T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3230
KARAR NO : 2026/1272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2025
NUMARASI : 2023/551 E - 2025/572 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Limited Şirketi'nin 12/08/2022 tarihinde İstanbul Ticaret Odasından faaliyet belgesi alarak ve sicil kaydı oluşturulduğu, eski unvanı ... Limited Şirketi adıyla 01/04/2022 tarihinde Güllü Bağlar Mahallesi ... Caddesi No:... Pendik/İSTANBUL adresinde bulunan taşınmazda bodrum dahil 6 katlı binayı 6 aylık kira sözleşmesi yaparak kiraladığı, 10/08/2022 tarihinde mevcut taşınmazdaki kira sözleşmesini yenileyerek taşınmazı ...Limited Şirketi adıyla 5 senelik süreyle 01/11/2022 tarihinde kiraladığı ve sözleşme imzaladığı, davacı şirketin kira sözleşmesini yaparken taşınmaza herhangi bir tesisat ve tadilat yaptırmadan mevcut haliyle kiraladığı ve hemen elektrik aboneliğini yaptırdığı, kira sözleşmeleri ve 01/04/2022 tarihli elektrik abone sözleşmelerinin dosyaya sunulduğu, kiralama tarihinden itibaren yiyecek-içecek sektöründe hizmet verilmeye başlandığı, 07/04/2023 tarihinde davalı tarafından yapılan denetim sonucunda davacı şirkete "Kaçak Elektrik Tüketim” sebebiyle para cezası kesildiği, Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı, ve kaçak tüketime ait fatura dosyaya sunulduğu, ... dilekçe numarası ile 26/04/2023 tarihinde davalı tarafa yazılı itirazda bulunulduğu, Ancak davalı taraf itiraza ilişkin olumlu ya da olumsuz yazılı bir geri dönüş yapılmadığı, ikinci kez 11/05/2023 tarihinde davalı ...'a tekrardan yazılı itirazda bulunulduğu, yazılı itiraza davalı tarafından red cevabı geldiği, davacı şirket ile davalı arasında gerçekleşen yazılı itiraz ve cevap yazılarının dilekçe ekinde sunulduğu, kaçak elektrik kullanma haksız fiil olup, sonuçlarından haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olduğu, davacının haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığı, sorumluluğun kendisine yüklenmesinin de mümkün olmadığı, bu fiili işlerken kast unsurunun bulunması gerekirken mevcut olayda herhangi bir kastı olmadığı, davacı şirketin mevcut taşınmazı 2022 yılında kiraladığı, ancak davalının kaçak elektrik kullanıldığının tespiti iddiasıyla ceza kesildiği elektrik sayacı 2001 tarihli olduğu, davalı şirket tarafından elektrik mühendisi ve elektrik teknisyeni aracılığı ile kaçak elektrik kullanımına ilişkin sayacın eski tarihli olduğunu ispatlar ıslak imzalı ve kaşeli tutanak tutulduğu ve dosyaya eklendiği, davacı şirket kaçak elektrik kullanımına ilişkin herhangi bir haksız eylem hareketinde bulunmamış olup, ... ile abonelik sözleşmesi imzalayarak usulüne uygun şekilde elektrik kullandığı, İşbu nedenlerle arabuluculuk yolu ile uyuşmazlığın çözümlenmesi amacıyla tarafımızca 2023/59822 Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da davalı tarafından taleplerimiz kabul edilmediği ifade edilerek, öncelikle işbu davaya ilişkin yürütmenin durdurulması talebinin kabulü ile davacının yargılama giderlerinden muaf tutulması, davacı şirket açısından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığından davanın kabulü, davacıya yüklenilen para cezasının iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: davaya konu adresteki kaçak kullanım davacı tarafından yapılmış olup, aynı zamanda adresteki aboneliğinde davacı adına olduğu, tesisat üzerindeki kaçak elektrik kullanımından, fiili kullanıcıyla birlikte davacı/aboneninde sorumlu olacağı, somut olayda davacı şirket, hem abone hem de fiili kullanıcı olduğu, dava dilekçesinde mahalde kaçak kullanım yapıldığının kabulüyle birlikte bahsi geçen kaçak hattın bir önceki kiracı tarafından tesis edilmiş olduğu, kaçak kullanımın yine eski kiracı tarafından gerçekleştirildiği, davacının kaçak kullanım kastı olmadığının iddia edildiği, kast unsuru hukuk yargılamasında göz önünden bulundurulabilecek bir husus olmadığı, davacının iddia ettiği gibi kaçak elektrik kullanma kastı olup olmadığı ancak ve ancak ceza yargılamasında göz önünden bulundurulabilecek bir husus olduğu, kaçak kullanım yapılan adresi kaçak tespitinin gerçekleştirildiği tarihlerde davacının kullandığı davacı beyanlarıyla da ikrar edilmiş olmakla, fiili kullanımın davacı tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, mahalde yapılan saha araştırması neticesinde; panodan ayrı kablo çekilerek kayıtsız cihazın beslendiği, tutanak tutulan kayıtsız cihazın aktif olarak çalıştığı depodaki lambaların yandığı, aynı firmaya ait olan depoyu beslediğinin tespit edildiği, sunulan fotoğraflardan da görülebileceği üzere davacı adına kayıtlı tesisattan direkt hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiği, davacı hakkında yapılan işlemin dayanağı 30 Mayıs 2018 Tarihli, 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin ilgili bölümünde tanımlandığı, davacının, kiracı olduğunu ikrar ettiği tarihler içerisinde tahakkuk ettirilen ve abonesi olduğu tesisat üzerindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığı iddiasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığı, harici hat çekilerek / direkt bağlantı suretiyle elektrik enerjisi kullanımı ceza hukuku anlamında "suç" teşkil eden bir eylem olduğu, işbu fiil TCK'nın 163/3 maddesinde tanımlanan "karşılıksız yararlanma suçu" kapsamında olduğu, davacı tarafın ilgili tesisattan kendisinin hat çekmediği iddiasını kabul etmemekle birlikte, bir anlığına iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi, fiilin bizzat davacı tarafından gerçekleştirilmemesinin sadece ceza hukuku kapsamında dinlenebilecek savunmalar olduğu, emsal yargı kararları bulunduğu,kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, içeriğini ve "kaçak tespitini" ispatlamak için ayrıca başka belgeye ihtiyaç duyulmadığı, davalı davacı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarında gerçekleştirilen tespitlerin; "abone/kullanıcı veya temsilcisi ile tanık imzasının bulunmaması " gibi sebeplerle şaibeli olduğu iddia edildiği tutanakların doğruluğu için başkaca bir belge ile desteklenmesine gerek olmadığı, doğru olmadığının ispatlanması, işbu hususunun aksini iddia eden tarafın sunacağı "yazılı eş delil" ile mümkün olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında ise, kaçak tespit tutanağında tanık imzasının alınmasına ilişkin düzenleme şekli bir düzenleme olup, tanık imzasının alınmamış olmasının tutanağın geçersizliği sonucunu doğurmayacağının belirtildiği,davaya konu kaçak tutanağını tanzim eden personel dosya kapsamında tanık olarak dinletilecek olup, kaçak kullanım tespitini nasıl gerçekleştirdikleri, kaçak kullanım sorumlusunu ve ödeme yükümlüsünü hangi esaslara göre belirledikleri hususları hakkında beyanda bulunacakları ifade edilerek, davanın reddi, karşı delil ve ek delil sunma hakkı saklı kalmak üzere delil listesinin kabulünü talep etmiştir.
Mahkeme; "Davanın kısmen kabulüne;Davacının davalıya 98.475,72 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine" karar vermiştir.
Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararda 98.475,72 TL'lik menfi tespit talebi yönünden verilen karar hukuka uygun olup söz konusu miktar yönünden herhangi bir itirazları bulunmadığı,ancak davanın reddedilen 12.162,13 TL'lik kaçak tüketim bedeli tespiti yönünden söz konusu kararı istinaf ettiklerini,davacının taşınmazı 2022 yılında kiraladığı,ancak davalının kaçak elektrik kullanıldığının tespiti iddiasıyla ceza kesildiği elektrik sayacının 2001 tarihli olduğu, müvekkili şirket tarafından elektrik mühendisi ve elektrik teknisyeni aracılığı ile kaçak elektrik kullanımına ilişkin sayacın eski tarihli olduğunu ispatlar ıslak imzalı ve kaşeli tutanak tutulduğu,davacının taşınmazı kiraladığı dönemden bugüne dek davalı ... ile herhangi bir aboneliği bulunmamakta olup, kaçak elektriği kullananında müvekkili şirket olmadığını,kim kaçak elektrik kullandı ise onun sorumluluğunun bulunduğunu,muhtemelen önceki kiracının yasal olmayan yoldan kaçak elektrik kullanmasının mümkün olduğunu,kaçak tutanağında davacı temsilcisinin imzası bulunmadığını,davacının kaçak elektrik kullanmadığını,davanın tümden kabulüne karar verilmesi için reddedilen kısma dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmasına rağmen istinaf harçlarının yatırılmadığı , bu nedenle eksik harçların tamamlanması konusunda davacı vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın davacı vekiline 21/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği,buna rağmen verilen kesin sürede istinaf harç eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesi ile;
"HMK'nin 344/1. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,
İş bu kararın taraflara tebliğine" dair kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 05/11/2025 tarihinde EK karar verildiği,davacı tarafça ek kararın da istinaf edilmediği görülmekle,davacı istinafı incelenmemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunda kaçak tüketimin bulunduğunun tespiti uygun olmakla birlikte kaçak tahakkuk hesabında hatalı hesaplama yapıldığını,kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirilen adresin kaçak tespitinin gerçekleştirildiği tarihlerde davacı tarafından kullanıldığının davacının ikrarıyla sabit olduğunu,aynı adreste aboneliği de bulunan davacının, kaçak tüketim bakımından da fiili kullanıcı olarak sorumlu olduğunu,davacı, aynı adresteki elektrik aboneliği üzerinden de elektrik tüketmesine rağmen, saha araştırması ile tespit edildiği üzere, elektrik panosundan ayrı kablo çekmek suretiyle, kendisine ait olan depodaki elektrikli cihazların enerji ihtiyacını bu kaçak hat ile karşıladığını,davacı şirketin 02.10.2020 tarihinden başlamak üzere "...Güllü Bağlar Mah. ... Caddesinde.." faaliyette olduğu dikkate alınarak; 17.04.2023 tarih CE000972231 seri numaralı kaçak tutanağı ile ilgili hesaplamada, kaçak kullanım süresinin kaçak elektrik tüketimine dair dosya kapsamındaki verilerin dikkate alınması ve kaçak tüketim süresinin 12 ay olarak kabul edilmesi ve harici hat bakımından perakende satış sözleşmesi olmadığı göz önünde bulundurularak çalışma saati mevzuat gereğince %20 oranında artırılarak 9,6 saat üzerinden ve davacının mükerrer olarak kaçak elektrik tükettiği dikkate alınarak (30.03.2023 tarih ... seri numaralı ve 07.04.2023 tarih ... seri numaralı kaçak tutanakları) tarifenin iki katı ile hesaplama yapılması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek ve mevzuattan kaynaklanan bu itirazları karşılanmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının 30 Mayıs 2018 Tarihli, 30436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' nin 42/1-a ve ç bendi kapsamında kaçak elektrik tüketimi yaptığının,kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirerek bu eyleminden menfaat sağlayan davacının, davaya konu tesisatın abonesi olması sebebiyle tesisat üzerindeki kaçak elektrik tüketimi bedelinden sorumlu olduğunun kabulüne,yönetmeliğe uygun kaçak elektrik tüketimi hesaplaması (kaçak tüketimin süresinin 12 ay ve günlük kullanım saatinin 9,6 olarak, mükerrer kaçak tüketim sebebiyle tarifedeki birim fiyatın 2 katının dikkate alınması suretiyle) yapılması suretiyle davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
Alınan kök bilirkişi raporunda özetle;"tarafların dosyaya sunduğu kayıtlarda yapılan işlemler bakımından iki ayrı tesisat için düzenlenmiş işlem kayıtları, aynı dönemleri içerir kaçak tüketim tahakkukları gibi talep ve incelemeyi güçleştirecek belgeler ilgili evraklardan görüldüğü üzere 30.03.2024 tarih ve ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenerek labaratuvar incelemesi sonucu sayaca müdahale edildiği tespit edilmiştir denilerek ... numaralı tesisata işlem yapılmıştır. İşlem esnasında kayda geçen sayaç bilgileri ve endeks kayıtları tutanakta yer almaktadır. Kaçak tahakkuk dönemi 03.03.2023 – 22.03.2023 ek tahakkuk dönemi ise 06.02.2023 – 02.03.2023 görünmekle toplam tahakkuk 36.814,56 TL,aynı tesisata bu kez 07.04.2023 tarihli ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiş, gerekçesi ise " şirketimiz tarafından kesilen elektriği yükümlülüğünüzü yerine getirmeden açarak kullandığınız tespit edilmiştir" şeklinde görünmektedir. İşlem esnasında kayda geçen sayaç bilgileri ve endeks kayıtları tutanakta yer almaktadır. Kaçak tüketim için belirlenen tahakkuk dönemi sistemine doğrudan bağlantı yaparak şirketimiz kayıtlarında olmayan bir sayaçla tüketim yaptığınız tespit edilmiştir denilerek ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiştir.Davacıya bu kapsamda 23.04.2022 ila 17.04.2023 arasında olmak üzere 110.637.85 TL kaçak tahakkuku yapıldığı tutanağı konu edilmiş olmakla davalının sunduğu diğer kaçak işlemlerine ait herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.Davalı tutanak mümzileri tarafından da keşif esnasında sadece davacıya ait tesisatta harici bağlantı sebebiyle 17.04.2023 tarihli işleme ilişkin açıklamalarda bulunulmuş diğer tutanaklar ve belgeler konu edilmemiştir Bu kapsamda hem dosya içeriğinin doğru değerlendirilmesi hem de tüm belgelerin ikmali kapsamında davalı şirketten iki aşamada bilgi talebinde bulunulmuş ve tarafıma iletilen belgeler ile yazışma kayıtları rapor ekinde sunulmaktadır. Özetle davacıya düzenlenen işlemleri özetlemek gerekirse, ilk olarak ... numaralı tesisat sayacında yapılan inceleme (22.03.2023) sonucu 30.03.2023 tarihinde kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlendiği ve tesisatın hizmeti kesildiği 07.04.2023 tarihinde ise anılan tesisatta kesilen elektrik davalı şirketin bilgisi dışında hizmete açıldığından tekraren kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlendiği görülmektedir. Bu iki tutanakla birlikte 36.814,56 TL ve 21.190,15 TL faturalar düzenlenmiş olup bu işlemler ile ilgili davacı nezdinde herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Zaten davalı nezdinde sayaç labaratuvar kaydı dosyaya eklenmemiş, talep edilmesine rağmen tarafıma ulaştırılmamıştır. Dolayısıyla 30.03.2023 ve 07.04.2023 tarihli işlemlere dair değerlendirme yapmak şu aşamada mümkün değildir. Dolayısıyla raporda 17.04.2023 tarihli işlem üzerinden değerlendirmelerde bulunulmuş olup, yapılan işlemler, keşifte yapılan tespitler ve mevzuatla somut olayın irdelenmesine çalışılmıştır. Davalı işlem olarak 17.04.2023 tarihinde yaptığı denetimlerde sayaç bağlantısının önünde yer alan sigortanın altından harici bir kablo bulunduğu tespiti ile bu kablonun takibi ile beslediği bölümün yapının en alt kısmındaki depoya ulaştığı tespit edilmiştir. Depo kısmında harici bir sayaç bulunduğu, bu sayacın dağıtım sistemine kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Davalı çalışanlarınca anılan kablo sigortanın altından ayrılarak EPTHY 42-1-a hükmüne göre kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiştir. Bu işlem sonucu davalıya geriye dönük 12 aylık süre için (22.04.2022 – 17.04.2023) toplamda 17.314,56 kWh tüketim ,mecuru kiralamış ve hemen akabinde 2 tesisat için abonelik işlemini gerçekleştirmiş olan davacının tesisinde yapılan incelemelerde bu kablodan haberi olmadığı yönündeki iddiasını destekler sonuçlar belirlenmiştir. Ancak mevcut hali ile tüketim kayıtlı sayaçtan geçmemesi itibariyle kaçak tüketimdir. Davalı çalışanlarınca yapılan tespitle birlikte davalıya günlük 48 kWh civarında bir tüketim yansıtılmış olup 8,35 kW kurulu güç üzerinden 0,6 talep faktörü ile sözleşmesi olmadığından 1,2 kat artırılarak 360 günden toplam 17.314,56 kWh tüketim belirlenmiştir.Burada aslen davalı çalışanlarınca mahalde kurulu güç tespiti yapılmamış, yine tespit esnasında akım ölçümü ile tesisatın tüketimine dair herhangi bir kayıt da alınmamıştır. Farazi olarak 8,35 kW değeri ele alınmıştır.Davacı nezdinde dosyaya sunulan kayıtta da sanal tesisat için zaten ekteki belgeler uyarınca 5 kW güç belirlenmiştir. Söz konusu kaçak elektrik kullanımına ilişkin dönemi ilgilendiren, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Resmî Gazete ile yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve mer-i mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlendiğinin ayrıntılı ve net olması, mutlak suretle maddi olgularda tereddüte yer olmayacak şekilde tespit edilmesi ve mevzuata göre işlemlerin bu şekilde yürütülmesi esastır. Burada elde güç tespiti yoktur. Depo kısmında keşif esnasında aydınlatma yükünden başka güç olmadığı da görülmüş olmakla davalının eksik işlem ikmal ettiği değerlendirilmektedir. Ancak mevzuat elde güç değeri yoksa diğer tüketicilerde 5 kW altında olmamak üzere 3 kW üzerinden değerlendirme yapılmasını hükme bağlamıştır. Çalışma saati ticarethane olarak tespit edilmiş mecurda mevzuatta 8 saat alınmasını öngörmekle sözleşmesi yoksa 1,2 kat arttırılarak hesaplanması belirlenmiştir. Ancak davacının mecurda 2 sözleşmesi olduğu dikkate alındığında harici bağlantı için herhangi bir arttırıcı hükmün geçerli olmayacağı değerlendirilmiştir.Diğer taraftan 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınacağı hükme bağlanmıştır. Elde sayaç ekstresi, benzer tesis gibi herhangi bir şekilde tüketimi değerlendirmeye dair herhangi bir veri yoktur. Dolayısıyla tüketimin düşmeye başladığı dönem vs.. herhangi bir veriye erişmek mümkün olmadığı gibi kaçak tespiti bakımından ek tahakkuk için gerekli şartlar da ortada yoktur. Davalı şirket çalışanlarınca işlem 42-1-a maddesine göre yapılmıştır. Elde doğru bilgi belge olmadığı gibi davalı çalışanlarınca güç tespiti yapılmamış olması tespiti sakatlamıştır.Tümüyle ele alındığında dosya kapsamında doğru bulgu belgenin varlığından söz etmek mümkün değildir, buna göre yapılacak işlemin süresi de ancak geriye doğru 90 gün ihtiva edebilecektir. Mevcut sayaçların tüketimini düşüren kasıtlı bir müdahale olmadığı anlaşılmakla , kaçak ve ek tüketim için 110.637,85 TL bedel tespit edilmişken, yapılan tespit inceleme ve mevzuat kapsamında yapılan değerlendirmeler ile 12.162,13 TL kaçak tüketim hesaplandığı,bu kapsamda 98.475,72 TL menfi tespit talebinin uygun olacağı" belirtilmiştir.
Ek bilirkişi raporunda ise; "Davalının davacıya ait aynı mahalde ... numaralı tesisata yaptığı işlemler de bulunduğu, ancak işbu davaya konu edilmediğinden değerlendirilmediği, 10.05.2024 tarihli keşifte tarafların 17.04.2023 tarihli tutanak nezdinde yapılan işlemlerle ilgili talep ve izahatlerde bulunduğu, incelemenin bu minvalde yapıldığı, 17.04.2023 tarihli işlem bakımından davacı tarafından kiralanan mecurda depo alanındaki tüketim kayıtlı sayaçtan geçmediğinden davalı şirket çalışanlarınca yapılan kaçak tüketim tespitinin doğru olduğu, depo alanında bulunan sayacın geçmiş dönemde davalı şirkete kayıtlı olduğuna dair etiket kaydının sayaç üzerinde yer aldığı, tesisatın iptali ile gerekli işlemlerin ikmal edilmediğinin söylenebileceği, davalı çalışanlarınca tutanak düzenlenirken güç tespiti, anlık yük akım ölçümü vs.. tahakkuku belirleyecek çalışmanın yapılmadığı, mahaldeki cihazların kaydı alınmadığı, dolayısıyla elde doğru bilgi belge olduğunun söylenemeyeceği, mevzuatta belirlenen güç değeri, çalışma saati ve gün sayısı ile davalıya 90 gün süre ile tüketim tahakkuku yapılabileceği, buna göre 12.162,13 TL kaçak elektrik tüketim bedeli belirlendiği, davacının 98.475,72 TL menfi tespit talebinin uygun olduğu, ödeme kayıtları dosyada yer almadığından gecikme faizi yönünden değerlendirme yapılmadığı, ancak gecikme faizinin faturaların vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesindeki değişen oranlar üzerinden belirlenmesi gerektiği" belirlenmiştir.
Davacının kiralanan mecurda depo alanındaki tüketimi kayıtlı sayaçtan geçmediğinden kaçak tüketim tespitinin doğru olduğu, depo alanında bulunan sayacın geçmiş dönemde davalı şirkete kayıtlı olduğuna dair etiket kaydının sayaç üzerinde yer aldığı, tesisatın iptali ile gerekli işlemlerin tamamlanmadığı,bunun yanısıra kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi sırasında kaçak tutanağında güç tespiti, anlık yük akım ölçümü gibi hususlarının tespitinin yapılmadığı, 30.03.2023 kesme işlemi sonrası 07.04.2023 tarihinde tekraren işlem yapıldığı, davacı tarafından 30.03.2023 ve 07.04.2023 tarihli işlemler bakımından da bir itiraz, talep vs. dosyada yer almadığından , bu hususun değerlendirmeye alınmadığı, keşif yapılarak tutanak tanıklarının da dinlenildiği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda mevzuatta belirtilen güç değeri, çalışma saati ve gün sayısı ile doğru bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle davalıya 90 günlük süre için kaçak tahakkuku yapılarak kaçak ve ek tüketim bedelinin 12.162,13 TL olarak kök ve ek raporda hesaplandığı,davacı hakkında davalının 110.637,85 TL kaçak ve ek tahakkuk hesabı nedeniyle davacının borçlu olduğu belirlenen 12.162,13 TL davalının talep ettiği 110.637,85 TL dan çıkartıldığında davacının bu sebeple 98.475,72 TL lik borçtan sorumlu olmadığı ortaya çıkmıştır.
Kök ve ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.Mahkemenin kararı ise usul ve hukuka uygundur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davalıdan alınması gereken 6.726,88 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 1.681,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.045,18 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026