T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2748
KARAR NO: 2025/3237
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2025
NUMARASI: 2025/1060 2025/1131
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; tedbir talepli dava dilekçesinde belirtilen şekilde öncelikle şirketin maden ruhsatları, taşınmazları, taşınır araç ve makineleri, hazır stokları ve sair mallarına ihtiyati tedbir konulmasına ve ayrıca şirkete tedbir niteliğinde yönetim kayyımı atanmasına, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tedbir niteliğinde denetim kayyumu atanmasına, TTK. Madde 630/2-3 uyarınca şirketin tek yetkili müdürü olan davalının görevden alınmasına ve müdür olarak davacının atanmasına, aksi halde şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, ön inceleme ve tahkikat aşamalarına bağlı olarak ileri sürülen talepler yönünden gerekli ara kararların gerekçeli olarak oluşturulup tahkikatın yürütüldüğü, tedbir talebi ve itiraz hakkında gerekli ara kararların oluşturulduğu, tedbir kararına itirazın 02/07/2025 tarihli ara kararla reddedildiği, davalı vekili tarafından ibraz edilen 14/07/2025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı henüz itirazları sunulmadan ve bilirkişi raporu takdiri delil olup her zaman çürütülmesi mümkün olduğu halde hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtilen bilirkişi raporuyla yetinilerek şirket yönetimine kayyım atanmasına bir anlam verilemediği ve aynı bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmesinin düşündürücü olduğu ileri sürülerek Mahkemenin Heyet olarak reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkeme heyetince tedbir ve kayyum atama kararı ve tebliğ sonrası tescilin çok hızlı yapıldığı, ancak kendisi tarafından tedbire itiraz dilekçesinin geciktirilerek geç gönderildiği, savunma alınmadan tedbirin değerlendirildiği, itiraz edilen bilirkişiden rapor alındığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, tahkikatın yürütülmesi, tedbir değerlendirilmesi ve delil toplama gibi hususlarda mahkeme hakiminin hukuki taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 13.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/1060 D.İş, 2025/1131 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 10/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere