T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/146
KARAR NO : 2026/945
KARAR TARİHİ: 27/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2025
NUMARASI : 2025/248 2025/889
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul Anadolu23. Asliye Hukuk Mahkemesince, "..Celp ve tetkik olunan davacıya ait ... plakalı aracın kullanım amacının ticari olduğu, taksi metresinin bulunduğu, davalı adına kayıtlı aracında ticari araç olarak davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ticari kazanç kaybının giderilmesine ilişkin davada;TTK'nın 3.maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendirilen bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olup, TTK'nun 5.maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, her ne kadar davacıya ait ... plakalı araç ticari nitelikte ise de davaya konu aracın ticari kullanım amacına tahsisli olması davanın niteliğini ticari dava niteliğine sokmak için yeterli olmayıp, tarafın da tacir olması gerektiği, (Emsal İstanbul Anadolu BAM 18.HD'nin 2022/484 -647 E-K sayılı kararı) mahkememizce davacının tacir olup olmadığı araştırıldığı ve davacının basit usulde mükellef olduğu ve tacir olmadığının anlaşıldığı bu sebeple davanın nisbi ticari dava da olmadığı, işbu davada görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet zararının(kazanç kaybı) tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi dairesi yazı cevabına göre davacı basit usulde mükellef olup defter tutma ve beyanname verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Vergi mükellefiyetinin konusu taksi ile yolcu taşımacılığına ilişkindir. Davalının taksi ile yolcu taşımacılığından kaynaklı basit usulde mükellef olmasına ve birden fazla taksi araca sahip olması, birden fazla şoför çalıştırması vs yönlerden iktisadi faaliyetinin esnaflık düzeyini aşar şekilde olduğunu gösterir dosya kapsamında bir bilgi ve belge de bulunmamasına göre nisbi nitelikte ticari davası söz konusu olmayıp, davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine aittir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 27/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere