T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/817
KARAR NO:2025/865
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/01/2025
NUMARASI:2024/527 D.İş E - 2024/544 K
DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:27/03/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanlarınca, borçlu şirketin kullanımında bulunan"... Fatih/İstanbul" adresindeki... hizmet numaralı tüketim noktasında , 22.10.2024 tarihinde yapılan denetimler sonucu " dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı" tespit edilmekle ... nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, bilahare bu tutanak gereğince Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı faturası ile 244806 kWh enerji tüketimi karşılığında 1.127.526,07 TL ve ... numaralı faturası ile 238190 kWh enerji tüketimi karşılığında 1.856,477,16 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, dava konusu fatura alacağının muaccel olduğunu, ancak ödenmediğini beyanla; İİK m. 257 md. Gereğince dava ve takip kesinleşinceye kadar, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 12.11.2024 tarihinde; "İhtiyati haciz talebinin Kabulü ile Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; (2.984.000,23.-TL) alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden (447.600,03-TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE" karar verilmiştir.Borçlu vekili 21.11.2024 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu faturaların tahakkuk ettirildiği elektrik sayacının, müvekkili şirketin iş yerinde bulunan ... tekil kod ve ... sözleşme hesap no.lu elektrik sayacı olduğunu, ... tarafından tahakkuk ettirilen elektik faturalarının düzenli olarak ödendiğini, müvekkili şirkete ait iş yerinde elektrik enerjisi ile çalışan 4 adet çamaşır makinesi,bir adet sanayi tipi silindir ütü ve aydınlatma lambaları mevcut olduğunu, 22.10.2024 tarihinde gelen davacı şirket çalışanlarının, elektrik sayacını kontrol edeceklerini söylediklerini ve sayacı kontrol edip gittiklerini, ancak dana sonra kaçak elektrik kullanıldığından bahisle ihtiyati haciz konusu faturaların düzenlendiğini, iş yerinin elektrik enerjisinin faturaların son ödeme tarihi dahi gelmeden kesildiğini, kaçak tespit tutanağının usule aykırı olarak düzenlendiğini, tutanakta müvekkili şirket yetkilisinin imzasının olmadığını, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını,zımnen kabul anlamına gelmeksizin, müvekkilinin iş yerinde ihtiyati haciz konusu kaçak elektrik faturalarındaki meblağ kadar kaçak elektrik enerjisi kullanımının fiziken de mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından elektrik enerjisinin açılması için ihtiyati tedbir başvurusunda bulunulduğunu ,İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/512 D.İş ve 2024/ 515 Karar sayılı dava dosyası ile teminat mukabilinde elektrik enerjisinin açılması için ihtiyati tedbir kararı verildiğini,mahkemece takdir olunan teminat bedelinin yasal süre içinde mahkeme veznesine depo edildiğini, müvekkili açısından kesinleşen bir borç bulunmadığını beyanla 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 09.01.2025 tarihli ara kararı ile " İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: 09.01.2025 tarihli ara karar borçlu tarafından istinaf edilmiştir.Borçlu vekili istinaf dilekçesinde;müvekkil tarafından hiçbir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, dava konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkeme- si'nin 2024/747 Esas sayılı dava dosyası üzerinden ihtiyati tedbir taleple menfi tespit davası açtık- larını, bu dosyaya müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanmadığına ilişkin tüm delillerin sunul- duğunu, alacaklı şirket tarafından tek taraflı olarak oluşturulan hukuki dayanaklardan yoksun tüm bel- gelere ve müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine süresi içinde itiraz ettiklerini, bu aşamada müvekkili yönünden kesinleşmiş bir borcun bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin mal kaçırma veya adres değiştirme ihtimalinin bulunmadığını, alacaklının da bir kamu kuruluşu olmadığını, müvekkili şirkete ait iş yerinde , çamaşırhane kısmında elektrik enerjisi ile çalışan 4 adet çamaşır makinesi , bir adet sanayi tipi silindir ütü ve aydınlatma lambalarının mevcut olduğunu, müvekkili şirkete ait iş yeri , bitişik iki adet binanın birleştirilmesi şeklinde kullanıldığını, bodrum katında bulunan çamaşırhane kısmının da bitişik iki adet binanın bodrum kısmında bulunan duvar açılarak birleştirildiğini, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını beyanla 09.01.2025 tarihli "ihtiyati hacize itirazın reddine " dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Talep ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen "itirazın reddi " kararının istinafına ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K).Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda;1... görevlilerince,borçlu şirketin "... Fatih/İstanbul" adresindeki ... hizmet numaralı tüketim noktasında , 22.10.2024 tarihinde yapılan denetimler sonucu " dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı" tespit edilmekle borçlu adına ... nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, tespit tutanağında borçlu şirketin unvanın yazıldığı, ancak tespit sırasında şirket yetkilisi/veya temsilcisi kısmına hazır olup olmadığı veya imzadan imtina edip etmediği hususunun yazılmadığı harici hatta bağlı cihazların dökümünün yapıldığı, abone engeli nedeniyle elektriğin kesilmediğinin belirtildiği,tespit anının video görüntüsü ile de kayıt altına alındığı,2.Bilahare iş bu tutanak gereğince, 04.11.2024 son ödeme tarihli ... numaralı faturası ile 244806 kWh enerji tüketimi karşılığında 1.127.526,07 TL ve ... numaralı faturası ile 238190 kWh enerji tüketimi karşılığında 1.856,477,16 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiği, 3.Söz konusu faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle alacaklı... vekilinin değişik yoluyla ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, 4. Mahkemece talebin kabul reddedildiği,redde dair bu kararın davacı tarafça istinafa getirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olay aboneli /harici hat ile sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullanımı şeklinde olup tutanak tarihi itibariyle ,borçlunun dava konusu mahalde harici hat ile sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullandığı ve bu nedenle davacıya borçlu olduğu hususu, kaçak tespit tutanağı, vergi levhası, hesap bülteni, faturalar, fotoğraflar ile yaklaşık olarak ispatlanmıştır.Borçlu tarafından dava konusu faturalar nedeniyle ihtiyati haciz kararına itiraz ve istinaf dilekçesindeki nedenlerle menfi tespit davası açıldığı ve bu davada elektriğin kesilmemesi yönünden tedbir kararı verildiği anlaşılmakta ise de, ...'ın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan alacağı muaccel olup rehin ile temin edilmemiştir.Ayrıca ilk derece mahkemesince takdir olunan % 15 oranındaki teminatın yatırıldığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, karşı taraf borçlunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Karşı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/03/2025