T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1703
KARAR NO: 2026/1841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 02/04/2026
NUMARASI: 2026/147 Esas
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ
EDEN BİRLEŞEN DOSYA
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı ... .... Ltd. Şti ... vekili dava dilekçesinde; davacının, 18.12.2025 tarihli ... numaralı faturadan dolayı iddia edilen fatura tutarının şimdilik 18.000.000,00 TL'lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,yargılama süresince fabrika bünyesinde bulunan diğer 4735795995 numaralı sözleşme kapsamındaki elektrik enerjisinin kesilmemesi için İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 21. ATM 2026/280 E.sayılı davada davacı ... vekili tarafından dava dilekçesinde; müvekkili şirketin elektrik dağıtım lisansı sahibi olduğunu, dağıtım bölgesinde elektrik enerjisinin mevzuata uygun şekilde kullanımını denetlemekle yükümlü olduğunu, davalı ... ...şirketinin kullanımında bulunan Sultangazi/İstanbul adresinde yapılan denetim sonucunda kayıtsız sayaç üzerinden, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketildiği tespit edildiğini, bu tespit doğrultusunda... seri numaralı kaçak elektik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, buna bağlı olarak 18/12/2025 tarihli, ... numaralı 21.123.285,71 TL bedelli fatura tahakkuk edildiğini, söz konusu borcun davalılarca ödenmediğini buna ilişkin İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, sonrasında alınan ihtiyati haciz kararı ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında tatbik edildiği ve 18. İcra Müdürlüğü dosyasının da bu dosyada birleştirilerek takibin İstanbul 25. İcra Müdürlüğünden devam ettiğini, davalıların ihtiyati haczin kaldırılması başvurusu doğrultusunda İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince haksız olarak ihtiyati haczin kaldırıldığını, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında başlatılan ve İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında devam eden takibe yaptıkları itirazın tamamen iptalini, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle İİK 67 Maddesi uyarınca uygun görülecek icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin karşı taraftan olan vadesi geçmiş belirli ve rehinle temin edilmemiş 21.123.285,71 TL bedelli fatura alacağının tahsili için karşı tarafın taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde karşı taraf dinlenilmeksizin İİK m. 257 gereği öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, bu talebin kabul edilmemesi halinde mahkemece uygun görülecek teminata karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, bu talebimizin kabul edilmemesi halinde mahkemece uygun görüleceği teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Bu dosyanın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/147 Esas sayılı dava dosyasının HMK 166. Maddesi uyarınca birleştirilmesine 14/04/2026 tarihinde karar verilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/118 D.İş – 2026/118 K. sayılı ve 23/02/2026 tarihli kararıyla ayrıntılı ve gerekçeli biçimde incelenerek mahkemece; kaçak kullanımın varlığı bakımından yaklaşık ispat koşulunun karşılandığı, alacak miktarı yönünden ise — en muhafazakâr hesaplamayla (90 gün × 900 kW × 0,60 × 8,4 saat) — 408.240 kWh ve buna tekabül eden yaklaşık 6.334.060,00-TL asgari tutar bakımından yaklaşık ispatın mevcut olduğu, alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş bulunduğu; ayrıca şirket yetkilileri ...ve ... bakımından TMK m. 50/3 çerçevesinde müteselsil sorumluluğun yaklaşık ispat düzeyinde gösterildiği değerlendirilerek, ihtiyati haciz talebinin 6.334.060,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla KISMEN KABULÜNE ve bu tutarın %15'i olan 950.109,00-TL teminat karşılığında her üç kişi (şirket + iki gerçek kişi) yönünden İHTİYATEN HACZİNE karar verilmiştir.
Daha sonra
İstanbul 14. ATM nezdinde itiraz edilmiş; 14. ATM, 12/03/2026 tarihli kararıyla, menfi tespit davasının açıldığı, itirazın uyuşmazlığın esasını gören mahkemece inceleneceği belirtilerek dosyanın dosyayı esas yargılamayı yürüten İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (2026/147 E.) gönderildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince;
06/04/2026 tarihli ara kararı ile; bu menfi tespite dair dosyanın davacısı ... .... Ltd. Şti. yönünden; "Davalı tarafın tutanakları üzerine alacak miktarının belirlendiği, bu miktarın yargılama ve bilirkişi raporu ile değişebilme ihtimali olduğu, dolayısıyla alacak miktarının henüz belirlenebilir durumda olmadığı ve dosyada yaklaşık ispat için yeterli delil bulunmadığı' gerekçesiyle 14. ATM'nin ihtiyati haciz kararını kaldırılmasına " istinafı kabil olarak karar verildiği,
Birleşen ve davacı ... tarafından açılan itirazın iptali davasın da ise bu kez , birleşen dosya davalıları ...ve ... 'ın ihtiyati hacze itirazları nedeniyle 07/05/2026 tarihli mürafaa duruşmasında ihtiyati haciz kararının ...ve ... yönünden de kaldırılmasına istinafı kabil olarak karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş. ekiplerince, karşı taraf davacının kullanımındaki 'Cumhuriyet Mah. ... Cd. No:...Sultangazi/İstanbul' adresinde 17/12/2025 tarihinde gerçekleştirilen denetim neticesinde; karşı tarafın ikili anlaşma ve perakende satış sözleşmesi bulunmaksızın, dağıtım sistemine müdahale ederek, yasal usulüne uygun tesis edilmemiş (kayıtsız/mühürsüz) sayaç üzerinden elektrik enerjisi tükettiği tespit edilmiş; ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlenmiş ve buna istinaden 18/12/2025 tarihli, ... numaralı, 21.123.285,71-TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, (son ödeme tarihi: 29/12/2025)faturanın ödenmemesi ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması karşısında müvekkili şirketin karşı tarafın mal kaçırma ve adres değiştirme hazırlıkları yönündeki saha araştırmasını da gerekçe göstererek İİK m. 257 vd. uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunduğu,talep, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/118 D.İş – 2026/118 K. sayılı ve 23/02/2026 tarihli kararıyla ayrıntılı ve gerekçeli biçimde incelenerek mahkemece; kaçak kullanımın varlığı bakımından yaklaşık ispat koşulunun karşılandığı, alacak miktarı yönünden ise — en muhafazakâr hesaplamayla (90 gün × 900 kW × 0,60 × 8,4 saat) — 408.240 kWh ve buna tekabül eden yaklaşık 6.334.060,00-TL asgari tutar bakımından yaklaşık ispatın mevcut olduğu, alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş bulunduğu; ayrıca şirket yetkilileri ...ve ... bakımından TMK m. 50/3 çerçevesinde müteselsil sorumluluğun yaklaşık ispat düzeyinde gösterildiği değerlendirilerek, ihtiyati haciz talebinin 6.334.060,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla KISMEN KABULÜNE ve bu tutarın %15'i olan 950.109,00-TL teminat karşılığında her üç kişi (şirket + iki gerçek kişi) yönünden İHTİYATEN HACZİNE karar verildiğini,müvekkili şirket hükmedilen 950.109,00-TL teminatı ...A.Ş. Şişli Hürriyet Mahallesi Şubesi'nce düzenlenmiş 26/02/2026 tarih ve... numaralı kesin ve süresiz banka teminat mektubu ile yatırmış (EK-1); kararın infazı için süresinde icra müdürlüğüne başvurduğu,ihtiyati haciz kararının infazıyla başlatılan ve İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında devam eden takibe karşı yapılan itiraz üzerine, müvekkili şirketçe itirazın iptali davası açılmış; bu davanın(İstanbul 21. ATM 2026/280 E. – 2026/318 K.) işbu mahkeme dosyası (2026/147 E.) ile birleştirildiğini,ihtiyati haciz kararına karşı karşı taraf davacı vekilince İstanbul 14. ATM nezdinde itiraz edilmiş; 14. ATM, 12/03/2026 tarihli kararıyla, menfi tespit davasının açılmış olması karşısında itirazın uyuşmazlığın esasını gören mahkemece inceleneceği yorumuyla dosyayı esas yargılamayı yürüten İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (2026/147 E.) gönderildiğini ,İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise iki aşamalı biçimde, ilk olarak, 06/04/2026 tarihli ara kararıyla yalnızca davacı ... ... yönünden; 'davalı tarafın tutanakları üzerine alacak miktarının belirlendiği, bu miktarın yargılama ve bilirkişi raporu ile değişebilme ihtimali olduğu, dolayısıyla alacak miktarının henüz belirlenebilir durumda olmadığı ve dosyada yaklaşık ispat için yeterli delil bulunmadığı' gerekçesiyle 14. ATM'nin ihtiyati haciz kararını kaldırmış,ardından, karşı taraf davacı vekilinin 14/04/2026 tarihli dilekçesiyle aynı talebi birleşen dosya davalıları ...ve ... bakımından da ileri sürmesi üzerine, 07/05/2026 tarihli mürafaa neticesinde 12/05/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla — şirket yönünden verdiği kaldırma kararındaki ile birebir aynı, soyut gerekçeyi tekrar ederek — ihtiyati haczi bu kez ...ve ... yönünden de kaldırdığını,bubirleşik istinaf dilekçesi, her iki ara karara da yönelik olmak üzere her iki karar da; İİK m. 257-265 hükümlerine, HMK m. 389-390 gerekçesinde vurgulanan yaklaşık ispat ölçüsüne, dosyadaki somut delillere ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına açıkça aykırı olduğundan ihtiyati hacizlerin kaldırılma kararlarının kaldırılmasına ve yeniden her iki dosya yönünden ihtiyati haciz kararlarının devamına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı itirazın iptali ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
Talep eden tarafça 31.12.2024 tarihinde yapılan kontrollerde davacının ... kaçak tutanağı ile EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi mevzuata aykırı şekilde kaçak elektrik tüketimi yapıldığı tespit edilerek; davacıya karşı ekte sunmuş olduğumuz faturalara istinaden 13-01-2025 son ödeme tarihli 131.102.40- TL bedelli kaçak Tüketim faturası ve 1.062.613.93 TL kaçak elektrik ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini belirterek ,talebin kabulü ile toplam 1.193.716,33-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
"Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954
sayılı ilamları da aynı yöndedir.)
Güncel Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı nedeniyle koşulları bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz talep eden elektrik dağıtım şirketi olan alacaklının kaçak tespit tutanaklarına dayanarak yaptığı hesaplama kapsamında tahakkuk eden fatura alacağına dayalı talepte bulunmaktadır. Sunulan kaçak tespit tutanağı, hesap bülteni gibi belgelerin takdiri delil niteliğinde olduğu, gerek kaçak kullanım gerekse süre, gerekse alacağın miktarı yönünden ispat yükünün talep eden üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunun yukarıda açıklandığı, bu haliyle takibe konu alacağın miktar olarak varlığının yargılama aşamasında sunulan deliller ve bilirkişi raporuyla belirleneceği, gelinen aşamada takip konusu alacağın yaklaşık olarak ispatlanamadığını kabul zorunludur. Yukarıda yer verilen Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında esasen aynı ilkeler benimsenmiş olup somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğinin belirtilmiş olduğu, talep eden tarafından alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olduğu, uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktarın yargılamaya muhtaç olduğu açıktır. Borçluların kaçak kullanım yaptığının kabulü halinde dahi talep edilen alacak miktarının tek taraflı düzenlenen belgelere dayalı olması nedeniyle yargılama sonunda belirlenecektir.
Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmüş, talep eden delil olarak kaçak zabıt tutanağı,tanık, fatura, hesap bülteni kaydına dayanmıştır.
Talep eden tarafından dayanılan kaçak tespit tutanağı yukarıda açıklandığı üzere aksi sabit oluncaya dek geçerli olan belgelerden değildir. Bunun sonucu olarak sunulan mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir.
Alacağın varlığını " yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu kaçak kullanım ve kullanım sonucu tahakkuk edecek miktar yargılamaya muhtaçtır. Talep eden borçluların kaçma ve borçtan mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de borçluların taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia harici başkaca delil de sunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı halde talebin reddine karar verilmesi gerekirken,gerek ... .... Ltd. Şti.ve gerekse ...Ve ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ,sonrasında ihtiyati hacze itirazların kabulüne karar verilerek ... .... Ltd. Şti.ve ...Ve ... hakkında ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin karar verilmesinde aykırılık bulunmamıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/06/2026
GEREKÇE MUHALEFETİ
İhtiyati haciz talep edenin kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle yoluyla ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.
2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;
“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir.
Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlen- memesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getiril- memekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954
sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
İhtiyati haciz talep edenin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'- nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle" kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden,alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahke- menin, 'ölçülülük ilkesi'ne uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği" belirtilmiştir.
Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükü ihtiyati haciz talep eden üzerindedir. Elektrik dağıtım şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir video kayıtlarına dayanmıştır.
1.Alacağın dayanağını oluşturan 17/12/2025 tarihli ... nolu tutanağın ... çalışanları tarafından,... ... 'ın davalı borçlunun kullanımında bulunan ... üretim sanayi olarak faaliyet gösteren iş yerinde EPDK 42/1-a gerekçesiyle düzenlendiği, tespit anında borçlunun hazır bulunduğu, ancak tutanağı imzadan imtina ettiğine dair bir açıklamaya ve borçlunun her hangi bir beyanına yer verilmediği görülmüştür.
2.Dosyada yapılan incelemede;Kradeniz ... Ayne Limited Şirketi tarafından ... aleyhine menfi tesbit davası ikame edildiği,davalı şirket ve yetkilileri olduğu beyan edilen şahıslar hakkındaki alacağın yargılamaya muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede; dava konusu kaçak kullanım ve buna bağlı alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut durum itibariyle ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sonucu itibariyle doğru çoğunluğun kararına iştirak etmekteyim. 25/06/2026