T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3274
KARAR NO : 2026/1270
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/10/2025
NUMARASI : 2023/195 E - 2025/726 K
Birleşen İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/314 esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, uzun yıllardır porselen, cam ve seramik ürünlerin toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, ticari unvanını değiştirerek ...Limited Şirketi unvanını kullanmaya 20.05.2020 tarihinde başladığını, yeni ticari unvanı ile Sultan Selim Mah. ... Sok. No:...Kağıthane İstanbul adresinde 20.05.2020 tarihinde vergi açılışını yaptığını, müvekkili şirketin, çeşitli sebeplerle ekonomik olarak zorlanmaya başladığını, küçülmeye gitmek suretiyle ticari unvan değişikliğiyle 20.05.2020 tarihinde vergi açılışı yaptığını ancak belirtilen adreste hiçbir zaman fiili faaliyette bulunmadığını, müvekkilinin fiilen işletme faaliyetlerini yürütmekte zorlanmaya başlayınca belirtilen adreste bulunan bir kısım makinelerini ... isimli şahsa devrettiğini, adreste yürütülen faaliyetlerin tamamının ... tarafından gerçekleştirildiğini, işbu dava konusu fatura adreslerindeki faaliyetlerini dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, işbu dava konusu faturaların müvekkili adına tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, işletmesinde bulunan makinelerin bir kısmını dava dışı üçüncü kişi ...'ya devir tarihinden itibaren işletmede fiilen faaliyette bulunmadığını, bu nedenle işletme adresinde tesis edilen elektrik aboneliğinin de dava dışı ... adına tesis edildiğini, müvekkilinin herhangi bir elektrik kullanımı yapmadığını, davalı şirket tarafından 17.02.2022 tarihinde ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağın ve abonelik sözleşmesinin tarafı olan asıl tüketici ... adına düzenlendiğini, düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tarihinde fatura adresindeki elektrik aboneliği sözleşmesinin tarafının müvekkili olmadığını, fatura adreslerinde kaçak/usulsüz kullanma tutanağı tarihinde müvekkili adına tesis edilmiş herhangi bir elektrik aboneliği sözleşmesi bulunmadığını, faturaların okuma tarihlerinde ve tutanağın düzenlendiği 17.02.2022 tarihinde elektrik tesisatının abonelik sahibinin ... olduğunu, davalı şirket tarafından tesis edilen ... seri numaralı ilk endeks ve değiştirme protokolü uyarınca ....12.2020 tarihi itibariyle ... adına işlem tesis edildiğini, müvekkili şirketin, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlenmesinden daha sonraki bir tarihte 02.03.2022 bağlantı anlaşması tarihinde bu kez kendi adına elektrik aboneliği tesis ettirdiğini, müvekkilinin, hiçbir şekilde usulsüz elektrik kullanımı yapmadığını, faturaların asıl muhatabı olmadığını, aksi durumun kabulü halinde dahi söz konusu faturaların usulüne aykırı olarak düzenlendiğini, 17.02.2022 tarihinde ... seri numaralı tutanakta davalı şirket tarafından "Yapılan kontrolde abonenin sayaca gelen giriş kablosundan alarak ... ... vasıtasıyla kaçak elektrik kullandığı tespit edildi." denilmek suretiyle kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen tutanakta yapılan güç tespitinde elektrikli aletlerin toplam 66.600 W enerji kullandığının belirlendiğini, güç tespitinde harici devreden kullanılan olarak tespit edilen seramik fırınların boyutları itibariyle olağan kullanımının gerektirdiğinden daha yüksek miktarda watt'lar belirlendiğini, bu durumun açıkça hatalı olduğunu, elektrikli fırınların aynı anda yanması ve işlem yapmasının mümkün olmadığını, dava dışı üçüncü kişi ...'nun iş yoğunluğuna bağlı olarak haftada 2 gün elektrik kullanımı yaptığını, bununla birlikte pandemi sürecinde yaşanan sokağa çıkma yasakları kapsamında da işletmenin faaliyetlerini fiili olarak devam ettirmesinin mümkün olmadığı günlerin de hesaplamaya dahil edildiğini, tespiti yapılan seramik fırın orta boy olup 10 kw güç harcadığını, küçük boy seramik fırının ise 2 kw güç harcadığını, buna rağmen gerek güç bilgilerinin hatalı tespit edilmesi gerekse iddia edilen usulsüz kullanım süresince tüm elektrikli aletlerin aynı anda elektrik kullandığı kabulüyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin bir yıllık dönemler üzerinden yapmış olduğu hesaplamanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işletmede kullanılan elektriğinin bağlı bulunduğu sayaç ve ana bağlantı noktasının yerinin belirli olduğunu, her ay sayaç okumaya gelen görevli tarafından görüldüğünü ve düzenli olarak kontrol edildiğini, her ne kadar müvekkili adına tesis edilmiş bir abonelik bulunmasa da tespit tarihinde ve öncesinde aboneliği bulunan ... adına her ay düzenli şekilde fatura tahakkuk ettirilirken usulsüz kullanıma yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, bu nedenle varsa usulsüz kullanımın ancak son okuma tarihinden sonra mevcut olduğunun söylenebileceğini, aksi durumda dahi geriye dönük en fazla 1 aylık usulüz kullanımın mevcut olabileceği göz önüne alınarak yalnızca geriye dönük 1 aylık usulsüz kullanım faturası tahakkuk ettirilmesinin mümkün olacağını, davalı şirketçe 180+185 günlük hesaplama yapıldığını, hesaplamanın hukuk dışı olduğunu, tespit tutanağının asıl abonelik sahibi ... adına düzenlendiğini, dava dışı ...'nun aboneliğine ilişkin her ay düzenli olarak sayaç okumaları yapıldığını ve tahakkuk eden faturaların düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin, tespit tarihinden sonra söz konusu tespitten haberi olmaksızın 14.03.2022 tarihinde işletme faaliyetlerine devam etmek üzere elektrik aboneliğini tesis ettiğini, ayrıca müvekkili adına tahakkuk eden faturaların da düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin kendisinden önceki aboneliğin varsa bir kaçak/usulsüz kullanımından haberi olmasının mümkün olmayacağını, gerek müvekkilinin aboneliğinden önce gerekse abonelik tesisinin ardından her ay düzenli olarak tahakkuk eden faturaların okumalarının işletmedeki çalışır vaziyetteki sayaç üzerinden yapıldığını, müvekkilinin, ayrıca önceki aboneliğe ilişkin her ay düzenli şekilde fatura tahakkuk ettirilirken usulsüz kullanıma yönelik herhangi bir tespit de yapılmadığını, her ne kadar geriye dönük birer yıllık süreler için abonesiz kaçak kullanımı sebebiyle fatura tahakkuk edilmişse de izah edildiği üzere varsa bir usulsüz kullanımın, müvekkilin kastı olmaksızın ve başkası adına tesis edilen abonelik tarihinde meydana geldiğinin ortada olduğunu, bu durumda da kullanımın ancak abonelik sahibi tarafından yapıldığı söylenebileceğini, kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 17.02.2022 tarihinden önce abonesiz kaçak kullanımı olduğunu söyleyebilmenin mümkün olmadığını, tespit tarihinden önce bu yönde bir kullanım olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığını, tespit tarihindeki abonelik sahibi ... adına tesis edilen aboneliğe ilişkin son olarak düzenlenen faturanın son ödeme tarihinin 14.02.2022, fatura bedelinin 2.414,00 TL olduğunu, tespit tarihinden sonraki bir tarihte tesis edilen müvekkiline ait aboneliğe ilişkin düzenlenen ilk faturanın son ödeme tarihinin 14.04.2022, fatura bedelinin 2.503,10 TL olduğunu, müvekkilinin ve önceki abonenin işletme faaliyetleri ile uyumlu şekilde tahakkuk eden faturaların aylık ortalama fatura tutarlarıyla uyumlu olduğunu, müvekkili adına düzenlenen faturalardaki elektrik kullanımının da işletmesinin kapasitesi ile uyumlu olduğunu, bu zamana kadar ödenen faturaların hiçbirinde de usulsüz elektrik kullanımına dair herhangi bir tespit bulunmadığını, her ne kadar tespitin muhatabı müvekkili olmasa da müvekkili hakkında davaya konu 2 adet fatura düzenlendiğini, faturaların faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı şirket tarafından Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, söz konusu icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirket tarafından itirazın iptali davası ikame etmek üzere dava şartı arabuluculuğuna başvurulduğunu, anlaşamama tutanağının 09.11.2022 tarihinde imzalandığını, bu tarihten itibaren davalı şirket tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin aylardır icra takibinin devamı yönündeki işlemleri beklediğini ve tehdit altında yaşadığını, ayrıca her iki faturada da tek zamanlı, gündüz, puant, gece, endüktif ve kapasitif gibi enerji tüketimine ilişkin bilgiler yer aldığını, faturaların düzenlendiği adreste ve tarihlerde her ne kadar müvekkil işletme faaliyeti yürütmüyor olsa da dava dışı ...'nun işletmesinde mesai saatlerinin ne olduğu, güç tespitinde yer alan elektronik eşyaların hangi sıklıkla elektrik tüketimi yaptığı ve aynı anda kullanılıp kullanılmadığı hususlarının göz önüne alınmadığını, ortalama çalışma saati dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, adına tesis edilmiş bir abonelik dahi bulunmayan müvekkilinin, sırf kullanımı yapmış olduğu iddia edilen aboneden hemen sonra abonelik tesis etmiş olması nedeniyle önceki abonenin borcundan ve eylemlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağını, düzenlenen tespit tutanağı uyarınca da tahakkuk eden faturaların muhatabının müvekkili olmadığını beyan ederek; davanın kabulü ile davacı müvekkilinin kaçak/usulsüz elektrık kullanmadığı ve davalı kurumca 17.02.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak kesilen ve ferileri ile birlikte Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 178.524,98 TL bedelli fatura ile ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 402.901,82 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 581.426,80 TL bedelli iki adet fatura karşılığında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/314 Esas 2023/387 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanlarınca 17/02/2022 tarihinde ... no ile tutulan tutanağa göre Hizmet No:... ... Mah. ... Sok. No:... Kağıthane İstanbul adresindeki işyerinde yapılan kontrolde abonenin sayaca gelen giriş kablosundan ek olarak "... ..." vasıtası ile kaçak elektrik kullandığının tutanak ve kamera kaydı ile tespit edildiğini, tutulan Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında kullanıcı ... olarak belirtilmiş ise de 04/03/2022 tarih ... sayılı Komisyon Raporunda;"... tüketim noktasına ait mahalde ... seri numaralı sayaca ... adına 17/02/2022 tarihinde ... seri numarasına 402.901,82 TL ve 186.827,77 TL tutarında faturaların tanzim edildiğini, dilekçeye istinaden yapılan incelemelerde; zabıt tutulan kişinin kullanıcı olduğu söylendiğini ancak mahalde görülmediğini ve zaptın kişiye tanzim edildiğini, ilgili adreste uzun süredir kullanıcı olduğu ve yeni sözleşme yapan ... ... Ltd. Şti.'nin aynı adreste faaliyet gösterdiği tespitlere istinaden ... seri numaralı zabıt tahakkukunun ... .. Ltd. Şti. adına güncellenmesine karar verildiği"nin belirtildiğini, bunun üzerine davalı şirket adına ... fatura seri nolu, 14/03/2023/03/2022 fatura tarihli/dönemli 402.901,82 TL bedelli ve ... fatura seri nolu 14/03/2023/03/2022 fatura tarihli/dönemli 178.524,98 TL bedelli kaçak elektrik kullanım kaynaklı faturaların tahakkuk ettirildiğini ve tebliğ edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26/B maddesi dikkate alındığında Kurum çalışanlarınca tutulan kaçak tutanağında "Abonenin sayaca gelen giriş kablosundan ek olarak "... ..." vasıtası ile kaçak elektrik kullandığı "tespit edildiğini, davalının müvekkili kurumu zarara uğrattığını, davalı tarafından işyerinde kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğini, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgeler olduğunu, davalı borçlunun işbu davaya konu kaçak elektrik kullanımı nedeni ile müvekkili şirket tarafından hakkında düzenlenen kaçak fatura alacağının ödenmemesi üzerine fatura alacaklarının tahsili tahsili amacı ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu vekilince icra takibine itiraz edilerek icra takibi durdurulduğunu, müvekkili şirketçe zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, tarafların anlaşamaması nedeni ile 09/11/2022 tarihinde Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağının düzenlendiğini, davalının işbu davaya konu faturalar nedeni ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/195 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını beyan ederek; davalı borçlu tarafından Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına haksız ve mesnetsiz yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, davalı - borçlu tarafından haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak yapılan itiraz nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, işbu dava dosyasının İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/195 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/314 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ... seri numaralı 17.02.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına esas olmak üzere; ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 178.524,98 TL bedelli fatura, ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 402.901,82 TL bedelli faturaların iptali ve müvekkilinin usulsüz elektrik kullanmadığı ve faturalardan kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespiti talebiyle İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/195 Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası ikame ettiklerini, dosyada dilekçelerin teatisi aşaması devam ederken dosya davalısı tarafından dava konusu faturaların alacağı talebiyle açılan Bakırköy 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına itiraz ettiklerini, itirazın iptali talebiyle işbu davanın ikame edildiğini, birleşen dosya davacısının, itirazın iptali konulu dava dilekçesi ile 17.02.2022 tarihinde ... no ile tutulan tutanağa göre hizmet no:... ... Mah. ... Sok. No:... Kağıthane İstanbul adresindeki iş yerinde yapılan kontrolde abonenin sayaca gelen giriş kablosuna ek olarak ... ... vasıtası ile kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, kullanıcı ... olarak belirtilmiş olsa da 04.03.2022 tarihli komisyon raporu ile zabıt tahakkukunun yeni sözleşme yapan müvekkili adına güncelendiğini, kaçak elektrik kaynaklı faturaların tahakkuk ettirilerek icra takibine konulduğunu, icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali gerektiğini iddia ettiğini, davacını, işbu davasında açıkça haksız olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile menfi tespit davası dosyasında dayandıkları deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının itirazın iptali talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının itirazın iptali davasına cevaplarının, davacısı oldukları menfi tespit davasındaki iddialarını karşıladığını, menfi tespit davasındaki beyanlarını aynen tekrarladıklarını, özetle müvekkilinin 20.05.2020 tarihinde ticari unvanını değiştirerek ...Limited Şirketi unvanını kullanmaya başladığını, yeni ticari unvanı ile Sultan Selim Mah. ... Sok. No:...Kağıthane İstanbul adresinde 20.05.2020 tarihinde vergi açılışı yaptığını, ancak müvekkilinin, belirtilen adreste hiçbir zaman fiili faaliyette bulunmadığını, adreste bulunan bir kısım makinelerini dava dışı ...'ya devrettiğini, adreste yürütülen faaliyetlerin tamamının ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, ekonomik şartlar nedeniyle işletme faaliyetlerini tamamen durdurmak zorunda kaldığını, işbu dava konusu fatura adreslerindeki faaliyetlerini dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, işbu dava konusu faturaların müvekkili adına tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işletme adresinde tesis edilen elektrik aboneliğinin de müvekkili şirket adına olmadığını, dava dışı ... adına tesis edildiğini, müvekkilinin işletme adresinde faaliyetlerini devam ettirmediği gibi herhangi bir elektrik kullanımı da yapmadığını, davacı şirket tarafından 17.02.2022 tarihinde düzenlenen ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının abonelik sözleşmesinin de tarafı olan asıl tüketici ... adına düzenlendiğini, faturaların okuma tarihlerinde ve tutanağın düzenlenme tarihi olan 17.02.2022 tarihi itibariyle fatura adresindeki elektrik aboneliği sözleşmesinin tarafının müvekkili olmadığını, işbu dava konusu fatura adreslerinde kaçak/usulsüz kullanma tutanağı tarihinde müvekkili adına tesis edilmiş herhangi bir elektrik aboneliği sözleşmesi bulunmadığını, elektrik tesisatının abonelik sahibinin ... olduğunu, müvekkili şirketin, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlenmesinden daha sonraki bir tarihte 02.03.2022 bağlantı anlaşması tarihinde bu kez kendi adına elektrik aboneliği tesis ettirdiğini, davacı tarafın 04/03/2022 tarih ve ... sayılı Komisyon Raporu ile her ne kadar kaçak/usulsuz kullanım tutanağı ... adına düzenlenmişse de yeni sözleşme yapan müvekkilinin aynı adreste faaliyet göstermesi nedeniyle tahakkukun müvekkili şirket adına güncellenmesine karar verildiğini, ayrıca kaçak kullanımın ve tahakkuk eden faturaların usulüne uygun şekilde tespit edildiğini beyan ettiklerini, ... adına düzenlenen tutanağın müvekkili adına sonradan güncellendiğini belirttiklerini, müvekkilinin, hiçbir şekilde usulsüz elektrik kullanımı yapmadığını, faturaların asıl muhatabı olmadığını, aksi durumun kabulü halinde dahi söz konusu faturaların usulüne aykırı olarak düzenlendiğini, tespiti yapılan aletlerin olağan güç kullanımları ile ayda kaç kez kullanıldıkları göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, işletmede kullanılan elektriğinin bağlı bulunduğu sayaç ve ana bağlantı noktasının yerinin belirli olduğunu, her ay sayaç okumaya gelen görevli tarafından görüldüğünü ve düzenli olarak kontrol edildiğini, her ne kadar müvekkili adına tesis edilmiş bir abonelik bulunmasa da tespit tarihinde ve öncesinde aboneliği bulunan ... adına her ay düzenli şekilde fatura tahakkuk ettirilirken usulsüz kullanıma yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, bu nedenle varsa usulsüz kullanımın ancak son okuma tarihinden sonra mevcut olduğunun söylenebileceğini, aksi durumda dahi geriye dönük en fazla 1 aylık usulüz kullanımın mevcut olabileceğini, davacı şirketin 180+185 günlük hesaplama yapıldığını, bu hesaplamanın hukuk dışı olduğunu, müvekkilinin, tespit tarihinden sonra söz konusu tespitten haberi olmaksızın 14.03.2022 tarihinde işletme faaliyetlerine devam etmek üzere elektrik aboneliği tesis ettiğini, müvekkili adına tahakkuk eden faturaların düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin kendisinden önceki aboneliğin varsa böyle bir kaçak/usulsüz kullanımından haberi olmasının mümkün olmadığını, her ay düzenli olarak tahakkuk eden faturaların okumalarının işletmedeki çalışır vaziyetteki sayaç üzerinden yapıldığını, tespit tarihinden önce bu yönde bir kullanım olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığını, 17.02.2022 tutanak tarihinden önce abonesiz kaçak şeklinde usulsüz elektrik kullanıldığını ortaya koyan hiçbir delil de bulunmadığını, fatura adresinde gerek müvekkilinden önceki abonelik sahibinin gerekse müvekkilinin elektrik aboneliğine ilişkin her ay düzenli olarak sayaç okuması yapılmakta olup bu zamana kadar tahakkuk eden tüm faturaların düzenli olarak ödendiğini, müvekkili hakkında davaya konu 2 adet fatura düzenlendiğini, faturaların faizi ile birlikte tahsili amacıyla davacı şirket tarafından Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, kendisi hakkında yapılan icra takibi ile işbu fahiş tutarlardaki faturalardan haberdar olduğunu, takip ve işbu dava konusu faturaların muhatabı müvekkili olmadığından icra takibine itiraz ettiğini, davacı şirket tarafından itirazın iptali davası ikame etmek üzere dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk anlaşamama tutanağının 09.11.2022 tarihinde imzalandığını, sonrasında davacı şirket tarafından uzun bir süre herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin, aylarca icra takibinin devamı yönündeki işlemleri beklediğini ve tehdit altında yaşamak zorunda kaldığını, bu nedenle menfi tespit davası ikame ettiklerini, menfi tespit davasında dilekçeler teatisi aşaması devam ederken bu kez itirazın iptali talebiyle işbu dava ikame edildiğini, davacının haksız itirazın iptali talebiyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek; öncelikle birleşen itirazın iptali konulu dava dosyasında; itirazın iptali talebinin ve müvekkilinin icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan birleşen dosya davacısının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak müvekkili şirkete verilmesine, menfi tespit konulu dava dosyasında; davanın kabulü ile müvekkilinin kaçak/usulsüz elektrık kullanmadığı ve haksız ve hukuksuz şekilde 17.02.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak kesilen ve ferileri ile birlikte Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 178.524,98 TL bedelli fatura ile ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 402.901,82 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 581.426,80 TL bedelli iki adet fatura karşılığında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı / birleşen dosya davacısının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkeme,
"1-Mahkememiz ana dosyası açısından davacının davasının kabulü ile;
a) Davacının kaçak/usulsüz elektrik kullanmadığı ve davalı kurumca 17.02.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak kesilen ve ferileri ile birlikte Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 178.524,98 TL bedelli fatura ile ... seri numaralı 14.03.2022/03.2022 dönemine ilişkin 402.901,82 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 581.426,80 TL bedelli iki adet fatura karşılığında davacının borçlu olmadığının tespitine,
b) Davanın borçlu lehine sonuçlandığı anlaşılsa da arada sözleşme ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Birleşen İstanbul 14. ATM'nin 2023/314 Esas sayılı dosyası açısından;
a) Davacının davasının reddine,
b) Kurulan hüküm gereğince icra inkar tazminatının reddine" karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen dava yönünden ... vekili istinaf etmiştir.
Asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde; müvekkili ... şirket görevlileri tarafından davalıya ait adreste 17.02.2022 tarihinde yapılan denetimlerde ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle ... sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, kullanım şeklinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1(b) hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımı teşkil etmesi nedeniyle davalı adına ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tutulmuş, akabinde davalı borçlu adına 24.03.2022 son ödeme tarihli 402.901,82 TL bedelli ve 24.03.2022 son ödeme tarihli 178.524,98 TL bedelli iki adet kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini,kaçak elektrik tüketim bedellerine ilişkin faturalar süresi içerisinde ödenmediğinden kaçak kullanıma ilişkin tahakkuk eden bedellerin tahsili için Bakırköy 3.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatılmış, borçlunun takibe itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu,itirazın iptaline dair İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/314 esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının ,karşı tarafça söz konusu kaçak tüketim faturalarından borçlu olunmadığının tespiti talepli olarak açılan menfi tespit davasının görüldüğü İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/195 Esas sayılı dosya ile birleştirildiği,hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini,bilirkişi raporlarında birleşen davacı ...'ın alacağının eksik hesaplandığı,kaçak elektrik kullanımına konu adreste 01.06.2012 - 02.03.2022 arası dava dışı ... adına, 02.03.2022 - 17.09.2022 arası ise ... adına abonelik kayıtları bulunduğu, ...' in aynı adresteki şirket kuruluşu ve faaliyeti ticaret sicil kayıtlarına göre 27.05.2020 - 01.02.2024 aralığında olduğu,şirketin kurulduğu 2020 yılından 02.03.2022 tarihine kadar ilgili adreste veya başka bir yerde herhangi bir abonelik kaydı tespit edilemediği, fiili kullanıcı tespitinin dosyadaki bilgi ve belgelerden bilirkişi tarafından tespit edilebilecek bir konu olmadığı, bilirkişinin görev tanımını aştığı,fili kullanıcı tespitinin ... şirketi çalışanları tarafından doğru şekilde yapıldığı,dava dilekçesinin ekinde ... tarafından sunulmuş olan yevmiye defteri incelendiğinde görüleceği üzere ... adına 2020 yılında oluşturulan abonelik faturalarının davacı ... hesabından ödendiğinin görüldüğü, ... ile ...'nun bu adresi muhtemelen ve uzun yıllardan beri birlikte kullanmakta, birlikte hareket etmekte olduğunu,mahkeme nezdinde fiili kullanıcı konusunda bir tereddüt oluşmuş ise de emniyet - zabıta araştırması ve de resmi kurum kayıtlarının, vergi levhalarının, yoklama fişlerinin ilgili vergi dairesi ve belediye vb resmi kurumlardan araştırılması gerekmekte iken, bu rapor doğrultusunda bilirkişilerin rapor hazırlaması için gerekli eksiklikleri tamamlanmaması sonucu hatalı ve görev tanımını aşan kanaatlere dayanan rapor doğrultusunda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,davalı yan tarafından dosyaya kaçak elektrik tespit tutanağının aksini ispat edebilecek hiçbir delil sunulmadığı,kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen cihazların toplam gücü baz alınarak hesap yapılması gerektiği,kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli, düzenlendiği tarih itibarıyla maddi olgulara ilişkin tespitler içeren güçlü delil niteliğini haiz evraklardan olduğu, aylık sayaç tüketim bilgileri ve sayaç demant bilgileri dava dosyasına sunulmuş ancak bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını,takip faiz oranlarının yasal/ticari faiz veya avans faizi olarak değil Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenecek gecikme zammı oranınca uygulanması gerekiğini,ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Asıl dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit,bileşen dava aynı kaçak tahakkuklarına dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında,... tarafından borçlu ...Limited Şirketi hakkında 581.426,80 TL kaçak elektrik bedeli, 17.675,38 TL geçmiş gün faizi ve 3.181,57 TL faizi olmak üzere toplam 602.283,75 TL nın tahsiline ilişkin yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Vergi Dairesin cevabi yazısında, ...'nun .../01/2011 tarihinde ...Toptan Ticareti işi ile Sultan Selim Mahallesi ... Sokak No:... Kağıthane İSTANBUL merkez iş yeri olmak üzere mükellefiyet kaydının yapıldığını, 31/12/2014 tarihinde mükellefiyetini sonlandırdığının bildirilmiştir.
Yargılama aşamasında ;Elektrik Mühendisi ..., Elektrik Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ... ve Elektrik Yüksek Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinin 24/05/2024 tarihli raporunda özetle;" Dava Konusu Elektrik Enerji Kullanımının Niteliği; davacı / karşı davalı ... . Ltd. Şti.'nin, perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği davalı / karşı davacı ... ... A.Ş. şirket elemanlarınca 17.02.2022 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42: Perakende satış sözleşmesi mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi kabul edildiğinden dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kanaatine varılmıştır.Davacının Takip Tarihi İtibariyle Borçlu Olduğu Bedel; Davacı şirketin asıl borcu 227.340,78 TL, Gecikme zammı 6.182,06 TL, Gecikme zammı KDV 1.112,77 TL Davacı şirketin toplam borcu 234.635,61 TL davalı / karşı davacı ... ... A.Ş., davacı / karşı davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin asıl borcunu 581.426,80 TL, gecikme zammını 17.675,38 TL, zammın KDV'sini 3.181,57 TL hesaplayarak takip tarihi itibariyle borcunu 602.283,75 TL olarak belirlemiştir. Ancak, davalı / karşı davacı ... ... A.Ş.'nin belirlediği borç miktarı kadri maruf olmadığından, işbu raporun yukarısında davacı / karşı davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibariyle borcu 234.635,61 TL olarak saptanmıştır. Bu nedenle, davalı / karşı davacı ... ... A.Ş.'nin, davacı/karşı davalı ... ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine 234.635,61 TL üzerinden takibi sürdürebileceği" belirtilmiştir.
İtirazlar sonrası alınan 23/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;"Dosya bilgilerinde, (gerek abonelik sözleşmesi, gerek faturalardaki müşteri adı, ayrıca yukarıda görüntüleri verilen ve ... adıyla imzalandığı anlaşılan 16.03.2022 tarihli dilekçede), 01.03.2022 tarihine kadar tutanak tarihi ve öncesinde, fiili kullanıcının ... olduğunun beyan edildiği, dilekçede, “01.03.2022 tarihine dek ...”e ait cezalar ve borçlar bana aittir” beyanlarının yazılı olduğu, dolayısıyla, bu tespitler ışığında, ... tarafından düzenlenen tutanaktaki ... isminin isabetli olduğu, diğer taraftan, ... şirketinin aboneliğinin (yukarıdaki belgelerden) 02.03.2022 tarihinde başladığı gözetildiğinde, tutanağın düzenlendiği 17.02.2022 tarihinde, ... şirketinin kaçak kullanımdan,sorumlu olmadığı, kaçak kullanım hesabıyla ilgili de, kök rapordaki değerlendirmelere ilişkin farklı bir sonucu gerektirecek bir tespitin olmadığı, tutanakta tespit edilen kaçak kullanıma ilişkin sorumlu kişinin (bilgi ve belgeler kapsamında) davadışı ... olduğu,kök raporda yapılan işlemler sonucunda;ana dosyada, davacı şirketin asıl borcu 227.340,78 TL, gecikme zammı 6.182,06 TL, gecikme zammı KDV 1.112,77 TL, davacı şirketin toplam borcunun 234.635,61 TL elde edildiği, menfi tespit miktarı: 581.426,80-227.340,78 = 354.086,02 TL (Fazladan tahakkuk edilen miktar), birleşen dosyada, icra takibinde, davacı şirket (...), davalının (ana dosyada davacı) asıl borcunu 581.426,80 TL, gecikme zammını 17.675,38 TL, zammın KDV'sini 3.181,57 TL hesaplayarak takip tarihi itibariyle borcunu 602.283,75 TL olarak belirlemiş olduğu; ancak, davacı şirketin belirlediği borç miktarı kadri maruf olmadığından, davalı şirketin takip tarihi itibariyle borcu 234.635,61 TL olarak saptanmış olduğu,bu nedenle, birleşen dosyada, davacı şirket, davalı şirket aleyhine, takip tarihine kadar, 234.635,61 TL üzerinden takibi sürdürebileceği" belirlenmiştir.
Maslak Vergi Dairesinin cevap müzekkeresinde; davacı şirketin 20/05/2020 tarihinde ...Toptan Ticareti (Çini, Billuriye, Cam Veya Porselenden Çanak, Tabak, Bardak, Vazo, Tepsi, Süs Eşyası, Vb.) faaliyetinden dolayı Sultan Selim mah... Sk. No:...Kağıthane İstanbul merkez iş yeri olmak üzere mükellefiyet kaydının yapıldığı ve sorulduğu tarihte mükellefiyet kaydının devam ettiği belirtilmiştir.
Asıl dosya davacısı tanığı ... mahkemedeki beyanında; "Ben kesinlikle dava konusu yerde kaçak elektrik kullanmadım, kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğu tarihte söz konusu yerde ben faaliyet gösteriyordum, ancak iki günde bir elektrikler kesiliyordu, sürekli elektrikçi tamircileri-ustaları gidip geliyordu, söz konusu tutanak tutulduktan sonra da mecbur kalıp bu yeri hatırladığım kadarıyla ...'a devrettim, belirttiğim gibi ben kesinlikle kaçak elektrik kullanmadım, dosyada bulunan 16/03/2022 tarihli dilekçeyi yazıp yazmadığımı hatırlamıyorum ancak böyle bir dilekçe vermediğimi düşünüyorum, çalıştığım yerde iki adet büyük fırın vardı, bu fırınlarda bardak, Atatürk portresi şeklinde işler yapıyorduk, iş yerindeki elektriğin neden sürekli kesilip durduğunu bilmiyorum, sigorta sürekli atıyordu, tamirci çağırıp yaptırıyorduk, ertesi gün elektrik kesiliyordu, elektrikçi ya da tamircinin kaçak bir bağlantı yapıp yapmadığını bilmiyorum, benim söz konusu iş yerindeki çalışmam 20 gün kadar sürmüştür, benden öncesinde bu iş yerinde ... çalışıyordu, ... bey hastalandı, bir süre iş yeri epey bir süre boş kaldı, sonra ben kendisine bana devreder misin di,ye teklif ettim, iş yerini devretti, ancak elektrik problemi ile başa çıkamayınca tekrar ... Beye iş yerini devrettim, ben kaçak elektrik sebebiyle ceza mahkemesinde ifade verdiğimi tam olarak hatırlamıyorum, ben söz konusu iş yerinde ... Bey'in yanında çalışmıyordum, devraldıktan sonra çalışmaya başladım, devralırken herhangi bir bedel ödemedim, 20 gün kaldığım için işletmeye kira da ödemedim, herhangi bir kira kontratı da yapılmadı, bu işletmenin adı ... idi, benim iş yerimin adı da ... idi, ... Bey burayı ... adı altında çalıştırıyordu bana devredince ben de ... adıyla çalıştırmaya devam ettim, ancak 20 gün kadar kısa bir süre çalıştıktan sonra yine kendisine devrettim, ... Bey bana devrederken ticaret Sicil'de herhangi bir işlem yapmadık, herhangi bir yere imza atmadım, devir aramızda sözlü olarak yapıldı, ben devir öncesinde değil yaklaşık 30 yıl kadar önce ... Bey'in yanında çalışmıştım" hususunda ifade etmiştir.
Birleşen dosya tutanak tanığının beyanı alınmıştır.
Adreste kimin bulunduğu konusunda zabıta araştırması yapılmıştır.
Dosya kapsamından abonelik sözleşmesi, faturalardaki müşteri adı, ayrıca ... adıyla imzalandığı anlaşılan 16.03.2022 tarihli dilekçede, 01.03.2022 tarihine kadar tutanak tarihi ve öncesinde fiili kullanıcının ... olduğunun beyan edildiği, dilekçede, “01.03.2022 tarihine dek ...'e ait cezalar ve borçlar bana aittir” beyanlarının yazılı olduğu görülmüştür.
Belirtilen bu belgeler kapsamında düzenlenen kaçak tespit tutanağındaki kaçak kullanımdan sorumlu kişinin ... olması gerektiği açıklığa kavuştuğundan ... şirketinin aboneliğinin 02.03.2022 tarihinde başladığı, tutanağın düzenlendiği 17.02.2022 tarihinde, davacı ... şirketinin kaçak kullanımdan sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerekecektir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/16877 soruşturma sayılı dosyasında, asıl dosya davacı şirket yetkilisi yönünden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği de görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954
sayılı ilamları da aynı yöndedir.).
Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle takibe konu kaçak tahakkuka dair alacağın davacı tarafça ispatlanamadığı açıktır.
Asıl ve birleşen dava yönünden ... tarafından takibe konu faturalara dair kaçak tespit tutanağındaki kaçak kullanım hakkında ... Ltd nin fiili kullanıcı olduğu ispatlanamamıştır.
Bu nedenle söz konusu kaçak tespit tutanağına istinaden düzenlenen kaçak tahakkukları nedeniyle davacının davalı ...'a borçlu olmadığı belirlendiğinden ,asıl davada menfi tespit davasının kabulünde aykırılık olmadığı gibi,menfi tespit davası kabul edilmekle,buna dayalı ...'ın aynı kaçak tahakkuku sebebiyle yaptığı takipten de alacaklı olmadığı ortaya çıktığından, birleşen itirazın iptali davasının da reddi yerinde görülmüştür.
Mahkemenin asıl ve birleşen davaya dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre ...'ın asıl ve birleşen davadaki istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl ve birleşen davada ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 39.717,26 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.929,31 TL'nin mahsubu ile bakiye 29.787,95 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026