T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/4
KARAR NO : 2026/1265
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2022
NUMARASI : 2018/756 E - 2022/57 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’un davacı şirkete kayıtlı ... numaralı elektrik abonesi olduğunu, elektrik tüketimleri sonucu kesilen faturaları davalının ödemediğini,bunun için 4.10.2016 tarihinde toplam 34.794,44 TL üzerinden İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... E numaralı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirerek, itirazın iptaline, ticari faiz ile birlikte takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme, faturaların uzun süre ödememesine rağmen elektrik aboneliğini sona erdirmemesi nedeniyle davacının müterafik kusurlu olduğu,buna göre Yargıtay kararlarına uygun olarak en fazla yasal faiz oranında indirim yapılabileceği dikkate alınarak davacının 7.936,10 TL asıl alacak, 4.694,79 TL gecikme zammı ve 845,06 TL KDV olmak üzere toplam 13.475,95 TL üzerinden toplam alacağın ispatladığı,alacağın likit olmadığı gerekçesi ile;
"1-Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptali ile 7.936,10 TL asıl alacak, 4.694,79 TL gecikme zammı ve 845,06 TL KDV olmak üzere toplam 13.475,95 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacak olan 7.936,10 TL takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2- Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davacının müterafık kusurunun bulunmadığını,dava konusu faturaların 2009 ve 2010 yıllarına ait olması nedeniyle bu dönemde geçerli Mer'i Yönetmeliğin 24.maddesinde, elektriği kesmeme işleminde idarenin takdir yetkisi bulunduğu,kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği fatura tarihlerinden dört sene sonra 30.12.2012 tarihinde Tüketici Hizmet. Yön. 24. maddesinin (...Kesilir) değiştirilmesini, değişiklik yapılan tarihten geriye yürüterek 2009-2010 yıllarında da elektriğin kesilmesi gerektiği şeklinde yorumlamanın hukuka aykırı olduğunu,hükme esas alınan bilirkişi raporunda 29.05.2008 son ödeme tarih 176,85 TL tutarlı ve 07.06.2010 son ödeme tarih ve 10.142,70 TL tutarlı elektrik faturaların inceleme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu,raporda faturaların eksik olduğu belirtilmiş ise de faturaların kurumdan celp edilmediğinin anlaşıldığı,eksik incelemeyle hüküm verildiğini,icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava,ödenmediği ileri sürülen elektrik normal tüketim bedellerinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipte davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 18.255,65 TL enerji bedeli, 22.611,46 TL gecikmiş gün faizi, 4.070,03 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 44.937,14 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.
Dava dilekçesinde dava değeri 34.937,14 TL olarak belirtilmiştir.
Alınan 19/08/2019 tarihli raporunda bilirkişi; "Davacının dava konusu ettiği ve icra dosyasında ödenmeyen toplam 16. Adet faturadan dosya kapsamında 14 faturanın mevcut olduğu, toplam 14 adet faturanın asıl alacak toplamının 7.936,10 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davalı tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği, davacı, 11/09/2008-25/09/2009 tarihleri arasında davalının elektriğini kesmeyerek borcun artmasına sebebiyet verdiğinden gecikme faizinde ve KDV'sinde uygun bir indirim yapılmasının gerektiği " belirtilmiştir.
Alınan 28.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ; "Davacının dava konusu ettiği ve icra dosyasında ödenmeyen toplam 16 adet faturadan, dosya kapsamında 14 faturanın mevcut olduğu, 2 adet faturanın davacı tarafından sunulmadığından, toplam 14 adet faturanın asıl alacak toplamının 7.936,10 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davalı tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği, davacı, 11.09.2008- 25.09.2009 tarihleri arasında davalının elektriğini kesmeyerek borcun artmasına sebebiyet verdiğinden, yukarda hesaplanan gecikme faizinden, yasal faizden aşağı olmamak kaydıyla %60 indirim yapılmasının gerektiği" belirlenmiştir.
Mahkemece daha sonra başka bilirkişiden alınan 19/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının icra takibine konu faturaların bedellerini ödeme yükümlülüğü olduğu kanaatine varıldığı, gecikme zamminin yerleşik yargıtay kararına göre hesaplanmasında,davacı şirketin, davalı elektrik borcunu ödemediği halde elektriğini kesmediğinden gecikme zammı ve
KDV nedeniyle davalının elektrik borcu aşırı derecede arttığından davacı şirketin müterafik kusurlu
olduğu kanaatine varıldığı, bundan dolayı, gecikme zammı, istikrar kazanmış Yargıtay 3. Hukuk
Dairesinin 17.10.2018 tarih ve 2018/6205 E ve 2018/10184 K sayılı Kararına göre hesaplandığı, davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle toplam alacağı : 7.936,10 TL asıl alacak, 4.694,79 TL gecikme zammı, 845,06 TL gecikme zammı KDV, 13.475,95 TL olduğu,davacı şirketin toplam alacağının 13.475,95 TL olduğu" hesaplanmıştır.
Bu doğrultuda mahkemece hükme dayanak son bilirkişi raporu kapsamında davacının ödenmeyen faturalar nedeniyle elektriği zamanında kesmeyerek zararın artmasına sebebiyet vermesi nedeniyle müterafık kusurlu olduğu,bu nedenle sunulu faturalar kapsamında asıl acakğın 7.936,10 TL olduğu,faturaların son ödeme tarihi ile elektriğin kesilmesi gereken tarihler belirlenerek bundan sonrası için takibe kadar yasal faiz uygulanmasında aykırılık bulunmadığı,işemiş faiz tutarının 4.694,79 TL,faizin KDV sinin 845,06 TL olmak üzere davacının takipteki toplam alacağının 13.375,95 TL olarak hesaplanması usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Ayrıca alacağın likit olmadığı görülmekle icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde aykırılık yoktur.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026