T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/3257
KARAR NO:2024/3169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/09/2024
NUMARASI:2024/448 E
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
KARAR TARİHİ:26/11/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Ülkemizde 06.02.2023 tarihinde meydana gelen 11 ili etkileyen ve "asrın felaketi" olarak adlandırılan depremler meydana geldiğini ve anılan depremlerde bölgedeki tüm vatandaşlarımız gibi, müvekkili banka çalışanlarının da etkilendiğini, zarara uğradığını hatta müvekkili banka çalışanlarından da hayatını kaybedenler olduğunu, Bu deprem felaketi akabinde de müvekkili bankanın, bir nebze olsun depremin izlerini silmek, etkilerini asgariye indirmek için Malatya'daki çalışanları için son aşamada sayısı 44 adet konteynerden oluşan bir yaşam alanı kurduğunu, hayatın doğal akışında gerekli olduğu gibi, 2023 yılı Mart ayı içerisinde kurulan bu yaşam alanının elektrik ihtiyacının da doğduğunu, Deprem bölgesinde o zamandaki mücbir sebepler ve yaşanan olağan üstü hal kapsa- mında EPDK tarafından da zaten tüketilen elektrik faturası ödemelerinin ertelendiğini, tam da bu zamanda müvekkil banka yetkililerinin, depremzede çalışanları için kurmuş olduğu yaşam alanı için elektrik aboneliği başvurusunda bulunmak üzere davalı kuruma gittiklerini, ancak yaşanan felaketin boyutu nedeni ile de anılan şirket yetkililerinin abonelik işlemi yapmadıkları, bölge gezici ekipleri tarafın- dan saha çalışması yapıldığını, onların tespitleri sonrası abonelik yapılacağını söylediklerini, Ancak elektrik ihtiyacının vazgeçilemez ve zorunlu bir ihtiyaç olduğu da dikkate alın- dığında, davalı kurum tarafından söz konusu yaşam alanına o anki konteynerların (10 civarında) ihti- yacını karşılayacak düzeyde bir sayaç takıldığını ve abonelik işlemlerinin daha sonra gezici saha ekiplerince yapılacağının bildirildiğini, Bu yönlendirme üzerine müvekkili bankanın abonelik işlemleri için davalı kurumu bek- lediğini , daha sonraki dönemde söz konusu alandaki konteyner sayısı arttıkça (son aşamada 44 kon- teyner olmuştur) davalı kurumca takılan sayacın elektrik ihtiyacını sağlamaya yetmediğini, bunun üzerine müvekkili banka yetkilileri davalı kuruma yeniden başvuruda bulunarak ihtiyacı karşılar nite- likte bir sayaç takmalarının istendiğini, bu talep üzerine davalı kurumca, "yeni takılan sayaca enerji verilmek üzere işlem tesis edilmiş ancak yine abonelik ile ilgili işlemler bakımından davalı dağıtım firmasının perakende hizmet sunan şirketi tarafından sahaya gelinmek suretiyle işlemlerin yapılacağı"nın bildirildiğini,Yapılan tüm işlemleri esasen davalı dağıtım şirketinin bilgisi ve yönlendirmesi dahi- linde olmakla birlikte, abonelik işlemlerinin tamamen saha ekiplerinin müvekkil bankanın çalışan- larına sosyal yardım amaçlı tahsis edilen konteyner evlerinin bulunduğu alana gelmemeleri nedeni ile tamamlanamadığını, Müvekkili banka gezici saha ekiplerinin gelip abonelik işlemlerinin tamamlamasını beklerken, üstelik de sayaca elektrik enerjisini bizzat davalı kurum vermişken bir diğer deyişle burada elektrik kullanıldığından zaten haberdarken, bir anda müvekkili banka yetkililerinin bulunmadığı bir zaman diliminde, davalı kurum çalışanlarının yaşam alanına gelerek müvekkili banka aleyhine 15.11. 2023 tarih, ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlediklerini, bu tuta- nak kendilerine tebliğ edilmediği gibi tutanak kapsamında müvekkili adına 08.05.2024 tarihli 2.740.136,90-TL tutarlı, 23.05.2024 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, tutanktan da fatura gönderilmesi üzerine haberdar olduklarını, Söz konusu faturada ise hiçbir açıklama, detay ve/veya hesaplamanın neye göre yapıl- dığı, hangi tarihleri içerdiği gibi hiçbir bilgi yer almadığını, yasa gereği 12 ay içerisinde faturalan- dırması gerektiği telaşı ile apar topar bir fatura düzenlendiğini,Bu fatura çerçevesinde müvekkili bankaca da kısa bir inceleme yapıldığını ve müvek- kilinin 15.05.2024 tarih,... sayılı yazısı ile faturaya itiraz edildiğini, ancak sonuç alına- madığını, Müvekkili bankanın defalarca kez davalı Kuruma abonelik için başvurmasına ve zaten sahada mevcut olan sayacın davalı kurum yönlendirmesi ile kurulduğu ve enerjisinin de bizzat davalı kurum tarafından verildiği sabit olmasına rağmen, deprem bölgesindeki mevcut durumun yarattığı mücbir sebepler ve davalı kurum geri çevirmeleri nedeni ile Malatya yaşam alanında her ne kadar elektrik aboneliği yapılmamış olsa da, mevzu yerde elektrik kullanımına ilişkin miktarları gösterir ve en başından beri enerjisi de davalı kurum tarafından verilen ve davalı kurum bilgisinde olan bir sayaç bulunduğunu, tutanak düzenlenirken bu sayacın okunması ve tüketim miktarının bu şekilde belir- lenmesi gerekirken, mevzuat/yönetmelik kapsamına aykırı olarak sanki hiç sayaç mevcut değilmiş gibi kullanım ortalamalarının esas alındığını, yine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesinde hesaplama yapılan sürenin 180 günü geçmeyeceği bildirilmesine rağmen 198 gün üzerinden hesaplama yapıldığını, ayrıca Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/2 maddesi çerçevesinde hesaplama yapılırken 1.5 kat sayı yerine 46/3 maddesi çerçevesinde 2 kat üzerinden hesaplama yapıldığını, Müvekkil bankanın davalı kurum tarafından düzenlenen tutanak ve faturada belirttiği kadar bir borcunun bulunmadığını, işbu dilekçemiz ekinde yer alan yazıda detaylıca hesaplama yöntemi ve talep edilmesi gereken gerçek fatura tutarın (526.862,60-TL) yer aldığını, Yine sözkonusu 44 konteynerlik yaşam alanının elektrik aboneliği 06.05.2024 tarihinde... tesisat numarası yapılmış olup abone grubunun mesken yerine sehven ticarethane seçildi- ğini,15.05.2024 tarih, ... sayılı ve 20.05.2024 tarih, ... sayılı yazıları ile pera- kende satış sözleşmesindeki abone grubunun düzeltilmesi ve buna göre mesken abone grubu üzerin- den fatura düzenlemesi talebinde bulunulduğunu, bu talep üzerine abone grubunun mesken olarak düzeltildiğini, gelinen aşamada davalı ... A.Ş. tarafından ...- ... sayılı yazısı ile itirazların kabul görmediği yönünde cevabın ardından 08.05.2024 tarihli 2.740.136,90-TL tutarlı, 23.05.2024 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturasında belirtilen asıl alacak tutarı bakımından bu defa ... nolu tesisatın kaçak kullanım borcu 2.740.136,90-TL olarak takip nedeni belirtilmek sureti ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini ve müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini , Ancak banka kısmi ödeme yapılması, hiç ödeme yapılmaması ve/veya takibe itiraz edilmesi halinde ise Malatya'daki depremzede çalışanlarının hayatını sürdürdüğü 44 konteynerlik yaşam alanının elektriğinin kesilmesi tehlikesinin bulunduğu, elektrik kesilmesi halinde depremzede çalışanlarının barınma/yaşama temel ihtiyacının sekteye uğrayacağı gözetilerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/628 D.İş dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talebinde bulunul- duğunu, ihtiyati tedbir talebinin mahkemece 13.06.2024 tarihinde kabul edildiğini, akabinde güvence koşulları yerine getirilerek kararın 14.06.2024 tarihinde uygulandığını, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, Bilahare müvekkili banka tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi 2024/9396 Esas dosyasının 14.06.2024 tarihi itibari ile kapak hesabı tutarı olan 3.161.929,03-TL'yi kanunen kesinti yapılması gerekli olan 34.591,64-TL stopaj ve 17.295,82-TL KDV tevfikatı kesintisi yapılmak sureti ile (3.110.041,57-TL olarak) icra tehdidi altında ihtirazi kayıt ile dosyasına ödediğini beyanla; Müvekkil Banka aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasından başlatılan takip / takibe konu edilen borç hakkında, müvekkil Banka'nın borçlu olmadı- ğının tespiti ile ihtirazi kayıt ile anılan icra dosyasına ödenen paranın iadesine,Tesisat ile ilgili elektriğin kesilmemesini,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;Elektrik piyasasının özelleştirilmesi ve 28424 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli 4019 sayılı kurul kararı ile elektrik dağıtım ve elektrik satış işlem- leri yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; 2013 yılında daha önce tek bir şirket altında faaliyet gösteren elektrik dağıtım (arıza, bakım ve onarım) ve görevli tedarik şirketi-perakende (fatura üreten şirket) olarak ikiye ayrıldığını, 02.11.2013 tarihli Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğine göre, abonelik işlemleri, faturalandırma, tahakkuk ve tahsilatın perakende şirketlerinin görev alanında, dağıtım hatla- rının işletme ve bakımı, tesis ve yatırımlar, sayaç okuma, kesme bağlama işlemlerinin ise dağıtım şirketinin görevleri arasında yer aldığını,Talep edene ait adreste müvekkili kurum çalışanları tarafından yapılan incelemelerde abonesiz bir şekilde (kayıtsız sayaçla) kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle davacı adına, ilgili yönetmelik uyarınca, 15.11.2023 tarih ve 042900 seri numaralı kaçak elektrik tespit tuta- nağı tutulduğunu, kaçak elektrik tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli sayılan belge- lerden olup davacı tarafça kaçak elektrik tespit tutanağının aksini ispatlayacak herhangi bir delil sunulmadığını,Bilahare iş bu tutanak gereğince davacı adına 08.05.2024 tarihli... fatura numaralı ve 2.740.136,90-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davacı tarafından karşılıksız yarar- lanma bedeli olan tutarın müvekkili şirkete ödenmediğini, Yönetmeliğin Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması başlıklı 44. Madde- sinde; "(1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesap- lanır.” denildiğini, tespit edilen kurulu güç 418.338 kWh olduğundan hesaplamaların tespit edilen kurulu güç üzerinden yapıldığını, "Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Ve Faturalanmasında Esas Alınacak Süre" başlıklı 45.maddede ; (1)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saat- leri; a) Meskenlerde; 5 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.” denildiğini, günlük çalışma süresi 6(Mesken tarifesi 5 saat, sözleşmesiz kullanım olduğu için %20 fazlası 6 saat) saat olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığını, kullanıcının daha önce başka bir yerde kaçak kullanımı olduğundan dolayı mükerrer kullanım katsayısı olan 2 ile çarpıldığını, buna göre; Bağlantı Gücü: Kurulu Güç x 0,6 = 418338 x 0,6 = 251.002 kW Günlük Çalışma saati = 6 Saat Kaçak Kullanım Süresi = 198 Gün Aktif Tüketim Birim Fiyat = 2,810163 TL ( EPDK tarafından onaylanan 1.10.2023 tarihi itibariyle geçerli Tarife Bazlı Birim Fiyat Tablosuna göre) Dağıtım Bedeli Birim Fiyat = 0,878175 TL Mükerrer Kullanım Çarpanı = 2Aktif Tüketim Bedeli = Bağlantı Gücü x Günlük Çalışma Saati x Kaçak Kullanım Süresi x Aktif Tüketim Birim Fiyat x 2 = 251.002x6x198x2x2,810163 = 1.675.925,15 TL Dağıtım Bedeli = Bağlantı Gücü x Günlük Çalışma Saati x Kaçak Kullanım Süresi x Dağıtım Bedeli Birim Fiyat x 2 = 298.190 x 6 x 198 x 2 x 0,878175 = 523.726,01 TL BTV ( %5) = 83.796,26 (Aktif Tüketim x 0,05) KDV (%20) = 456.689,48 TL (0,20x(Aktif Tüketim Bedeli + Dağıtım Bedeli + BTV ) Toplam Tutar = Aktif Tüketim + Dağıtım Bedeli + BTV + KDV = 2.740.136,90 TL şeklinde hesaplama yapıldığını, Davacı dava dilekçesinde söz konusu yerin ... Bankası'nın sorumluluğunda olduğunu kabul etmiş olmakla kaçak elektrik kullanımından da davacının sorumlu olacağını, Dava dilekçesinde dağıtım şirketine abonelik hususunda yapılan başvurulardan bahsedilmişse de söz konusu işlemlerin dağıtım şirketinin sorumluluğunda olmadığını, söz konusu alacağın konusunun bir abonelik ilişkisine dayanmadığını, Kaçak elektrik tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenil- mesini istediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.Davacı yukarıda özetlenen dava dilekçesindeki iddialarına istinaden İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/628 D.İş dosyası üzerinden yaptığı başvuru ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, bahsedilen mahkemenin 13.06.2024 tarihli kararı ile ; "Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İle;1-) 2.774.662,65 TL'nin %15'i olan 416.199,40 TL teminat karşılığında icra veznesindeki para- nın ... sayılı dosyası alacaklısına ödenmesinin tedbir yoluyla durdurulmasına, 2-Güvence koşulu yerine getirildikten sonra ve talep eden vekilinin yazılı talebi üzerine kararın bir suretinin ilgili İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine ,3-Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin talebe konu faturaların toplam değerinin % 15'i olan 411.020,53 TL teminat karşılığında talebe konu .. nolu tesisat numaralı 08.05.2024 tarihli 2.740.136,90 TL bedelli fatura nedeniyle kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin kesilmesinin tedbiren önlen- mesine," karar verildiği, bilahare teminat şartının sağlandığı ve tedbirin icra müdürlüğü'nce uygulan- dığı anlaşılmaktadır.Davalı vekili ibraz ettiği dilekçe ile"kaçak elektrik tespit tutanağının tutulmasının ardından müvekkili şirket tarafından talep eden adına 08.05.2024 tarihli ... fatura numaralı ve 2.740.136,90 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, ancak davacı tarafından karşılıksız yararlanma bedeli olan tutarın müvek- kili şirkete ödenmediğini, talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebine konu faturaların toplam değerinin % 15'i olan 411.020,53 TL teminat karşılığında talebe ... nolu tesisat numaralı 08.05.2024 tarihli 2.740.136,90 TL bedelli fatura nedeniyle kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin kesilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiğini, mahkemece verilen tedbir kararının HMK mad. 389' daki şartları sağlamadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini" istemiştir.İş bu itiraz ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince 23.09.2024 tarihinde " asıl davanın abonelik işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit talepli olduğu ve davacı lehine teminat karşılığı elek- triğin kesilmemesi şeklinde tedbire hükmedildiği, mahkememizce verilen tedbir kararının kaldırılması halinde elektrik enerjisinin kesileceği, ayrıca tüketime konu mahallin deprem mağdurlarının barındığı konteyner kent olması beraber düşünüldüğünde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği, kişilerin telafisi imkansız zararlara uğrayabilecekleri, kaldı ki davacının güven kuruluşu olan ülkenin en büyük özel banka- larından biri olduğu bu doğrultuda davalının ileride ödeme alamama gibi bir riskinin de bulunmadığı, tedbir verilir iken teminat da alınmış olduğu" gerekçesiyle "tedbire itirazın reddine " karar verilmiştir.23.09.2024 tarihli ara karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararının verile- bilmesinin talep edenin korunması gereken hakkının mevcut durumda meydana gelebilecek bir değiş- me nedeniyle elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelme ihtima- linin varlığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne kadar gecikme sebebiyle bir sakıncanın veya ciddi bir zararın doğacağı ihtimali şeklinde iki nedene bağlandığını, ancak huzurdaki davada bu iki şartın mevcut olmadığını ,davacı tarafından abonesiz olarak ve müvekkili kurumda kaydı olmayan bir sayaçla kaçak elektrik kullanımı yapıldığını, müvekkili şirketin zararının giderilmediğini , fatura borcu ödenmeksizin verilen elektriğin kesilmemesine ve yapılan ödemenin müvekkil kuruma yapılmamasına ilişkin tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu , kaçak elektrik kullanımı yaparak karşılıksız yararlanma suçunu işlemiş bulunan davacıyı korur nitelikte verilen elektriğin kesilme- mesine ve müvekkil kuruma ödeme yapılmamasına ilişkin tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davada asıl talep, kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı gereğince düzenlenen fatura nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekili elektriğin kesilmemesi ve takibin durdurulması yönünden tedbir kararı verilmesini istemiş, Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/628 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen 13.06.2024 tarihli değişik iş kararı ile tedbir talebi kabul edilmiştir.Davalının söz konusu tedbirler ile ilgili itirazı esas davaya bakan mahkemece 23.09. 2024 tarihli ara karar ile reddedilmiş ve bu ara karar davalı tarafça istinafa getirilmiş olmakla uyuş- mazlık tedbire itiraz üzerine verilen kararın yerinde olup olmadığı hususundadır.1.Elektriğin kesilmemesi ile ilgili olarak ;HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Dosya içeriğine göre; dava konusu uyuşmazlık 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem sonrası davacı ... Bankası tarafından Malatya'da kurulun konteyner kentte -meskende- kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Tüketime konu mahallin deprem mağdurlarının barındığı konteyner kent olduğu, elektriğin kesilmesi halinde burada yaşayan vatandaşların yaşamlarını sürdü- rülebilmesi açısından zorunluluk arz eden aydınlanma, ısınma vs ihtiyaçlarının karşılanmasının güçle- şeceği, elektrik enerjisinin bu mahal için "olmazsa olmaz" koşul olduğu, dava konusu borç nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacı ve bu konteynerlerde yaşamını sürdürenler açısından telafisi güç zararların doğacağı tartışmasızdır. Somut olayda elektriğin kesilmemesi ile ilgili ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiştir. Buna göre mahkemece elektriğin kesilmemesi yönünden verilen tedbir kararı yerin- dedir.2. Takibin durdurulması ile ilgili ara karar ;Yukarıda belirtildiği üzere, davada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit tale- bine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin deprem bölgesinde kurulan konteyner kent ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu açıktır. İİK'nun Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde:"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurul- masına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.İİK 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmak- tadır.Dosyanın tetkikinde, icra takibinin 31.05.2024 tarihinde başlatıldığı, tedbir talebinin değişik yoluyla ile 11.06.2024 tarihinde ileri sürüldüğü, tedbir kararının 13.06.2024 tarihinde veril- diği, tedbir kararının uygulanması amacıyla 13.06.2024 tarihinde icra müdürlüğü'ne ibraz edildiği , 21.06.2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı, arabuluculuk sürecinin 15.06.2024 tarihinde anlaşmızlık ile sonuçlandığı , 27.06.2024 tarihinde menfi tespit talepli eldeki davanın açıldığı anlaşıl- maktadır.Bu kapsamda mahkemece takip davadan önce başlatılmış olup takibin durdurulması yönünden tedbir kararı verilemeyeceğinden, İİK 72/3 md. Kapsamında icra veznesine giren paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesi yerindedir.Mahkemece her iki tedbir kalemi yönünden ayrı ayrı %15 oranında teminat takdir edilmiş ve takdir olunan teminatlar süresi içinde karşılanmıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/11/2024