T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1657
KARAR NO: 2026/1726
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/04/2026
NUMARASI: 2026/389 D.iş - 2026/398 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 16/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket yetkilileri tarafından 12.02.2026 tarihinde yapılan kontrollerde : "Şirketimiz bilgisi dışında dağıtım sistemine doğru- dan bağlantı yaparak, şirketimiz kayıtlarında olmayan bir sayaçla tüketim yaptığınız tespit edilmiştir.(THY 42-1-a bendi kapsamı)" gerekçesiyle borçlu şirket adına Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanak gereğince 839.685,87 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, fatura ödenmediğinden İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı şirket ve yetkisi aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin alacağının muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, kaçak elektrik tahakkuk hesap detayına ilişkin fatura ve kaçak kullanıma konu tesisat ve sayacın fotoğraflarının dilekçe ekinde sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer ihtiyati haciz koşullarının da oluştuğunu beyanla borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına haciz konulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin borç- luya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce 10.04.2026 tarihinde ; "kaçak elektrik kullanma iddiasının haksız fiil niteliğinde olduğu, tutanak resmi belge niteliği arz etmediği, alacağın varlığı ve miktarına,ayrıca karşı tarafın mallarını gizlemeye ve kaçırmaya matuf eylemine ilişkin de somut hiçbir delil sunulmadığı, yaklaşık ispatın sağlanmadığı" gerekçesi ile TALEBİN REDDİNE karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: ara karar ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde: Davalı şirketin kaçak elektrik tüketimine ilişkin tutanak, fatura ve fotoğrafların dosyaya sunulduğunu yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.
2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:
" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;
“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Dosya kapsamından;
1- ... çalışanları tarafından " Kavakpınar Mh. ... Cd. No: ... /Pendik " adresinde 12.02.2026 tarihinde yapılan kontrollerde : "Şirketimiz bilgisi dışında dağıtım sistemine doğru- dan bağlantı yaparak, şirketimiz kayıtlarında olmayan bir sayaçla tüketim yaptığınız tespit edilmiştir.(EPTHY 42-1-a bendi kapsamı)" gerekçesiyle borçlu şirket adına ... nolu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlendiği,
2.) Bu tutanak gereğince 839.685,87TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiği,
3.) Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul Ana 16. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası üzerinden 07.04.2026 tarihinde takip başlatılarak asıl alacak ,işlemiş faiz ve KDV'den ibaret toplam 888.152,54 TL alacağın tahsilinin talep edildiği,
Borçlu ...'u temsilen vekilinin İcra Müdürlüğü'ne sunduğu 20.04.2026 tarihli dilekçe ile " Müvekkilin alacaklı görünen şirkete herhangi bir borcu bulunmamaktadır." diyerek takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itirazda bulunduğu ve takibin durdurulmasını talep ettiği, adı geçen borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği,
Borçlu şirkete 09.04.2026 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen ,itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mevcut duruma göre, borçlu şirket yönünden takibin kesinleştiği ve icrai haczin mümkün olduğu, bu nedenle ihtiyati haciz talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı,
Borçlu ... yönünden ise kaçak kullanım olgusunun ve adı geçen borçlunun sorumluluğunun yargılamaya muhtaç olduğu,yaklaşık ispatın sağlanmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/06/2026