024/1055 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunda bulunan inşaatta kullanılan ... vincinin, müvekkili şirkete ait ... Mah. ... Sok. No:... Küçükçekmece adresindeki iş yerinin üzerine düşmesi sonucunda iş yerinde stok olarak bulunan 6900 kg somon, 1780 kg levrek, 1900 kg çupra, 2500 kg tüp kalamar, 2500 kg halkalı kalamar, 2014 adet kutu ve yine 2015 adet kutu şeklinde muhafaza edilen deniz ürünleri ile iş yerinin bina kısmında ve makinelerinde zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 100.000-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare davasını ıslah ederek talebini 585.378,69 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ... vincinin devrilmesi ile davacı tarafın iddia ettiği zararın oluşumunda uygun illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, belirtilen miktarda deniz ürününün zarar görmesinin mümkün olmadığını, dava açılmadan önce davacı tarafın yaklaşık zararı olarak 600.000-TL talep ettiğini, ancak zarar miktarının ve nedensellik bağının kesin olarak kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar edilen ... SİGORTA A.Ş vekili, ... San. Tic. Ltd. Şti'nin, müvekkili şirket nezdinde 16.02.2015-16.02.2016 vadeli ... poliçe numaralı Gümüş Paket Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket nezdindeki poliçenin ancak sigortalı şirketin montaj faaliyetini yerine getirmekte iken meydana gelen zararları teminat altına almış olmakla dava konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğumuz bulunmadığını bildirmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından, Küçükçekmece 1. SHM 2016/44 D.İŞ sayılı dosyası getirtilmiş, deniz ürünlerinin imhasına ilişkin 04/12/2015 ve 03/12/2015 tarihli tutanaklar incelenmiş, tanıklar dinlenilmiş bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından; "davalı tarafın sorumluluğunda bulunan inşaattaki ... vincinin devrilmesi sonucunda davacıya ait deniz ürünlerinin depolanıp pazarlandığı iş yerine zarar verdiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve D.İŞ dosyasında düzenlenen rapor kapsamında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre tespit edilen ve ayrıca imha edilen deniz ürünlerinin belirlenen değerinden TBK 50/2 maddesi gereğince %40 indirim yapılmak suretiyle toplam 446.122-TL zarar oluştuğu" gerekçesiyle davacının davasının ıslah talebi kapsamında kısmen kabulü ile 446.122-TL'nin olay tarihi olan 08/11/2015 tarihinden itibaren işleyeecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ıslah talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 11/02/2021 tarih ve 2019/955 E- 2021/355 K sayılı kararımızla "Mahkemece ticari kayıtların sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceği düşünülerek ve kayıtlara göre zararın tespit edilmesi, zarar gören ve şirket demirbaş kayıtlarında geçen makinelerin hurda değerlerinin düşülerek düşülmeyeceği tespit edilmeden, olay öncesi ve sonrası stok mizanı ile karşılaştırılması yapılmadan ve davacıya ait sigorta poliçesi olup olmadığı araştırılarak var ise davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin karar erilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırmada sigorta poliçesi kapsamında davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı belirlenmiş, ayrıca demirbaşların hurda değeri kapsamında inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 20/09/2024 tarihli raporlarında özetle; demirbaşların hurda değeri düşüldükten sonra kaza tarihi olan 28/11/2015 tarihi itibariyle davacı tarafın toplam zararının 291.662,39-TL olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın sorumluluğunda bulunan ... vincinin devrilmesi sonunda davacıya ait deniz ürünlerinin depolanıp pazarlandığı iş yerinde meydana gelen toplam zararın İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan inceleme sonunda demirbaşların hurda değeri düşüldükten sonra bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda yapılan hesaplamaya göre toplam 291.662,39-TL olduğu, düzenlenen bilirkişi raporunun İBAM kaldırma kararı ve dosya kapsamına uygun bulunması nedeniyle hükme esas alınabileceği değerlendirilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle 1-Davacının davasının ıslah talebi kapsamında KISMEN KABULÜ ile 291.662,39-TL'nin olay tarihi olan 08/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ıslah talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; yapılan yargılama sırasında sunulan deliller bütünsel olarak değerlendirmeden, müvekkilinin ticari defterlerindeki eksikliklerin aleyhine yorumlanması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları gereğince ; ticari defterlere işlenmemiş olsa dahi müvekkilinin stoklarında zayi olan ürünlerin bulunduğu ve bunların imha edilmek zorunda kalındığının sabit olduğunu, istinaf öncesi yapılan yargılamada bu hususların tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu zarara sebebiyet verdiği iddia edilen müvekkili şirkete ait ... vincin kurulumunun ... vinç tarafından gerçekleştirildiğini, e ceza davasında ... Vinç de asli kusurlu bulunduğunu, zararın kapsamının tayininde, zarar gördüğünü iddia eden davacının da zararın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığının araştırılıp, tartışılması gerektiğini, ... kurulumunun akabinde, ... vinç henüz daha kullanılmaya başlanılmadan, inşaat henüz hafriyat aşamasındayken (temel kazıkları çakılmış, ankrajlar yapılmış) olumsuz hava şartları ve yoğun yağış nedeniyle zeminin hareketlenmesi ve vincin altında bulunan toprağın kayması sonucunda kazanın gerçekleştiğini, davacının olaydan hemen sonra tespit yaptırmadığını, zararın ispatlanamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. İhbar olunan vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; mahkemece cevap dilekçeleri ve gerekse bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, davacının zararını ispatlayamadığını, davacının olayda kusurunun bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, haksız fiil nedenine dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.Dosya kapsamından; 28.11.2015 tarihinde davalı tarafın sorumluluğunda bulunan inşaattaki ... vincinin devrilmesi sonucunda davacıya ait deniz ürünlerinin depolanıp pazarlandığı iş yerine zarar verdiği anlaşılmaktadır.Kaldırma kararı sonrası mahkemesince bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Mali müşavir bilirkişi 17.01.2023 tarihli raporunda "Hesaplanan maddi zararrın 30/06/2016 ve 17/10/2017 tarihli Bilirkişi Heyet raporlarında ve 24/04/2018 tarihli Bilirkişi heyet raporumuzda stok değerlerine göre hesaplanmış olmasına karşın MARİNASYON makinesi rayiç değeri ile ticari emtialara ilişin rayiç değerlerin yeniden tespiti ya da fiyat/tutar güncellenmelerinin, konusunda uzman Gıda Mühendisi ve Makine Mühendisi bilirkişiler tarafından yapılması gerekmekte olup. bu husus sayın mahkemenin takdir yetkisindedir., davacı lehine sigorta poliçesi olmadığı, davacıya sigorta ödemesi yapılmadığının tespit edildiğini " belirtmiştir.Bilirkişi heyeti ise 23.09.2024 tarihli raporunda " 01.08.2013 Proforma Fatura tarihindeki değeri 161.387,10 TL olan makinanın, 28.11.2015 Kaza tarihi itibariyle HASARSIZ rayiç değerinin 191.736,09 TL olduğu, 01.08.2013 Proforma Fatura tarihindeki değeri 161.387,10 TL olan makinanın,30.03.2016 Dava tarihi itibariyle HASARSIZ rayiç değerinin 194.048,19 TL olduğu, Makinanın,28.11.2015 Kaza tarihi itibariyle HASARLI (HURDA) rayiç değerinin 7.179 TL olduğu, Makinanın,30.03.2016 Dava tarihi itibariyle HASARLI (HURDA) rayiç değerinin 7.277 TL olduğu ve hesaplamada hurda değerinin düşülmesi gerektiği, 28.11.2015 kaza tarihi itibari ile hurda değeri düşülmeden yapılan zararın 298.841,39 TL tutarında hesaplandığı, 28.11.2015 kaza tarihi itibari ile hurda değeri düşülerek yapılan zararın 291.662,39 TL tutarında hesaplandığı, 30.03.2016 dava tarihi itibari ile hurda değeri düşülmeden yapılan zararın 304.848,19 TL tutarında hesaplandığı, 30.03.2016 dava tarihi itibari ile hurda değeri düşülerek yapılan zararın 297.571,19 TL tutarında hesaplandığı, ... Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğinden gelen müzekkere cevabında; davacı adına her hangi bir sigorta kaydına rastlanmadığının bildirildiği" yönünde görüş bildirmişlerdir.Buna göre, kaldırma kararı sonrasında mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda eksikliklerin giderilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Davalıdan alınması gereken 19.923,43 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.980,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.942,58 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf edenler taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025