T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/160
KARAR NO: 2025/2316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: 2023/536 E - 2024/501 K
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirkete ait ... marka ... plakalı aracın müvekkili şirket yetkilisi dava dışı üçüncü kişi ... kullanımında iken 31.03.2023 tarihinde bir kaza meydana geldiğini, meydana gelen bu kaza sonucunda aracın bir kısım parçalarının değiştirilmesi ve onarımı amacıyla davacı şirket yetkilisinin aracı davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin araçtaki gerekli bakım ve onarımın toplam bir ay süreceğini, bir ay sonra ise aracın teslime hazır hale geleceğini beyan ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin gerekli bakım ve onarım için toplam 12.000,00 € bedel üzerinde anlaşma sağladıklarını, bu bedelin bir kısmının müvekkili şirket, bir kısmının ise müvekkili şirketin yetkilisi tarafından ödendiğini, söz konusu anlaşma bedelinin 24.04.2023 tarihinde 9.700,00 € (müvekkil şirket hesabı), 12.05.2023 tarihinde ... adına kayıtlı hesaba 14.700,00 TL (müvekkil şirket yetkilisi hesabı) ve 25.05.2023 tarihinde ... adına hesaba 23.800,00 TL (müvekkil şirket yetkilisi hesabı) olarak ödendiğini; müvekkili davacı şirketin dava konusu sözleşme uyarınca borcunu ifa etmesine rağmen davalı şirketin aracı (davalı şirkete teslim tarihinden itibaren) üç ay sonra gerekli bakım ve onarımı tam olarak yerine getirmeden ve aracın bazı orijinal parçalarını ikinci el ve yan sanayi parçalarla değiştirerek davacı şirkete teslim ettiğini; müvekkili davacı şirketin aracını teslim aldıktan sonra değiştirildiği söylenen parçaları incelediğini ve anlaşma uyarınca orijinal parça kullanılması kararlaştırılmışken değiştirilen bu parçaların orijinal olmadığını ve bunun yerine yan sanayi parçalar kullanıldığını tespit ettiğini; ayrıca yine araç onarımı sırasında kullanılacak parçalar yeni (sıfır) olması gerekirken davalı şirketin ikinci el (kullanılmış) parça kullanarak onarımı yaptığını; yeni olarak kullanılması gerekirken ikinci el olarak kullanılan parçaların Alt rotil, burç, viraj demir çubukları, amortisör, fren balataları, ön panjur ve sol ön farlar olduğunu; müvekkili davacı şirket yetkilisinin davalı şirketin edimini sözleşme hükümleri uyarınca doğru ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmediğini fark edince (parçaların ikinci el ve yan sanayi parçalarla değiştirilmesi) davalı şirket ile iletişim sağlayarak değiştirildiği söylenen araca ait parçaların iadesini talep ettiklerini; davalı şirketin bu hususta olumlu bir yanıt vermediği gibi davalı şirket yetkilisi ... isimli şahsın 15.06.2023 tarihinde müvekkili davacı şirket yetkilisini arayarak çeşitli hakaretlerde bulunduğunu; dava konusu aracın piyasa fiyatı oldukça yüksek bir araç olup değiştirilen ve iade edilmeyen orijinal parçaların da değer itibariyle yüksek nitelikte parçalar olduğunu; davalı şirketin eksik ve hatalı yaptığı işlerin tespiti amacıyla müvekkili davacının 16.06.2023 tarihinde aracı eksper kontrolünden geçirdiğini ve dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden ekspertiz raporu alındığını; ekspertiz raporu incelendiği takdirde de davalı şirketin eksik ve hatalı işlemler yapmış olduğu hususunun açıkça ortaya çıkacağını; beyanla sundukları ve toplanacak deliller doğrultusunda, davaya konu alacaklar yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik; haksız eylem ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan 3.000,00-TL zararın, haksız eylem tarihinden itibaren (16.06.2023) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayda davacı şirket yetkilisi ... isimli şahsın davacı şirket adına kayıtlı ve önden kazalı olan ... plakalı ... marka otomobili tamir edilmek üzere müvekkili şirkete getirdiğini, müvekkili şirket yetkilisi ... ile davacı şirket yetkilisi ... isimli şahsın birlikte dava konusu araç üzerinde yapılacak işlemlerin tespitini sağladıklarını; buna göre tarafların önden kazalı olan aracın ön kısmına ilişkin kırılan ön tampon, far gibi sadece faturaya konu parçaların değiştirilmesi, tamir ve bakımlarının sağlanması konusunda anlaştıklarını; davacı tarafın tamir süresini parçaların temini akabinde 1 ay olarak bildirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını; taraflar arasında kesin bir süre konuşulmadığını; ancak servisteki yoğunluk nedeniyle parçaların tedarik edildiği tarihten itibaren tamir işleminin en az 1 ay süreceği bilgisinin verildiğini; davacı tarafın bu görüşmeden itibaren 1 aydan daha uzun bir süre geçmesine rağmen söz konusu gerekli parçaları temin edemediğini; akabinde davacı şirket yetkilisinin müvekkili şirket ile irtibata geçerek parçaları temin edemediklerini bildirdiğini ve parçaların müvekkili tarafından tedarik edilmesini istediğini; daha sonra tamir için gerekli parçaların davacı şirket yetkilisinin yönlendirdiği yerlerden müvekkili şirketçe tedarik edildiğini; müvekkili şirket tarafından davacı şirkete kesilen... numaralı faturada yapılan iş ve işlemlerin detaylı olarak yer aldığını; davacı şirket tarafından bu faturaya herhangi bir itiraz edilmediğini; müvekkili şirketçe tedarik edilen parçaların davacı ile yapılan anlaşma uyarınca aracın ön tarafının tamirine ilişkin olup kesilen faturada da tedarik edilen parçalar ile yapılan işlemlerin buna yönelik olduğunun açık bir şekilde görülmekte olduğunu; dolayısıyla bu fatura dışında davacının iddia ettiği parça değişim ve işlemlerinin müvekkille bir alakası olmadığını; davacı şirketin ve yetkililerinin banka hesaplarından, 23.04.2023 tarihinde "... Servise verilmek üzere" 9.700,00 Euro, 12.05.2023 tarihinde "Elden borç" açıklaması ile 14.700,00TL ve 25.05.2023 tarihinde yine "elden borç" açıklaması ile 23.800,00 TL gönderildiğini; müvekkilinin davacı şirketten hiçbir şekilde borç almadığı halde "elden borç" açıklamaları ile kendisine para gönderilmesine anlam veremediğini ve davacı şirket yetkilisine davacıya hiçbir borcu olmadığını, dekontlarda yer alan açıklamaların düzeltilmesi gerektiğini davacıya bildirdiğini; aracın tamir ve teslim süresi bakımından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını; davacı şirketin otomobilin yedek parçalarını kendisi temin etmeye çalıştığını; ancak bunu gerçekleştiremediğini; daha sonra parçaların müvekkili şirket tarafından temininin sağlandığını ve kısa bir süre içerisinde tamir işlemi gerçekleştirilerek davaya konu aracın davacıya teslim edildiğini; müvekkili şirketin davaya konu otomobil üzerinde değişimini gerçekleştirdiği tüm parçaların tamamen orijinal olup değiştirilen parçalar ile yapılan iş ve işlemlerin davacı adına kesilen faturada tek tek belirtilmiş ve açıklanmış olduğunu; davacı tarafı söz konusu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını da tekrar belirttiklerini; kaldı ki davacının müvekkilince araç teslim edildikten sonra faturaya konu orijinal ürünleri sahtesiyle değiştirip değiştirmediğinin de bilinmediğini; dava dilekçesinde davaya konu otomobilin alt rotil, burç, viraj demir çubukları, amortisör ve fren balatalarına ilişkin parça değişimi yapıldığı iddia edilse de bu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu; zira mezkur parçalar bakımından taraflarca hiçbir anlaşma yapılmadığını; müvekkili şirket tarafından söz konusu parçalara ilişkin hiçbir işlem yapılmadığı gibi bu parçalar bakımından davacıdan hiçbir ödeme de talep edilmediğini; tarafların anlaşmasının davaya konu otomobilin yalnızca kazalı olan ön kısmının onarılmasına ilişkin olduğunu; onarım yapılan parçaların da zaten faturada belirtildiğini; davacının bu durumu bilmesine rağmen bir takım başka parçaların değiştirildiğine dair iddiaları tamamen kötü niyetli ve gerçek dışı olduğunu; davacı tarafın dava dilekçesinde bazı parçaların yan sanayi parçalar olduğunu iddia etmişse de bu durumun gerçeğe aykırı olduğunu; müvekkilinin beyanlarına göre söz konusu aracın eski ve özel üretim olması sebebiyle yan sanayi olarak parçaları bulunmadığını; bu nedenle de söz konusu parçaların yan sanayi olmasının mümkün olmadığını; davacı tarafın ön panjurun ikinci el kullanıldığını belirtmişse de bu durumun da gerçeği yansıtmadığını; söz konusu parçaların davacı şirket yetkilisinin bildirdiği tedarikçilerden, orijinal, sıfır ve kutulu olarak ithal edildiğini ve davaya konu otomobile montajı gerçekleştirildiğini; bu hususun sundukları fotoğraflar ile sabit olduğunu; davacı tarafça dava dilekçesinde"sol ön farın sıfır olması gerekirken ikinci el olarak takıldığını" belirtilmişse de müvekkili şirket tarafından değişimi yapılan farın (yolcu tarafında olan) sağ ön far olduğunu; ancak müvekkili tarafından montajı yapılan sağ ön fara ilişkin davacının dava dilekçesinde belirtildiği gibi sözleşmeye aykırı bir durum bulunmamakta olup davacı tarafça atılan iddianın haksız ve kötü niyetli olduğunu; zira müvekkili şirketin davacı şirket yetkililerine "araca yeni far takılması halinde bu durumun çok bariz şekilde anlaşılarak aracın görüntüsünü bozacağını, çıkma diye tabir edilen orijinal ikinci el far takılmasının aracın görüntüsü bakımından daha sağlıklı olacağını" bildirdiğini; bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin araca orijinal ikinci el far takılmasını istediğini; müvekkili şirket tarafından da sağ ön farın ikinci el olarak temin edilerek davaya konu otomobile montajının sağlandığını; araca takılan sağ ön farın tamamen orijinal olup ikinci el olmasının davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunu; bu hususların davacı şirket yetkilisi ile yapılan Whatsapp ses ve mesaj kayıtları ile sabit olduğunu; tüm sürece ilişkin işlemlerin davacı şirket yetkilisi talimatlarıyla ilerlediğini; bununla birlikte söz konusu farın ikinci el olarak takıldığının davacıya kesilen faturada açıkça belirtilmiş olup davacı tarafından söz konusu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını; davacı tarafından alınan ekspertiz raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını; zira davaya konu otomobilin 2008 model olduğu göz önüne alındığında nerede ve kaç defa tamir edildiğinin belirlenebilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacıya ait ... plakalı, ... marka ve modelli aracın, 31.03.2023 tarihinde yaptığı kaza sonrası tarafların davaya konu aracın davalı tarafından tamiri konusunda anlaştıkları, davalı tarafından aracın gerekli bakım ve onarımı tam olarak yerine getirmeden ve aracın bazı orijinal parçalarını ikinci el ve yan sanayi parçalarla değiştirerek davacıya teslim edildiğinden bahisle iş bu davanın açıldığı anlaşılmış olup mahkememizce alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, buna göre dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan, dava konusu ... plakalı aracın hasarının ön kısımlardan olduğu; sağ ön çamurluk, sağ ön far, ön tampon, ön panjur, ön panjur ızgarası kısımlarında olduğu, kullanılan parçaların orjinal parçalar oldukları, davacı tarafından dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Dudullu tarafından düzenlenmiş 16.06.2023 tarih ve ... Belge Nolu 2. El Araç Ekspertiz Raporunda, dava konusu araç üzerinde orijinal parça ve/veya kullanılmış parça yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamış olduğu, aracın genel motor, alt kontrol ve iç kontrollerine yönelik eksperti raporunun düzenlenmiş olduğu görülmektedir. İlgili değerlendirmelerin davalı tarafından yapılan hasar onarım ile herhangi bir ilgisi olmadığı, aracın genel kontrolleri sonucunda, “Sol ceplik kırık, Vites kolu kırık, iç bakalitlerde deformeler var, ön park sensörleri yok, Radyatör bağlantı vidası eksik ve fan davlumbazı kırık, Araç esnemelerde giciri sesi geliyor, Jantlarda çizik ve ezikler var” değerlendirmelerinin yapılarak, hasar onarımı sırasında sadece ön tampon park sensörlerinin onarım işlemine bağlı olduğu anlaşılmakta olup, diğer belirtilen düzenlenen fatura ve onarım ile ilgili hususlar olmadığı, dava konusu ... plakalı araçta yapılan hasar onarımı ile ilgili herhangi bir hizmet eksikliği olmadığı tespit edilmiş olup denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı tarafından verilin hizmetin usulüne uygun olarak yerine getirildiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişinin dava konusu uyuşmazlığa ilişkin değerlendirme yaparken, davalı şirket tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen 10.06.2023 tarih ve... Seri Nolu Faturanın içeriğine dayanarak "değişen sağ ön farın da faturada kullanılmış olduğunun belirtilmiş olduğu" şeklinde görüş bildirilmiş ise de söz konusu fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete tebliğ edilen bir faturanın mevcut olmaması, davalı şirket tarafından söz konusu faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmemiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin parçaların değişimi ve onarımları hususunda anlaştıklarını, bu onarımı gerektirecek hasarın araçta olmaması, davalı tarafın yapılan anlaşmaya aykırı olarak bu işlemleri yapmamasına yönelik kusurunu ve bu kusurlu eylemi sonucu ortaya çıkan haksız eylemi ortadan kaldırmayacağını, ilk derece mahkemesince taraflar arasında akdedilen sözleşmenin yalnızca hasara ilişkin yapıldığı değerlendirilerek karar verildiğini, "ön tampon park sensörlerinin onarım işlemine bağlı olduğu anlaşılmakla" şeklinde tespit ve değerlendirme yapılmış ise de eksik yapılan bu onarım işlemi gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, ayıplı araç tamir işlemi nedeniyle uğranıla zararın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; " Dosya kapsamında tarafımca yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davacının maliki olduğu ... plakalı aracın ön kısımlarındaki hasar onarımı için bırakıldığı ve onarımın tamamlandığı davalı tarafından düzenlenmiş fatura ile hasar onarımı öncesindeki ve hasar onarımının tamamlanmasından sonraki fotoğrafların incelenmesi ile, dava konusu araçta davacının dava dilekçesinde belirttiği “araç onarımı sırasında kullanılacak parçalar yeni (sıfır) olması gerekirken davalı şirketin ikinci el (kullanılmış) parça kullanarak onarımı yaptığını; yeni olarak kullanılması gerekirken ikinci el olarak kullanılan parçaların Alt rotil, burç, viraj demir çubukları, amortisör, fren balataları, ön panjur ve sol ön farlar olduğunu; ” uyuşmazlığa dair, “Alt rotil, burç, viraj demir çubukları, amortisör, fren balataları,” işlemleri ile ilgili herhangi bir onarımı gerektirecek hasarın araçta olmadığı, “ön panjur” parçasının orijinal ve yeni parça olarak kullanılmış olduğu, “sol ön farlar im yapılmamış olduğu, ancak değişen sağ ön farın da faturada kullanılmış olduğunun belirtilmiş olduğu, orijinal fiyat karşılaştırması ve taraflarca sağlanan onarım mutabakat bedeli doğrultusunda orijinal parça fiyatından daha uygun olduğundan kullanılmış parça kullanılması hususunda tarafların mutabakata onarım öncesi varmış oldukları, kullanılmış parça kullanılması hususunda tarafların mutabakata onarım öncesi varmış oldukları, davacı tarafından aldırılan ekspertiz raporunda aracın genel motor, alt kontrol ve iç kontrollerine yönelik ekspertiz raporunun düzenlenmiş olduğu, ekspertiz raporunda yapılan genel değerlendirmede hasar onarımı sırasında sadece ön tampon park sensörlerinin onarım işlemine bağlı eksiklik olarak değerlendirilebileceği, ancak dosya kapsamında onarım sonrası çekilen fotoğraflar i inde, dava konusu araç üzerinde ön park sensörlerinin bulunduğu; tün bu değerlendirmeler sonucunda davalı tarafından dava konusu ... plakalı araçta yapılan hasar onarımı ile ilgili herhangi bir hizmet eksikliği olmadığı" yönünde görüş bildirmiştir.Buna göre, bilirkişi raporuyla davalının vermiş olduğu servis hizmetinin ayıplı olmadığı anlaşılmış olmakla mahkemece kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalardaDairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025