T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2073
KARAR NO:2024/3519
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/06/2024
NUMARASI:2023/893 E - 2024/452 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:19/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine ...'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak karşı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, bunun üzerine işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı/borçlu şirketin yetkilisi olup, davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalılar ile imzalanan sözleşmenin 4.1 maddesi şu şekildedir: "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. Alıc’ının imza sirküleri, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve faaliyet belgelerini Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. ...4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır. " sözleşmenin 7.2 maddesinde ödemenin teminat altına alınması hususu ve teminatın miktarı ile ne şekilde verilebileceği düzenlenmiş olup, 7.2 maddesinin 4. Fıkrası ise; “...Alıcı Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihine müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini/teminatı Sözleşme tarihini müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmünü havi olduğunu, elektrik piyasasında ekonominin içerisinden geçtiği süreçte yaşanan dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeni ile müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak, portföyünü gözden geçirme gerekliliği doğduğunu ve risk teşkil edebilecek (portföyde teminatı/güvence bedeli mevcut olmayan) müşterilerin belirlenmesi gerektiğini, bu inceleme ile, müvekkili şirket nezdinde davalıların yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin görüldüğünü, bu hususta kendilerine 24.10.2022 tarihli mail ekinde "İhbarname" gönderilerek, bu güvence bedeli/teminatı ulaştırmaları, aksi halde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının belirtildiğini, ancak verilen süre içerisinde teminat/güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesi feshedilerek müvekkili şirketten elektrik tedariği sonlandırıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal etmesi neticesinde, sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararı söz konusu olduğunu, kaldı ki davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak, zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şart kararlaştırılmış durumda olduğunu,CEZAİ ŞARTA YÖNELİK SÖZLEŞME HÜKMÜ: Davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.2. maddesi şu şekildedir: "9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya, alıcı'nın her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." "11.4) Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez.", davalının müvekkili şirket nezdindeki teminat yatırma yükümlülüğünün yerine getirmemek suretiyle 4.1 maddesinde belirtilen ön koşulları sağlamamasına istinaden, yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne dayanarak müvekkili şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalının işbu faturaya Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, tarafların tacir olup, müvekkili şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı olduğunu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarını ekte mahkemenin dikkatine sunduklarını, mahkemece de bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacaklarının tespit edilebileceğini, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkili şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili 27/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazları: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 1. maddesi "Bu Yönetmeliğin amacı; serbest, serbest olmayan ve son kaynak tedariki kapsamındaki tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı ile buna ilişkin hizmetlerin sunulmasında tüketici, tedarikçiler ve/veya dağıtım şirketleri arasındaki iş ve işlemlere esas asgari standart, usul ve esasların belirlenmesidir." şeklinde olduğunu, aynı yönetmeliğin 4. Maddesinde serbest tüketici "Serbest tüketici: Kurul tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması veya iletim sistemine doğrudan bağlı olması veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiyi," şeklinde tanımlandığını, davacı taraf ile müvekkilinin yapmış olduğu sözleşme "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" yapılmış olup müvekkilinin tüketici sıfatına sahip olduğunu, bunun yanı sıra yönetmelikte de belirtildiği üzere müvekkilinin serbest tüketici olduğunu, bu iki husus dikkate alındığında mevcut davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmenin tüketici işlemi olması ve müvekkilinin tüketici olduğu dikkate alınarak açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddedilmesini talep ettiklerini, esas yönünden itirazları: müvekkili şirket adına müvekkili şirket yetkilisi müvekkili ...'in, ... A.Ş. ile elektrik alımı için görüşmeler sağladığını, yapılan görüşmelerde taraflarına güvence bedeli alınmayacağının sözlü olarak belirtildiğini ve tarafların bu şekilde anlaştığını, tarafların anlaşılan hususlar doğrultusunda 01.01.2022 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme metninde yer alan "Sözleşmenin Sona Ermesi Ve Fesih" başlıklı 9. Maddesinin alt maddesi olan 9.1 maddesinde "İşbu sözleşmenin, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 12 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi Sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar Sözleşme'nin feshedileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur." yer alan hüküm doğrultusunda müvekkilinin, davalı tarafa T.C. Üsküdar ... Noterliği vasıtası ile 14.10.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile "... A.Ş. unvanlı şirketimizin bünyesinde bulunan ... adresinde bulunan iş yerimizdeki ... tesisat nolu elektrik tedariki aboneliğimizi 31 Aralık 2022 tarihi itibari ile sonlandırmak istediğimi tarafınıza ihbaren ve ihtaren bildiririm." şeklinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair ihbar ve ihtarda bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin tebliğ olduğunu, bu zaman diliminde davacı tarafın tarafların anlaştığı gibi müvekkillerinden güvence bedeli istemediğini ve hizmet sağladığını, 24.10.2022 tarihinde davalı tarafın mail vasıtası ile, yapılan sözleşmede yer alan 7.2 maddesi gereğince teminat verme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini bu nedenle güvence bedelini sunmaları için taraflarına 7 iş günü süre verildiğini içeren bir ihbarname gönderdiğini, 02.12.2022 tarihinde ise davalı tarafın mail vasıtası ile "Portföyümüzde bulunan sayaç veya sayaçlarınızın portföyümüzden çıkışı yapılmış olup, 01.12.2022 tarihinden itibaren elektrik tedariğiniz bağlı bulunduğunuz .... firması tarafından yapılacaktır. Bu nedenle, elektrik kullanımı hususunda kaçak durumuna düşmemeniz için ilgili ... Firması ile sözleşme yapmanız gerektiği hususunu tarafınıza ihbaren bildiririz." şeklinde bilgilendirme yaptığını, davacı tarafın her iki ihtarnamede de fesih beyanında bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete, 03.02.2023 tarihinde vergi kayıt sisteminden 01.02.2023 tarihli ... Nolu 930.000,00-TL bedelli ceza-i şart bedeli altında fatura gönderildiğini, gönderilen faturaya süresi içerisinde T.C. Kadıköy ... Noterliği vasıtasıyla 06.02.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, müvekkillerine sonrasında ... Sistemi ... numaralı dosyada icra takibi başlatıldığını, taraflarınca yapılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, davacı taraf ile İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın icra takibine itirazın iptalini ve takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiğini, davacı tarafın açmış olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, cevaben; davacı tarafın dava dilekçesinde sözleşmenin güvence bedeli yatırılmaması nedeniyle 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal olması nedeniyle sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı alarak elektrik alımı yapan davacının zarara uğratıldığının beyan edildiğini, davacının bu beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davacı tarafın da dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu gibi 01.01.2022 tarih başlangıçlı olup 12 ay süreli olduğunu, davacı tarafın çelişkili beyanları ile davasında iyiniyetli olmadığını gözler önüne serdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar portföyün gözden geçirilmesi neticesinde güvence bedelinin yatırılmadığının tespit edildiğini beyan etmişse de davacı tarafla sözleşme kurulurken yapılan görüşmeler neticesinde güvence bedelinin alınmayacağına yönelik tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin aldığı hizmet karşılığında 12 ay boyunca gerekli ödemeleri yaptığını, 10. ayda ise bir sonraki yıl için sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair davacı şirkete ihtarname gönderdiğini, ne tesadüftür ki müvekkilinin sözleşmeyi yenilemeyeceğine yönelik beyanı sonrasında müvekkiline sözleşme bitim tarihine iki ay kala tehdit vari bir şekilde güvence bedelinin yatırılması için süre verildiğini, genel işlem koşulları ya da genel işlem şartları, önceden hazırlanmış bir sözleşme metni çeşidi olduğunu, müvekkili ile davacının imzalamış olduğu sözleşme metninde yer alan hükümlerin genel işlem koşulları olup TBK 25. Madde "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz." hükmü dikkate alındığında bu durumun TMK 2. Maddesi olan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf ile güvence bedelinin sözleşme kurulurken alınmayacağına dair görüşmeler yapıldığını ve davacı tarafın bu durumu doğrular nitelikte müvekkilinin fesih beyan tarihi olan 14.10.2022 tarihine kadar müvekkilinden güvence bedeli talebinde bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte her ne kadar davacı tarafın elinde bulunan ve mahkemeye sunulan sözleşme metninde güvence bedeli yatırılacağı belirtilmişse de müvekkili ile yapılan görüşmelerde yatırılmayacağının kararlaştırıldığını ancak aksi sözleşmeye davacı tarafça yazılmadığını, davacı tarafın 10 aylık bir süre zarfında müvekkili ile yapılan görüşmeler doğrultusunda güvence bedeli almamış olmasının sözleşme kurulurken yapılan görüşmeleri doğrular nitelikte olduğunu, davacı tarafın mevcut durumu hal ve davranışları ile kabul ve ikrar etmesine rağmen haksız kazanç elde edebilmek için müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğine dair beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala kötüniyetli bir şekilde bu haksız davayı kötüniyetli bir şekilde açtığının aşikâr olduğunu, güvence bedelinin alınmasının nedenlerinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği "..." başlıklı 19. Maddesinde "(1)Tedarikçi, tüketimi düşük serbest tüketiciden elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışına ait ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme riskine karşılık güvence bedelini anlaşma yapılırken nakit ya da teminat mektubu olarak talep edebilir. Güvence bedelinin peşin ya da taksitlendirme yoluyla alınıp alınmayacağı ve ne zaman talep edileceğine ilişkin hususlar ikili anlaşmada açıkça ifade edilir.(2) Güvence bedeli talebinde aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınabilir. Tüketicinin; a) Geçmiş 12 aylık fatura dönemine ait ödeme bilgisinin olmaması, b) Fatura ödemelerinin düzensiz olması, c) Zamanında ödenmeyen borçtan elektriğinin kesilmiş olması." şeklinde belirtilmiş olup aynı yönetmeliğin "Güvence Bedelinin Talep Edilmesi" başlıklı 25. Maddesi 1. fıkrası: "Görevli tedarik şirketi, kullanım yerinin değişmesi ve/veya perakende satış sözleşmesinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde, tüketicinin elektrik enerjisi tüketim bedelini ödememesi ihtimaline karşılık olarak, borcuna mahsup etmek üzere güvence bedeli talep eder." şeklinde olduğunu, davacı tarafın güvence bedelini talep etme hakkı olmadığı gibi talep etmesi güvence bedelinin alınma sebebine aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmenin bitimine iki ay kala müvekkilinin sözleşmeyi fesih beyanından sonra bu yola başvurulmasının hakkaniyete aykırı olup kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın sözleşmeyi güvence bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflarınca feshedildiğini ve bu nedenle cezai şartın oluştuğunu iddia ettiğini, sözleşme metninde yer alan "Ödemenin Teminat Altına Alınması" başlıklı 7.2 maddesinde sözleşmenin satıcı tarafından güvence bedelinin verilmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin satıcı tarafından feshedilebileceği ve satıcının bu doğrultuda alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak fatura etme hakkına sahip olduğu belirtildiğini, bu maddenin yanı sıra aynı sözleşme metninde "Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi" başlıklı 9.2 maddenin alt başlığı olan 9.2.3. Maddesinde alıcının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak ödeyeceğini alıcının taahhüt ettiğinin belirtildiğini, taraflarınca sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olup aksini kabul etmemekle birlikte belirtmek gerekir ki sözleşme metni dikkate alındığında davacı tarafın cezai şart maddesini uygulayabilmesi için öncelikle taraflarına sözleşmeyi feshettiğine dair iradesini bildirmesi gerektiğini, davacı tarafın, sözleşmenin güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle feshedildiğini belirtmişse de davacı tarafça sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir beyanın taraflarına bildirilmediğini, tam aksine müvekkili tarafından sözleşme süresi göz önüne alınarak sözleşme bitiş tarihi olan 01.01.2023 tarihten 60 gün öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceğinin taraflarına bildirildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin sözleşmeye yönelik iradesini ortaya koyduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi fesih iradesini açık ve net bir şekilde belirtmediği için sözleşme satıcının feshi ile sona ermemiş olup sözleşme süresinin dolması nedeniyle yenilenmeyip sona erdiğini, bu nedenle sözleşmeyi ihlali kabul etmemekle birlikte cezai şartın uygulanabilmesi için gerekli olan satıcının fesih beyanı mevcut olmadığından söz konusu talepte doğmayacak olup davanın reddi gerektiğini, TBK 149. Maddede yer alan ceza koşulu YGHK'nun 17.02.1971 tarih ve 4-405 E-85 K sayılı ilamına göre "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken fer'i nitelikte götürü bir edimdir." TBK 182. Maddeye göre "asıl sözleşme geçersiz ise ceza koşulu da geçersizdir." Aynı doğrultuda 131. Maddeye göre de asıl borç sona erdiği taktirde feri borç olan cezai şartta sona ereceğini, kazanç elde edilmeye çalışılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği ödemesi gereken tüm ödemeleri yaptığını ve sözleşmeyi müvekkilinin yenilemeyeceğine yönelik beyanı doğrultusunda yenilenmeyip sona erdiğini, asıl borç sona erdiğinden feri borç olan cezai şartında mevcut olamayacağını, davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarının dava konusu ile alakalı olmayıp sözleşmenin süresi içerisinde feshedilip edilmemesi ve ödenmeyen elektrik faturalarına ilişkin olup yargılamaya esas alınmaması gerektiğini, kaldı ki her dosyanın özünde tek olup esası hakkında dava konusu maddi olaya göre inceleme yapılması gerektiğini, dava ve taleplerini kabul etmemekle birlikte cezai şart talebinin oluştuğunun kabul edilmesi halinde cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağına dair YGHK nun 20.03.1974 tarih ve 1053 E. - 222 K. sayılı ilamı dikkate alınarak cezai şartın indirilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine karar verilmesini, kabul etmemekle birlikte güvence bedeli kaynaklı cezai şartın davacı tarafça istenebilmesi için fesih iradesini bildirmesi gerektiği ancak bildirilmediği sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle son bulduğu, taraflarınca yapılan fesih beyanından sonra sözleşmenin bitimine iki ay kala genel işlem koşulu olan madde metni doğrultusunda dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kazanç elde etmek maksadıyla açılan işbu haksız ve kötüniyetli davanın reddini talep ettiklerinden bahisle öncelikle açılan davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulen reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkeme,"Taraf şirketler arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereği davalı tarafça tüm satış bedellerinin süresinde ve düzenli ödendiği, davalı tarafça sözleşmenin uzatılmayacağının bildirilmesi üzerine davacı tarafça sözleşmenin başlamasının üzerinden 11 ay geçtikten sonra güvence bedelinin istenildiği, davalı tarafça güvence bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin fesih olunduğu varsayımıyla ceza-i şart isteminin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı anlaşıldığından ceza-i şart istemine ilişkin itirazın iptali davasının reddi " gerektiği gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; güvence bedelinin sözleşme başladıktan 11 ay sonra talep edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesinde sözleşmenin 4.1.6. 7.2., 9.1. maddeleri ve 11.4. maddeleri sebebiyle hukuka uygunluk bulunmadığını,teminat bir ön koşul olmakla birlikte, sözleşmenin 4.1.6 maddesinde de ön koşullardan herhangi birinin tamamlanmamış olması halinde satıcının elektrik tedariğine başlayabileceği ve bu halde ön koşulların yerine getirilmesini talep etme hakkı olduğunun düzenlendiğini, bu hükümler tacir olan taraflarca imza altına alınmış iken yok sayılmasının kabul edilemez ölçüde büyük bir hata olduğunu, yerel mahkemenin davalının basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bertaraf eder nitelikte karar tesis ettiğini, benzer bir dosyada yapılan inceleme mahkemeye sunulmuş olmasına karşın tamamen göz ardı edildiğini,İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/289 E. Ve 2024/265 K. Sayılı dosyasında alınan rapor ve tanzim edilen gerekçeli karar ile, teminat talep edilmesinin sözleşmeye uygun olduğu, davalı elektrik alıcısının yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğu, bu halde davacı satıcının cezai şart talep edebileceği hukuka ve sözleşmeye uygun bir şekilde değerlendirilmiş, bu karar ve raporlar mahkeme dikkatine sunulmuş olmasına karşın hiçbir şekilde dikkate alınmdığını, bilirkişi raporunda cezai şart bedeli ve talep edilip edilmeyeceği hatalı değerlendirilmekle birlikte, uygulanan faiz tutarı ve kdv hususu fahiş ölçüde hatalı tespitlerle hesaplanmış olup , itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmediğini, bu hali ile eksik inceleme sonucu itirazlar değerlendirilmeksizin tanzim edilen kararın kaldırılması gerektiğini,faturaya son ödeme tarihi olan 13/02/2023 tarihinden takip tarihi olan 17/04/2023 tarihine kadar geçen sürece ilişkin takip öncesi faiz hesap edilmesi gerekirken, bilirkişilerce faturanın tanzim tarihi olan 01.02.2023 tarihi ile ödeme yani vade tarihi olan 13.02.2023 tarihleri arasında %5 aylık faiz işletildiğini, yani bilirkişilerin faiz tarihlerini yanlış tespit ederek hesaplama yaptıklarını, faturada yer alan son ödeme tarihi 13/02/2023 tarihinden takip tarihi olan 17/04/2023 tarihleri arasında işlemiş faiz aylık %5 ile toplamda 96.312,33 TL olduğunu, bundan hariç olarak bilirkişilerin sözleşme hükümlerini eksik incelemeleri sebebiyle oluşan değerlendirmelerine ne kadar itiraz edilmiş ise de, itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmeden hüküm tesis edildiğini, hem sözleşme hükümlerinin hem de kdv ve faiz hususunun dikkate alınması gerektiğini, tarafların tacir olduğu, özel hukuk hükümlerinin uygulandığı ve sözleşme serbestisinin geçerli olduğu hukuki ilişkide, yerel mahkemece müvekkili şirketin salt sözleşme ile düzenlenen hakkını talep etmesinin "dürüstlük kuralına aykırıdır" gibi yüzeysel bir değerlendirme ile, sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmeksizin ve tüm itirazlar dinlenerek ek rapor alınmaksızın eksik incelemeye dayalı vermiş olduğu kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın davalılar hakkında başlatılmış icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacıya her hangi bir borcu olmamasına rağmen baskı oluşturmak ve mağdur etmek amacıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu nedenle dava değerinin %20 oranında davalılar lehine kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmediğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiştir. Söz konusu sözleşmenin 4.1 maddesinde; "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. Alıc’ının imza sirküleri, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve faaliyet belgelerini Satıcı'ya teslim etmiş olması gerekir. ...4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır." hükmü bulunduğu görülmüştür,Bununla birlikte sözleşmenin 7.2 maddesinde ise teminat hususunun düzenlendiği görülmekle, 7.2 maddesinin 4. fıkrasında; “...Alıcı Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihine müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini/teminatı Sözleşme tarihini müteakip 7 (yedi) iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...”şeklinde düzenleme mevcuttur.Yine sözleşmenin 9.2. Maddesinde ise sözleşmenin ihlal edilmesi halinde; 9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Madde 4.1'de belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya, alıcı'nın her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." ayrıca 11.4 maddesinde ise, "Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez." hükümleri bulunduğu da tespit edilmiştir.Bu doğrultuda davalı taraf süresinde sözleşmeyi süre sonunda sonlandıracağını bildirmiş,bunun üzerine davacı taraf ise sözleşmede teminat hususunun tamamlanmadığını ileri sürerek eksik güvence bedelinin yatırılmasını davalıdan talep etmiş,ancak davalı tarafça eksik güvence bedelinin yatırılmaması nedeniyle davacının davalıyı portföyden çıkardığını bildirdiği ve cezai şart hükümleri gereği , sözleşme metninde bulunan "Ödemenin Teminat Altına Alınması" başlıklı 7.2 maddesinde sözleşmenin satıcı tarafından güvence bedelinin verilmemesi halinde ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin satıcı tarafından feshedilebileceği ve satıcının bu doğrultuda alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak fatura etme hakkına sahip olduğu,ayrıca sözleşme metninde "Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi" başlıklı 9.2 maddenin alt başlığı olan 9.2.3. maddesinde alıcının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının sözleşmeyi feshetmesi halinde alıcının her bir aboneliği için ayrı ayrı son bir yıl içerisindeki faturalarından en yüksek bedelli iki faturayı cezai şart olarak ödeyeceğini alıcının taahhüt ettiğinin yine sözleşme hükümleri içinde yer aldığı açıktır.Buradaki uyuşmazlık davalının ödenmemiş fatura borcunun bulunmadığı,güvence bedeli tamamlanmadan davacı tarafça davalıya 11 aya yakın elektrik temin edildiği,davalının sözleşmeyi fesih bildirimi sonrası sadece güvence bedeli eksikliği nedeniyle davalının davacı portföyünden çıkarılarak son 1 yıl içindeki en yüksek iki faturanın cezai şart olarak talep edilmesi karşısında,yine sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin 11.4 maddesinde ise, "Feragat Etmeme Satıcı'nın İşbu Sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmez ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez." hükümleri çerçevesinde,davacının eksik güvence bedeline rağmen elektrik vermeye devam etmesi ,sözleşmedeki feragat etmeme başlıklı 11.4.madde gereği eksik güvence bedelinden feragat ettiği anlamına gelmeyecektir.Bu açıdan eksik güvence bedeli nedeniyle davacının bu eksik güvence bedelini sözleşmenin herhangibir zamanında talep etmesi ve eksik güvence bedelinin tamamlanmaması halinde davalıyı portföyden çıkarmasında ve buna göre eksik güvence bedeli sözleşme ihlali olarak kabul edilerek cezai şart talep edilmesinde sözleşme serbestisi ve tarafların basiretli bir tacir olmaları gözetilerek aykırılık görülmemiştir.Ayrıca davacı taraf bilirkişi raporundaki işlemiş faiz hesabına da itiraz etmekle,rapora itirazların değerlendirildiği ek rapor alınması gerekirken,dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.Bununla birlikte mahkemece davalı tarafın kötü niyet tazminat talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmışır.Bu nedenle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak belirtilen hususlarda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/12/2024
KARŞI OY:Dava; elektrik enerjisi satış sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturasının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01.01.2022 tarihinde 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı davalı tarafça güvence bedelinin ödenmediği, davalının sözleşmeyi yenilemeyeceğine ilişkin ihtarı sonrası 01.12.2021 tarihi ibariyle davacı tarafça güvence bedeli sebep gösterilerek sözleşmenin feshedildiği ve takibe konu cezai şart faturalarının düzenlendiği hususları sabittir.Taraflar arasındaki sözleşme 01.01.2022 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin sözleşmenin 4.1 maddesinde, 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini teslim etmesinin gerektiği, 7.2 maddesinde ise güvence bedelinin sözleşme tarihinden itibaren 7 iş günü içinde satıcıya ulaştırılacağının ön koşul olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4.1.6 maddesinde ise ön koşullardan herhangi birinin tamamlanmamış olmasına rağmen, satıcının elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahip olduğu ve bu durumda satıcının ön koşulların sağlanmasını alıcıdan talep etme hakkının saklı olduğunun belirtildiği görülmektedir.Davacı elektrik şirketi tarafından bu hükümlere rağmen, güvence bedelinin talep edilmeksizin elektrik satışına başlandığı ve sözleşmenin yerine getirildiği, davacı şirketin davalının 14.10.2022 tarihli ihtarname ile aboneliği 31 Aralık 2022 tarihi itibari ile sonlandırmak isteğini ve sözleşmenin yenilenmeyeceğini ihtar etmesi sonrası sözleşmenin yerine getirilme ve elektrik satışının başlanmasından 11 ay sonra, sözleşmenin bitimine bir ay kala 2.11.2022 tarihinde davalı şirkete mail yolu ile teminatın tamamlanması konusunda 3 günlük süre verildiğine dair ihtar gönderilmiş, bilahare sözleşme feshedilmiş ve takibe konu 1.02.2023 tarihl 930.000,00 TL “Ceza-i şart bedeli” açıklamalı (KDV'den istisna) e fatura düzenlenmiştir. Şu halde, sözleşmede güvence bedelinin sözleşme tarihini izleyen 7 iş günü içerisinde ulaştırılacağının düzenlenmesine rağmen davacı şirket tarafından sözleşmenin uygulanmasına geçilmiş olduğu, sözleşme süresince faturaların ödenmesine ilişkin ihtilaf bulunmadığı, sözleşmede şirket lehine ... tarafından 2.000.000.- TL değerinde kefaletin bulunduğu, davacı şirketin sözleşme süresince güvence bedeline yönelik ön koşulun sağlanmasını talep etme hakkını kullanmadığı halde, davalının sözleşmeyi yenilemeyeceğine ilişkin ihtarı sonrası güvence bedelini talep etmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı açıktır.Tüm bunlara göre, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine güvence bedelinin talep edilmesi ve bu nedenle sözlemenin feshi ile cezai şart faturalarının düzenlenmesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, sözleşmelerin devamı süresince davacı tarafından güvence bedelinin talep edilmediği anlaşılmasına göre mahkemece davacı şirketin, davalı tarafça güvence bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmenin fesih olunduğu varsayımıyla ceza-i şart isteminin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı tespitiyle kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanını esası hakkındaki kararın yerinde olduğu hukuki ve vicdani kanaatinde olmam nedeniyle, kötü niyet tazminatına ilişkin talep hakkında karar verilmemesi kısmı hariç olmak üzere sayın çoğunluğun gerekçe ve görüşüne katılmamaktayım. 19/12/2024