(5237 S. K. m. 31, 62, 188, 191, 192)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süreleri ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2018 tarih ve 2018/514 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık Ş. Y.'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi 30/03/2018 tarih, 2018/42 (E) ve 2018/141 (K) sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4.a, 62, 52/2. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre suç tarihinde Küçükköy Merkez Cami önünde bir şahsın uyuşturucu madde sattığı ihbarı üzerine ihbardaki eşgale uyan sanığın bahsi geçen yerde yakalandığı, yapılan üst aramasında 3 parça halinde şeffaf poşet içerisinde toplam 2,62 gram eroin maddesi ele geçirildiği, uyuşturucu maddeyi kullanmak amaçlı bulundurduğunu beyan eden sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair ihbar dışında hiçbir maddi delilin bulunmadığı, ele geçen uyuşturucu miktarının kişisel kullanım miktarı içerisinde kaldığı anlaşıldığından İstanbul 10. Ağır ceza mahkemesinin sanık Ş. Y. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verdiği mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın kullanmak amaçlı uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği sabit olduğundan bu suçtan eylemine uyan TCK 191/1, 53,63,54 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA;
Sanık Ş. Y. İlk Derece Mahkemesindeki Savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, yakalanan eroin maddesini kendim kullanmak için almıştım, 5-6 yıldır bağımlıyım, bir türlü kurtulamadım, yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunduğum süre içerisinde inşallah kurtuldum, üzerimde çıkan para kendime ait paradır, cep telefonunda tespit edilen mesajlar üzerinden zaman geçtiği için çok iyi hatırlamıyorum ancak satıcılarla olan mesajlaşmalar olabilir, benim telefon numaram 0506 624 90 .. tür, üzerimde bulunan telefonlardan Sunny marka telefon benimdir, diğer telefonu bulmuştum, kapalıydı, hiç kullanmadım, bu telefonu bulduğumdan 1-2 saat sonra da polisler tarafından yakalandım, 0537 867 45 .. numaralı telefonu kullanan arkadaşım da benim gibi içicidir, kendisi uzakta olduğundan benim kullanmakta olduğum maddeden istemiştir, ben para karşılığında kesinlikle vermedim, 0546 932 60 .. numaralı telefonla yaptığım mesajlaşmalar satıcı ile yaptığım mesajlaşmalar olabilir, bu telefonlardan birisi Ayhan diğeri de Kenan isimli şahıslara ait telefonlardır, bu telefonlara bazen başka şahıslar da cevap vermiş olabilir, Benim tek suçum uyuşturucu kullanmaktır, cezaevinde kaldığım süre boyunca da inşallah bundan kurtuldum, beraatimi istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Dairemizde ise; "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, ben kesinlikle uyuşturucu madde satmadım, kullanıyordum, ancak şuanda kullanmayı da bıraktım, ceza infaz kurumunda iken bırakmıştım," şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-15/09/2017 tarihli mesafe tespit tutanağı.
-15/09/2017 tarihli tutanak.
-05/12/2017 tarihli bilirkişi Hasan Emre Gürz tarafından düzenlenmiş rapor.
-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 01/11/2017 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Olay tarihinde Gaziosmanpaşa Devriye Ekipler Amirliğine bağlı ekiplere Küçükköy Merkez Cami önünde beyaz tişörtlü mavi kot pantolonlu, hafif sakallı, siyah saçlı, beyaz tenli, 170 boylarında, yüzü çilli, sol kolu dövmeli, 25 yaşlarında bir şahsın uyuşturucu madde sattığını ve para aldığı yönünde ihbara istinaden Küçükköy Merkez Cami önüne geçildiği ve burada eşkale uygun şekilde şüpheli Ş. Y.'nın yanına gidildiği, sanığın kaba üst aramasında üç parça halinde şeffaf poşet içerisinde eroin maddesinin ve bozuk halde toplamda 950 TL para ve bir adet cep telefonunun bulunarak muhafaza altına alındığı, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin toplam net ağırlığının 1,00 gram olduğu, uzmanlık raporuna göre de eroin ve 6-MAM cinsi olduğu tespit edilmiş, olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanığın eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğunu değerlendirilmiş, bu hükmü de sanıkta ele geçen maddenin miktarı, uyuşturucu maddelerin muhafaza ediliş şekli, sanık hakkında eşgale uygun şekilde ihbarın olması, sanığın mobil telefonundaki mesaj içerikleri şeklindeki gerekçelere dayandırmıştır.
Dairemiz ilk derece mahkemesinin, sanığın eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin kanaatinin doğru olmadığı düşüncesindedir.
Zira, her ne kadar sanık eşgal belirtilerek ihbar bulunmakla birlikte, satışa dair teknik ya da fiziki takip ve fiilen bir satış bulgusunun bulunmaması, suça konu uyuşturucu maddelerin miktarı ve sanığın uyuşturucu kullanımına ilişkin ikrarı da birlikte değerlendirildiğinde, maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğunun sabit olması birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların suça konu uyuşturucu maddeleri kullanma dışı bir maksatla bulundurduklarına dair iddianın şüpheli hale geldiği, sanığın mesaj içeriklerinin yorum yolu ile uyuştucu-uyarıcı madde ticareti veya sağlanması şeklinde delil olarak kabul edilmesi ise, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği; bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu nedenle sanığın eyleminin TCK.'nun 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü gerektiği Dairemizce değerlendirilmiş, sanığın bu madde uyarınca cezalandırılmasına, hakkında TCK.'nun 62. maddesi tatbik edilmiş ve 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değiştirilen TCK 191/8-a, son cümlesi uyarınca, haklarında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve tüm bunlara dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2018 tarih ve 2018/42 Esas, 2018/141 Karar sayılı sanık Ş. Y.'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 62, 52. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA;
B) Sanık Ş. Y. hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu iddiası ile TCK.'nun 188/3-4. maddesi ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın kanıt durumuna göre sabit görülen eyleminin kullanmak üzere uyuştucu-uyarıcı madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla eylemine uyan;
1-6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK.'nun 191/8-a. maddesi yollamasıyla sanığın 6545 sayılı Yasanın 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimine göre taktiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2-Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasında TCK.'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3-Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek, sanık hakkında TCK 53/1-2-3. madde ve fıkralarının UYGULANMASINA;
4-İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında uygulanmadığı, istinaf talebinin ise sanık ve sanık müdafi tarafından sanık lehine olarak yapıldığı nazara alınarak, sanık hakkında TCK.'nun 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına;
5-28/06/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 68 maddesi ile değiştirilen TCK.'nun 191/8-a-son cümlesi uyarınca, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiğinden; bu madde uyarınca sanık hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA;
CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA;
Sanık hakkında TCK.'nun 191/3 maddesi gereğince taktiren 1 YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA;
6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4 maddesi gereğince;
a-Sanığın 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içindeki 1 yıllık denetimli serbestlik süresi içinde yüklenen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi;
b-Sanığın 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde tekrar kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ve bulundurması;
c-Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanması halinde mahkememizce hükmün açıklanacağının ve dosyanın yeniden ele alınacağının sanığa ihtaratına, (ihtar yapıldı);
d-Sanığın 6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4 maddesi uyarınca 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde denetimli serbestliğin gereklerine uyduğu ve yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği taktirde dosyanın yeniden ele alınarak geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmak suretiyle davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı);
e-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunların mahsus olduğu sisteme kaydedilmesine;
6-Sanığın TCK.'nun 63. maddesi gereğince gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin hapis cezasından İNDİRİLMESİNE;
7-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2018/1444. sırasında kayıtlı 950,00-TL paranın suçtan elde edildiği; 2018/2537. sırasında kayıtlı mobil telefon cihazlarının ise suçta kullanıldığı sabit olmadığından sanığa İADELERİNE;
Aşağıda dökümü yapılan (28,00)-TL yargılama giderinin sanıktan alınarak DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; sanığın yüzüne karşı, sanık müdafinin yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı Mehmet Ender Keskin (34355) hazır olduğu halde, mütalaaya uygun olarak, hükmün tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere itiraz kanun yolu açık ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2018 (¤¤)