T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/339
KARAR NO : 2026/1276
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2025
NUMARASI : 2022/923 E - 2025/766 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket çalışanları tarafından kaçak elektrik kullanımına dair yapılan kontrollerde davalı borçlunun abonesiz bir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanımı gerçekleştirdiği tespit edilerek davalı adına 17.05.2022 tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanım sonucu 17.05.2022 tarihli ve 505.847,17 TL fatura tanzim edildiğini, faturanın zamanında ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, tahakkuk eden faturanın ödemediğinden takibe girişildiği, kendi kusurlu davranışı sebebiyle meydana geldiğini, alacağa işletilen faizin mevzuata uygun olduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2022/114016 numaralı başvuru ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını anlaşma sağlanamadığını avalı borçlunun huzurdaki davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmaya matuf, haksız, kötü niyetli, yasal mesnetten yoksun itirazının iptali ile fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydı ile asıl alacak, faiz masraflar ve icra vekalet ücretinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak takibin devamına, davalı borçlu aleyhine itiraza konu meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkeme, somut olayda davacının haksız fiil sorumlusu kiracı yerine kiralayan malikten maddi hukuka göre herhangi bir hak talep edemeyeceği, sonuçta mevcut bilgi, belge ve delillere göre işbu davada davalının davalı taraf sıfatı (Pasif Husumet Ehliyeti) olmadığı gerekçesi ile;
"Davada, davalının taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından; işbu itirazın iptali davasının esastan reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın esastan reddine karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu,HMK 124.madde gereği davacıya süre verilmesi gerektiği,davalının abonesiz kaçak elektrik kullandığının kaçak tespit tutanağı ile belirlendiğini,davalının işyeri maliki olması nedeniyle fiili kullanıcı ile birlikte kaçak elektrik kullanımından sorumluluğunun bulunduğunu,mahkemenin diğer delilleri değerlendirmediğini,davacının kaçak tahakkukunun doğru olduğunu,bilirkişi raporunda hatalı hesaplama ve değerlendirme yapıldığını,esasa girilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik takibe karşı itirazın iptaline ilişkindir.
Yapılan çevre araştırmasından ve dosyadaki buna dair delillerden dava konusu yere ilişkin düğün salonunun dava dışı ... tarafından işletildiği, iş yerinin mülkiyetinin ise ... isimli şahsa ait olduğunun bildirildiği görülmüş,davalının malik olması dışında fiili kullanıcı ile kaçak elektrik kullandığı ispatlanamamış,ayrıca davalının abone olmadığı da görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takibe konu kaçak tahakkuka dair alacağın ve buna dair iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı açıktır.Kaçak elektrik kullananın açıkça tespiti gereklidir.
Davanın davacı tarafça davalının abone yada fiili kullanıcı olduğu ispatlanamadığından mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026