T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1746
KARAR NO: 2025/2515
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2025
NUMARASI: 2025/223 Esas, 2025/246 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 24/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketi olduğunu, yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK, TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı kanun ve 4734 sayılı kanun ve sair mevzuat hükümlerinin de uygulanacağını, İBB’ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkilerinin müvekkili şirkete verildiğini, bu yetki kapsamında davalı ile 01/12/2016 tarihli 41 nolu ... Büfesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 30.06.2017 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırılmasına rağmen, davalının büfeyi tahliye etmediğini, haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli işgalci olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini, kullanım bedellerine ilişkin faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, borcunu ödememesi üzerine Bakırköy 5. İcra Dairesinin... E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından hukuka aykırı ve haksız olarak takibe itiraz edildiğini, itiraz sonrası 01/11/2022 tarihinde kısmi ödeme yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmadığını, itirazın iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davanın açıldığı Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesince; Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 05/02/2025 tarihli 2024/5426 Esas ve 2025/235 Karar sayılı ilamı ile haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, bu yönde karar verilmek üzere dosya Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince görevli Mahkemelerin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu tespit edilerek davanın usulden reddine, dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 5216 sayılı kanun kapsamında kurulmuş Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu, icra takibine konu alacağın haksız işgalden kaynaklı doğduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, çiçek büfesinin ticari işletme olduğunu, ticari işletmeyi ilgilendiren işlerin ticari iş sayıldığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Daha önce aynı dava ile ilgili Dairemizin 05/02/2025 tarihli 2024/5426 Esas ve 2025/235 Karar sayılı ilamında "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir. Dosyada bulunan belgelerden davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın da mutlak ticari davalardan olmaması sebebiyle haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Asliye Hukuk Mahkemesidir." şeklinde kesin olarak karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi de kaldırma kararı doğrultusunda dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu sebeple mahkemenin kararı yerindedir. Davacı vekili müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu belirterek Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, Dairemizin 05/02/2025 tarihli 2024/5426 Esas ve 2025/235 Karar sayılı ilamı ile haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davacı vekilinin önceki karara karşı aynı yöndeki göreve ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığına yönelik kesin karar verilmiştir. Dairemiz önceki kararındaki bu istinaf sebebine yönelik açıklamaları tekrarla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir. HMK'nin 351/1. maddesinde "İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, Bölge Adliye Mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır.HMK'nin 329. maddesinde ise " (1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.(2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır.Görev ve yetkiye ilişkin hususların da bulunduğu 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a bendine giren uyuşmazlıklarda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların kesin karar olması ve mahkemece dairemizin kararına uygun şekilde öncelikle mahkemenin görevine ilişkin karar verilmiş olması rağmen verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının niteliği, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesindeki beyanı ve yukarıda değinilen kanun maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; görevsizlik kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmakta "hukuki" yararı bulunmadığı, kötüniyetle istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve buna davacı vekilinin sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı vekilinin, HMK'nın 351. maddesi delaletiyle 329. maddesi gereğince takdiren 2.500,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,4-Davacı ... Ürünleri Ticaret A.Ş.'nin HMK'nın 329. maddesi gereğince takdiren 2.500,00 TL disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına,5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-b maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2025