T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3224
KARAR NO : 2026/1273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2025
NUMARASI : 2024/47 E - 2025/842 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Birleşen İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/256 esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;(mahkemece gerekçeli kararda asıl dava dilekçesinin özetlenmediği,birleşen dava dilekçesinin hatalı olarak asıl davada da özetlendiği görülmekle,bu husus maddi hata kabul edilerek asıl dava dilekçesi de usulünce özetlenmiştir)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA,
Davacı vekili davada dilekçesinde; davacının Nafiz Gürman Mah. Şair Ahmet Kutsi ... Cad. ... Apt. No:.... Güngören? İstanbul adresinde 01.07.2021 tarihinden bu yana kiracı olarak ... salonu İşlettiğini,davalı kurum bünyesinde elektrik aboneliği davacı ... adına olup sözleşme hesap numarasının ... olduğunu,vergi levhasından da anlaşılacağı üzere işyeri davacı adına olup bizzat kendisi tarafından işletildiğini,davalı kurum çalışanları tarafından davacıya sözlü olarak binanın tamamına elektrik sağlayan ve ortak alanda bulunan ana elektrik sayacında harici hat olduğunun tespit edildiği bildirilmiş hiçbir delil, tespit ve hukuki gerekçe gösterilmeden de müvekkiline ait işyerinin elektriği tüm itirazlara rağmen kesilmiş haksız yere kaçak kullanım sebebi ile ceza tahakkuk ettirildiğini,sunulu ceza fişi incelendiğinde kaçak elektrik kullanımından dolayı kesilen cezanın ödenmemiş olması sebebiyle düzenlenmiş olduğunu, " Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri olarak düzenlenen MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. "şeklinde düzenleme olup davacı müvekkilinin sayılan sebeplerden hiçbiri ile kaçak elektrik kullanımı olmadığını,kurum tarafından hangi gerekçeye dayanarak kaçak elektrik kullanıldığına dair davalı tarafça ne bir tespit ne de müvekkiline imzalatılan bir belge bulunmadığını,davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle kendisine ait olan elektrik panosuna iddia edildiği gibi bir müdahale veya bir harici hat kullanımı var ise davalı tarafça bugüne kadar panonun sökülüp yerine yenisinin takılması vs tedbirlerin alınması gerekmekteyken bu güne kadar davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını,varsa böyle bir müdahale sayacın sökülerek ne tür bir müdahale yapılmış olduğunun tespit edilmesi gerektiğini,davacının bahse konu adreste 01.07.2021 tarihinden bu yana kirac olduğu,kira ilişkisi kurulduğu günden bu yana elektrik ile ilgili hiçbir sorun yaşamadığı,elektrik sayacına herhangi bir müdahalesi söz konusu olmadığı gibi bu kaçak elektrik sorunu ile ilgili bilgisi görgüsü de bulunmadığı,kendisine atfedilen fiili kendisi işlemediği gibi kim tarafından, ne zaman ve ne suretle yapıldığını da bilmediğini,varsa harici elektrik hattının varlığı elektrik sağlayan davalı şirketin denetim ve gözetim sorumluluğunda olduğu,bu durumun varlığı davalı yanın kusurundan kaynakladığını,yargılama aşamasında davalının kusurundan kaynaklı harici hat tespiti halinde müvekkiline ait işyerinde elektrik çarpılmasından kaynaklı zararların doğmasına da sebebiyet vererek hayati risk oluşturulduğunu,işyerini daha önce fiilen kullanan kişilerin bu tür bir haksız eylemde bulunmuş olması kuvvetle muhtemel olduğunu,bu sebeple işyerinde daha önce abonelikleri bulunan kişilerin ve taşınmazı fiilen kullanan kişilerin tespiti davanın sonucu bakımından etkili olduğunu, bu işyeri ile ilgili daha önce elektrik kullanıcılarının ve varsa geçmiş dönemlerde kaçak elektrik ile ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığına yönelik kayıtların davalı kurumdan celbini talep ettiklerini,davacıya 13.12.2023 tarihinde verilen kaçak borcu sebebi ile kalıntı kesme başlıklı sayaç fişinde gecikmiş borç tutarı olarak 733.109,30.TL borç tahakkuk edildiğini, bu rakamın neye göre, nasıl bir hesaplama yapılarak belirlenmiş olduğunun belli olmadığını, davacının ödediği fatura rakamları göz önününde bulundurularak bilirkişi incelemesi yapılarak rakamın belirlenmesi gerektiğini,kurum kayıtları celp edilip davacının işyerine ait olan faturalarına bakıldığında ödenen rakamlar göz önüne alındığında faturalar arasında fahiş farklılıklar olmadığını görüleceğini, davacının kiracı olması, hiçbir suretle elektriğe müdahalesinin olmaması, haksız fiilin kendisi tarafından yapıldığına ilişkin hiçbir delilin bulunmaması, kendisine ait üç ayrı işyeri olduğu ve ekonomik olarak işyerlerine ait giderleri rahatlıkla karşılayacak ekonomik güce sahipken ticari etik gereği Kaçak elektrik kullanımı gibi bir suçlamayla karşılaşmasının kabul edilmediğini,davacınnı itibarının sarsıldığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2023/21557 Büro Dosya No, 2024/152149 Arabuluculuk Dosya No, 15.01.2024 tarihli anlaşmama son tutanağı düzenlenmiş olup tutanak ekte sunulduğunu, kesilen elektriğin tekrar bağlanması için Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/382D. İŞ sayılı dosyasından tedbir talep edilmiş ve teminat karşılığı tedbir kararı verildiğini,davacı hiçbir zaman kaçak elektrik kullanmamış olup elektrik sahacına da herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığı, işlemediği bir fiilden dolayı hangi sebebe dayanılarak ne ye göre hesaplandığı belli olmayan fahiş faturanın kabulü mümkün olmadığından kaçak elektrik kullanımından dolayı kesilen ceza fişinde yer alan rakama karşı müvekkilinin borçsuzluğun tespiti için huzurdaki davanın açıldığı,davalı kurumca başlatılan İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından müvekkil davacı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmiş ve icra takibi durdurulduğunu belirterek,öncelikle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/382 D.iş sayılı dosyasından teminat karşılığı tedbir kararı verilmiş olduğundan bu husus gözönünde bulundurularak teminatsız olarak işbu dosyadan da tedbir kararı verilmesini,menfi tespit davasının kabulü ile davacının borçsuzluğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak, kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettirildiğini,davacının haksız davasının reddi gerektiği,davacının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste, 07.12.2023 tarihinde yapılan kontrollerde; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken harici bir hat çekmek marifetiyle kaçak elektrik kullanımında bulunduğu hususunun tespiti üzerine, işbu zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi uyarınca davacı adına 07.12.2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiği,söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda, 08.12.2023 son ödeme tarihli, 236.143,46-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 08.12.2023 son ödeme tarihli 496.965,84-TL tutarında kaçak ek kullanım faturası tanzim edildiği, davacının dava dilekçesinde öne sürmüş olduğu kullanımın EPTHY nin 42.maddelerinin hiçbiri ile uyumlu olmadığı yönünde beyan ve iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği,davacının iddialarının mesnetsiz olduğu,davacının kaçak kullanım mahallinin gerçekleştiği yerde kiracı olması, 3 ayrı börekçi dükkanının bulunması, ekonomik durumunun iyi olması gibi iddialarının işbu dava ile bir ilgisi bulunmadığını belirterek,davacının haksız yere açmış olduğu işbu menfi tespit davası bakımından müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA;
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste, 07/12/2023 tarihinde yapılan kontrolde, Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken harici bir hat çekmek marifetiyle kaçak yaparak enerji kullanımında bulunulduğunun tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 07/12/2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiği,söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 08/12/2023 son ödeme tarihli, 236.143,46 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 08/12/2023 son ödeme tarihli, 496.965,84 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiğini,davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 736.188,36-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 22. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini,alacak muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini,davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceği,borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz talep ettiklerini,davalı tarafından işbu davaya konu kaçak elektrik bedelinden sorumlu olunmadığının tespiti maksadıyla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/47 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası ikame edildiğini, itirazın iptali davası ile ilgili menfi tespit davasının taraflarının ve dava konusunun aynı olması ve davalar arasında irtibat bulunması nedeniyle dosyanın HMK m.166 gereği birleştirilmesine karar verilmesini,öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,bu davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/47 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,davalının İstanbul 22. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının belirtilen adreste 01.07.2021 tarihinden itibaren kiracı olarak ... Salonu işletşubeleri bulunduğunu,davalı kurum çalışanları tarafından müvekkiline sözlü olarak binanın tamamına elektrik sağlayan ve ortak alanda bulunan ana elektrik sayacında harici hat olduğunun tespit edildiği bildirilmiş hiçbir delil, tespit ve hukuki gerekçe gösterilmeden de müvekkiline ait işyerinin elektriği tüm itirazlara rağmen kesilmiş haksız yere kaçak kullanım sebebi ile ceza tahakkuk ettirildiğini,davalı birleşen dava davacısı dilekçesinde video kaydından bahsetmişse de bugüne kadar dosyaya sunulan ya da tarafımıza gönderilen bir video kaydı bulunmadığını,var olduğu iddia edilen video kaydının ilgili kurum tarafından dosyaya sunulmasını talep ettiklerini,var olduğu iddia edilen bu video kaydına ilişkin itiraz ve inceleme yapma haklarını saklı tutuklarını, davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle kendisine ait olan elektrik panosuna iddia edildiği gibi bir müdahale veya bir harici hat kullanımı var ise davalı tarafça bugüne kadar panonun sökülüp yerine yenisinin takılması vs tedbirlerin alınması gerekmekteyken bu güne kadar davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı tarafın hiçbir zaman kaçak elektrik kullanmadığı, elektrik sahacına da herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, işlemediği bir fiilden dolayı hangi sebebe dayanılarak ne ye göre hesaplandığı belli olmayan fahiş faturanın kabulü mümkün olmadığından kaçak elektrik kullanımından dolayı kesilen ceza fişinde yer alan rakama karşı yapılan itirazının kabulü ile davalı müvekkili lehine alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve etmiştir.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2024 tarihinde 2024/256E., 2024/331K. Sayılı kararı ile İstanbul 3. Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/47 esas sırasında kayıtlı iş bu dava ile mahkemenin 2024/47 esas sırasında kayıtlı dava arasında hukukî ve fiilî bağlantı bulunması nedeniyle her iki davanın birleştirilmesine, yargılamaya mahkemenin 2024/47 esas sayılı davası üzerinden devamına karar verilmiştir.
Mahkeme;
"1-Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı adına tanzim edilen ... seri nolu kaçak tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 18/12/2023 son ödeme tarihli, ... nolu,496.965,84 TL tutarlı fatura ve18/12/2023 son ödeme tarihli, ... nolu, 236.143,46 TL tutarlı faturalar nedeniyle davacının davalıya 18.367,83 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin 714.741,47 TL yönünden istemin reddine,
2-Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/256 Esas sayılı dosyası yönünden;
a-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 714.741,47 TL asıl alacak, 2.565,88 TL işlemiş faiz, 461,85 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 717.769,20 TL yönünden kısmen iptaline, icra takibinin 714.741,47 TL asıl alacak, 2.565,88 TL işlemiş faiz, 461,85 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 717.769,20 TL yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, işleyecek avans faizine %18 oranında KDV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin 18.419,16 TL yönünden istemin reddine,
b-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.
Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...'in dava konusu yerde kira sözleşmesine dayalı abone olarak börekçi olarak işlettiği börekçi dükkanının bulunduğunu,asıl davada davacının kaçak elektrik kullanmadığını,dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla bu işyeri ile ilgili daha önce elektrik kullanıcılarının ve varsa geçmiş dönemlerde kaçak elektrik ile ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığına yönelik kayıtların davalı kurumdan celbini talep etmelerine rağmen deliller toplanmadan karar verildiğini, bilirkişi incelmesi sonucu oluşturulan bilirkişi raporunda tamamen varsayımlar üzerine kanuna ve yönetmeliğe aykırı hesaplamalar yapıldığını,bilirkişi raporu hükme esas alınacak nitelikte olmamasına rağmen bilirkişi raporuna göre aleyhe karar verilmiş olmasını kabul etmediklerini,kurum kayıtları celp edilip müvekkili davacının işyerine ait olan faturalarına bakıldığında ödenen rakamlar göz önüne alındığında tespitten önceki ve sonraki faturalar arasında fahiş farklılıklar olmadığının görüleceğini, davalı tarafça kesilen ceza fişinde yer alan rakamın neye göre hesaplanarak bulunduğunun davalı tarafça açıklanması gerektiğini,kabul etmek anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline kesilen ceza fahiş olup iptali gerektiğini,müvekkili davacının kiracı olması, hiçbir suretle elektriğe müdahalesinin olmaması, haksız fiilin kendisi tarafından yapıldığına ilişkin hiçbir delilin bulunmaması, kendisine ait üç ayrı işyeri olduğu ve ekonomik olarak işyerlerine ait giderleri rahatlıkla karşılayacak ekonomik güce sahipken ticari etik gereği kaçak elektrik kullanımı gibi bir suçlamayla karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu,bu türden bir haksız eylemden dolayı suçlanmak ve elektrik kesintisi yaşamış olmak nedeniyle ticari itibarının da zedelendiğini,ne ye göre hesaplandığı belli olmayan fahiş faturanın kabulü mümkün olmadığından kaçak elektrik kullanımından dolayı kesilen ceza fişinde yer alan rakama karşı yapılan itirazın kabulü ile davalı müvekkili lehine alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken müvekkili davacı-karşı davalının açmış olduğu davanın reddi ile kurum tarafından ikame edilen itirazın iptali davasının kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan asıl ve birleşen davadaki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl davalısı-birleşen dosya davacısı ... vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde; kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup müvekkili kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı,mahkemece bu husus göz ardı edilerek somut deliller nazara alınmaksızın asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen reddine karar verilmesini kabul etmediklerini, karşı tarafın sözleşme mevcutken harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığını ve kaçak ve kaçak ek tahakkuku düzenlendiğini,kaçak tutanaklarının aksinin karşı tarafça ispatlanamadığını,hükme dayanak bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini,bu raporun denetime elverişli bulunmadığını,birleşen dava yönünden avans faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,amme alacaklarının tahsiline ilişkin faizin uygulanması gerektiğini,birleşen davada alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek,asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Asıl dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit,birleşen dava kaçak tahakkuku nedeniyle itirazın iptaline ilişkindir.
Birleşen davaya konu İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... hakkında 733.109,30 TL asıl alacak, 2.565,88 TL gecikmiş gün faizi , 513,18 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 736.188,36 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.
Yargılamada alınan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Yapılan incelemede dosyaya sunulan video kaydında ... seri numaralı 2020 imal yıllı sayacın sigortaları açık konumda (elektrik iletmez) iken ile bile söz konusu iş yerindeki cihazlarda enerjinin olduğu görülmektedir. Bu durum cihazların çalışabilmesi için sayaçtan geçirilmeksizin harici başka bir hattın çekildiğinin ispatıdır. İlgili dönemde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi " Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," hükmü kapsamındaki tarife göre kaçak elektrik kullanılığı gayet açıktır. Mevzuat gereği kaçak elektrik kullanıldığı açık olmakla birlikte kaçak tahakkuk hesabı incelenmiş ve hesaplarda EPDK'nın Ulusal tarife birim fiyatlarından sadece yüksek tarife birim fiyatlarının kullanılmış olduğu tespit edilmiş olup, tekrardan tarafımca hesaplama yapıldığında kaçak tahakkuk hesabı 496.965,84 TL yerine 484.498,27 TL , kaçak ek tahakkuk hesabı ise 236.143,47 TL yerine 230.243,21 TL olarak hesaplanmıştır. Bir diğer husus ise davalı ... söz konu ilamsız icra takibini sanki normal dönem tüketim faturasıymış gibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 51. Maddesi'ne göre Son ödeme tarihi (18.12.2023) ve takip tarihi (25.12.2023) arasında yılık % 42 gecikme zammı uygulanmıştır. Davalı tarafından asıl alacağa (733.109,30 TL) uygulanan faizi, gecikme zammı olarak hesaplandığı fakat Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamalarına göre haksız fiil (eş deyişle kaçak kullanım) söz konusu olduğunda yasal faiz uygulanması (Yıllık %9) hüküm altına alındığından takip hesaplamasının yasal faiz oranları doğrultusunda yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda tekrardan hesaplama yapıldığında; takipte alacağın 714.741,47 TL (Asıl Alacak)+ 1.072,11 TL (Faiz) + (Faiz KDv'si) 192,98 TL olmak üzere =716.006,56 TL "olduğu belirtilmiştir.
İtiraz üzerine alınan 29/07/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Davacıya ait kullanım yerinde sayaç harici hattın bulunduğu ve bu nedenle kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği, ... tarafından yapılan tahakkukun hesaplama yönteminin mevzuata uygun olduğu, ancak faiz türü bakımından önceki kanaatin korunduğu ve yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda takibin 714.741,47 TL (Asıl Alacak)+ 1.072,11 TL (Faiz) + (Faiz KDv'si) 192,98 TL olmak üzere =716.006,56 TL üzerinden devam etmesi gerektiği..." belirtilmiştir.
Asıl dosya açısından davacının harici hat kullanarak kaçak elektrik kullandığının bilirkişi raporu çerçevesinde sistem incelemesiyle anlaşıldığı,ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... seri nolu kaçak tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 18/12/2023 son ödeme tarihli, ... nolu, 496.965,84 TL tutarlı fatura ve 18/12/2023 son ödeme tarihli, ... nolu, 236.143,46 TL tutarlı faturaların ... tarafından EPDK'nın Ulusal tarife birim fiyatlarından sadece yüksek tarife birim fiyatları baz alınarak daha yüksek tutarda hesaplandığının belirlendiği,bu bağlamda yeniden yapılan hesaplamada ise; kaçak tahakkukunun 484.498,27 TL kaçak ek tahakkuk hesabının ise 230.243,21 TL olması gerektiği hesaplandığından,asıl davada davacının davalı ...'a hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, kaçak 484.498,27 TL kaçak tahakkuku, 230.243,21 TL kaçak ek tahakkuku olarak oplam 714.741,47 TL borçlu olduğu,bu nedenle davalı ... tarafından kaçak ve ek tahakkuk olarak toplamda talep edilen 733.109,30 TL dan davacının borçlu olduğu 714.741,47 TL çıkartıldığında ,asıl davdaa davacının davalıya toplamda 18.367,83 TL borçlu olmadığı ortaya çıkmıştır,Asıl davada davacı davalı ...'a 18.376,83 TL borçlu olmayıp borcun 714.741,47 TL sından borçlu bulunmaktadır.Buna yönelik asıl davanın kısmen kabulünde aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca asıl davada kötüniyet tazminatı koşulları da oluşmamıştır.
Bununla birlikte birleşen itirazın iptali davasında;davacı ... tarafından İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra icra takip dosyasında 496.965,84 TL tutarlı kaçak bedeli ve 236.143,46 TL tutarlı ek tüketim faturası nedeniyle 733.109,30 TL asıl alacak, 2.565,88 TL gecikmiş gün faizi ile 513,18 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 736.188,36 TL nın tahsiline ilişkin talepte bulunulduğu,.bilirkişi raporunda ise takipte yasal faiz uygulanarak alacağın 714.741,47 TL asıl alacak+ 1.072,11 TL faiz + faizin KDv'si 192,98 TL olmak üzere 716.006,56 TL olarak hesaplandığı,ancak davada avans faizi uygulanması gerektiği mahkemece resen değerlendirilerek resen takibe konu faturaların son ödeme ve takip tarihi arasında olması gereken ve bilirkişi raporu ile tespit edilen tutarlar üzerinden resen avans faizi hesaplamasına gidildiği ,faturanın son ödeme tarihi 18/12/2023 ile takip tarihi 25/12/2023 arasında mahkemece 5.820,74 TL avans fazi hesaplanmasına rağmen, icra takibinde ise işlemiş faiz talebinin daha az 2.565,88 TL olduğu,o taleple bağlılık kuralı gereği 2.565,88 TL işlemiş faiz ve faizin KDV sine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek,sö konusu takipte davacı ...'ın davalıdan 714.741,47 TL asıl alacak, 2.565,88 TL işlemiş faiz, 461,85 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 717.769,20 TL alacaklı olduğu açıklığa kavuşmuştur.
Kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde bulunduğundan alacağın likit olmadığı,bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı da görülmüştür.
Alınan kök ve ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı ise usul ve hukuka uygun bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada tarafların asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl ve birleşen davada tarafların asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Asıl davada davacı ...'den alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 1.254,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile 639,30 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Birleşen davada davalı ...'den alınması gereken 49.030,81 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 48.415,41TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026