T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2622
KARAR NO : 2026/887
KARAR TARİHİ: 22/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2025
NUMARASI : 2025/339 2025/479
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.
Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Eldeki tazminat davasına konu talebe ilişkin alacağın temeli bono yani kambiyo senedi olmakla dava mutlak ticari dava niteliğindedir ve uyuşmazlık TTK m.776-779 gereğince çözümleneceğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 4. maddesi hükmü uyarınca ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2024/1527 Esas 2024/2005 Karar sayılı 05/12/2024 tarihli ilamı da gözetilerek uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla yukarıda yer verilen gerekçeler ışığında mahkememizin görevsiz olması ve görevli mahkemelerin Asliye Ticaret mahekemeleri olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince,"... Bu bağlamda hem davacının hem davalının tacir olmadığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı tazminat talebi olması, taraflar arasındaki kambiyo ilişkisinin sona erdiği ve kambiyo hukuku yönünden tartışılacak bir hususun olmaması yine kambiyo hukuku yönünden davaya uygulanacak bir hükmün bulunmaması, davacının tazminat talebinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararına dayalı olarak davalının işlediği resmi belgede sahtecilik kaynaklı zararlarının giderilmesine yönelik tazminat talebi olduğu gözetildiğinde eldeki davanın genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılması gerektiği, ticaret mahkemesinin eldeki davada davacının ve davalının tacir olmaması, davanın münhasıran ticaret kanununda düzenlenen hususlardan kaynaklı olmaması sebebiyle görevsiz olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile eldeki davanın ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de davacının dava dilekçesinde taleplerine dayanak yaptığı davalının resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle haksız fiilden kaynaklı tazminat talebine yönelik davanın 6102 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ticari davalar niteliğinde olmadığı, genel hükümlerin uygulanarak sonuçlandırılması gerektiği, davalısının da tacir olmadığı bu yönden de ticaret mahkemelerinin davaya konu somut olayda görevli olmadığı sabittir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1 maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Somut olayda davacı vekili, davacının davalıya verdiği bono üzerinde davalının tahrifat yaparak icra takibine koyduğunu, haciz baskısı ile bedeli fazla ödemek zorunda kaldığı, ceza yargılaması sonrasında senette tahrifat yapıldığının anlaşıldığı ve davalının cezalandırılmasına karar verildiği, haksız şekilde tahrifat yapılması ve icra yoluyla fazladan bedel ödendiği, avukat ve yargılama masrafı ödemek zorunda kaldığı, manevi olarak zarar uğradığını beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında tarafların ticari bir ilişki içinde olduğunun sabit olmadığı gibi, haksız fiil niteliğinde olan haciz baskısı altında borcu fazladan ödediği, avukatlık ücreti ve yargılama gideri yaptığı, maddi olarak zarar uğradığı iddia edildiğinden ayrıca tarafların tacir olduğuna dair yeterli araştırma yapılmamış olmasının yanında dosyada buna dair delil de bulunmaması nedeni ile uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Küçükçekmece 10.Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/04/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere