T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1617
KARAR NO: 2026/1724
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2026
NUMARASI: 2026/354 E
DAVANIN KONUSU: ALACAK
KARAR TARİHİ: 16/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında elektrik tedarikine ilişkin sözleşme akdedildiğini, davalının müvekkili şirketin kendisine sağlamış elektriğin tüketim bedelini ödemediğini beyanla faturaya dayalı 209.380,00 TL alacağın fatura bedellerinin son ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca yıllık değişen oranlarda gecikme faizi ve faizin %20 KDV'si ile davalıdan tahsilini, alacağı teminen borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslar- daki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Davalı ; dava dilekçesinin UETS vasıtasıyla tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nce: mevcut delil durumu itibariyle alacak yaklaşık olarak ispat edilemediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Dosyaya sunulan elektrik abonelik sözleşmesi, faturalar ve kurum kayıtları ile yaklaşık ispatın sağlandığını, müvekkilinin alacağının muaccel oldu- ğunu, rehin ile temin edildiği, ihtiyati hacze ilişkin yasal koşulların mevcut olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.
İİK 257.maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zama- nında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“ Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşul- ları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul 2004, s. 883).
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
Somut olayda, dava konusu alacağın, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen normal tüketim faturalarından kaynaklandığı, abonelik sözleşmesinin ve fatura örneklerinin dosyaya sunulduğu, fatura bedeli muaccel olmasına rağmen son ödeme tarihinde ödenmediği, ayrıca alacağın rehin ile temin edilmediği, yaklaşık ispatın sağlandığı, diğer ihtiyati haciz koşullarının da mevcut tespit edilmekle, "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE" karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile "TALEBİN REDDİNE" karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararın kaldırılmasına tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/ 1-b-2 md gereğince aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1- İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE, davalı borçlunun 209.380,00 TL alacağı karşılamaya yeterli taşınır , taşınmaz malları ile, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,
2- Takdir olunan %15 oranındaki teminatın İlk Derece Mahkemesi'nce tahsiline
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/06/2026