T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1307
KARAR NO: 2026/1396
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2026
NUMARASI: 2026/114 E - 2026/111 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 12/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket görevlilerince 27.12.2025 tarihinde yapılan kontrollerde, karşı taraf ...Ticaret Limited Şirketi'nin kullanım yerinde, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1(b) maddesi kapsamında perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edil- diğini, ... seri numaralı kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, 08.01.2026 son ödeme tarihli 11.654.562,18 TL bedelli kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine karşı taraflar aleyhine İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyanla, borçluların toplam 12.379.009,76 TL alacak üzerinden borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce: Kaçak kullanım türünün yönetmeliğin 42/1(b) maddesine uyduğu, başlangıç tarihinin belgesel dayanağının bulunmaması nedeniyle, mevzuattaki en düşük varsayılan süreye kıyasen 90 gün süre uygulandığı, günlük çalışma saati otel işletmesi için mevzuata uygun olan 10 saat olarak alındığı, bu parametrelerle hesaplanan asgari tüketim miktarının: 90 gün × 274,725 kW × 0,60 × 10 saat = 148.351,5 kWh olarak tespit edildiği,dosyadaki faturada 712.087 kWh tüketim için 11.654.562,18 TL tahakkuk ettirildiği, katsayılı birim fiyatın yaklaşık 16,37 TL/kWh olduğu, asgari tüketim miktarı üzerinden orantılı hesaplama yapıldığında: 148.351,5 kWh / 712.087 kWh × 11.654.562,18 TL ≈ 2.428.000,00 TL tutarında bir asgari alacağın varlığı, mevzuata uygun en düşük parametrelerle dahi yaklaşık olarak ispat edilebilir durumda olduğu ,nihai alacak miktarının yargılama aşamasında kesinleşeceği,ancak bu taban tutar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine uygun olacağı" gerekçesi ile ,
"İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
a) ... açısından eylem tarihinde diğer karşı taraf ...Ticaret Ltd. Şti.'nin yöneticisi olduğuna ilişkin delil ibraz edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
b) Talebin karşı taraf ...Ticaret Ltd. Şti. açısından ise kısmen kabulü ile 2.430.000,00 TL üzerinden yukarıda yazılı belgeler nedeni ile yine yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı borçlunun, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde, yukarıda yazılı teminatın yatırılması koşulu ile menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE " karar verilmiştir.
Borçlular /davalılar vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı 26.03.2026 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Asıl karar davacı, ek karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Davalı yanın müvekkili kurumun dağıtımını sağla- dığı elektriği kaçak kullandığı hususunun dava dilekçesine ekli kaçak tespit tutanağı, görüntüler, kaçak tahakkuk hesap bülteni ve faturalardan kesin olarak anlaşıldığını, kanunun öngördüğü şekilde ala- cağın ve haciz sebeplerinin net olarak ortaya konulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, har iki borçlu yönünden ve talep konusu alacağın tamamını kapsar şekilde talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken,davalı şirket yönünden kısmen kabul , diğer davalı yönünden red kararı veril- mesinin isabetsiz olduğunu beyanla asıl kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dosyada, yalnızca bir “kaçak kullanım iddiası” bulunmakta olup, bu iddianın müvekkile atfedileceğini gösteren hiçbir objektif verinin bulunmadığını, somut olayda söz konusu kaçak elektrik kullanımının asıl sorumlusu, taşınmazın inşa sürecinden ve elektrik tesisatının kurulumundan doğrudan sorumlu olan müteahhit olup müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini,müvekkili şirket hakkında verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağını güvence altına almak amacıyla -değişik işyolu ile- ihtiyati haciz talep etmiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz talebi, davalı şirket yönünden (kısmen) kabul edilmiş, diğer borçlu yönünden reddedilmiş,sonrasında borçlu şirketin ihtiyati haciz kararına itirazı da reddedilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE ilişkin asıl karar ..., itirazın iptaline ilişkin ek karar ise borçlular vekilince istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.
2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,
Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;
“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.
Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.
Dosya kapsamından;
1-... çalışanları tarafından davalı şirketin " Boyalık Mh. ... Sk. No: .. Çatalca İlçesi, ... Çiftliği Arnavutköy/İstanbul" adresinde faaliyet gösteren ... Otel isimli mahalde 27.11.2025 tarihinde yapılan kontroller sonucu "EPTHY'nin 42/1-c md. Gereğince sayaca müdahale edilerek tüketim hiç kaydedilmeden elektrik kullanıldığı" gerekçesi ile ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ,
2- Tutanak gereğince, borçlu adına 08.01.2026 son ödeme tarihli 11.654.562,18 Tl bedelli faturanın tahakkuk olunduğu ,
3- Fatura bedelinin son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine İst. 37. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmış ise de, UYAP ortamında yapılan incelemede ödeme emrinin tebliğine ilişkin evrak ve borçluların itiraz dilekçe- lerinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
Hali hazırdaki durum itibariyle, davalı şirket yönünden yaklaşık ispat sağlanmış olup mahkemece 2.430.000,00-TL alacak üzerinden verilen ihtiyati haciz kararı ölçülülük ilkesine uygundur.
Ayrıca diğer borçlu ...'in sorumluluğu yargılamaya muhtaç olup mevcut durum itibariyle ... yönünden yaklaşık ispat ve diğer ihtiyati haciz koşulları mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle, ...'ın asıl karara, borçlular vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md .gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davalıdan alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/05/2026