T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3244
KARAR NO : 2026/1275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2025
NUMARASI : 2024/551 E - 2025/550 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yaklaşık 10 yıldır faaliyet gösteren ve düzenli elektrik tüketimi olan bir üretim firması olduğunu, firmanın geçmiş dönem elektrik faturaları, normal şartlar altında sabit bir tüketim düzeninde seyrederken Ağustos-Eylül 2023 döneminde, bir önceki aya göre 2 kat fazla elektrik tüketimi faturalandırıldığın, davaya konu elektrik faturası 511.9903,00-TL olup bir önceki ayın 2 katı bir kullanım 142.404KW kullanıldığı fatura edildiğini, bir sonraki ay 56 günlük kullanım fatura edilmiş ve yine 40.000KW daha az olacak şekilde 100.674KW kullanıldığı belirtildiğini, firmanın sabit üretim kapasitesi ve makine kullanımı göz önüne alındığında dava konusu faturaların gerçekçi olmadığını, sonraki aylarda da benzer tutarsızlıkların devam ettiğini, müvekkili elektrik sayacında bir arıza olabileceğini düşünerek, ilgili elektrik ... şirketine resmi bir yazıyla başvuruda bulunmuş ve inceleme talep ettiğini ancak davalı elektrik ... şirketi, sayaçta sorun olmadığını belirterek inceleme yapmadığını, müvekkili elektrik kesintisi riskini göze alamayacağı için üretim ve istihdamın aksaması nedeniyle tartışmalı faturaları ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen elektrik Kullanım bedeli adlı 511.9903,00TL, 433.831TL ve 399.035TL lik faturalarının iptali ile, sayaçta teknik bir hata olup olmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesi, fazla ödenen tutarların şimdilik 1000 TL nın en yüksek ticari faiz ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yalnızca elektrik tedarikçisi konumunda olup, sayaç okuma ve faturalandırmayla ilgili teknik süreçler ... şirketi ...'in sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı, toplamı 1.379.565,50 TL olan üç faturanın iptalini talep ederken dava değerini yalnızca 1.000 TL olarak beyan etmiş ve belirli tutarlı bir davada belirsiz alacak davası açmaya çalıştığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, esas itibariyle, temyiz yetkili mercilerin kararları ve Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri, müvekkilinin bu süreçte sadece aracı konumunda olduğunu ve tüm sorumluluğun ... şirketinde bulunduğunu, sunulan ... verileri, faturaların doğru düzenlendiğini kanıtladığını savunarak, dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, eksik harç nedeniyle davanın usulden reddini, esas itibariyle ise tüm iddiaların reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yalnızca ... faaliyetlerinden sorumlu olduğunu, abonelik sözleşmeleri, faturalandırma ve tüketici şikayetlerinin görev alanı dışında kaldığını, yetkili tarafın, davacının sözleşme yaptığı diğer davalı ... Enerji olduğunu, müvekkili şirketin sadece sayaç okuma ve ... altyapısından sorumlu olduğunu, yapılan incelemede sayaçta bir arıza tespit edilemediğini, faturalandırma işlemi tedarik şirketinin yetkisinde kaldığını , öncelikle davanın müvekkili şirket yönünden husumet sebebiyle reddine, usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkeme,
"1-Davacı tarafça davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu reddine,
2-Davacı tarafça davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın reddine" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; mahkeme, ...’ın ... şirketi olması nedeniyle davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını kabul etmiş; ancak bu tespitin hem mevzuat hükümlerine hem de yüksek yargı içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu,Elektrik piyasasında iki şirket türü (... – perakende) arasında rol ayrımı bulunmakla birlikte, arızanın veya kesintinin kökeni ... faaliyetinden kaynaklanıyorsa, ... şirketinin doğrudan sorumluluğunun söz konusu olduğunu,bu durum yalnızca Türk Borçlar Kanunu kapsamında değil, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik ... Yönetmeliği ve ilgili ikincil düzenlemelerden doğan “kamusal sorumluluk” niteliğinde olduğu,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarında;“Elektrik enerjisinin düzenli, kesintisiz ve güvenli iletim ve dağıtımı bir kamu hizmeti niteliğindedir. ... şirketi, kendi görev alanına giren teknik sebeplerden doğan zararlar yönünden sorumluluktan kaçınamaz.”
denildiğini,bu nedenle, mahkemenin “pasif husumet yokluğu” yorumunun maddi hukuka açıkça aykırı olduğunu,davacının zararı doğrudan ... altyapısının kusurundan kaynaklandığını,... şirketine yöneltilen talep son derece isabetli olduğunu,pasif husumet yokluğu kararının eksik ve hatalı değerlendirmeye dayandığını,davacı son kullanıcı konumda olup faturada bulunan hatanın kimsen kaynaklı olabileceğini bilemeyecek konumda olduğunu,faturadaki kullanım miktarı ve fatura bedelindeki hatanın kimden kaynaklı olduğunu ancak yargılama ile deliller toplanarak tespitinin mümkün olduğunu, ... Enerji yönünden verilen esastan ret kararının da eksik incelemeye dayandığını,mahkeme, davalı perakende satış şirketinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını varsaymış,ancak perakende şirketi ile tüketici arasındaki abonelik sözleşmesinin niteliği gereği, enerji tedarikinin sürekliliğine ilişkin taahhüdün ihlal edilip edilmediğine dair değerlendirme yapılmadığını,perakende şirketi, ... şirketinin kusurundan tamamen bağımsız olmadığnıı,enerji tedarik zincirinde tedarikçi – dağıtımcı – tüketici üçgenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini,Yargıtay’ın çeşitli kararlarında, perakende şirketlerinin “teslim garantisi” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kesintilerin sebepleri açıklanmaksızın genel ret kararı verilemeyeceğinin belirtildiğini,mahkeme, ... Enerji’nin;bilgi edinme yükümlülüğü,faturanın fahişliğinin teknik sebebini müşteriye açıklama yükümlülüğü,sayacın doğruluğuna ilişkin mevzuat uyarınca önleyici tedbirler alma yükümlülüğü gibi sorumluluklarının somut olay açısından yerine getirilip getirilmediğini incelemediğini, karar yetersiz gerekçeli olup HMK m. 297’ye aykırı olduğunu,bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu,fahiş fatura, yanmış sayaç, elektrik arızası, kesinti kaynaklı zarar, cihaz hasarı, gerilim dalgalanması vb. teknik nitelikteki uyuşmazlıklarda mahkemenin bilirkişi incelemesi yapmasının zorunlu olduğunu,Yargıtay 3. HD ve 13. HD’nin yerleşik kararlarında, elektrik kesintisi temelli uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ret kararı verilmesinin bozma sebebi olduğunun açıkça belirtildiğini,davanın niteliği gözetilmeden fahiş miktarda vekalet ücreti belirlendiğini,davacının dava açmasında haklı sebepleri bulunduğunun gözetilmediğini,HMK m. 330 ve A.A.Ü.T.’nin hakkaniyet düzenlemesinin dikkate alınmadığını,karar gerekçesinin yetersiz olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, 511.9903,00 TL, 433.831 TL ve 399.035 TL lık faturalarının iptali ile, sayaçta teknik bir hata olup olmadığının tespiti ve fazla ödenen tutarların iadesi istemine ilişkindir.
Dava değeri 1000 TL olarak gösterilmiş ise de, mahkemenin tensip 10 nolu ara kararı gereği eksik harç tamamlanarak bakiye 22.966,78 TL karar harcının davacı tarafça yatırıldığı görülmüştür.
Yargılamada bilirkişi raporu alınmış,bilirkişi raporunda; tablo 1 içeriğinde detayı verilen, davacı işletmesinde ölçü aleti ile tespiti yapılan akım değerlerinin, elektronik sayaç üzerindeki akım değerleri ile orantılı olması, sayacın arızalı olamayacağı kanaatinin oluşmasına etken olmuştur.Yukarıda her bir fatura dönemi ortalama günlük tüketim değerlerine yer verilmiş olup, değerler birbiri ile orantılıdır. Faturalarda sayaç işaretleri birbirini takip etmektedir. Faturalardaki aktif birim fiyatlar, ... ulusal tarife birim fiyatlarının altındadır. Dava konusu fatura dönemlerinde davacı tarafça indirimli elektrik kullanılmıştır. Fatura kayıtlarına geçen tüketimleri ölçen ... seri nolu sayacın arızalı olduğuna ilişkin dosya kapsamına sunulmuş belge bulunmamaktadır.Davacının sözleşme gücüne ilişkin dosya kapsamında veri bulunmasa da, yukarıda tablo 1 içeriğinde sayaç üzerinde 6,1 kw x 50 (akım trafo oranı) 305 kw güç tespit edilmiştir. 305 kw güç değerindeki davacı işletmesinde günlük 14 saate kadar çalışılması durumunda 305 kw x 14 saat / gün— 4270 kwhi/gün yani dava konusu fatura tüketimlerine ulaşılabilecektir. Davacının 9.10.23 tarihli faturasında günün 06:00 —17:00 (202,04 kw); 17:00 — 22:00 (230,69 kw) ; 22:00 -06:00 (191,81 kw) saatler arasındaki ortalama güç tüketimleri dikkate alındığında 3 vardiya çalışma yaptığı tespit edilmiştir. Yani mahalde günlük 14 saatten fazla çalışılmaktadır. Bu durum günlük hesaplanan 4270 kwh tüketimin artmasına etken olacaktır. Davacı taraf dava konusu faturalardaki tüketimi gerçekleştirebilir güce sahiptir.Faturaların tekniğine uygun olarak düzenlenmiş olduklarına ve taraflar arasında imza edilen sözleşme hükümleri uyarınca davacı tarafça ödenmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.Dava konusu faturalar sonrasında davacı tüketimi artış eylemindedir.Şayet mahkemece sayacın laboratuvar muayenesine tabi tutulmasına karar verilecek olur ise, İstanbul Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nde sayacın test edilerek sonucun raporlanabileceği" belirtilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda sayaç üzerindeki akım değerlerinin tespiti yapılan değerlerle uyumlu olduğu,bu nedenle arızanın öngörülmediği,ayrıca sayaç işaretlerinin birbirini takip ettiği,bu bağlamda yapılan tüketime esas söz konusu faturalamaya dair hesaplamalarda hata bulunmadığı belirlenmiştir.
Dağıtıma yönelik bir aksaklık tespit edilmediğinden fazla geldiği ileri sürülen fatura bedelleri nedeniyle davalı ...'a husumet düşmediği açıktır.Bu nedenle davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Bunun yanısıra, diğer davalı tedarik şirketi açısından ise,dava konusu faturalandırma ve fatura hesaplamasında hata bulunmadığı anlaşılmakla,davanın davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek,bu davalı açısından davanın esastan reddinde aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026