T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1873
KARAR NO: 2026/2037
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 06/05/2026
NUMARASI: 2025/819 Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Değişik iş dosyasında talep eden aynı zamanda dosya davacı vekili, İstanbul 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/6 D.İş Dosyasına sunduğu 06.11.2024 harç tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Katip Kasım Mah. ... Cad. No:....Fatih / İTANBUL" adresinde mevcut ... durağında bulunan ... Hizmet/Tekil Kod ve ... Sözleşme hesap no.lu elektrik sayacının abonesi olduğunu, müvekkilinin ... tarafından kendisine tahakkuk ettirilen elektrik faturasını düzenli olarak ödediğini, dava konusu mahalle gelen davalı şirket çalışanlarının, elektrik sayacını kontrol edeceklerini söylediklerini ve sayacı kontrol edip gittiklerini ancak dava konusu faturaların müvekkiline SMS olarak gelince müvekkilinin, aleyhine tutanak tutulduğunu öğrendiğini, müvekkili aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlediklerini, tutanakta müvekkilinin imzası olmadığını, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen dava konusu kaçak elektrik faturalarının her türlü hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine düzenlendiğini, müvekkili aleyhine düzenlenen dava konusu kaçak elektrik faturaları incelendiğinde işbu faturaların usul ve yasalara aykırı olarak düzenlendiğinin çok açık bir şekilde görüldüğünü, müvekkiline ait işyerine gelen davalı şirket çalışanlarının usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak/Usulsüz Elektrik Tutanağı adı altında bir belge düzenlediklerini, akabinde de müvekkili aleyhine dava konusu iki adet kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını beyan ederek müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen 11.11.2024 son ödeme tarihli 209.734,22 TL bedelli ve 11.11.2024 son ödeme tarihli 127.294,66 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı müvekkilinin abonesi olduğu ... Hizmet/Tekil Kod ve ... sözleşme hesap no.lu elektrik sayacına uygulanacak elektrik enerji kesilmesi işlemlerinin mahkemece takdir olunacak teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/6 D.İş Dosyasında mahkemece;
11.11.2024 tarihli Değişik İş Kararı ile;
"1-Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile talep eden ... adına ... Hizmet/Tekil Kod ve ... sözleşme hesap numaralı abonelik ve Katip Kasım Mah. ... Cad. No:... ...Fatih/İstanbul adresindeki 11.11.2024 son ödeme tarihli 209.734,22 TL bedelli ve 11.11.2024 son ödeme tarihli 127.294,66 TL bedelli olmak üzere toplam 337.028,88 TL üzerinden %15 'i oranında (50.554,33 TL.) oranında HMK 392 ve HMK 87.maddelerine göre nakit veya kesin süresiz banka teminatının, kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde davacı tarafça yatırılması kaydıyla bu faturalarla ve dava konusu adresle sınırlı olmak kaydıyla, elektriğin kesilmesinin önlenmesine,
2- Teminat yatırıldığında kararın infazı için karşı taraf ... 'a müzekkere yazılmasına" dair itirazı kabil olarak 11.11.2024 tarihinde karar vermiştir.
Karara ... vekili tarafından itiraz edildiği,mahkeme tarafından 06/05/2026 tarihli duruşmada
"1-Davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine,
2-İşbu ara kararın taraflara tebliğine" dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilmiştir.
Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkemenin görevli olmadığını ,dava konusu yerin ...olduğu gözetilerek görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu,davacının kaçak elektrik kullandığını,bu nedenle davacı hakkında kaçak tahakkuku yapıldığını,tahakkukların mevzuata uygun olduğunu,ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını,teminatın %100 alınması gerektiğini, davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,kaçak tahakkuk bedeli yönünden menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."
Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.
Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu yer işyeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davalının elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/07/2026