T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/474
KARAR NO : 2026/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/11/2025
NUMARASI : 2025/464 E - 2025/798 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11.07.2019 tarihinde Çağlayan İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Kağıthane İlçesi, Telsizler Mahallesi, ... Sokak Kağıthane/İstanbul adresinde davalı kurum tarafından yapılan kazı çalışmalarında davacının tesislerine hasar verildiğini, davalının hasar bedelini ödememesi üzerine 9.933,32 TL hasar bedeli, 311,06 TL faiz ile birlikte toplam 10.244,38 TL'nin tahsili için İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... E dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bir kamu kurumu olduğundan atıksu kanalları ile ilgili yapım bakım ve onarım çalışmalarını müteahhit firmalar aracılığı ile yürüttüğünü, yüklenici firmalara ihale ile iş teslimi sırasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince işin tamamlanmasına kadar meydana gelen her türlü zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebileceğini, davacının, icra inkar tazminatı talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini, davanın yüklenici firma tespit edilmesi halinde ilgili iş ortaklığına ihbarını talep etmiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/12/2022 tarih ve 2022/1693 E. 2022/3378 K.sayılı ilamı ile kararın HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılmasına karar verilerek dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yargılamaya devam edildiği, arabuluculuğa başvurması nedeniyle itirazdan haberdar olunduğu gerekçesi ile davanın hükdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği,bu kararın davacı tarafından istinafı sonrası Dairemizin 19/06/2025 tarihli 2025/944 E. 2025/1652 K.sayılı ilamı ile; emsal Yargıtay kararlarında zorunlu arabuluculuğa başvurunun itirazın tebliğ edilmese de itirazdan haberdar olunduğu anlamında kabul edilemeyeceği yönünden olduğundan, mahkemenin esasa girerek esas hakkında karar vermesi gerekirken ,davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosya mahkemesine geri gönderilmiştir.
Mahkemece bu kez; davacının altyapı tesisatına 11/07/2019 tarihinde ihbar olunan adi ortaklık tarafından davacının altyapı sistemine zarar verildiği, davalı ile ihbar olunan adi ortaklık arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalının yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla davalı ile ihbar olunan adi ortaklık arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu, davalının da meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, aldırılan bilirkişi raporu ile davacının dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde
davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... Şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından hasarın oluşmasında davacı şirketin %30 kusurlu olduğu, davalıların ise %70 kusurlu olduğu, buna göre davacının gerçek zararının KDV dahil 1.284,14 TL ve 39,26 TL faiz olmak üzere toplam 1.323,40 TL olduğu, davalıların 1.323,40 TL x %70 = 926,40 TL tutarından sorumlu olduğu,alacağın bilirkişi raporu ile tespiti gerektiği gerekçesi ile;
"1-Davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 898,90-TL asıl alacak ve 27,50-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 926,40 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,fotoğraflar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılmasının yerinde olmadığını,davalı tarafın söz konusu iş yapılırken nezaretçi talebinde bulunmadığını,
2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı Bedaş vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; itirazları değerlendirilmeden alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu,bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler bulunduğunu, davacı tarafa kusur yöneltilmesinin yerinde olmadığını,araç ve personel gideri ile montaj bedelinin malzeme bedelinden ayrı olarak alacak kalemine eklenmesi ile etüd koordinasyon bedelinin,aynı zamanda eşik kesinti süresi aşım bedelinin, dağıtılamayan enerji bedelinin ,manevra bedelinin alacak kalemlerine eklenmesi gerektiğini,alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, davalı taşeronları tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında davacı şebeke hattına verilen zararın tazminine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyasında,davacı alacaklı tarafça davalı borçlu hakkında 9.933,32-Tl asıl alacak, 311,06 işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.244,38-TL nın tahsiline yönelik ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.
Davalı İski sorumluluğundaki alt yapı çalışmasının dava dışı şirket tarafından yapıldığı sırada davacı şebeke hattına zarar verildiği ve sebeple malzeme .montaj,eleman bedeli ile dağıtılamayan enerji bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli, eüat koordinasyon bedeli alacakları talep edilmiştir.
Davalı İski sorumluluğundaki alt yapı çalışması nedeniyle oluşan davacı zararından davalı ve dava dışı taşeronların müşterek sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Emsal Yargıtay kararları kapsamında (Yargıtay 4.HD 2018/1089 E.2018/5527 K.sayılı vs kararlarda haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı taktirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği,dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresine ilişkin ise Yargıtay 4 HD 2015/10383 E.2015/12692 K. Kararlarında dağıtılamayan enerji bedelinin istenemeyeceğinin belirtildiği,eşik kesinti bedeli yönünden ise arızanın ilgili yönetmelik kapsamında hangi sürede tamamlandığı ve bu belirlenen saatte giderilmesi nedeniyle eşik süresinin aşılıp aşılmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece eşik süresinin aşılmadığı,ayrıca üretilmeyen enerjinin de satışının olamayacağı belirtilerek davacıya da %30 oranında kusur verilerek davacının takipte 898,90-TL asıl alacak ve 27,50-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 926,40 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Ayrıca alacak hesaplamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından davada icra inkar tazminatı koşulları da oluşmamıştır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026