T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1200
KARAR NO : 2026/1196
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/11/2025
NUMARASI : 2024/386 E - 2025/764 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 28/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ... ... A.Ş. ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında " ... - ... no'lu hatlar üzerinden kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz- Ağustos-Eylül -Ekim -Kasım-Aralık 2013 ve Ocak 2014 dönemlerine ait toplam 9.168,40 -TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket ... ... A.Ş. Adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davanın kabulünü, Asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesini, Dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2012 yılı Aralık ayında davacı şirket bayisi ...'ın satışını yaptığı kurumsal hatları teslim aldığını, 2013 yılı Ocak ayı başında da sözleşme şartlarında kandırıldığını fark ederek derhal iade ettiğini, sonrasında satışı yapan bayi tarafından hatlar iade ve teslim alınmış olmasına rağmen müvekkili şirkete davacı tarafından fatura tanzim edilmeye devam edildiğini, müvekkili şirket ilgili fatura ve hatırlatma mektuplarını da işlemleri yaptığı ... bayisine iade ettiğini, hatların satış ve iadesini yapan yetkili ... Bayi ... müvekkilin "faturanın yanlışlıkla tanzim edildiği, iade işlemlerinin yapıldığı" bilgisini verdiğini, anılan fatura ve belgeler de imza karşılığı davacı ... bayisine iade ve teslim edildiğini, Süreci yürüten bayi ile ilgili bir sorun olabileceğini değerlendiren müvekkili ayrıca 22.08.2013, 30.01.2014 ve 25.02.2014 tarihli yazılar ile tekrar tekrar hatların kapatılması talebinde bulunmuş ise de davacı tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir hizmete dayanmayan faturalar üretilmeye devam edildiğini, sonrasında davacı ürettiği bu haksız faturaların bedellerini tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafından Ankara 32.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden işbu davaya konu hatlara ilişkin olarak haksız ve mesnetsiz icra takibi başlatılmış ve müvekkili tarafından, hatların hiç kullanılmadan yetkili bayiye iade ve teslim edilmiş olması ile hatların kapatılmasına ilişkin talimatları çerçevesinde yetkiye, borca ve faize itiraz edildiğini, yetki itirazları olduğunu, Davacı/karşı davalının müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı şekilde kara liste bildiriminde bulunulduğunu, müvekkilinin bu nedenle başka operatörlerden de hat alamadığını, iletişim hakkı kısıtlandığını belirterek davanın usulden reddini, Esasa girilecek olması halinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, karşı davanın kabulü ile, müvekkilinin borcu olmadığı halde ... tarafından yapılan haksız kara liste bildiriminin kaldırılmasına ve müvekkilinin kara listeden çıkarılması konusunda ...ya gerekli bildirimlerin yapılmasını, Yargılama giderleri, harç ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "1-Davanın KISMEN KABULÜNE; 6.672,24TL alacağın fatura tarihi olan 31/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
Sözkonusu kararı Davalı-karşı davacı ... Internatinal vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... International vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tesis edilen hükmün hatalı olduğu, karşı dava hakkında gerekçede geçmesine rağmen hükümde bahsedilmediği, davaya konu faturaların 2013 yılına ait olduğu bu nedenle zamanaşımından reddinin gerektiğinden bahisle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Asıl dosyada yapılan incelemede; Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00TL 'dir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı-karşı davacı tarafından istinaf edilen asıl dosyanın değeri 9.168,40TL olup, hükmedilen miktar 6.672,24 .TL olup , dava tarihinde davalı-karşı davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davalı-karşı davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karşı davada yapılan incelemede;
Hükümlerin ne şekilde oluşturulacağına ilişkin ayrıntılı yasal düzenlemelerin ortaya koyduğu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Bu bağlamda 6100 sayılı HMK’nın “hükmün kapsamı” başlıklı 297’nci maddesinde mahkemelerce kurulacak hükmün neleri kapsayacağı düzenlenmiş olup, ikinci fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü açıktır.
Birleştirilmiş olsalar dahi her bir dava bağımsızlığını koruduğundan, şekli olarak aynı karar içerisinde yer alsa da her bir dava hakkında ayrı ayrı nihaî karar verilmelidir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E.; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2014, s. 486; HGK’nın 08.04.2015 gün ve 2013/4-1888 E., 2015/1163 K.; 23.12.2009 gün ve 2009/2-476 E., 2009/589 K. sayılı kararları).
Yerel mahkemece bu yön göz ardı edilerek karşı dava hakkında karar verilmemesi hatalıdır.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl dosyaya yönelik davalının istinaf başvurusunun HMK 352/1--b, 341, 346 maddeleri uyarınca kesinlikten reddine,
Karşı davaya yönelik davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/04/2026