(5237 S. K. m. 53, 61, 62, 191)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2017 tarih ve 2017/8605 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan TCK'nun 191/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi 02/05/2018 tarih, 2017/333 (E) ve 2018/373 (K) sayılı kararı ile sanığın Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan TCK'nun 191/1. maddesi gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALÂASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre sanık M. K. hakkında İstanbul Anadolu 16 Asliye Ceza Mahkemesince kullanmakla amaçlı uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararında usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı düşünüldüğünden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık M. K. Dairemizdeki Savunmasında: "olay tarihinde eşimi kaybetmemden kaynaklı olarak uyuşturucu madde kullanıyordum, ancak uyuşturucu madde kullanmayı bıraktım, zaten satıcısı da değilim, olay bu şekilde değerlendirilsin." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-27/12/2016 tarihli olay tutanağı.
-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 09/01/2017 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Dairemiz tarafından ilk derece mahkemesi tarafından olayın gerçekleşme şekline dair kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Buna göre; olay tarihinde sanığın görevli polis memurlarınca şüphe üzerine durdurularak yapılan kaba üst aramasında, 10 ayrı paket halinde uyuşturucu maddenin bulunduğu, alınan uzmanlık raporu ile ele geçen maddenin 1,0 gram sentetik kannabinoidler sınıfından olduğunun tespit edildiği, sanığın suç tarihinde uyuşturucu madde kullandığını belirterek suçunu ikrar ettiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlk derece mahkemesi tarafından bu şekilde gerçekleşen olay yönüyle, sanık TCK.'nun 191/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, Dairemiz tarafından da sanığın suçunun sübut bulduğu ve TCK.'nun 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğu değerlendirilmiştir.
Ancak, ilk derece mahkemesi sanığı 6545 sayılı yasa ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesi uyarınca cezalandırırken, suçun işleniş şekli ve kastının yoğunluğu şeklindeki gerekçeyle, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektiren eylem hakkında sanığı teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırmıştır.
Dairemiz sanık hakkında tayin edilen temel cezanın TCK.'nun 61. maddesindeki kriterlere uygun olmadığını ve teşdit miktarının fazla olduğunu değerlendirmekle duruşma açılmasına karar vermiştir.
Bir suç için kanunda alt ve üst sınır gösterilerek belirlenmiş cezalardan ilk aşamada ne kadarının nazara alınacağının tespit edilmesine temel cezanın belirlenmesi denilmekte olup, bunun hâkimin taktirinde olduğu tartışmasızdır.
5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinin 1. fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurularak ölçütlere yer verilmiş olup, 7 bent halinde sayılan bu ölçütler örnekleyici nitelikte değil, sınırlayıcı niteliktedir.
TCK.'nun 61. maddesinde 7 bent halinde gösterilen temel cezanın belirlenmesi ölçütleri suç teşkil eden fiilin haksızlık içeriği ile ilgilidir. Haksızlık teşkil eden fiille doğrudan irtibatlı olmayan, ancak cezanın bireyselleştirilmesinin konusu olabilecek "failin geçmişi, kişisel ve sosyal durumu, failin fiilden sonraki davranışları" 765 sayılı TCK'nın aksine 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde ölçüt olarak benimsenmemiş, bu hususlar taktiri indirim nedeni olarak kabul edilmiştir.
Temel cezanın belirlenmesinde gözetilecek ölçütler suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik olarak sayılmıştır.
Hakim temel cezayı belirlerken yukarıda 7 bent halinde sayıldığı belirtilen sebeplere dayanacak, bunların dışında bir sebebi temel cezanın tayininde kullanamayacaktır.
Örneğin; sanığın kişiliği ve sabıkalı olmasına dayanamayacaktır. Hakim cezayı alt sınırdan tayin etse bile taktir sebeplerini mutlaka gösterecek, ancak TCK.'nun 61. maddesinde belirlenen sebepleri somutlaştırmasına gerek olmayacaktır. Yine hakim temel cezayı belirlerken kullandığı gerekçelerle cezayı kişiselleştirirken kullandığı gerekçeler arasında çelişkiye de düşmeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, sanığın olay tarihinde herhangi bir özellik arz etmeyen olay mahallinde yürürken güvenlik görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulduğu, kendilerini tanıtmaları üzerine kaba üst aramasının da yapıldığı, üzerinde 10 parça halinde uyuşturucu maddenin bulunduğu, maddenin uzmanlık raporuna göre 1,0 gram net ağırlıkta sentetik kannabinoidler sınıfından olduğu, sanığın tüm aşamalarda maddenin kendisine ait olduğunu, kullanıcı olduğunu, bu maddeyi de kullanmak için üzerinde bulundurduğunu beyan ettiği, bundan ibaret olayda ilk derece mahkemesinin sanık hakkında temel cezayı belirlerken teşdit hükümlerini uygulamaya gerekçe olarak belirttiği suçun işleniş şekli ve kastının yoğunluğu açısından; 1,0 gramdan ibaret maddenin miktarına göre suçun işlenme şeklinde ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı açısından bir özellik arz etmediği, bu nedenle temel cezanın teşdiden belirlenmesi için bir sebep bulunmadığı gibi, 2-5 yıl olarak ön görülen hapis cezasının 4 yıl olarak belirlenmesinin de dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olmadığı Dairemizce değerlendirilmiş, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve sanık TCK.'nun 191/1. maddesi uyarınca alt sınırdan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmış, suçu ikrara yönelik beyanları dikkate alınarak cezasından TCK.'nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Sanık M. K. hakkında İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2018 tarih, 2017/333 Esas ve 2018/373 Karar sayılı, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak kabul etmek bulundurmak veya kullanmak suçundan mahkumiyetine ilişkin kararının, teşdit gerekçeleri dosya kapsamına uygun olmadığından CMK.'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA;
B) Sanık M. K.'ın, 27/12/2016 tarihinde uyuşturucu maddeyi içmek maksadı ile bulundurmak suçunu işlediği dosya kapsamına göre sübut bulduğundan eylemine uyan;
1-6545 sayılı Yasanın 68. maddesi ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2-Sanığın suçu ikrara yönelik beyanları dikkate alınarak cezasının TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3-Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı İptal kararındaki hususlar gözetilerek, sanık hakkında TCK 53/1-2-3. madde ve fıkralarının UYGULANMASINA;
4-Sanık hakkında daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen yeniden suç işlemiş olması değerlendirildiğinde suç işleme hususundaki eğilimi nazara alındığında, yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemize olumlu kanaat gelmediğinden takdiren, 5237 S.K.’nun 51. maddesinin sanık hakkında UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA;
5-Hakkında daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemiş olması dikkate alındığında yasal engelden dolayı sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına;
6-Sanığın denetim süresi içerisinde bu suçu işlediği anlaşılmakla adli sicil kaydında yer alan;
İstanbul Anadolu 13.Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1250 Esas 2013/18 Karar sayılı;
İstanbul Anadolu 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/203 Esas 2013/695 Karar sayılı;
İstanbul Anadolu 50.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/846 Esas 2015/958 Karar sayılı;
Dosyalardan verilen HAGB kararlarının ele alınması için karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından ihbarda bulunulmasına;
Aşağıda dökümü yapılan (66,50)-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; sanığın yüzünde, iddia makamında C.Savcısı Ender Keskin (34355) hazır olduğu halde, mütalaaya uygun CMK.'nun 286/2-b-son maddesi uyarınca kesin olacak biçimde ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 25.10.2018 (¤¤)