T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/311
KARAR NO: 2025/3093
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2024
NUMARASI: 2022/738 E - 2024/709 K
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 07/09/2022
BİRLEŞEN İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAH. 2023/8 E. SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 02/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin , Maltepe Mah. Gümüşsuyu Cad. ... Ceyhan Sitesi İç Kapı ... Zeytinburnu /İstanbul adresinde işlettiği tekstil baskı işyerini devraldıktan sonra elektrik aboneliğini devralan taraf ile aralarında olan güven ilişkisinden kaynaklı olarak bu güne kadar devralmadığını, belirtilen adreste 05.09.2022 tarihinde davalı şirket personelnin yaptığı denetim sonucunda ''R'', ''S'' ve ''T'' fazına ait akım faturasının S1 ile S2 arasında şönt yapıldığı gerekçesiyle elektrik bağlantısını kestiklerini, müvekkiline 06.09.2022 tarihinde kendisine gelen sms ile hakkında usulsüz kullanımdan dolayı ... Seri numaralı 15.09.2022 son ödeme tarihli 351.932,31 TL'lik fatura ve ... Seri numaralı 15.09.2022 son ödeme tarihli 310.575,76 TL'lik faturaların tahakkuk edildiğini öğrendiğini, yapmış olduğu başvuru üzerine kendisine usulsüz kullanım tutanağı düzenlendiğinin beyan edildiği, iş bu tutanağın usulsüz olduğunu, Müvekkilin iş yerinde gece ve gündüz kesintisiz faaliyet gösterecek şekilde kaçak fatura tahakkuk ettirildiği ancak iş yeri çalışma düzeni 09:00-18:00 saatleri arasında olduğunu, bu nedenle tam zamanlı olarak hesaplama yapılmasının kabul edilmediği, yönetmeliğe aykırı bir şekilde tutulduğu tespit edilen tutanağın iptali ile bu tutanağa dayanarak kesilen cezaların iptaline karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaate olması halinde keşif yapılarak müvekkilin iş yerinde bulunan hangi aletlerin ''R'', ''S'' ve ''T'' fazına ait akım faturasının S1 ile S2 arasında şönt yapılması nedeniyle beslendiğini tespiti ve bu aletlerin gerçek tüketim bedellerinin tespitini, ilgili fatura üzerinden hesap bilirkişisi marifeti ile inceleme yapılarak fazlaya ilişkin tutarlar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davalı müvekkil şirket personellerince, lüzum üzerine dava konusu mahalde yapılan kontrolde, sayaca müdahale edildiğinden şüphe edilmesi üzerine, öncelikle mahalde, 31/08/2022 tarihli Tespit Tutanağı tanzim edildiği ve akabinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. maddesi gereği, sayaç sökülüp yenisi ile değiştirilmek sureti ile mevcut sayaç incelemeye alındığı ve ekte sunacakları 31/08/2022 tarihli Sayaç Değiştirme Tutanağı tanzim edilmiştir. 01/09/2022 tarihli laboratuvar sonuç evraklarına göre, sayacın R,S,T fazlarına ait akım trafolarının S1 ve S2 uçları arasına şönt yapılmak sureti ile elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 05/09/2022 tarihli ve H/55374 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiği, davacının iddiasının aksine, ihtilaf konusu olayda a veya b bendi kapsamında değil, c bendi kapsamında bir kaçak elektrik kullanımı söz konusu olduğu, kaçak elektrik tutanağında yazılı olan elektronik cihazların güç bilgilerinin hatalı olduğunu ve 09:00 - 18:00 saatleri arasında faaliyet göstermesine karşın, davalı müvekkil şirket tarafından, iş yerinin gece ve gündüz faaliyet gösterdiğinin kabulü ciheti ile fatura tahakkuku yapıldığını iddia etmişse de işbu iddialar mevzuata ve somut olay ile mevcut delil durumuna tamamen aykırı olduğu, öyle ki H/553774 seri numaralı tutanağa istinaden, davalı müvekkil şirket tarafından, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/2,3; 44/1-2.b; 45/1-c,ç.1 ve 46/1-2 maddeleri ışığında, son işlem tarihi olan 01/09/2022 tarihi ile 03/06/2022 tarihi arasındaki 90 gün, 158,33 kw kurulu güç, 0,6 kullanma faktörü ve 8 saatlik çalışma süresi esas alınarak tespit edilen 68398 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 351.932,31 TL kaçak elektrik faturası ve 03/06/2022 tarihi ile kaçak elektrik kullanımının başlangıç tarihinin tespiti bakımından doğru bulgu ve belge niteliğinde olan ve de ekte sunacakları tüketim ekstrelerine göre, kaçak elektrik kullanımının başladığı tarih olan 07/10/2021 tarihi arasındaki 239 gün, 158,33 kw kurulu güç, 0,6 kullanma faktörü ve 8 saatlik çalışma süresi esas alınarak tespit edilen 181636 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 310.575,76 TL kaçak ek tüketim faturası tahakkuk edildiği, 09:00 - 18:00 saatleri arasında 9 saat faaliyet gösteren iş yeri için 8 saat üzerinden ve esasen davacı lehine olacak şekilde tespit ve tahakkuk yapıldığı, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Asıl davanın reddine,2-Birleşen davanın kabulü ile, a-Davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynı miktar ve koşulları ile devamına,b-İcra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, taraf vekilleri vekili istinaf etmiştir. ... istinaf katılma yolu iledir.1-Davacı-davalı Mahsun ... vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; Dosyada mevcut olan delillere göre, müvekkili aleyhinde verilen kararın hatalı olduğu, mahkemece hiç bir şekilde bilgi, belge araştırması yapmadan, ilgili hususlar değerlendirilmeden karar verildiği,müvekkilinin ,vergi levhasından da anlaşılacağı üzere 04.10.2022 tarihinde işe başladığı, yaklaşık 1 ay kadar işlettikten sonra söz konusu iş yerini 703699 kimlik numaralı Afgan Uyruklu şahsa bütünüyle devir ettiğini, iş yerinin bitiş tarihi 30.11.2021 tarihinde iş yerinin devir sebebiyle faaliyeti sonra erdiğini, devralan kişi ile aralarında olan güven ilişkisinden kaynaklı olarak daha sonra elektrik abonesini devir ederim düşüncesiyle bu güne kadar devretmediğini, hakkında düzenlenen tutanak usulsüz olup iptali gerektiği, EPTHY hükmüne göre müvekkil işyerinde düzenlenmesi gerekirken bilinmeyen bir yerde tutularak yönetmeliğe aykırı bir şekilde hazırlanmış olduğu, faturaları ve cezayı kabul etmemekle birlikte davalı şirket görevlilerinin hazırlamış oldukları tutanakta yazılı olan elektrikli aletlerin güç tüketimlerinin de tamamen yanlış olduğu, mahkemece ayrıntılı araştırma yapılmadan, tutanak mümizlerini tanık olarak dinlemeden, hükme elverişsiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğu, bilirkişinin raporunda şirket görevlilerinin hazırlamış oldukları tutanakta yazılı olan elektrikli aletlerin güç tüketimleri de tamamen doğru kabul edip hesaplamayı uygun bulduğunu,oysa müvekkilinin tekstil firmasında geçerli tutanakta yazılan techizatların bir kısmını kullanmamakta ve söz konusu tutanakta yazılan bir çok makine de olmamasına rağmen sorumlu memurlar tarafından iş yerinde varmış gibi yazarak ve her makinenin ne kadar watt tükettiğini de yazmış oldukları, müvekkilinin iş yerinde bilirkişi tarafından ve gerekirse tutanak münzimlerinin de keşif yapılarak aletlerin gerçek tüketim değerlerinin tespitini talep ettiklerini, eksik inceleme ile karar verildiği ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2-Birleşen dosya davacısı ... vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde ; "Müvekkil şirket tespit ve tahakkukları mevzuat gereği olup herhangi bir hata bulunmamaktadır.Karşı yan her ne kadar Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/1 maddesi gereği, a ve b bendi kapsamında yer alan kaçak kullanımlarının tespiti halinde, kaçak elektrik tespit tutanağının, mahalde düzenlenmesi gerektiğini ve fakat müvekkil şirket tarafından, mevzuata aykırı olacak şekilde, başkaca bir yerde düzenlendiğinden bahisle yok hükmünde olduğunu iddia etmişse de işbu iddia mevzuata ve somut olay ile mevcut delil durumuna tamamen aykırıdır. Öyle ki müvekkil şirket personellerince, lüzum üzerine dava konusu mahalde yapılan kontrolde, sayaca müdahale edildiğinden şüphe edilmesi üzerine, öncelikle mahalde, 31/08/2022 tarihli Tespit Tutanağı tanzim edilmiş ve akabinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. maddesi gereği, sayaç sökülüp yenisi ile değiştirilmek sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınmış ve dosya kapsamına sunulan 31/08/2022 tarihli Sayaç Değiştirme Tutanağı tanzim edilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde dosya kapsamına sunulan 01/09/2022 tarihli laboratuvar sonuç evraklarına göre, sayacın R,S,T fazlarına ait akım trafolarının S1 ve S2 uçları arasına şönt yapılmak sureti ile elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 05/09/2022 tarihli ve H/55374 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiştir... Ayrıca karşı yanın işyerine ait video ve fotoğraflar bulunmakta olup bu da işyerine gidildiğini göstermektedir. Kaldı ki, şüpheli sayacın karşı yanın işyerine gidilmeden kontrol edilmesi, sökülerek incelemeye gönderilmesi de mümkün olmayıp, bu dahi söz konusu işyerine gidildiğinin açık delili olup aksine beyan ve savunmanın kabul edilmesi mümkün değildir. .Birleşen dosya kapsamında verilen icra inkar talebimizin reddine ilişkin karar kaldırılarak icra inkar talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, karşı yan mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazı yerinde değildir. Ayrıca Yerleşik Yargıtay kararlarında da tanımlandığı üzere; alacağın gerçek miktarı belli ve sabitse veyahut borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likittir. Mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkil şirketimiz tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde kaçak elektrik tüketim bedelinin açıkça belirtilmiş olması alacağımızın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemimizin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermektedir. Kaldı ki davalı borçlu adına müvekkil şirket ekiplerimizce tahakkuk ettirilen faturada da borç miktarı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece icra inkar tazminatı talebimizin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,düzeltilmesi istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl dava , menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında ; Kaçak elektrik bedeli : 662.508,07 TL , Gecikmiş gün faizi : 2.760,45 TL , Faizin KDV si: 496,88 TL olmak üzere Toplam :665.765,40 TL üzerinden ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; 31/08/2022 tarihinde ... görevlileri tarafından Maltepe Mahallesi, Gümüşsuyu Cad. ..., Zeytinburnu-İstanbul adresindeki işyerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tutanak düzenlenmiştir.Mahkemece yargılamada bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi kurulu kök raporunda özetle ; " abonenin tükettiği güç ile sözleşmesinde belirtilen güç arasında büyük fark olmasından dolayı aboneye ait olan 3 adet akım trafosu sökülmüş ve teknik muayeneye gönderilmiştir. Muayene sonucunda akım trafolarının sekonder uçlarının şöntlenmiş olduğu tespit edilmiştir,Gerek tablodan ve gerekse tüketim fark eğrisinden görüldüğü üzere tüketimlerin 31/10/2021 tarihinden itibaren sürekli olarak yaklaşık aynı oranda düşmekte olduğu görülmektedir. Bunun nedeni ise akım trafolarına bağlanmış olan şönt direncin etkisidir. Burada lineer, yani doğrusal bir azalma görülmesi beklenemez, zira aboneye ait olan tüketim her ay iklim ve iş yoğunluğuna göre değişebilir. Ancak eğriye bakıldığında akım trafolarının kesinlikle şöntlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.Bu tür enerji tüketimi EPTH Yönetmeliğine göre sayacın eksik göstermesini sağlamak için akım trafolarına müdahale edilmek suretiyle yapılmış bir uygulama olduğundan Kaçak Enerji Kullanımı olarak değerlendirilmektedir. Faturalarda görülmekte olan endeks bilgileri doğrudur. Bu bilgiler (1.1) nolu belge olan KW bazında tüketim listesinde de yer almaktadır. Bu değerler heyetimiz tarafından kontrol edilmiştir.Sonuç olarak ; meydana gelen olayda davacının kullanmış olduğu enerjinin kaçak enerji olduğu, davalı ... tarafından hazırlanmış faturaların gerçeği yansıttığı, faturalar toplamının 667,215,03 TL olduğu, yapılan kaçak tahakkuk bülteni hesaplamasının doğru olduğu " şeklinde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi kurulunca kaçak ve ek kaçak tüketim bedelleri hesaplanmıştır.İtiraz üzerine alınan ek raporda aynı görüş tekrar edilmiştir.Bilirkişi kurulu raporu denetime elverişli olup,ilgili mevzuata göre ve yöntemince hazırlandığından hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Dosyadaki deliller itibarıyla ,mahallinde keşif yapılmasının ve tanık dinlenmesinin davaya katkı sağlamayacağı değerlendirilmiş olmakla,bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiş,asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Birleşen dava davacısının istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir . Somut olayda , kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olup,alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden alacak likit kabul edilemeyeceğinen , icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde hata bulunmamaktadır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Asıl dava yönünden;Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin asıl dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen dosya yönünden;Davacı ...'tan alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 45.478,43 TL nisbi karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.369,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.108,82 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masraflarının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/12/2025