T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/2617
KARAR NO : 2026/1162
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2025
NUMARASI : 2023/1164 E - 2025/283 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Ltd.Şti.'nin borçlu .... Ltd.Şti'den alacağı ile ilgili olarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ...-... esas sayılı dosyalarından takip yapıldığını, iş bu dosyalardan yazılan talimatlar neticesinde Torbalı İcra Müdür- lüğü'nün ... Talimat sayılı dosyaları üzerinden müvekkili ... A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği Tepeköy Mahallesi'ndeki adresinde 29.11.2017 tarihinde haciz uyguladığını, istihkak pro- sedürünü işletmeden 26.01.2018 tarihinde muhafazaya gelindiğini, muhafaza esnasında hazır bulunan alacaklı vekilinin, haciz mahallinde yapılan görüşmelerde "ödeme olmazsa muhafaza uygulanacağı"nı beyan etmesi üzerine icra müdürlüğünden dosya bedellerinin sorulduğunu ve ihtirazi kayıtla yatırıldı- ğını, haciz tutanaklarında da durumun kayıt altına alındığını, ... talimat dosyası haczinin 26.01.2018 saat 13:00, ... talimat dosyası haczinin ise başlangıç 10:00 bitişi 13:00 olarak gösterildiğini, müvekkili aynı gün 12:43 'de ödeme yapıldığını, ödemelerin haczi durdurmak için yapıldığının açık olduğunu, ... Talimat dosyasında kesilen tahsilat belgesinde "Diğer-2017-2214 tal. ihtirazi kayıtla tedbiren ... T.A.Ş.-... sorgu numaralı ... / ....A.Ş. tarafından Torbalı İcra Müdürlüğü tarafına gelen EFT.." ... talimat dosyasında kesilen tahsilat belgesinde "Diğer-2017-2215 tal. ihtirazi kayıtla tedbiren/... T.A.Ş.-... sorgu numaralı .../ ....A.Ş. tarafından Torbalı İcra Müdürlüğü tarafına gelen EFT" şeklinde açıklamaya yer verildiğini,Esas dosyalarında tahsilatın normal bir tahsilat ve borçlu ödemesi gibi gösterildiğini, İstanbul 18 İcra Müdürlüğü'nce tahsilat makbuzuna -gerçekte öyle olmadığı talimat icrasınca şerh edildiği halde- "Alacaklıya verilmek üzere ... Ltd.Şti tarafından (*) 55.355,00 TL yalnız Ellibeşbinüçyüzellibeş Türk Lirası yatırılmıştır." ve "Alacaklıya verilmek üzere ... Ltd.Şti tarafından (*) 75.654,00 TL yalnız Yetmiş beş bin altı yüz elli dört Türk Lirası yatırılmıştır." şeklinde tahsilat makbuzları kestiğini, Tahsil edilen bedellerin 14.02.2018 tarihinde icra dosyasına girdiğini ve uygulamada hiç görülmemiş bir şekilde aynı gün içerisinde ve normalde alışılmış saatten de sonra saat 16:32'de takip alacaklısına (iş bu davada davalıya) ödendiğini, İstihkak davası dosyasında tedbir kararı verildikten sonra, İcra Müdürlüğü'ne " alacak- lıya ödenen bedelin ihtirazi kayıtla ödendiği, mahkemece de tedbir kararı verildiği" belirtilerek " dosyaya iadesinin temini ile blokede kalması" yönünde talepte bulunulduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini, 2019/172 Esas 2020/72 Karar sayılı ilam ile "istihkak davasının kabulü ile mahcuzların müvekkil şirkete aidiyetine karar verildiğini, haczedilen malların borçluya ait olmadığı, haciz uygulanan yerin borçlu ile ilgisi olmadığı, ödenen bedellerin haksız yere alındığının " anlaşıldığını, Müvekkili tarafından yapılan ödemelerin iadesi amacıyla İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yetki itirazı sonucunda dosyanın Bakırköy 8. İcra ... E. sırasına kaydedildiğini, davalı tarafın yetkisizlik kararı verilmeden önceki aşamada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2022/405 E. sayılı dosya üzerinden " borçlu olmadığı" gerek- çesi ile menfi tespit davası açtığını , mahkemece yapılan yargılama sonunda 2022/691 K. sayılı ilam ile davanın reddedildiğini, istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, Davalının icra dosyasına ilk başta teminat yatırdığını ve taraflarına ödendiğini, yetki- sizlik kararı neticesinde bedellerin dosyaya iade edildiğini, İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ...-... E. Sayılı dosyalarına haciz baskısı altında ödedikleri bedellerden İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasından 20.04.2023 tarihinde 55.335,00 TL, İstanbul 18 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasından 20.04.2023 tarihinde 69.064,15 TL'nin iade edildiğini, her ne kadar haricen tahsilat olarak nitelendirilebilecek kısmı iadelerin de yapıldığını , ancak bu iade- nin müvekkili tarafından yapılan tüm ödemeyi karşılamadığını , davalı aleyhine Bakırköy 8. İcra ... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; Davalı borçlunun Bakırköy 8.İcra ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının ( takipten sonra kendilerine iade edilen bedeller dikkate alınmak suretiyle) iptaline ve takibin devamına, davalının takip çıkışı üzerinden en az % 20 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın haciz tehdidi altında ödeme yapıldığı iddiasına ve eldeki davanın hukuki nitelendirilmesine ilişkin olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereği eldeki davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu, davacının fiili haciz işlemi neticesinde istihkak iddiasında bulunma ve icra hukuk mahkemesince talep edeceği tedbir talebi neticesinde menkullerin haczini engelleme imkanı bulunmasına rağmen, takip borcunu öde- diğini, icra memurları tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddia edilmesine rağmen herhangi bir şikayet davası ikame edilmediğini,
Davacının 3. Kişi sıfatı ile yaptığı ödeme nedeniyle takip borçlusunun borcundan kur- tulduğunu, bu ödemeler neticesinde müvekkili sebepsiz şekilde zenginleşmediğinden husumet yönel- tilemeyeceğini,
Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını,
Davacının ödeme yaptığı icra dosyalarında mevcut istihkak davasına ilişkin mahkeme ilamının ekte sunulduğunu, davacının işbu ödemelere rağmen haksız ve kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat sağlama gayesi ile davaya konu icra takibini başlattığını,
Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile aksinin düşünülmesi halinde dahi, dava- cının takip talebinde icra müdürlüğü tarafından ödenen bedellerden kesilen tahsil harcı ve cezaevi harcını mahsup etmeksizin talepte bulunulduğunu, davacının ödediği 55.335,00TL'den harçların mahsubu ile birlikte 50.625,21 TL ve 75.654,00 TL' den ise harçların mahsubu ile taraflarına yalnızca 69.064,15 TL ödendiğini, icra müdürlüğü tarafından ilgili takip dosyalarından yapılan reddiyatlara ilişkin evrakların ekte sunulduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkilinin sorumlu ola- bileceği bedelin yalnızca reddiyatı yapılan bedeller olduğunu, kalan bedelin ise, icra müdürlüğü aracı- lığı ile ödenen harçların iadesi talebiyle vergi dairesinden tahsilinin gerektiğini,
Takip öncesi işlemiş faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, faizin talep tarihi itibariyle işleyebileceğini, davacının takip öncesinde bedelin ödenmesine yönelik herhangi bir ihbar veya bildirimde bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce: "sebepsiz zenginleşenin lehine ödeme yapılan dava dışı ... Limited Şirketi olduğu,davacının davalıdan talepte bulunamayacağı" gerekçesi ile "DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: müvekkilinin borçlu olmadığı halde işyerinde uygulanacak bir muhafaza işlemini durdurmak için dava konusu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, istihkak davası neticesinde bu ödemenin haksız yere müvekkilinden alındığının anlaşıldığını, müvek- kili tarafından icra dairesine yapılan bu ödemelerin davalı tarafından tahsil edildiğini, daha sonra da icraya ve kendilerine iade edildiğini, dava dışı takip borçlusunun borcu azalmadığı için üçüncü şahsın zenginleşmiş sayılamayacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, tahakkuk edecek faiz ve diğer fer'i- lerinden sorumluluğunun doğduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve İstanbul BAM kararlarına aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili hususunda girişilen takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme 6098 sayılı TBK' nun 77 vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. Haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK 77). Bu yükümlülük özellikle zenginleş- menin geçerli olmayan ya da gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir nedene dayanması durumunda doğ- muş olur. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlakî bir ödevin yerine getirilmiş olma- sından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Hukuka ya da ahlaka aykırı bir sonucun gerçek- leşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez .Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun neden- sellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.Sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için diğer şartların yanında en önemlisi zenginleşenin mal varlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Zira zenginleş- meyi doğuran sebep, kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabilir. Nitekim BK’nın 61. maddesinde özellikle “haklı bir sebep olmaksızın” ifadesine yer verilmiş ve haklı olmayan sebep teşkil edecek hususlar örnek olarak sayılmıştır. Bu durumda kazandırmaya (edime) dayanan sebepsiz zenginleşme; “geçerli olmayan sebebe” veya “gerçekleşmemiş sebebe” veyahut “sona ermiş sebebe” dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu mal varlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşmede sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur.Somut olayda, davalı ...Ltd.Şti.'nin dava dışı .... Ltd. Şti'den olan alacağının tahsili için İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ...-... esas sayılı dosyalarından takibe giriştiği, iş bu dosyalardan yazılan talimatlar neticesinde Torbalı İcra Müdür- lüğü' nün ... Talimat sayılı dosyaları üzerinden davacı ... A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği adresinde 29.11.2017 tarihinde haciz işlemi yapıldığı, 26.01.2018 tarihinde muhafaza işlemi için gelen davalı vekilinin ödeme yapılmaması halinde muhafaza işlemi yapılacağını belirtmesi üzerine davacı tarafça aynı gün ... Tal. sayılı dosyaya 55.355,00 TL ve ... Tal. Sayılı dosyaya 75.654,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemenin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün ...E sayılı dosyasına gönderildiği ve alacaklı vekiline reddiyatının yapıldığı, Davacının ...Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi aleyhine Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi’nde 2019/172 E. sayılı dosya üzerinden "istihkak" talebi ile açtığı dava sonunda , Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat ve ... Talimat sayılı dosyasından 29.11.2017 tari- hinde haczedilen menkullerin ... Limited Şirketi ile ilgisinin bulunmadığı tespit edilmekle davacının istihkak iddiasının kabulüne karar verildiği , ... A.Ş. tarafından Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019 /172 E. sayılı iş bu ilamı dayanak gösterilerek davalı aleyhine İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve davacı tarafça yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiği, Davalı tarafça söz konusu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle İzmir7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/405 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığı, mah- kemece yapılan yargılama sonunda 2022/691 Karar nolu 15.09.2022 tarihinde sayılı ilamda " Somut olayda; davalı alacaklının 26.01.2018 tarihli haciz sırasında, borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında 55.355,00 TL ve 75.654,00 TL'yi banka vasıtasıyla, icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı, ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığı gözetildiğinde davalı durumundaki üçüncü kişinin takip borçlusunun borcunu ödeme niyetiyle hareket etmediği, icra takibinin dava dışı borçlu aleyhine yapıldığı, davalının ödediği bedelin davacının mal- varlığına dahil olduğu" gerekçesi ile " DAVANIN REDDİNE" karar verildiği,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2023 tarih ve 2023/99 E., 2023/267 K. sayılı kararıyla feragat nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, Davacı, davalı tarafın alacaklı dolduğu dosyaya üçüncü kişi sıfatıyla haksız olarak yaptığı ödemelerden kaynaklanan, 55.335,00 TL asıl alacak +75.654,00 TL asıl alacak +20.793,83TL işlemiş faiz +28.429,32 TL İşlemiş Faiz'den ibaret toplam 180.212,15 TL alacağın tahsili talebi ile takip başlatıldığı, borçlunun yetki itirazı sonrasında Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nce gönderilen ödeme emrine "Ödeme emrinde belirtilen 76.654,00-TL'lik asıl alacak miktarına ilişkin olarak İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müdürlüğün tarafımıza göndermiş olduğu muhtıra gereği 69.064,15 TL, 18/04/2023 tarihinde belirtilen müdürlük dosyasına iade edilmiştir. Arda kalan kısma ilişkin her hangi bir borcumuz söz konusu değildir.Yine ödeme emrinde belirtilen 55.335,00-TL'lik asıl alacak miktarına ilişkin olarak İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müdürlüğün tarafımıza göndermiş olduğu 55.335,00-TL tarafımızca 18.04.2023 tarihinde belirtilen müdürlük dosyasına iade edil- miştir. Bu nedenle alacaklı tarafa herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır." şeklinde itirazda bulunduğu,Davacının ise," iş bu davada kendilerine İstanbul 18 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasında 20.04.2023 tarihinde 55.335,00 TL ve İstanbul 18 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosya- sında 20.04.2023 tarihinde 69.064,15 TL 'nin iade edildiğini, ancak yapılan bu iade işlemi ile icra takiple- rindeki tüm borcun kapanmadığını , davalının da itiraz dilekçesinde tüm borca itiraz ettiğini" beyanla dava dilekçesinde belirtilen tutar üzerinden itirazın iptalini istemiştir.Davalı vekili "davacının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosya- larına yaptığı dava konusu ödemelerin haksız ve yersiz olmadığını, kaldı ki bu ödeme ile kendilerinin alacaklı olduğu takip dosyasındaki borçlunun borcundan kurtulduğunu , sebepsiz zenginleşenin müvekkili olmadığını" savunmaktadır.Yerel mahkeme de," sebepsiz zenginleşenin lehine ödeme yaptığı dava dışı ... Limited Şirketi olduğu," gerekçesi ile RED kararı vermiştir.İstinafa gelen kararın niteliğine göre, uyuşmazlık sebepsiz zenginleşenin kim olduğu noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu para nede- niyle kim menfaat temin ediyorsa, sebepsiz zenginleşme davasında onun muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve ihtirazi kayıt ileri sürerek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının talebi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zengin- leşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-80 E. 2022/107 K. nolu ve İstanbul BAM 3. HD'nin 2024/2120 E- 2025/1395 K . Nolu 28.05.2025 tarih ve 2025 / 2979 E- 2026/776 Karar nolu 16.03.2026 tarihli ilamları da bu yöndedir.)İlk derece mahkemesince İstanbul .... Hukuk Fak. ... Doç. Dr. ...'den alınan 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Kesinleşen Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/172 E. sayılı istihkak davasında her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de takip alacaklısının kötü niyetli olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmadığı iş bu nedenle takip alacaklısı ...... Ltd.Şti.'nin iyi niyetle zenginleşen olarak nitelendirilebileceği,Takip alacaklısının iyi niyetli zenginleşen olarak nitelendirilmesi durumunda iade ettiği paranın kendisinde kaldığı süre için faiz ödeme yükümlülüğü olmadığı iş bu nedenle kendisinden iade tutarından kaynaklı herhangi bir harç da istenemeyeceği,TBK md 77 vd hükümleri gereğince icra müdürlüğüne ödeme yapan 3. kişi davacının sebepsiz zenginleşme müessesi gereğince talepte bulunabilmesi için sebepsiz zenginleşen kişiye başvurması gerektiği,Dosya kapsamında sebepsiz zenginleşmenin tarafları fakirleşen ve istihkak iddiasında bulunan davacı, zenginleşenin ise takip borçlusu dava dışı ... Ltd. Şti. olduğu" yönünde görüş bildirilmiş ve mahkemece bu rapor hükme esas alınarak "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiş ise de, yukarıda özetlenen TBK hükümleri, HGK ve dairemizin kararları gözetildiğinde iş bu raporun ve ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun olmadığı değerlendirilmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece; davacının iddiası, davalının savunması ve taraflarca bildirilip toplanan deliller çerçevesinde, davalı tarafa yapılan ödemeler, gerçekleşen iadeler vs kısmi ödemelerin mahsubuna ilişkin TBK 100. Maddesi hükmü gözetilerek davacının takip/ve dava tarihi itibariyle tahsili gereken alacağının tespiti yönünden bilirkişi raporu alınması , tüm dosya kapsamına göre hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle,davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/04/2026