T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/618
KARAR NO: 2025/1130
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/01/2025
NUMARASI: 2025/9 2025/9
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı- karşı davalı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı- karşı davalı tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı- karşı davalı tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;Hakimin, defalardır karşı taraf vekillerine davada ne yapmaları gerektiği yönünde açık sözlü olarak yol gösterdiğini, bu konuda müdahale ettiğinde ise tarafına tehdit yönlü söylemde bulunduğunu, duruşmalarda konuşmak istediği halde konuşmasına izin vermeyip sürekli kendisini azarladığını, yargılanan azılı katillerin bile kendisi kadar davalarda azarlanmadığını,tarafsız davranmadığını, dava ettiği firmaların kendisinin tescilli markasını yıllardır kullandığı ve sattıklarını, adaletin büyük firmalara farklı, küçük firmalara farklı mı uygulandığını, yıllardır bir bayan hakim olarak, verdiği mücadele ve zorluğu anlamasını umut ettiğini,duruşmada ses ve görüntü kaydı almanın yasak ve geçersiz olduğunu bildiğini, ancak duruşmaların aleni olup herkese açık olduğunu, bu nedenle gelecek duruşmalara tarafsız yurttaşları dinleyici ve izleyici olarak davet edeceğini, ancak görüşme dışında da karşı tarafla görüşme yapıldığını bildiğini, bu dosyada hakim olarak bulunduğu müddetçe adil, tarafsız ve hakkaniyetli bir karar verilebilmesinin %1 olduğu,(yüzde bir olasılığı dahil yoktur) bu nedenle hakimin reddini talep ettikleri anlaşılmıştır. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.HMK 41.maddesi red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup, hakimin reddini talep eden tarafın red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir. Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa m.9) Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanuni çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hakim bir olay ile ilgili kuracağı hükümle tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hakim tarafların geçerli ve kanuni delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hakimlerin yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır. Yargılama sırasında, taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hakiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması) HMK.nın 36/1-d maddesindeki "davalı olmak" anlamında yorumlanamaz. Suç duyurusunda bulunulması hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez. Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, davacı tarafından karşı tarafa yol gösterildiği, duruşmada savunma yapmaya ilişkin taleplerin reddedildiği, konuşmaya izin verilmediği, sürekli azarlandığı, karşı tarafla görüşüldüğü, tarafsız davranılmadığına ilişkin bir kısım sebeplerin şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, tahkikatın yürütülmesi bakımından yapılan değerlendirme bakımından mahkeme hakimin taktir hakkı bulunduğu, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğu, davacının reddi hakim sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Hakimin çekilmesi bakımından ise; yukarıda vurgulandığı üzere dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, mahkeme hakimince davalının bir kısım beyanları ve ithamları nedeni ile adalete olan inancın sağlanması gerekçesi ile dosyadan çekilmişse de somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi- çekilme sebeplerinin bulunmadığı gerekçesi ile çekilme talebinin reddine ilişkin kararda isabetlidir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddi ve çekilme isteğinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/9 D.iş, 2025/9 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE, Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 17/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.