T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/789
KARAR NO: 2025/2421
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2025
NUMARASI: 2025/60 2025/56
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince,"...HMK MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.Taraflar arasında imzalanan ve dosyaya ibraz edilen bayilik sözleşmesi ile tarafların ihtilafın çözümü için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kıldıkları, sözleşmede kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yetkinin kesin olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince,"... taraflar arasında 07/12/2020 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 17. maddesi kapsamında yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığı, tarafların tacir olduğu ve yetki sözleşmesinin usulüne uygun tanzim edildiği, HMK 17. maddedeki koşulları taşıdığı görülmüştür. Cevap dilekçesinde ise davalı yanın yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmış olup mahkemece 16/06/2022 tarihinde icra edilen ön inceleme duruşmasında da ilk itirazın bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. Açıklanan nedenlerle somut olayda kesin yetki hali bulunmadığı, düzenlenen yetki sözleşmesinin münhasır yetki olduğu ve taraflarca yetki itirazı da ileri sürmediğinden davanın ilk açıldığı İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesine..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, HMK'nın 19. maddesinin 2. fıkrası “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” ve yine HMK'nun 19. maddenin 4. fıkrası, "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi, kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Ancak yetki sözleşmesinin yapılmış olması, re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. Bir başka ifadeyle, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (re'sen) nazara alamaz. (Aynı yönde; Yargıtay 5 HD 2023/9929 E. 2024/768 K; Yargıtay 11. HD 2016/15056 E. 2017/319 K. sayılı kararları ile Dairemizin 2023/452 E, 2023/2257 K. sayılı kararı) Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasında görülen davada kesin yetki hali sözkonusu olmadığı gibi yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden olmadığı, kesin yetki halinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın, yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği, somut olayda ise yasal süre içerisinde yetkisizlik ilk itirazında bulunulmadığı, dava açılan yer mahkemesinin kendiliğinden yetkili hale geldiği nazara alındığında davaya bakmak yetkisi davanın ilk açıldığı yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17/09/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.