T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/871
KARAR NO: 2026/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2024
NUMARASI: 2022/804 E - 2024/709 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
BİRLEŞEN İSTANBUL BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/614 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: İtiraz İptali
KARAR TARİHİ: 07/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, davalı şirketle aynı çatı altında faaliyet gösteren ve grup firması .... Sat. A.Ş. ile arasında Durak mah. T.T. işl.md....... apt.no... Lüleburgaz - Kırklareli adresinde faaliyet gösteren müvekkiline ait işletmesinin elektrik ihtiyacının satın alınması için 17.04.2020 tarihinde Elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, her yıl otomatik olarak yenilenen ve ... müşteri numarası alınarak yapılan söz konusu sözleşmenin 12 ay taahhütlü olduğunu, taahhüt süresinin 31.05.2023 tarihinde bitecek olup, aboneliğin devam ettiğini, sözleşme devam ederken davalı firma ile yapılan görüşme ile müvekkilin 2. işyeri olan ... mah. ... cd. no:..., Esenyurt/İstanbul adresindeki işletmenin de elektrik aboneliği için anlaşılarak 30.05.2022 tarihinde 2. sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmede farklı bir müşteri numarası verilmemiş aynı müşteri numarası üzerinden 2. bir sözleşme yapılmış olduğu, 2. Sözleşme ile Esenyurt adresindeki işletmenin elektriğini sağlamakta olan ...A.Ş. nin aboneliğinin 31.08.2022 bitmesi ile davalının bu aboneliği devralacağı ve davalı ile olan sözleşmenin yürürlük tarihinin ...A.Ş. Aboneliğinin bittiği tarih olarak kararlaştırıldığını, davalı ile yapılan bu sözleşmenin ...'nin sözleşmesi bittiği gün yürürlüğe gireceğini ve sistemin bu tarih itibari ile davalı tarafından devralınacağını, davalının önceki tedarikçi ... sözleşmesi bitmeden sistemi devralmak için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği çerçevesinde ve müvekkili aleyhine olacak şekilde devir işlemlerine başladığını, ...A.Ş. nin müvekkilini uyarması ve sözleşmesinin devam ettiğini belirtmesi üzerine, müvekkilinin davalı ile görüşerek yapılan işlemin anlaşmaya aykırı olduğunu belirtmesi üzerine davalı tarafın hiç bir gerekçe göstermeksizin ve bildirimde bulunmaksızın 21.09.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 858.098,41 TL bedelli e-faturayı keşide ederek müvekkilin cayma bedeli adı altında borçlandırıldığını, söz konusu faturaya 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, davalı şirket ile yapılan bir çok görüşme de sonuçsuz kaldıktan sonra davalı şirketçe bu kez de 03.11.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 331.319,67 TL bedelli e-faturayı düzenleyerek müvekkiline tebliğ edildiğini, bu faturaya da yine noterlik ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, bahsi geçen faturanın ilk aboneliğe ait olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 1 ay önceki faturası 1.993 TL iken bu faturanın 331.319 TL olmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağını, dolayısı ile her ikisine de itiraz edildiği ve iade edilen gerek cayma bedeli faturasından ve gerekse de 2022/10. Ay faturasından davalıya her hangi bir borcunun olmadığını, müvekkili ile davalı arasında sözleşme imzalanırken müvekkilden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kaşeli ve imzalı olarak ve tamamen boş şekilde ve tarihsiz olarak alınmış sözleşmeye aykırı olarak doldurularak PYS sistemine yüklendiğini, o belge üzerindeki yazıların ve tarih kısımlarının incelenmesi halinde müvekkilinin eli ürünü olmadığı anlaşılacağını, bunun yanında bu belgeyi düzenlemenin, bir önceki Tedarikçi ile yapılan sözleşmenin 2 ay erken bitirilmesinin, ve yine başka bir kurum ile sözleşeme var iken yeni bir sözleşeme yapılmasının, kısacası davalı ile yapılan sözleşmenin hüküm ve sonuçları kesinlikle anlatılmadığı ve müvekkil yönetmeliğin aradığı şekilde bilgilendirilmediğini, bunların hepsinin üzerine müvekkilden boş ve tarihsiz olarak alınan bir evrak üzerine sonradan tarih eklenerek mağduriyet yaratıldığını, ödemenin ilk kesilen fatura ilk ödenir mantığı içerisinde sisteme yüklendiğinden 1. Fatura ödenmeden 2. Faturanın ödenemediğini, müvekkilinin itiraz edilenler dışındaki 1 adet normal faturayı ödemek için davalı kurum ile konuyu görüştüğünü, sistemden ödenemediği karşı tarafa iletilmiş olduğunu, ancak sistem haricinde ödeme kabul etmediğini, bu hali ile şu anda itiraz edilen 1.fatura, İtiraz edilmeyen ve ödenmek istenen 2. Fatura ve yine itiraz edilen 3. Fatura olmak üzere müvekkilin 3 adet faturası olduğunu, mevcut durumda sistemde 3 adet faturanın ödenmediği görüldüğünden müvekkilin işletmesinin elektriği kesilme aşamasına gelmiş davalı tarafça da bu hususun müvekkiline sözlü olarak bildirildiğini, bu nedenlerle 21.09.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 858.098,41 TL bedelli fatura ile 03.11.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 331.319,67 TL bedelli faturalar yönünden müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine,haksız ve kötüniyetli davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Merkezi Takip Sistemi 2023/176063 Esas sayılı dosya kapsamında takibe konu faturanın dayandığı abonelik sözleşmesinde görüleceği üzere davalı borçlu işbu abonelik sözleşmesini ticari faaliyetine ilişkin olarak ve ticari abonelik adı ile imza altına aldığını, davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 5 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sistemi 2023/176063 E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının bu dosyada tüm alacak miktarına, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, ... A.Ş.den ve ...'tan talep edilecek sayaç okuma ve PMUM kayıtlarının incelenmesi ile davalının itirazlarının haksız olduğunun anlaşılacağını, davalının müvekkili şirket tarafından SMS ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini beyanla, davalının takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketle aynı çatı altında faaliyet gösteren ve grup firması .... Sat. A.Ş. arasında Durak mah. ..md....... apt.no... Lüleburgaz ... Kırklareli adresinde faaliyet gösteren müvekkile ait işletmesinin elektrik ihtiyacının satın alınması için 17.04.2020 tarihinde Elektrik Abonelik sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme devam ederken davalı firma ile yapılan görüşme ile müvekkilin 2. iş yeri olan ... mah. ... cd. no:... Esenyurt/İstanbul adresindeki işletmenin de elektrik aboneliği için anlaşılarak 30.05.2022 tarihinde 2. bir sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşmede farklı bir müşteri numarası verilmemiş aynı müşteri numarası üzerinden 2. bir sözleşme yapıldığını, 2. sözleşme ile ... mah. ... cd. no:... Esenyurt/İstanbul adresindeki işletmenin elektriğini sağlamakta olan ...A.Ş. nin aboneliğinin 31.08.2022 bitmesi ile davalının bu aboneliği devralacağı ve davacı ile olan sözleşmenin yürürlük tarihi ...A.Ş. aboneliğinin bittiği tarih olarak kararlaştırıldığını, yani davacı ile yapılan bu sözleşme ... sözleşmesi bittiği gün yürürlüğe girecek ve sistem bu tarih itibari ile davalı tarafından devralınacağını, hal böyle iken davacı önceki tedarikçi ... sözleşmesi bitmeden sistemi devralmak için Elektrik Piyasası Dengeleme Ve Uzlaştırma Yönetmeliği çerçevesinde ve müvekkilin aleyhine olacak şekilde devir işlemlerine başladığını, ...A.Ş. nin müvekkili uyarması ve sözleşmesinin devam ettiğini belirtmesi üzerine müvekkil davacı ile görüşerek yapılan işlemin anlaşmaya aykırı olduğunu belirtmesi üzerine davacı taraf hiç bir gerekçe göstermeksizin ve bildirimde bulunmaksızın 21.09.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 858.098,41 TL bedelli e-faturayı keşide ederek müvekkili cayma bedeli adı altında borçlandırdığını, müvekkilin iradesine aykırı olarak taraflar arasında konuşulan tarihten önce tedariğe başlanması ve müvekkilin eski tedarikçiye karşı zor durumda bırakılmasının kabul edilebilir bir davranış olmadığını ve davalının kusurlu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;
1-Asıl davada, davanın kısmen kabulüne, 03/10/2022 tarihli 858.098,41-TL bedellli faturadan dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ve davalının %20 tazminat taleplerinin reddine,
2-Birleşen davada, itirazın kısmen iptaline, takibin 444.693,69-TL üzerinden devamına, asıl alacak 366.269,87-TL'sine takip tarihinden itibaren aylık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tarafların %20 tazminat taleplerinin reddine,karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,taraf vekilleri istinaf etmiştir.
1-Asıl dosya davacısı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Açık bilirkişi raporuna rağmen normal olmayan faturanın kabulü hatalı olmuştur. Yerel mahkeme asıl davada kısmi red ve birleşen davada kısmi kabul kararı verirken '...ihtilafa konu 03.11.2022 son ödeme tarihli 331.319,67 TL bedelli fatura, 05.12.2022 son ödeme tarihli 32.885,60 TL, 17.01.2023 son ödeme tarihli 130,80 TL ve 05.10.2022 son ödeme tarihli 1.933,80 TL bedelli faturalar yönünden ise bilirkişi raporlarında, sayaçta arıza bulunmadığı, taraflar arasında imza edilen sözleşme eki “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” madde-2 'de belirtilen (PTF+...) X (1+Brüt Kar Marjı) formülasyonu uygulanacağına dair hükmü gereği her bir fatura dönemine ait (PTF (Piyasa Takas fiyatları) + ... bedeli) x 1,09 (%9 kar marjı) ile belirlenen birim fiyatın dolayısıyla fatura tutarının sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, buna göre 03.11.2022 son ödeme tarihli 331.319,67 TL bedelli, 5.12.2022 son ödeme tarihli 32.885,60 TL bedelli, 17.01.2023 son ödeme tarihli 130,80 TL bedelli ve 05.10.2022 son ödeme tarihli 1.933,80 TL bedelli faturaların tüketim miktarları itibari ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile uyumlu şekilde düzenlendiği ve birleşen davaya konu takip tarihine kadar ödenmediği sabit olduğundan sorumluluğun devam ettiği kanaatine varılmakla...' şeklinde bir gerekçe oluşturmuştur. Bu gerekçede net olarak dosyada alınan bilirkişi raporlarına atıf yapılmış ve bilirkişinin doğru hesap ettiği varsayılmıştır. Böyle bir durumda dosya arasına alınan bilirkişi raporlarına bakmak gerekir. Dosya arasında asıl davadan 1 kök ve 1 ek rapor alınmıştır. 27.09.2023 tarihli kök raporda bilirkişi '...21.09.2022 tarih ve ... sayılı KDV Dahil 858.098,41 TL tutarında faturanın “...” tüketici koduna, 05.10.2022 tarih ve ... sayılı 1.933,80 TL tutarında ve 03.11.2022 tarih ve ... sayılı 331.319,67 TL tutarında faturaların ise “...” tüketici koduna düzenlendiği görülmüştür. Davalının kayıtlarına göre; ilk fatura davalının ikinci abonelik sözleşmesine, diğer faturalar ise ilk abonelik sözleşmesine yönelik olarak düzenlenmiştir.... İkinci sözleşme sonrası ortaya çıkan anlaşmazlık sonrası ilk sözleşmenin yapıldığı aboneliğe ait faturaya ikinci sözleşme sonrası ortaya çıkan bedellerin yansıltıldığı değerlendirilmiştir....'şeklinde rapor düzenlemiş tarafların itirazı üzerine dosya ek rapora gitmiş ve bilirkişilerce 04.05.2024 tarihli ek rapor düzelenmiş ve ek raporda ise '...İşletmede bulunan cihazların ne kadar sürede ne kadar enerji tükettiğinin tespitinin şuan mümkün olmamak ile birlikte mahkemenin ara kararda belirttiği hususlar için aylık tüketim miktarı bir önceki yıl olan toplam tüketimin 45.349,29 kWh olması nedeniyle aylık tüketilen enerjinin 45.349,29 kWh / 12 ay = 3.779,10 kWh olabileceği değerlendirilmiştir...hususu kapsamında aylık tüketimin bir önceki yıla ait tüketimlerin aylık ortalaması alınarak 3.779.10 kWh üzerinden hesaplaması yapıldığında, faturalandırmaya esas birim fiyat üzerinden aylık tüketim bedelinin 15.977,22 TL olabileceği....'şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aslında bu rapor müvekkilin sözleşmenin feshinden önceki tüm kullanımlarına da uygun düşen bir rapordur. Nitekim dava dilekçesi eklerinde müvekkilin dava konusu aydan önceki tüm faturaları dosyaya sunulmuştur. Zira müvekkilin bir önceki 9. Ay faturası 1.933 TL iken bu faturanın bir sonraki ay 331.319,67 TL olması hayatın olağan akışına uygun değildir. Bura müvekkilin son 6 aylık faturalarına ve tüketimine bakmak gerekir. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve tartışmasız olan faturalara bakıldığında müvekkilin 2022 yılı 4. ay faturası 10.740 tl 5. ay faturası 7.694 tl 6. ay faturası 9.106 tl 7. ay faturası 11.572 tl 8. ay faturası 9.251 tl 9. ay faturası ise 1.933 tl iken 10. ayda faturanın bir anda 331.319 TL ye çıkması normal değildir mümkün de değildir. Bunun yanında müvekkilin işletmesinde kullanılan normal saat görüntüleri de dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. Bu saatler yüzeysel incelendiğinde dahi kesilen faturanın usulsüz olduğu anlaşılacaktır. Bilirkişi aslında bu husus açıkça tespit etmiş ancak mahkeme farklı bir karar vermiştir. Neticede bu husus teknik bir durum olduğundan ve hakimin bu kadar teknik bir bilgiyi dikkate alması gerekir.
Kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi hatalıdır. Mahkeme cayma bedeli faturasını iptal etmiş olmasına rağmen kötüniyet tazminatına hükmetmemiş olması da hatalıdır... Cayma bedeli faturası tümden iptal edilmiş olup bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Dava tarihinden önce faiz yürütülmesi ve aylık %5 faiz yürütülmesi hatalıdır. Yine bakıldığında aylık % 5 faiz çok yüksek bir faiz oranıdır ve sözleşmeye uygun değildir. Değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerekir. Ayrıca takip tarihine kadar faiz olmaz, çünkü söz konusu faturalara itiraz edildiği gibi davalı tarafça her hangi bir ihtar da gönderilmemiştir. Şayet mahkeme faturayı kabul edecek ise o zaman takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;
" mahkemenin tüketim faturalarına dair icra inkar tazminatı talebimizin reddine karar vermiş olması hukuka aykırıdır . Şöyle ki;Fatura alacağı niyeliği itibariyle likit alacak olup asıl davada davacı birleşen davalı taraf icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiği için alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmelidir .Takibe konu edilen ... fatura numaralı 858.098,41-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmaktadır. Borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlenmiştir. Söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmemiştir. Borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT %15,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere ödenmemiş borçtan dolayı sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 21.09.2022 tarihli faturaya yansıtılmıştır. Şöyle ki elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet net bir şekilde yer aldığı üzere, "...sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde hüküm altına alınmıştır.
İlgili sözleşme maddesi uyarınca cayma faturası düzenlenmiş olup yerel mahkemenin ödenmeyen fatura olmadığından bahisle cayma faturası düzenlenemeyeceğini belirtmiş ise de borçlu tarafın ödenmemiş tüketim faturaları mevcuttur ayrıca sözleşme maddesinde ''..sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.'' şeklinde hüküm vardır. Bu madde sözleşmenin herhangi bir nedenle abone tarafından feshedilmesi yahut herhangi bir nedenle tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde cayma faturası düzenleneceğini belirtmiştir. Sözleşme bitiş tarihi gelmeden borçlu şirket tedarikçi değişikliğini müvekkil şirkete bildirmediği için cayma fatura düzenlenmiştir. Cayma bedeli ve cezai şart şeklinde isimlendirilen kurum gerek mevzuatta gerekse Yüksek Mahkeme kararlarında kabul edilmiş bir kurum olup tarafları tacir sıfatına haiz olan sözleşmelerde zamanın ve piyasanın gereği olarak haklı olarak karşımıza çıkmaktadır ancak davalı, basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin, SKTT %15,00 tarife paketi kullanım şartlarının ilgili hükmü ile bağlı olmasına rağmen cayma bedeli faturasını ödemeyerek itiraz etmektedir. Taahhüde uyulmaması halinde de cayma bedelinin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterilmiştir. Borçlu taraf basiretli bir tacir olarak akdetmiş olduğu sözleşme maddelerine riayet etmediği için cayma faturası bedelini ve ferilerini ödemek zorundadır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca,kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Asıl dava menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi 2023/176063 E. Sayılı dosyasında ; 858.098,41 TL Fatura , 1.933,80 TL Fatura , 331.319,67 TL Fatura, 32.885,60 TL Fatura , 130,80 TL Fatura, 234.546,90 TL İşlemiş Faiz, 483,45 TL İşlemiş Faiz, 66.816,13 TL İşlemiş Faiz, 4.768,41 TL İşlemiş Faiz, 10,46 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 1.530.993,63 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış olduğu görülmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı ile davalı şirketin grup firması olan .... Sat. A.Ş. arasında ,davacının Lüleburgaz adresinde faaliyet gösteren işletmesinin elektrik ihtiyacının satın alınması için 17.04.2020 tarihinde Elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, her yıl otomatik olarak yenilenen ve ... müşteri numarası alınarak yapılan söz konusu sözleşmenin 12 ay taahhütlü olduğu, sözleşme devam ederken taraflar arasında yapılan görüşme ile davacı - birleşen dosya davalısının 2. İşyeri olan Esenyurt/İstanbul adresindeki işletmenin de elektrik aboneliği için anlaşılarak, 30.05.2022 tarihinde 2. sözleşme yapıldığı, yapılan 2. sözleşmede farklı bir müşteri numarası verilmediği, aynı müşteri numarası üzerinden 2. bir sözleşme yapıldığı, ikinci işyeri için farklı bir tüketici numarası uygulandığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada ,bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar ve birleşen davada farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 1.191.351,88 TL alacağı bulunduğunu, 21.09.2022 tarih ve ... sayılı KDV Dahil 858.098,41 TL tutarında faturanın “...” tüketici koduna, 05.10.2022 tarih ve ... sayılı 1.933,80 TL tutarında ve 03.11.2022 tarih ve ... sayılı 331.319,67 TL tutarında faturaların ise “...” tüketici koduna düzenlendiği görüldüğünü, davalının kayıtlarına göre; ilk faturanın davalının ikinci abonelik sözleşmesine, diğer faturalar ise ilk abonelik sözleşmesine yönelik olarak düzenlendiğini, 21.09.2022 tarih ve ... sayılı KDV Dahil 858.098,41 TL tutarında ve 03.11.2022 tarih ve ... sayılı 331.319,67 TL tutarında faturalara karşı davacı tarafından ihtarname vasıtasıyla itiraz edilmiş ve iadesi yapıldığını, ikinci sözleşmede, abonelik başlangıç tarihinin belirtilmemiş olduğu, davacı tarafından beyan edilen “...31.08.2022 bitmesi ile davalının bu aboneliği devralacağı ve davalı ile olan sözleşmenin yürürlük tarihi ...A.Ş. Aboneliğinin bittiği tarih olarak kararlaştırılmıştır....” hususu kapsamında sözleşmenin başlangıç tarihinin hukuki değerlendirmesinin mahkemeye bırakıldığını, ikinci sözleşme sonrası ortaya çıkan anlaşmazlık sonrası ilk sözleşmenin yapıldığı aboneliğe ait faturaya ikinci sözleşme sonrası ortaya çıkan bedellerin yansıltıldığının değerlendirildiği görüşü bildirilmiştir.
Mahkemece alınan Ek Raporda; aylık tüketim miktarı bir önceki yıl olan toplam tüketimin 45.349,29 kWh olması nedeniyle aylık tüketilen enerjinin 45.349,29 kWh / 12 ay-3.779,10 kWh olabileceğinin değerlendirildiğini, sözleşmenin 6.1 maddesinde cayma bedeli tarif edilirken '...Abone iş bu maddedeki 30 günlük bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi fesih etmesi ve ... aboneliğinden çıkması halinde, abone olduğu süre boyunca tüketicinin ödediği en yüksek faturanın iki katı kadar tutarda cayma bedelini derhal ... a cezai şart olarak ödeyecektir...' hususu kapsamında aylık tüketimin bir önceki yıla ait tüketimlerin aylık ortalaması alınarak 3.779.10 kWh üzerinden hesaplaması yapıldığında, faturalandırmaya esas birim fiyat üzerinden aylık tüketim bedelinin 15.977,22 TL olabileceği, Sözleşmenin 6.1 maddesinde cayma bedeli hususu kapsamında aylık ortalama tüketim bedeli üzerinden 2 katı cezai şart kapsamında ceza bedelinin 31.954,45 TL olabileceği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 614 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporunda; davalı vekilinin itirazına konu 858.098,41 TL. tutarlı fatura bakımından, 2022/08 fatura dönemi itibariyle borç bakiyesi bulunmadığının tespit edildiği, bu durumda davacı vekilince fatura gerekçesi olarak belirtilen “ödemesi geciken fatura tahakkuku” bulunmadığı anlaşılmakla, fesih gerekçesinin oluşmadığı kanaatine varıldığı, açıklanan nedenle de davacı tarafın 21.09.2022 tarihli fatura bakımından 858.098,41 TL. talebinin olamayacağının değerlendirildiği, davalı vekilinin itirazına konu 331.319,67 TL. tutarlı normal fatura tahakkuku bakımından; faturanın 04.10.2022 -31.10.2022 tarihler arasındaki 27 günlük süre için 3401,48 kwh- 789,59 kwh = 2611,89 kwh x 30 (akım trafo oranı) = 78356,70 kwh tüketim üzerinden faturalandırılmış olduğu, bir önceki yıl tüketimi 45349,29 kwh olduğu, dava konusu faturadaki 78356,70 kwhlik tüketim, geçen yıl toplam tüketiminden fazla olduğu, fatura konusu 932431 tekil kod aboneliğe ait anlaşma gücü bilinmese de davalı tarafın orta gerilim abonesi olduğu, sayacın arızalı olduğuna dair veri / belge bulunmadığı, faturanın kabul edilebileceğinin değerlendirildiği, buna göre takipteki alacak miktarlarının ; 366.269,87 TL asıl alacak , 78.423,82 TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam 444.693,69 TL olacağı görüşü bildirdikleri görülmüştür.
Takip ve dava konusu 858.098,41 TL bedelli cayma faturası yönünden ; taraflar arasındaki sözleşmede "..sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 12 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesinin mevcut olduğu, her ne kadar tacir olan davacı şirket sözleşmenin bu hükmü ile bağlı ise de ; davalı - birleşen dosya davacısı vekili tarafından sözleşmenin fesih gerekçesi olarak fatura borcunun ödenmemesinin gösterildiği, bu iddia doğrultusunda buna göre cayma bedeli talep edilebilmesi için cayma faturası tarihinden önce ödenmemiş fatura borcunun olması gerektiği , oysa 21.09.2022 tarih ve Fatura Seri A Sıra No:... nolu 858.098,41 TL bedelli cayma faturasından önce düzenlenmiş ve ödenmemiş bir fatura borcunun bulunmadığının bilirkişi raporları ile anlaşıldığı, böylece cayma faturasının dayanaktan yoksun olduğu şeklindeki mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu 03.11.2022 son ödeme tarihli 331.319,67 TL bedelli fatura, 05.12.2022 son ödeme tarihli 32.885,60 TL, 17.01.2023 son ödeme tarihli 130,80 TL ve 05.10.2022 son ödeme tarihli 1.933,80 TL bedelli faturalar yönünden ise bilirkişi raporlarında, sayaçta arıza bulunmadığı, taraflar arasında imza edilen sözleşme eki “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” madde-2 'de belirtilen hüküm gereği her bir fatura dönemine ait belirlenen birim fiyatın esas alınması ile hesaplanan fatura tutarının sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, buna göre 03.11.2022 son ödeme tarihli 331.319,67 TL bedelli, 5.12.2022 son ödeme tarihli 32.885,60 TL bedelli, 17.01.2023 son ödeme tarihli 130,80 TL bedelli ve 05.10.2022 son ödeme tarihli 1.933,80 TL bedelli faturaların tüketim miktarları itibari ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile uyumlu şekilde düzenlendiği ve birleşen davaya konu olan takip tarihine kadar ödenmediğinin de anlaşılması sebebiyle ,davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi kurulunca ,tüketim faturaları ile ilgili olarak ,sözleşmede kararlaştırılan şekilde ,Fatura son ödeme tarihleri ile takip tarihi arasındaki süreler için 78.423,82 TL işlemiş faiz (gecikme faizi) hesaplaması yapılmış olup,mahkemece işlemiş faizle ilgili itirazın bu miktar üzerinden kabule karar verilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; davacının karşılığının olmadığını bile bile davalı hakkında icra takibi başlatmakla haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davacının takip konusu tutarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesinde "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" düzenlemesi yapılarak, kötüniyet tazminatının şartları belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı davacı, borçlu davalıya kötüniyet tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kanun metninde geçen "kötüniyet" kavramını, zarar verme kastı şeklinde değil; haksız olduğunu bildiği halde icra takibini yapmaktan kaçınmama olarak yorumlamak gerekir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davanın reddine gerekçe yapılan tüm hususların, davacının icra takibi yapmakta haksız ve yukarıda izah edildiği üzere , haksız olduğunu bildiği halde icra takibini yapmaktan kaçınmama olgusunun gerçekleştiği , kötüniyet tazminatı koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmakla ,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmediğinden,asıl dosya davacısının asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf taleplerinin ve asıl dosya davalısı ... Enerji'nin asıl dosyaya ilişkin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... Enerji'nin birleşen dava ile ilgili olarak ileri sürdüğü icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin hükme yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde :
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir .
Somut olayda ,takip konusu cezai şart alacağının yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda likit alacak olmadığı, bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin bu yönden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Nitekim Yargıtay 3. Hukuk dairesinin , Esas No: 2025/2554 Karar No; 2025/3963 sayılı güncel kararında da ,cezai şart alacağının likit ve muayyen olmadığı açıklanmıştır.
Ancak ,cayma faturası dışındaki takip konusu diğer fatura alacağı normal tüketim bedeline ilişkin olup,alacak likit olduğundan bu alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ise hatalı olmuştur.Bu sebeple, birleşen dosya davacısı ... Enerji Anonim Şirketi'nin birleşen dosya ile ilgili olarak istinaf talebinin kabulü ile, karar kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Asıl dosya davacısı Şirketin , asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
B-Birleşen dosya davacısı ... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ'nin asıl dosyaya yöenlik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
C- Birleşen dosya davacısı ... ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ'nin birleşen dosyaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında;
Asıl dosya yönünden;
1-Asıl davada, davanın kısmen kabulüne, 03/10/2022 tarihli 858.098,41-TL bedellli faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ve davalının %20 tazminat taleplerinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 58.616,70-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta mahkememize yatırılan 20.312,39-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 38.304,31-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 10.178,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 7.343,22-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 132.133,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 53.011,15-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Birleşen dava yönünden;
1-Davanın kısmen kabulü ile ,Merkezi Takip Sistemi 2023/176063 E. Sayılı dosyasında davalının borca itirazının kısmen iptaline, takibin 444.693,69 TL üzerinden devamına , asıl alacak 366.269,87 TL'na takip tarihinden itibaren aylık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Takip konusu edilen ve normal tüketim faturası miktarı olan 331.000,-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 30.377,03-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 179,90-TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 30.619,87-TL olmak üzere toplam 30.799,77-TL den mahsubu ile fazla harç olan 422,74-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 15.923,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 4.625,00-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 70.704,05 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 164.081,99 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;
Asıl dosya yönünden;
Davacıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Davalıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 58.616,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.654,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 43.962,53 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Birleşen dosya yönünden;
Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının, isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Davalıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 30.377,03 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.694,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.682,78 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 300,00 TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/04/2026