T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/94
KARAR NO:2025/169
KARAR TARİHİ:21/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/11/2024
NUMARASI:2024/522 2024/529
DAVANIN KONUSU:Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R:Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; ret talebinin, hakimi ret müessesinin ancak çok zorunlu hallerde başvurulması gereken, son derece istisnai bir yasal hak kullanımı olduğu bilinci ile yapıldığını, hakimi ret yoluna başvurmalarının haklı, samimi ve son çare olarak ret müessesine başvurulduğunu, hakimi ret yoluna başvurmaları, davayı geciktirmek, yargılamayı sürüncemede bırakmak amacı ile yapılmış sayılmayacağı, tam aksine ret talep eden davanın davacısının tarafız ve davanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlanmasının temel dilekleri olduğunu, heyetin 10.10.2024 tarihli duruşma tutanağında yaratmaya çalıştığı bu algı muhtemel ret talebinin bu gerekçe ile geri çevirmeye yönelik olduğunu, ret taleplerinin, reddedilen heyet tarafından işbu davada yürütülen tahkikat yol ve yöntemin başlı başına heyetin tarafsızlığından ciddi şüphe yaratması nedenine dayandığından 2021/29 E. sayılı dosyanın tüm içeriği ile delilleri olduğunu, bu nedenle, ret talebinin HMK. 38/2 maddesinin“Hâkimin reddi, dilekçeyle talep edilir.Bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir” hükmü uyarınca delil ve belgeye dayanmadığı gerekçesi ile reddedilmemesini talep ettiklerini, ret talebinin, verilecek kararı (ret kararını) istinaf hakları olduğunu, eksik tahkikat varsa "istinaf mahkemesi değerlendirir, mahkemenin takdir hakkı hakimi ret nedeni olamaz" gerekçesinin de adil olmayacağını, çünkü meselenin eksik tahkikat olmadığını, meselenin, açıkça hukuka aykırı şekilde tahkikatın bilerek isteyerek davalı lehine manipüle edilmesi olduğunu, bu durumun tarafsız olmama, olamama halinin tezahürü olduğunu, işbu ret talebinin, HMK. üçüncü bölümümün "Hakimin Davaya Bakmaktan Yasaklılığı ve Reddi" başlıklı "Birinci Ayrımı" altındaki hükümler çerçevesinde değerlendirilerek gerekli kararın verilmesini talep etmiştir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından daha öncede çekilmeye davet dilekçelerinin sunulduğu ancak bir karar alınmadığını, diğer yönü ile heyetçe oluşturulan bilirkişi görevlendirme kararı 04.10.2024 tarihli dilekçede açıklandığı üzere, açıkça gerçeğe aykırı, davalı lehine yönlendirici beyanlar içerdiği, itirazın celse arasında oluşturulan bu baştan aşağı gerçeğe aykırı ve davalı lehine yönlendirici beyanlar içeren görevlendirme kararının içeriğine ilişkin olduğu, bu itirazımızı yok sayarak 100.000,00-TL (Yüzbin Türk Lirası) bilirkişi ücretini ödemediler gerekçesi ile bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmama gerektiği, davacı delili olarak dosyada sunulu ve tümü Damimarka Gümrük Makamları, Danimarka Çevre Bakanlığı gibi resmi kurumlar tarafından düzenlenmiş, tespit ve imha tutanakları, analiz raporlarından oluşan resmi makamlarca düzenlenmiş belge niteliğindeki delillerimizin hiçbirisi mahkemece nazara alınmadığı, mahkeme heyeti duruşma öncesinde verdiği 23.09.2024 tarihli görevlendirme ara kararı ile davalının sunduğu bu numuneler üzerinde ve bu numunelerle sınırlı olmak üzere bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, numunelerin ne olduğu heyetçe de bilinmesine rağmen, ara kararında numunelere adeta bir değer ve itibar atfetmek çabası ile birden fazla kez şahit numune nitelemesi yapıldığı dikkat çekildiği, davayı sürüncemede bırakma amacı ile hareket eden taraf gibi göstermek amacı ile tahkik edilecek bir husus kalmadığını; gelecek celse sözlü yargılamaya geçileceği ihtarı ile duruşmaya son vermesi de muhtemel hakimi ret talebimizin değerlendirilmesinde, ret talebini inceleyecek mercii nezdinde işbu başvurumuzu itibarsızlaştıracak bir algı oluşturmaya yönelik olduğu ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, delil toplama ve değerlendirilmesi gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince,İSTANBUL 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/522 D.İş, 2024/529 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 21/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.