T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2637
KARAR NO : 2026/1164
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2025
NUMARASI : 2023/366 E - 2025/374 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili banka ile davalı ... ... A.Ş. arasında 04.12.2016 tarihinde "İndirimli Elektrik Sözleşmesi" ve 05.12.2016 tarihinde sözleşmeye "Ek Protokol" imzalandığını, bu sözleşme ile davalı ... tarafından, tedarik edilen elektrik enerjisi ve/veya kapasitesinin, sözleşmede adres ve abonelik bilgileri belirtilen kulla- nım yer veya yerlerinde kullanılmak üzere müvekkili bankaya satıldığını, davalı ...'in müvek- kili bankanın tüm şubeleri, bölge müdürlükleri, genel müdürlük binası vs. tüm işyerlerinin ihtiyaç duyduğu elektriği karşılayacağını , bunun karşılığında müvekkili bankanın da sözleşmede belirtilen ücreti ödeyeceğini,
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki "Müşteri Bilgilendirme ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütnamesi"nde müvekkil bankanın 12 ay süre ile Sabit Tarife Paketi seçtiği ve "Bu kampanya/tarife paketi kapsamında satışa konu edilen ve iş bu taahhütnamede seçilmiş olan abone grubu Perakende satış birim fiyatı sözleşme süresi boyunca 0,174 TL/KWH sabit olarak belirlenir" düzenlemesinin bulunduğunu, buna benzer bir düzenlemenin de taraflar arasında imzalanmış olan 05.12.2016 tarihli Ek Protokolde de yer aldığını,
Taraflar arasındaki ilgili sözleşmenin, protokol, taahhütname uyarınca; davalı ... tarafından müvekkili bankaya 01.01.2017 tarihinden 01.01.2018 tarihine kadar 12 ay sabit 0,174 TL/ Kwh üzerinden enerji satışı yapılacağını ve ... tarafından birim fiyat hiç bir şekilde değiştiri- lemeyeceğini, ilgili sözleşme uyarınca müvekkili bankanın 01.01.2017 tarihinden itibaren davalı ...'den elektrik hizmeti almaya başladığını, hizmete ilişkin ilk faturanın davalı tarafından 27.02. 2017 tarihinde E-Fatura olarak kesildiğini, sözleşmenin ekinde belirtilen 304 adet abonelik için her ay, -elektrik tüketimi olan abonelikler açısından- ayrı ayrı E-fatura kesildiğini,
Davalı ... tarafından 2017 yılı Ocak ayı dönemi ile Ekim ayı dönemine ait fatura- ların taraflar arasındaki sözleşme ve protokole aykırı olarak kesilmiş olması nedeniyle fazla kesilen bedelin iadesi amacıyla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1361 E. 2021/ 663 K. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, 23.06.2021 tarihli mahkeme kararı ile " davalı borçlunun taraflar ara- sındaki sözleşmeye uygun hareket etmediği" tespit edilerek fazla kesilen bedelin iadesine karar verildiğini,
Kasım- Aralık 2017 dönemine ilişkin fazla kesilen faturaların - dava tarihi itibariyle- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1361 E. Sayılı dosyasına konu edilemediğini,
Davalı ... tarafından 2017 yılı Kasım ayı dönemi için kesilmiş olan 295 adet faturada, birim fiyatın taraflar arasındaki sözleşme, protokole aykırı olarak 0,209682 TL baz alınarak hesaplandığını, bu faturaların taraflar arasında kabul edilen birim fiyatı dikkate alınmadan hatalı bir şekilde fazla kesildiği belirtilerek itiraz edildiğini, 116 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca tüm faturalardaki fazla bedel olan toplam 98.223,01 TL açısından İade Dekontu düzenle- nerek davalı ... şirketine iadeli Taahhütlü olarak gönderildiğini, ayrıca konuyla ilgili davalı şirket çalışanı ve müvekkili banka ile olan işlemleri yürüten ...'a mail gönderildiğini, iade dekontu düzenlenmiş olan bedel de dahil olarak davalı ... tarafından kesilmiş olan faturalarda belirtilen bedellerin tümünün müvekkili bankanın zor durumda kalmaması ve davalı ...'in sözleşme gereğince yüklenmiş olduğu edimi yerine getirmemesine neden olmamak adına eksiksiz bir şekilde ödendiğini, tüm faturalar açısından toplam 98.223,01 TL davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil edildiğini, bu bedelin müvekkili bankaya iadesinin gerektiğini, bu nedenle İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde takibe itiraz edildiğini beyanla itirazların iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvek- kili şirketin adresi itibariyle yetkili mahkemenin Denizli Mahkemelerinin olduğunu,
Davacı ile müvekkili arasında 04.12.2016 tarihinde indirimli elektrik sözleşmesi imza- landığını, 2016 Kasım ayından bu yana tüm piyasalarda yurt içi ve yurt dışı kaynaklı oluşan belirsiz- likler ülke olarak dışa bağımlı olunan tüm enerji kaynaklarında artan enerji maliyetleri ve buna bağlı enerji birim fiyatları ile döviz kurumdaki artış elektrik fiyatlarında aşırı dalgalandırmaları da bera- berinde getirdiğini, müvekkili şirketin elektrik üretim şirketi olmayıp enerji üreten firmalardan tedarik ettiği elektrik üzerinden satış yaptığını, bu nedenle enerji tedarik noktasında davalı şirketten kaynak- lanmayan ve öngörülemeyen ülke genelinde meydana gelen olağanüstü piyasada koşulları nedeniyle imzalanmış olan satış sözleşmesinin mevcut akdedilen sözleşme koşulları ile devamının müvekkili şirket için fiili ve hukuki manada "aşırı ifa güçlüğü" oluşturduğunu,bu ve benzeri durum ülke genelinde faaliyet gösteren 200’e yakın elektrik tedarik şirketlerini de etkilediğini,
Davacının, imzalanan sözleşmenin Satış Birim Fiyatı ve Fatura Tutarının Hesaplama Yöntemi başlıklı 5.maddesinin 3. fıkrası uyarınca müvekkili kurum tarafından belirlenecek yeni indirim oranını peşinen kabul ettiğini, buna göre; davacı ile hür iradesi ile imzalanan sözleşmede de belirtildiği üzere müvekkili kurumun gerekli prosedürleri yerine getirdikten sonra indirim oranında revizeye gittiğini, davaya konu süreçte müvekkili şirketin mağduriyet yaratmamak adına tüm iyi niyet ve imkânlarını kullandığını, tüm olağanüstü koşullara rağmen sözleşmeye bağlı kalmaya çalıştığını, ahde vefa gösterdiğini, davacıya basiretli bir tacir olarak dürüst ve şeffaf davrandığını, esasen davacı tarafın, taraflar arasında akdedilen indirimli elektrik anlaşmasına herhangi bir itiraz etmeksizin imza- lamakla bu riski/yapılan işlemi açıkça kabul ettiğini, tüm birim fiyat revize işlemleri noktasında dava- cının bilgilendirildiğini, sözleşmede tek taraflı revize hakkı açıkça düzenlendiğinden davacı tarafça bu işlemlere karşı hiç bir itiraz hakkı kullanılmadığını, davacının bu tutumunun zımnen kabul anlamı taşı- dığını,yapılan işlemlerde hiç bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davalının İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdür- lüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 195.138,22 TL asıl alacak ve 161.602,02 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 356.740,24 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 195.138,22 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 04.12.2016 tarihli 174 TL/kwh perakende enerji satış fiyatı üzerinden davacı ile imzalanan elektrik alım sözleşmesinin devam etmekte olan ekonomik olumsuzlukların enerji fiyatları üzerindeki olumsuz etkisinden kaynaklı olarak perakende enerji birim bedelinin yeniden revize edilmesi zorunluluğunu doğurduğunu, müvekkili şirket tarafından 01.02. 2017 tarihinde değişen piyasa koşulları nedeniyle döviz kuru ve buna bağlı olarak elektrik birim fiyat- ları üzerindeki olağanüstü artışla beraber elektrik fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar nedeniyle sözleş- medeki tüm koşullar sabit kalmakla beraber, dürüstlük kurallarına aykırı olmamak üzere ve aylık ortalama dolar kurunun düşmesi halinde fiyat koşullarında iyileştirmeler yapılacağı, başka tedarikçiler tarafından davacı şirkete daha cazip oranda teklif sunulması halinde müvekkili şirket tarafından her hangi bir fesih cezai şartın uygulanmayacağının bildirildiğini, davacı tarafça bu hususta her hangi bir itiraz gelmemiş olması zımni kabul anlamını taşıdığından Satış Birim Fiyatı Ve Fatura Tutarının Hesaplama Yöntemi başlıklı 5.maddesinin 3. fıkrası uyarınca sözleşmenin revize edilerek birim fiyatı artışı yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan işlemlerde hiç bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından;
Davacı abone ile davalı ... Şirketi /tedarikçi arasında akdo- lunan 04.12.2016 tarihinde indirimli elektrik sözleşmesi ve 05.12.2016 tarihli ek protokol gereğince davacı bankanın Türkiye genelindeki şube ve bölge müdürlüklerinde kullanılacak elektrik enerjisinin davalı tarafça temin edileceği, sözleşmeye konu abonelik sayısının toplam 304 adet olarak bildiril- diği, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmenin eki olan "Müşteri Bilgilendirme Ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütnamesi"ne göre davacının 12 ay süreli sabit tarife paketini seçtiği, toplam bütün aboneliklerde 0,174 TL/kwh sabit olarak uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı elektrik tedarikinin başlamasını müteakıben 304 adet aboneliğin her biri için ayrı ayrı faturalama işlemi yapıldığını, ancak sözleşmede 0,174 TL/kwh sabit kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafça tahakkuk olunan faturalarda taraflara arasındaki sözleşme ve protokole aykırı olarak 0,209682 TL birim fiyat üzerinden faturalama yapıldığını, müvekkilinin zor durumda kalmamak için bu faturaları ödemek durumda kal- dığını, fazla tahsilata ilişkin itirazlarından sonuç alamadıklarını bu nedenle İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını,
Davalı ise ; davacı ile 0,174 TL/kwh birim fiyat üzerinden perakende enerji satış sözleşmesi yapıldığını, ancak ortaya çıkan ekonomik olumsuzluklar nedeniyle bu birim fiyatı üzerinden enerji tedarikinin kendileri yönünden aşırı ifa güçlüğü oluşturduğunu, bu nedenle Satış Birim Fiyatı ve Fatura Tutarının Hesap- lama Yöntemi başlıklı 5.maddesinin 3. fıkrası kapsamında davacının bilgisi dahilinde birim bedelinin revize edildiğini beyan etmektedir.
Celp olunan İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde , davacı tarafından davalı aleyhine, söz konusu birim fiyat artışı kapsa- mında yapılan fazla ödemelerin iadesi kapsamında, 98.223,01 TL Aralık 2017 dönemi fazla tahsilat + 96.915,21 TL Kasım 2017 dönemi fazla tahsilat + 82.131,25 TL Aralık 2017 dönemi alacağına işle- miş faiz + 81.892,03 TL Kasım 2017 dönemi alacağına işlemiş faizden ibaret toplam
359.161,50 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı,
Davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptali talebi ile ilgili olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde 2017 yılı Ocak-Ekim dönemine yansıyan faturalar ilgili olarak İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1361 E. Sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, bu davada birim fiyattaki artışın sözleşmeye,hukuka aykırı olduğunun tespit edilerek fazla tahsilatın iadesine karar verildiği, dava tarihi itibariyle Kasım- Aralık 2017 dönemi faturalarındaki fazla tahsilatın 2017/1361 E. Sayılı dosyada yargılamaya konu edilemediğini belirtmiştir.
Bu iddia ile ilgili olarak dosya üzerinde ve UYAP kayıtlarında yapılan inceleme sonucu, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan 0,174 TL/kwh sabit birim fiyatın davalı tarafça tek taraflı olarak değiştirilmesi nedeniyle davacının 2017 yılı Ocak-Ekim döneminde ödemek zorunda kaldığı fazla tahsilatın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1361 E. Sayılı dosya- sında yargılama konusu edildiği, mahkemece "davalı tarafça yapılan bu değişikliğin hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye/protokole aykırı olduğu" gerekçesi ile birim fiyat farkından kaynaklı 597.224,33 TL fazla ödemenin iadesine karar verildiği,
Davalının iş bu karar hakkında istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2021/2010 E- 2022/2011 K. nolu 28.06.2022 tarihli ilamda:
Taraflar arasındaki ilgili sözleşme ve eklerine ve protokole göre , 01.01.2017 tarihinden 01.01. 2018 tarihine kadar davalı şirketin davacı bankanın tüm tüm işyerlerinin ihtiyaç duyduğu elektriği karşılaya- cağı ve bunun karşılığında davacı bankanın da sözleşmede belirtilen sabit 0,174 TL/'KWH ücreti ödeye- ceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin eki "Müşteri Bilgilendirme ve Tarife Paketi Kullanım Taahhütname- si"nde davacı bankanın 12 ay süre ile Sabit Tarife Paketi seçtiği ve "Bu kampanya/tarife paketi kapsamında satışa konu edilen ve iş bu taahhütnamede seçilmiş olan abone grubu perakende satış birim fiyatı sözleşme süresi boyunca 0,174 TL/KWH sabit olarak belirlenir" düzenlemesi bulunduğu" benzer bir düzenlemenin de taraflar arasında imzalanmış olan 05.12.2016 tarihli Ek protokolün 4.maddesinde yer aldığı,bu düzenlemede de ; "İş bu ek protokol kapsamında 12 ay sabit 0,174 TUKWh aktif enerji satış bedeli uygulanacaktır." denildiği, Sözleşmenin 5. maddesinde ; "Birim fiyatı ... tarafından değiştirilemeyecektir. Değişmesi durumunda ... müşteriye verdiği zarar kadar tazminat ödemeyi kabul eder" düzenlemelerinin yer aldığı görülmüştür.
Benzer uyuşmazlıklarla ilgili olarak ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararlarında belirtildiği üzere; hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırıl- mıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir.
6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendi- sinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleş-meden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede",uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilmektedir. Davalı tarafça uyarlama ile ilgili dava yoluna başvurulmamıştır.Ancak taraflar tacir olduğundan ,bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümlerinin de dikkate alınması gerekir. Bilirkişi kurulu raporunda da değinildiği üzere ; Ek protokol ile taraflar arasında imzalanmış olan 04.12.2016 tarihli Sözleşmenin tadil edildiği; davalının Ek Protokolde kararlaştırılan birim fiyat üzerinden satış yapmayı kabul ettiği, ayrıca Ek protokolde her iki belge arasında farklılık bulunması halinde Ek protokolün geçerli olacağının düzenlendiği, bu açık düzenlemeler karşısında sözleşmenin 5.3. Mad- desinin uygulanmasının mümkün olamayacağı, diğer yandan TTK m.18/f.2 uyarınca “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” Basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün gerektirdiği özen derecesi, objektif ölçülere göre tespit ve tayin olunur düzenlemesi de dikkate alındığında , TTK m. 18/4.2 hükmünün tacirlere , kanunun belirttiği borç ve yükümlülükler yanında basiretli bir işadamı gibi hareket etme yükümlülüğünün getirdiği borçları da yüklemektedir.
Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede ; sözleşme süresi de nazara alındığında davalının piyasa şartlarındaki değişikliği ileri sürerek belli bir süre sözleşme dışı daha yüksek birim fiyat uygulaması hem sözleşme hükümleri hem maddi hukuk hükümlerine aykırı olup , davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamıştır " denilerek "davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verildiği",
Davalının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. HD'nce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2022/7538 E- 2022/9770 K. Nolu 21.12.2022 tarihli ilam ile dairemizce verilen kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının sözleşmeye /protokole konu abonelikleri için 2017 Ocak-Ekim döneminde birim fiyat artışı yoluyla yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş olup bu tespitleri içeren İDM, BAM ve Yargıtay ilamları sonraki döneme ilişkin tahsilat hakkında açılan eldeki bu dava yönünden de delil ve emsal teşkil etmektedir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile ,davacıdan fazladan tahsil ettiği toplam tutarın 98.223,01 TL + 96.915,21 TL= 195.138,22 TL olarak hesaplanmış, icra takibinde talep edilebilecek alacağın 195.138,22TL asıl alacak +161.602,02 TL işlemiş faizden ibaret toplam 356.740,24 TL olduğu tespit edilmiş,bu raporun dosya kapsamına uygun, hükme ve yargısal denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının icra takibinde tahsilini istediği 359.161,50-TL olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabul hükmü kurulmuştur.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 24.368,93-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.092,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.276,70 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/04/2026