T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1644
KARAR NO: 2025/3193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2024
NUMARASI: 2023/326 E - 2024/959 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya ait adrese gidilerek davacı şirket çalışanları tarafından Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanakları düzenlendiği, tutanaklara göre kaçak elektrik kullanımının gerçekleştirildiğini, söz konusu tüketimlere ilişkin fatura tanzim edildiğini, ancak davalı tarafından ödenmediği davacı şirket tarafından icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket tarafından icra takibi ve borca itiraz edildiği, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek, %20 den aşağı icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalı yerleşim yeri dışında yetkisiz mahkemede açıldığı, görev yönünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği ifadesiyle zamanaşımı, yetki ve görev yönünden itiraz edildiği, müvekkilinin taşınmazları 2 yıl önce sattığını, kaçak elektrik kullanım tutanakları düzenlenirken usulsüzlük yapıldığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu kullanım satın alan kişiler tarafından gerçekleştirildiğine göre bedelden bizzat taşınmazı satın alan kişilerin sorumlu olduklarını, 28.12.2021-03.02.2022 tarihleri arasında daireyi kullanımları söz konusu olmadığı, kaçak kullanımın müvekkili tarafından değil yeni malikler tarafından yapılmış olduğunu, tapu kayıtlarının celbi ile bu kişilerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacıya kaçak elektrik kullanımı ve buna dayalı herhangi bir borç bulunmadığını, haksız fiilde kusur şartı arandığı ancak kendisinin kusuru bulunmadığını, satış ile tüm kullanım hakkı yeni maliklere geçtiğini, herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, sorumluluğun kendilerine ait olmadığını, icra takibinde 121.956,95 TL alacak talep edildiği, alacak bu tutarın fahiş olduğunu, yanlış hesaplandığını, aboneliğe ilişkin sayaç üzerinde laboratuvar üzerinde inceleme yapıldığında sayacın arızalı olduğunun tespit edilebileceğini, bahse konu yerde müvekkilinin aboneliği ve bu aboneliğine ilişkin saat bulunduğunu, faturalar tek taraflı düzenlenmiş olup tek başına ispata elverişli olmadığını, davacının inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müvekkile gönderilmiş olan ödeme emri ile beraber herhangi bir ek gönderilmediği gibi kaçak elektrik kullanımına ilişkin herhangi bir aydınlatıcı bilgi de verilmediğini, borcun likit ve muayyen olmaması nedeniyle borcun kaynağı ve miktarı tespit edilemediği ve borca itiraz edildiğini, davacı tarafın iddialarının kötü niyetli olduğu ve davacının haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği ifade edilerek, haksız ve mesnetsiz davanın reddi, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkeme; somut verilere göre kaçak elektrik tespit tutanağının kapsadığı 28.11.2021 ile 03.02.2022 tarihleri arasında yapının halen şantiye statüsünde olduğu anlaşıldığından, şantiye elektrik tesisat abonesi olan davalının bu tüketimleri yaptığının kabulü gerektiği,davalının dava ve takip konusu 28/12/2021-03/02/2022 tarihleri arasında kaçak elektrik enerjisi tükettiği tutanaklarla tespit edilmiş olduğundan, bilirkişi tarafından mevzuat ve olaya uygun şekilde yapılan hesaplamaya göre de toplam 121.956,95 TL kaçak elektrik tüketiminin olduğu belirlendiği gerekçesiyle;"1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,2-Alacak likit olduğundan kabul edilen 121.956,95 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını,davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını,müvekkilinin 28.12.2021-03.02.2022 tarihleri arasında daireyi kullanımı olmadığından kaçak kullanımdan müvekkili değil yeni maliklerin sorumlu olduğunu, bahse konu alacaktan sorumlu olması ihtimaline binaen tapu kayıtları celp edilmeden, bu şekilde talebe rağmen davanın sonucuna etkili olacak önemli belgeler toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu,davalının müteahhit olduğu ve raporda bahsedilmeyen 29 aylık süreye ilişkin hiçbir görüntüye yer verilmediğini,davalının buna dair borcu olmadığını,tutanak tanıklarının tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerektiği,tutanak tanıklarının binada kim oturduğunu araştırmadan müteahhit adına kaçak tutanağı düzenlediklerini,faturaların tek taraflı düzenlendiğini, icra dosyasının celp edilmediğini,bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu,icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 119.845,12 TL asıl alacak, 1.789,69 TL gecikme faizi ve 322,14 TL KDV olmak üzere toplam 121.956,95 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda özetle;"Şantiye aboneliği bulunan tesisatın borcundan dolayı hizmetin kesildiği,ancak tüketim devam ettiğinden 03.02.2022 ve devamında çeşitli tarihlerde yükümlülükler yerine getirilmeden tesisata dağıtım şirketinin izni dışında müdahale edilerek açıldığı tespiti ile işlem yapıldığının görülmektedir.Davacı şirket çalışanları nezdinde tesisatta kesinti yapıldığı somut olduğundan ve olayın meydana gelişinden kesinti sonrası davacının izni ve bilgisi dışında tesisatta tüketim bulunduğu da sabit olmakla müdahale edildiği anlaşıldığından kaçak elektrik tüketimi gerçekleştiği somuttur.Tutanaklardan hesaplanacağı üzere dosyaya esas teşkil eden dönemde davacının 21.873,88 kWhtüketimi sayaç değerlerine göre tahakkuk ettiği anlaşılmaktadır. Dosyadan anlaşıldığı üzere davalı şirket tarafından şantiye tesis edilmiş bulunan yapıdaki tüketimlerin değişken olduğu, sağlıklı bir tüketim profili olamayacağı somuttur. Tüketimlerdeki değişkenlikler ve davalının dosyaya sunduğu beyanlar nezdinde mahkemenin inceleme yetkisine istinaden mahallin ... sokak görüntüleri ile durumu sorgulanmıştır.Elde edilen sonuçlara göre 2019 Kasım, 2022 Nisan ve 2023 Mart Ayı görselleri aşağıda ayrı ayrı görülmektedir. 2019 kasım, 2022 nisan ve 2023 mart ayı şantiye görsellerinin ... programı üzerinden incelendiğinde, şantiye sahasının 2019 yılında boş olarak göründüğü, 2022 yılı nisan ayındaki görüntüde bazı bağımsız bölümlerin kullanılmakta olduğu, yapının büyük oranda tamamlandığı ancak birçok boş kısım bulunduğu, yine zemin katında inşaat faaliyetlerinin devam ettiği, 2023 yılındaki görselde ise ikametlerin arttığı, yapım işinin büyük oranda bittiğinin söylenebileceği, yapının şantiye vasfından çıkmış olduğu,elektrik aboneliklerinin şantiye vasfından daimi hale gelebilmesi için yapının tamamlanarak yapı kullanma izin belgesi alınması, iç tesisat gerekliliklerinin yerine getirilerek başvuruda bulunulması gerekmektedir. Bu haliyle tutanak anında yapının daimi enerji almasına olanak olmadığı anlaşılmaktadır.Diğer taraftan dosyadan şantiye aboneliğinin davalı şirket adına alındığı da bellidir. Davacı şirket nezdinde mevcut durumda şantiye vasfı henüz ortadan kalkmamış olan tesisata yapılan işlemlerin davalı adına ikamet edilmesi doğaldır. Davalı dosyaya ilgili aboneliği kaçak tüketim tespiti öncesinde feshettiğine dair herhangi bir kayıt da sunmamıştır.Davalı hakkında başka kaçak tutanakları da bulunduğundan 2 kat uygulaması yapıldığı,bu değerlendirmeler ışığında davacı nezdinde yapılan iş ve işlemler yönünden bir hata bulunmadığı, kaçak tüketimin somut olduğu, davalının yapı ile ilişkisi yönünden maliklerine devredilip devredilmediği, ne zaman devredildiği, kaçak tüketime dair müdahalelerin (kesilen enerji açılması) davalı mı yoksa bina maliklerince mi yapıldığı konusunda dosyada davacı tespitlerinin aksine bir değerlendirmek yapmanın mümkün olmadığı görülmektedir.Davacı nezdinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitlerinin mevzuat uyarınca yapıldığı, kaçak elektrik tüketimi somut olduğu,kaçak elektrik tüketimi tespiti ile yapılan tahakkukların doğru olduğu, EPDK birim fiyatlarına göre belirlendiği belirtilerek ;18/03/2022 takip tarihi itibarıyla davacının 119.845,12 TL asıl alacak,1.789,70 TL işlemiş faiz ve 322,15 TL KDV olmak üzere toplam 121.956,97 TL alacaklı olduğu hususu hesap cetvelinde de açıklanarak hesaplandığı " belirtilmiştir. Bu durumda davalının şantiye aboneliği bulunduğu,tüketim borcunun ödenmemesi nedeniyle elektriğin kesildiği,buna rağmen elektrik kullanımının devam ettiğinin tespiti yanısıra davalı hakkında başka kaçak tespit tutanaklarının da düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı hakkında, dava konusu 03.02.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı haricinde 03.03.2022, 10.03.2022, 18.04.2022, 12.05.2022, 18.05.2022 tarihli dava konusu olmayan tutanaklarında mevcut olduğu,tutulan tutanakların 2019-2022-2023 dönemlerinin ... programı üzerinden görüntülendiği ve bu görüntülere göre bilirkişi tarafından değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.Davalının dava konusu yerde şantiye elektriği aboneliğinin bulunduğu,borcunu ödemediği için elektriğin kesildiği,daha sonra kaçak elektrik kullanıldığı,bu duruma dair başka kaçak tutanaklarının da tutulduğu,davalının şantiye olarak kullandığı bu yerdeki elektrik aboneliğini sonlandırmadığı,bu nedenle adına olan elektrik aboneliği sebebiyle kendisi yada başka fiili kullanıcıların kaçak elektrik kullanımından sorumlu olduğu kabul edileceğinden,davalının subuta ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalının faiz yönünden istinaf sebebi olmadığından bu konuda değerlendirme yapılmamıştır.Ayrıca kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan,alacak likit olmamasına rağmen mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve hukuka aykırı bulunduğundan,davalının buna dair istinaf talebinin kabulü gereklidir.Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun icra inkar tazminatı yönünden kabulü ile, karar HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar icra inkar tazminatı yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,2-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,3-Alınması gerekli 8.330,88 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.472,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.857,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.472,94 TL peşin harç toplamı olan 1.652,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.650,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,10- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 270,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025