(5271 S. K. m. 279, 280) (YCGK 14.04.2015 T. 2014/1-256 E. 2015/100 K.)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nin 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı CMK'nin 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp, düşünüldü;
1-) Sanık hakkında Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma ve Silahla Tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf edenin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık hakkında Kasten Yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Oluşa, tüm dosya kapsamına göre, mağdur ... ile ..., ..., ... ve dosyamız sanığı ...'ın aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu, ...'la husumetli olan grubun ...'ın işlettiği berber dükkanına 13/05/2013 tarihinde saat 16.00 sıralarında giderek onu sordukları ve olmadığını öğrenince küfrederek ayrıldıkları, daha sonra saat 22.30 sıralarında sanık ...'ın, yanında ..., ..., ... ile birlikte tekrar mağdur ...'ın dükkanının yanına giderek, dükkana doğru ellerindeki silahlarla ateş etmeye başladıkları, bunu gören ancak berber dükkanında olmayıp sokakta olan mağdur ...'ın da karşı tarafa ateş etmeye başladığı ve iki taraf arasında karşılıklı silahlı çatışma meydana geldiği, karşılıklı silahla ateş edilmesi sırasında sokaktan geçmekte olan, olayla ve taraflarla ilgisi olmayan mağdur İ.. D...'in silahla yaralandığı, olay sırasında mağdur ...'ın 2 silah olmak üzere, tüm sanıkların silah kullandıkları, birbirlerini hedef alarak ateş ettikleri, mağdur İ.. D...'in kimin silahından çıkan kurşunla yaralandığının tespit edilemediği,
Her ne kadar istinaf istemine konu dosyanın sanığı ...'ın, haklarında verilen cezalar kesinleşen diğer sanıklarla birlikte olası kastla mağduru yaraladığı yerel mahkemece kabul edilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/04/2015 tarih 2014/1-256 Esas 2015/100 karar sayılı kararına göre olası kasta iştirakın mümkün olmadığı gibi olası kasttan sorumlu tutulabilmesi için sanığın eylemi ile meydana gelen sonuç arasında doğrudan illiyet bağının bulunması gerektiği, mağdurdaki yaralanmanın hangi sanığın silahından çıkan mermi ile meydana geldiğinin tespit edilemediğine göre sanığın eylemi ile mağdurdaki yaralanma arasında doğrudan neden sonuç ilişki kurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, yapılan istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan incelemesi yapılan hükmün CMK'nun 280/1-e.maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 286/2-a., 284.maddeleri gereğince kamu davasının tarafları bakımından KESİN, olmak üzere oybirliğiyle 15/11/2021 tarihinde karar verildi. (¤¤)