T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2687
KARAR NO : 2026/1169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2025
NUMARASI : 2023/403 E - 2025/315 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından 09.04.2021 tarihinde, ... tüketim noktasında bulunan "Bağlarbaşı Mah. ... Cad. No: ../İstanbul" adre- sindeki işyerinde yapılan denetimler sonucu ,... seri numaralı kayıtsız sayaçtan "sözleşmesiz elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle ... adına 09.04.2021 tarihli ... seri numa- ralı tutanağın düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 48.924,45TL tutarında borç tahakkuk edildiğini, ...'ın davacı ...'a ibraz ettiği dilekçesi ile " tutanak tutulan mahalli sözleşme ile kullanmaya başladığını" beyanla kaçak tahakkukuna itiraz ettiği, davacı tarafından yapılan çevre araş- tırmasına göre "abone beyanının doğru olduğu, zabıt döneminde kullanıcı tespit edilemediği" gerekçesi ile tahakkukun mal sahibi ...adına düzeltilmesine karar verildiğini, davalının 17.01.2022 son ödeme tarihli faturayı ödememesi nedeniyle kaçak tüketim bedeline ,gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si eklenerek İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üze- rinden takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla ;itirazın iptali ile takibin devamına,davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, mah- keme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözkonusu işyerinin dilekçelerine ekli 10.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı...'a kiralandığını, burasının fiilen müvekkili tarafından kullanılmadığı gibi müvekkili ile davacı kurum arasında düzenlenmiş herhangi bir abonelik sözleşmesinin de bulunmadığını,müvekkilinin dava konusu kaçak tüketim bedelinden sorumlu tutula- mayacağını beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini, fiili ve hukuki durumu bilmesine rağmen işbu davayı açan davacının kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
"Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 6.887,99-TL asıl alacak, 1.049,42-TL işlemiş faiz ve 188,89-TL faizin KDV'si toplamı olan 8.126,30-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı vekilinin yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Asıl alacak olan 6.887,99-TL'ye takip tarihi olan 25/03/2022 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına," karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: EPTHY 44.maddesi 1/a bendinde " 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre" demek üzere tutanak ve sayaç değerlerinin önceliğinin vurgulandığını, davalının kaçak elektrik kullandığı sayacın kayıtsız olmasının yaptığı ölçüme halel getirmeyeceğini, kanun koyucunun " yasal şekilde tesis edilmiş" ifadesiyle kayıtlı olup olmamayı kastetmediğini, bu nedenle sayacın kaydettiği 31331 endeks ölçümünün hesaplamaya dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu,
Kaldı ki bilirkişi tarafından kurulu güç üzerinden hesaplama yapıldığı bildirilmişse de hesaplamaya dayanak alınan elektrik tüketen cihazların ne olduğu ve ne kadar elektrik tükettiklerinin raporda bildirilmediğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla velev ki bu yönde bir değerlendirmenin uygun olacağı düşünüldüğünde dahi mahallin lokanta olması hasebiyle günlük 48,09 kWh tüketeceği yönündeki olağanın altındaki değerlendirmenin doğru olmadığını,
Ayrıca" düzenlenen tarifelerle enerji ve/veya kapasite satın alan tüketicilerce zamanında öden- meyen borçlara, görevli tedarik şirketi tarafından bu yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanır.’’ hükmüne rağmen avans faizi üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyanın tetkikinde,
Davacı ... görevlileri tarafından davalının maliki olduğu" Bağlarbaşı Mah. ... Cad. No:.. Gaziosmanpaşa/İstanbul" adresinde 09.04.2021 tarihinde yapılan denetimler sonucu "... nolu kayıtsız sayaçtanve sözleşmesiz olarak elektrik kullanıldığı" gerekçesi ile dava dışı ... adına ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı düzen- lendiği,( toplam endeksin 31.331 kWh olduğu, söz konusu kaçak tutanağını davacı yetkililerinin imzaladığı,ancak dava dışı ... imzasının olmadığı,
İş bu tutanak gereğince adı geçen kişi adına, 48.924,45TL tutarında borç tahakkuk edildiği,
...'ın davacı ...'a ibraz ettiği dilekçesi ile " tutanak tutulan mahalli sözleşme ile kullanmaya başladığı"ndan bahisle borca itiraz etmesi üzerine davacı tarafından yapılan çevre araştırması sonucu Komisyon tarafından "abone beyanının doğru olduğu, zabıt döneminde kullanıcı tespit edilemediği" gerekçesi ile tahakkukun mal sahibi ...adına düzeltilmesine karar verildiği,
Davalının tahakkuk olunan 17.01.2022 son ödeme tarihli faturayı ödememesi nedeniyle 48.924,45TL kaçak tüketim bedeline ,1.748 23TL gecikmiş gün faizi ve 314,68 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 50.987,36 TL alacağın tahsili talebi ile İstanbul 27.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğundan itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu tutanak tarihinde yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde;
"Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi Halleri " başlıklı 42. maddesinde;
(1) Gerçek veya tüzel kişinin ,kullanım yerine ilişkin olarak;
"A) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik tüketimi olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, tutanak tarihinde dava konusu işyerinde yönetmeliğin 42/1-a kapsamında sözleşmesiz olarak elektrik kullanıldığı sabittir.
Yönetmeliğin "Kaçak Elektrik Enerjisi Tespit Süreci " başlıklı 43. maddesi;
" (1) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır."
"Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması " başlıklı 44. maddesi;
" (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre"
"Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre " başlıklı 45. maddesi;
" (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi evesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır."
"Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması " başlıklı 46. maddesi
(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçeyesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.
4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici ulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır. " hükümlerini içermektedir.
Elektrik Mühendisi Tekin Paşaoğlu tarafından düzenlenen 06.01.2025 tarihli raporda; yönetmelikteki bu düzenlemeler dikkate alınmış olup buna göre;
"KAÇAK TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASI:
-Kaçak tutanak tarihi : 09.04 2021
-Kayıtsız sayacın endeksi : 31.331 kWh
-Kaçak kullanım süresi : 90 gün
- Güç Miktarı : 8,35 kW (Davacı hesaplamalarında sayacın yazdığı 31.331 kWh baz alarak hesaplama yaptığının görüldüğü ancak söz konusu sayacın kayıtsız olduğu ve kayıtsız sayacın dışardan her türlü müdahalelere açık olduğundan kayıtsız sayacın yazdığı tüketimlerin baz alınamayacağı bu nedenle kurulu güç üzerinden hesaplamaların yapılmasının gerektiği ,)
- Çalışma Saati : 9,6 Saat/gün ( Normal çalışma saatinin 8 olduğu, ancak Yönetmelik gereği sözleşmesiz enerji kullanımından dolayı 8 saa/Gün x 1.2 = 9,6 Saat/gün alınacaktır.)
- Kaçak Kullanım Miktarı : 8,35 kW x 90 Gün x 9,6 Saat/Gün x0,6 5 4.328,64 kWh
- Kaçak kullanım Katsayısı: 1.5
3-MAHAL yerinde kullanılan kaçak tüketim tutarının EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 6.887,99 TL, faiz tutarının da 1.049,42 TL ve faizin KDV si 188,89 TL olmak üzere toplam 8.126,30 TL hesaplanmıştır.." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Davacı istinaf başvurusunda, davalının kaçak elektrik kullandığı sayacın kayıtsız olma- sının yaptığı ölçüme halel getirmeyeceğini, kanun koyucunun " yasal şekilde tesis edilmiş" ifadesiyle kayıtlı olup olmamayı kastetmediğini, bu nedenle sayacın kaydettiği 31331 endeks ölçümünün hesaplamaya dahil edilmemesinin gerektiğini iddia etmiş ise de, dava konusu tesisattaki sayacın kuruma kayıtlı olmadığı tartışmasızdır. Kuruma kayıtlı olmayan bir sayacın ise yasal şekilde tesis edilmiş bir sayaç olmadığı ve müdahalelere açık olduğu gözetildiğinde, söz konusu sayacın kaydettiği tüketimin doğru bir tüketim olduğu kabul edilemez. ( Yargıtay 3. HD'nin 2014/2757 E- 2014/5087 K nolu ve 31.03.2014 tarihli, 2014/5687 E- 2014/8099 Karar nolu 26.05.2014 tarihli ilamları ve dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. ) Hal böyle olunca davacının aksi yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Gecikme zammı yönünden :Davacı vekili dava konusu alacaklarına avans faizi değil, 6183 sayılı kanunun 51.md gereğince gecikme zammı uygulanmasının gerektiğini ileri sürmüş ise de, gecikme zammı talep edilebilmesi için taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı, alacağın abonelik sözleşmesinden kaynaklanması ve sözleşmede gecikme zammı alınacağına dair açık düzen- leme yapılmış olması gerekmektedir. Eldeki davanın sözleşmesiz, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı gözetildiğinde alacağa gecikme zammı uygulanamayacağı açıktır.
Bilirkişi raporu içerdiği gerekçe ve teknik inceleme itibariyle dosya kapsamına uygun, hükme ve yargısal denetime elverişlidir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/04/2026