T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2024
NUMARASI:
DAVANIN KONUSU: Tasarrufun İptali - İhtiyati Tedbir
Ankara Asliye 13. Ticaret Mahkemesinin 07/06/2024 tarihli, 2024/390 Esas sayılı ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi.
KARAR
Davacı, yurt dışında yerleşik davalı ... .... ile arasında Bingöl ili, Genç ilçesinde bulunan maden sahası üzerinde 10 yıl süreli olacak şekilde 29.05.2019 tarihli ... Sözleşmesi yapıldığını ancak 29.05.2019 tarihinden bugüne kadar sözleşmenin geçerli ve ayakta olmasına rağmen davacıya ... bedeli olarak hiçbir ödeme yapılmadığını, Maden Kanunu’ndan kaynaklanan ruhsat yükümlülüklerinin de yerine getirilmediğini, 29.05.2029 - 31.12.2019 tarihleri arasındaki ... bedeli alacağı için Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2021/7002 Esas sayılı dosyası ile 2020 yılı ... bedeli alacağı için Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/43808 Esas sayılı dosyası ile 2021 yılı ... bedeli alacağı için Ankara 8.Genel İcra Dairesinin 2022/8359 Esas sayılı dosyası ile 2022 yılı ... bedeli alacağı için Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/10812 Esas, 2023 yılı ... bedeli alacağı için Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/19243 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, bu kapsamında ... ... şirketine ait ruhsatlara haciz konulduğunu, ilgili şirket tarafından uhdesinde bulunan ve ekonomik değeri yüksek olan mahcuz ruhsatların şirketten kaçırılmasını sağlamak ve dolayısıyla hacizden kaçmak amacıyla mahcuzları diğer davalı şirketlere devretmek, şirket bölünmesine gitmek gibi çeşitli hileli işlemler yapıldığını, ruhsatların ... sözleşmesinin tarafı olan borçlu ... ... ... Şirketi uhdesinden çıktığını ileri sürerek, öncelikle Bingöl ili ... ilçesi sınırları dahilinde bulunan .... sicil numaralı IV. ... (...) arama ruhsatlarının sicil kayıtları üzerine üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, taraflar arasında muvazaalı olarak gerçekleştirilen devir işlemlerine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 07/06/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin, bildirilen tüm deliller toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden ve mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu bu aşamada yerine getirilmediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinin içeriğini yineleyerek ilk derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketler arasındaki devir işlemlerinin gerçek olmayıp, icra takibinin semeresiz kalmasını sağlamak ve alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile yapıldığını, dosya kapsamıyla yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava, maden ruhsatı devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir.
İİK’nin 281/2. maddesi "Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez." hükmünü içermektedir.
İhtiyati haciz geçici bir hukuki koruma tedbiridir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için esas hakkında kesin bir kanaat oluşmasına gerek bulunmadığı gibi tam bir ispat aranması da gerekmez. İhtiyati haciz, davacı alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulmasıdır.
Hakim, ihtiyati haciz kararı verilip verilmeyeceği hususundaki takdir hakkını, sunulan deliller göre kullanacaktır.
Bu tür davaların kabulü halinde takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilir (İİK'nun 283/1). İhtiyati haciz kurumuna ilişkin detaylı düzenlemelere 2004 sayılı İİK’nın 257 ve devamı maddelerinde de yer verilmiş olup hangi hallerde ihtiyati haciz kararı verilebileceği genel ifadelerle belirlenmiş ve bunun dışında herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir.
Diğer taraftan tasarrufun iptali davasının kabulü halinde uygulanan ihtiyati haczin kesin hacze dönüşeceği, davacı alacaklının verilen ilam ile cebri icra işlemine devam edeceği gözetilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir. Nitekim anılan tasarrufun iptali ve genel muvazaaya dayalı iptal davalarında taşınmazın aynı tartışmalı olmadığından geçici hukuki koruma olarak ihtiyati haciz kabul edilmiş, ihtiyati tedbir öngörülmemiştir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK'nin 389/1 maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince davalı ... ... ... Sanayi ve Ticaret ... Şirketine ait ... sicil numaralı IV. ... (...) arama ruhsatlarının muvazaalı devir işlemlerinin iptali istemine ilişkin davada, dava konusu edilen ruhsat devir işleminin muvazaalı olduğu tasarrufun iptali istemine ilişkin davada davanın niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, ihtiyati tedbir konulması için aranan koşulların gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği benimsenerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353,1/b-1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Ankara Asliye 13. Ticaret Mahkemesinin 07/06/2024 tarihli, 2024/390 Esas sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353,1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nin 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-6100 sayılı HMK'nin 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği işleminin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı Kanun ile değişik 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip