T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/3841
KARAR NO: 2024/2807
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/10/2023
NUMARASI: 2021/380 E - 2023/961 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine bir adet alacak iddiası ile Bakırköy .. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, müvekkilinin alacaklı olarak görünen firmaya ödenmesi gerekli hiç bir borcu bulunmadığını, öte yandan takipte işlemiş faiz olarak talep edilen oran ve bu orana tekabül eden tutar tüketici mevzuatına ve BK. Mad. 120 amir hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili aleyhine girişilen takipten kaynaklı davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı yanın soyut şekilde ileri sürdüğü alacağını ispat etme yükümlülüğü bulunduğunu, olmayan bir alacağı, dayanak belirtmeksizin soyut şekilde takibe konu eden ve müvekkilinden tahsilini talep eden davalı yanın, eldeki takip dosyası yönünden kötüniyeti olduğu, İİK 72/6. Maddenin somut uyuşmazlığa tatbikini, takibinde kötiniyetli olan davalı yan aleyhine % 20’ den az olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; "Yargılama sırasında davacı vekili tarafından 09/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi dava değeri 48.694,44 TL'den 39.678,91 TL'ye düşürülmüştür. Islah ile dava değerinin azaltılması, azaltılan kısım bakımından feragat anlamına geleceğinden açılan davanın 9.015,53 TL'lik kısmı yönünden feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı kurum tarafından dosyaya gönderilen 27/06/2022 havale tarihli cevabi yazıda dava konusu borcun 15/02/2022 tarihinde indirim yapılarak 23.785,48 TL olarak davalı kuruma haricen ödenerek borcun sone erdiği belirtilmiştir. Mahkememizce dava konusu icra dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiş olup davacı tarafından icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından yapılan harici ödemeye rağmen yargılamanın ilerleyen aşamalarında menfi tespit talebi yinelenerek ayrıca davalı kuruma ödenen bedelin istirdatı talep edilmemiştir. Davacı borçlu tarafından icra dosyasına yapılan bir ödemenin olmaması ve davacının yargılamanın tüm aşamalarındaki talebinin menfi tespit yönünde olması nedenleriyle taleple bağlılık ilkesi gereği huzurda görülen davaya istirdat davası olarak devam edilebilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle borcun davalı ile anlaşılarak ödendiği anlaşılmakla ödeme nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. " gerekçesiyle ; "Açılan Davanın 9.015,53 TL'lik kısmının feragat nedeni ile REDDİNE; 39.678,91 TL'lik kısmının ise konusuz kalması nedeniyle bu kısım bakımından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, "şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi incelendiğinde; dava değerine ilişkin sehven hataya düşüldüğü, dilekçe ön yüzünde şimdilik 2.000,00 TL olarak bildirildiği, Netice ve Talep kısmında ise takibin tamamından borcun bulunmadığının tespitinin istenildiğinin görüleceği, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile müvekkilinin davalı yana toplam 39.678,91 TL borçlu olmadığının tespit edilmesi ile davadaki talebin "Huzurdaki dava 2.000,00 TL bedel üzerinden ikame edilmiş olup dava değerini 37.678,91 TL artırarak 39.678,91 TL'ye ıslah eder, müvekkilimin eldeki takip dosyasından kaynaklı davalı yana 39.678,91 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederim."biçiminde ıslah edildiği, ıslah dilekçesinden de görüleceği üzere; dava değerine ilişkin 2.000,00 TL'nin esas alındığının açık olduğu, hal böyleyken; ilk derece Mahkemesinin dava değerine ilişkin sehven yapılan hatanın HMK'nun 31. Maddesi kapsamında giderilmesini istemediği, yapılan ıslahı da göz ardı ederek kendiliğinden Netice ve Talep kısmını esas alarak hüküm tesis ettiğini, oysaki, dava değerinde dava açılırken 2.000,00 TL'nin esas alındığığının dosyaya sunulu dilekçeleri ile sabit olup ilk derece Mahkemesinin "ıslahla bedel azaltımı yapılamayacağı, bunun feragat sayılacağı" gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, Diğer yandan; İİK'nun 72. Maddesinin "(6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." biçimindeki düzenlemesi gereği menfi tespit davası aşamasında borcun ödenmesi halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiği, somut olayda; ilk derece Mahkemesi tarafından da "...davalı kurum tarafından dosyaya gönderilen 27/06/2022 havale tarihli cevabi yazıda dava konusu borcun 15/02/2022 tarihinde indirim yapılarak 23.785,48 TL olarak davalı kuruma haricen ödenerek borcun sone erdiği belirtilmiştir. " biçimindeki tespiti ile müvekkilinin davalı yana 23.785,48 TL ödeme yaptığının sabit olup, davaya istirdat davası olarak devam edilmesi, bilirkişi raporu ile tespit edilen borcun dışında kalan fazla ödemenin müvekkiline iade edilmesi gerektiği, İlk derece Mahkemesi kararı İİK Md. 72'ye aykırı olup kararın bu yönden de kaldırılmasına karar verilmesi istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;ilgili icra takibinde olması gereken borç miktarının ; 3.140,43 TL. asıl alacak, 4.978,90 TL. işlemiş faiz ,896,20 TL. KDV olmak üzere 9.015,53 TL olduğu hesap ve beyan edilmiştir.bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki dava dilekçesi incelendiğinde; "Harca Esas Değer :2.000,-TL " olarak yazıldığı, " Netice ve Talep" kısmında ise takibin tamamından borcun bulunmadığının tespitinin istenildiği görülmektedir.Ancak,davacı vekilince verilen ıslah dilekçesinde ;"Huzurdaki dava 2.000,00 TL bedel üzerinden ikame edilmiş olup dava değerini 37.678,91 TL artırarak 39.678,91 TL'ye ıslah eder, müvekkilimin eldeki takip dosyasından kaynaklı davalı yana 39.678,91 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederim."biçiminde ıslah edildiği,her ne kadar mahkemece dava dilekçesindeki talep yönünden davacı taraftan açıklama istenilmemiş ise de ,ıslah dilekçesi içeriği de dikkate alındığında ,davacı tarafın başlangıçtaki talebinin 2.000,-TL olduğu anlaşılmaktadır .Bu sebeple ,davacı tarafça talibin daraltıldığı,bunun da feragat sonucunu doğurduğu şeklindeki Mahkemenin gerekçesi yerinde bulunmamıştır. Dava konusu borcun 15/02/2022 tarihinde indirim yapılarak 23.785,48 TL olarak haricen ödenerek , borcun sona erdiği davalı şirketin yazısı ile anlaşılmıştır. Buna göre ,davacının borçlu olduğu miktar bilirkişi raporu ile 9.015,53 TL olarak tesbit edilmiş olup, yapılan ödeme miktarı 23.785,48 TL 'dir.Bu durumda ,davacının fazla ödediği miktarın 14.769,95 TL olduğu anlaşılmaktadır.Menfi tesbit talep edilen miktar 39.678,91 TL 'dir. İİK'nun 72. Maddesinin "(6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir."hükmü uyarınca ,davacı tarafça fazla ödenen miktarın 14.769,95 TL olduğu anlaşılmaktadır.Bu sebeplerle ,bu miktar yönünden menfi tesbit talebinin kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü dikkate alınarak, istirdata karar verilmesi gerekirken ,feragat ve konusuz kalmaya ilişkin olarak verilen kararın hatalı olduğu,davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeplerle ,davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ,istinaf konusu karar kaldırılarak,yeniden esas hakkında,aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinafının kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında;1-Davanın kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile yapılan takip sebebiyle davacının davalıya 39.678,91 TL borçlu olmadığının tesbitine, davacının yaptığı 14.769,95 TL fazla ödemenin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 2- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.710,46 TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin alınan 890,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.819,59 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 890,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.574,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kalan kısımların karar kesin olmakla ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 137,00 TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/10/2024