T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/4279
KARAR NO : 2025/2972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/05/2023
NUMARASI : 2022/985 Esas, 2023/389 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında ... Alışveriş Merkezinde 120 m²'lik bölümün 5 yıl süre ile müvekkiline ait ... markası için kiralanması hususunda şifai görüşmeler yaptıklarını, tarafların sözleşme süresi, tutarı, şartları konusunda anlaştıkları halde davalı tarafın sözleşmeyi imzalamayarak müvekkilini oyaladığını, davalı ile yaptığı görüşmelere inanarak müvekkilinin çeşitli firmalarla anlaştığını ve sözleşme akdettiğini, müvekkili tarafından ... Mühendislik... ile anlaşıldığını ve 65.670,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya 05.05.2017 tarihinde Üsküdar 27.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ihtarnamenin tebliğinden 7 gün içerisinde 65.670,00 TL'nin ödenmesinin istendiğini, cevap alınamadığını, müvekkilinin tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 65.000,00 TL zararının davalının temerrüt tarihi olan 18.05.2017 tarihinden bu zamana kadar işlemiş temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davalının davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline ait ticari defterler de incelendiğinde davacı yana müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı ile herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davacının müvekkilinden onay almadan, sözleşme imzalanmadan masraf ve harcama yaptığını iddia ettiğini, davacının bunları ispatlaması gerektiğini, ispata ilişkin hiçbir delil, bilgi, belge ve evrakın müvekkili şirkete tebliğ olmadığını, müvekkilin konuyla ilgili hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın tacir olma sorumluluklarını yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 39.120,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; projenin bitiminde ödenmesi gereken bedelin de ödendiği ve erken ödenen bu tutarın talep edilmeyeceği yönündeki bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kiralama işlemi için zaten davalı tarafından bu projenin bitirilmesinin istendiği ve maillerde projelerin bittiği ve davalı tarafça incelenip kabul gördüğüne dair ibareler mevcut olduğunu, davalının da onay verdiği projelerle ilgili çalışmalar yapıldığını, çeşitli firmalarla anlaşıldığını ve sözleşme akdedildiğini, kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının gerekli özeni göstermeksizin 3. kişilerle hukuki ilişkiye girerek farazi zarardan davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davacının 3. kişilere ödeme yaptığı tarihler olan 02-26.11.2016 tarihlerinde kira ilişkisinin kurulmadığını, müzakere edilmekte olan kira sözleşmesinde kira başlangıç tarihinin 22.10.2016 olarak planlandığını, kira sözleşmesi yapılmadığı, kiralananın teslim edilmediğini, inanç sözleşmeleri kapsamında değerlendirme yapan mahkeme kararının doğru olmadığını, davacının uğradığı zararda davalının kusuru bulunmadığını, gerçek zararın ispatlanamadığını bilirkişi rapor ve ek raporunun doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.HMK'nin 355/1. maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması, kamu düzenine aykırılığın bulunması halinde de bu aykırılığın resen gözetilmesi gerekir. Kararın incelemesi, istinaf edenin sıfatı, istinaf sebepleri ve kamu düzeni çerçevesinde yapılmıştır. Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin yapılacağı inancı ile davacının yaptığı masrafları davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın ön sözleşme başlığı altında düzenenen 29. maddesi “Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” hükmünü içermektedir. Kira sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü olarak akdedilen kira sözleşmeleri de geçerlidir. Bu sebeple TBK'nın 29.maddesi dikkate alındığında, kira sözleşmesine ilişkin ön sözleşmenin sözlü olarak yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanmış yazılı bir kira sözleşmesi bulunmayıp imzasız, 22.10.2016 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli bir taslak bulunmaktadır. Her ne kadar yazılı bir sözleşme yapılmamış ise de e-posta içeriklerinden taraflar arasında kira sözleşmesi akdedilmesi hakkında bir ön sözleşme yapıldığı ve mutabık kalındığı anlaşılmaktadır.Davacının talepleri değerlendirilmeden önce müspet zarar ve menfî zarar kavramlarına değinmekte fayda vardır.Müspet zarar; sözleşmenin hiç ifa edilmemesi veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle doğan zarar olup fiilî zarar ve yoksun kalınan kâr olarak ikiye ayrılır. Borçlanılan edimin yerine getirilmemesi sebebiyle sebebiyle alacaklının aktif malvarlığının azalması ve/ veya pasifinin artmasına fiilî zarar denirken borca aykırı davranış olmasaydı alacaklının malvarlığının göstereceği artışa ise yoksun kalınan kâr denir.
Menfî zarar ise; sözleşmenin kurulmamasından veya geçersiz olmasından doğan zarar olup sözleşmenin kurulduğuna yönelik güvenin boşa çıkmasından kaynaklıdır. Alacağın malvarlığının halihazırdaki durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arz edeceği durum arasındaki fark menfî zararı oluşturur. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder.
Somut olayda ; davacı tarafın davalı ile yaptığı görüşmeler neticesinde çeşitli firmalarla sözleşme akdettiği, buna göre harcamalar yaptığı, kira sözleşmesinin kurulmaması nedeniyle yaptığı bu harcamalar sonucunda zarara uğradığı, menfi zarar kapsamındaki zararının tazminini talep ettiği görülmektedir.Mahkemece taraflarca sunulan delillere göre hesaplama yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kök raporunda; davacının yapmış olduğu iş için talep edebileceği toplam bedelin ... ... İnşaat Mobilya San. Ve Tic. Ltd.Şti. firmasına yapılan ödemeler toplamı olan 34.220,00.-TL olduğu hesaplanmış, bilirkişi ek raporunda ise; davacı tarafından, davaya konu iş yeri için yapılan tüm ödemeler toplamının 39.120,00 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, mahkemece ek rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporunda itirazların karşılandığı, davacı tarafça itirazına esas projenin dosyaya sunulmadığı, bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına ve sunulan delillerle uyumlu, hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, ek rapor esas alınarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı ve davalının istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 2.672,29 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 668,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.004,21 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların istinaf başvuruları için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-b maddesi gereğince istinaf edenler bakımından ayrı ayrı kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025