T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/39
KARAR NO : 2026/1266
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2025
NUMARASI : 2022/273 E - 2025/625 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan enerji temin etmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan elektrik piyasası Tüketici hizmetleri yönetmeliği gereği 24/06/2019 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek İstanbul 27 icra müdürlüğü ... esas sayı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasında uyuşmazlık 6502 sayılı kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, bu sebeple davalını İstanbul 27. icra müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın 09/09/2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/438 Esas sayılı dosyasında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargılamaya görevli mahkemede devam edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkeme, davacı kurum tarafından usulüne uygun şekilde elektrik kesme işleminin yapılmamış olduğu, bu hali ile davalının elektriğin kesildiğinden haberdar olmayarak kullanmış olduğu tüketim sebebiyle kaçak tüketim bedelinden sorumlu tutulamayacağı, normal tüketim bedeli ve davacının müterafik kusuru uyarınca yasal faizinden sorumlu tutulması gerektiği, davacının talep edebileceği miktarın KDV dahil kullanım bedelinin 13.242,37 TL, gecikme zammının 58,92 TL, KDV'sinin ise 10,61 TL olacağı, bu hali ile toplam miktarın 13.311,90 TL olduğu,alacak haksız fiil olduğundan icra inkar tazminatının reddi gerektiği gerekçesi ile;
"Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile;
1-Davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 13.242,37 TL asıl alacak - kaçak elektrik bedeli, 58,92 TL gecikmiş gün faizi, 10,61 faizin KDV'si olmak üzere toplam 13.311,90 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;dosya kapsamında alınan 31.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan ve davacı müvekkili şirketin zamanında gerekli bildirimde bulunmaması sebebi ile müterafik kusuru bulunduğundan bahisle seçenekli olarak hazırlanmış bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişi raporunda yer verilen müvekkili şirketin müterafik kusurunun bulunduğu tespitinin kabulü mümkün olmayıp ilgili hesaplamaların normal tarife üzerinden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,son ödeme tarihinden itibaren gecikme faizi ve bu tutara KDV hesaplanması gerektiğini, alacağın likit olduğunu belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı asil istinafa cevap dilekçesinde; davacı istinafının reddini istemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstanbul 27 İcra Müdürlüğü ... esas sayı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 19.708,30 TL asıl alacak,344,90 TL işlemiş faiz,62,08 TL KDV olmak üzere toplam 20.115,28 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Alınan ilk bilirkişi raporunun yetersiz olması nedeniyle bu kez bilirkişi ...'den alınan kök ve ek raporda özetle; "Davaya konu tutanağın ... adına 24.06.2019 tarihinde ... seri numarasıyla Atatürk Mah. ... Sok. ... Dükkan yanı Küçükçekmece/İstanbul adresinde tutularak kurumun iki çalışanı tarafından imza altına alındığı,ilgili mahalde; ... seri numaralı ... marka sözleşmesiz sayacın bulunduğu,davaya konu tutanakta Kaçak/Usulsüz Elektriğin Kullanım Şekli'nin “Sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildi” olarak tarif edildiği,taraflar arası sözleşmenin 02.02.2017 tarihinde imzalandığı,davalının itirazının kaçak tüketim yapmadan kesilen faturalara olduğunu, elektriği kesilmeden kaçak işlemi yapıldığını, 2017 yılında elektrik aboneliğini aynı adreste vergi mükellefi olan ...'a devrettiğini belirttiği, ... A.Ş. Yasal Takip Direktörülüğünden 28.06.2022- E.25915 sayısı ile gelen cevabi yazıda; söz konusu adreste ... adına aboneliğin 28.03.2017 tarihinde başladığı 28.09.2018 tarihinde ise sonlandığının tespit edildiğinin belirtildiği,davacı kurumun sistemsel kayıtlarında elektrik kesik olarak belirtilmişse de, usulüne uygun olarak tebliğde bulunduğuna ilişkin bir veri dosyada mevcut olmadığı, kesme evrakının tanzim edilmiş olmasının tek başına yeterli olmadığı,usulüne uygun olarak tebligat yapılmalı ve elektrik kesilerek sayacın mühürlenmesi gerekmesine rağmen dosya arasında, bu silsilenin takip edildiğine ilişkin bir veri bulunmadığı, 30.05.2018 tarihli, 30436 sayılı Resmi Gazete'de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin “Sayaç Okuma ve Faturalama” başlıklı 5. bölümünün “Zamanında Ödenmeyen Borçlar” başlıklı 35. maddesinde görüldüğü gibi, borcunu son ödeme tarihine kadar ödemeyen tüketiciye en az beş gün ödeme süresini içeren ikinci bir bildirimde bulunulur, ikinci bildirimde elektriğin kesileceği de bildirilir, ikinci bildirimden sonra yine ödeme yapılmazsa, şirket tarafından 5 iş günü içerisinde kesme bildirimi düzenlenmelidir.Dosyada, tüketiciye yukarıdaki bilgilendirme işlemlerinin yapılmış olduğuna dair bir veri bulunmamaktadır. Tüm bu yönetmelik maddeleri çerçevesinde; gerekli bildirimlerde bulunmayarak tüketim bedelinin artmasına sebebiyet veren davacı kurumun müterafik kusuru bulunduğu,ilgili mahalde; gerekli bilgilendirmeler yapılmadan, elektrik kesme işlemi fiziken ve yerinde tamamlanmadığından, davaya konu tüketimin kaçak tüketim olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı kanaati oluşmuştur.İşbu sebeple; kök raporda normal tüketim üzerinden hesap yapılmıştır. Ayrıca ek raporda; hesaba esas alınan tarife kontrol edilerek ek raporda kurumun tahakkuk bedelini hesaplarken kullandığı tarife üzerinden normal tüketim hesabı yapılarak düzeltme yapılmıştır.
Davaya konu tüketim “Normal Tüketim” olarak kabul edildiğinde;
KDV dahil kullanım bedelinin 13.242,37 TL olacağı, Davaya konu tahakkuk bedelini son ödeme tarihi 18.07.2019 ile icra takip tarihi olan 08.08.2019 arası 21 gün için işleyecek gecikme zammının 196,39 TL, KDV'sinin ise 35,35 TL olacağı; bu hali ile talep edilebilecek toplam miktarın 13.474,11 TL olacağı, Yargıtay kararında müterafik kusur olması durumunda gecikme zammından yasal faiz oranında indirim yapılabileceğinden bahsetmiştir. Bu durumda yasal faiz üzerinden gecikme zammının 58,92 TL, KDV'sinin ise 10,61 TL olacağı,
Davaya konu tüketim “Kaçak Elektrik Tüketimi” olarak kabul edildiğinde;
Fatura bedelinin KDV dahil 19.708,30 TL olacağı, davaya konu tahakkuk bedelini son ödeme tarihi 18.07.2019 ile icra takip tarihi olan 08.08.2019 arası 21 gün için işleyecek gecikme zammının 292,28 TL KDV'sinin 52,61 TL olacağı, ekli Yargıtay kararında; müterafik kusur olması durumunda gecikme zammından yasal faiz oranında indirim yapılabileceğinden bahsetmiştir. Bu durumda yasal faiz üzerinden gecikme zammının 87,69 TL, KDV'sinin ise 15,78 TL olacağı " belirtilmiştir.
Davacının ödenmeyen faturaya rağmen elektriği kesmesi gerekirken kesmediği,ayrıca elektriğin kesildiği davacı tarafça ileri sürülmesine rağmen usulüne uygun ve fiziki bir şekilde elektrik kesintisinin yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı,bu doğrultuda davalının elektriğinin yasal düzenlemede belirtildiği şekilde kesilmemesi karşısında davalının elektriğin kesildiğinden haberdar olmadığından kaçak elektrik kullandığından bahsedilemeyeceği açıktır.
O halde davalının usulüne uygun kesilmemiş elektrik kullanımı nedeniyle normal tüketim bedeli üzerinden sorumlu olacağı,bu yönde son bilirkişiden alınan kök rapordaki normal tüketim hesabının aynı bilirkişiden alınan ek raporda kullanım tarihindeki tarife baz alınarak hesaplanması sonrası davacının işbu takip ve davaya konu alacağının KDV dahil kullanım bedelinin 13.242,37 TL, son ödeme ve takip tarihi arasında gecikme zammının 196,39 TL, faizin KDV'sinin 35,35 TL olmak üzere toplam 13.474,11 TL olarak hesaplandığı,ancak davacının zamanında elektriği kesmeyerek zarara sebebiyet vermesi nedeniyle herbir faturanın kesilmesi gereken tarihten takip tarihine kadar yasal faiz hesaplanarak bu doğrultuda işlemiş faizde indirim yapılması gerektiğinden, gecikme zammının 58,92 TL, KDV'sinin ise 10,61 TL olarak hesaplandığı,davacının davalıdan takibe konu alacağının 13.242,37 TL asıl alacak - kaçak elektrik bedeli, 58,92 TL gecikmiş gün faizi, 10,61 faizin KDV'si olmak üzere toplam 13.311,90 TL olduğu açıklığa kavuşmuştur.
Ayrıca alacak haksız fiil iddiasına dayandığından likit sayılmaz.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026