(5237 S. K. m. 31, 62, 188, 191, 192)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2017 tarih ve 2017/471 İddianame numaralı iddianamesi ile SSÇ Ö. Y. B.'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3, 188/4-a, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 27/03/2018 tarih, 2017/315 (E) ve 2018/110 (K) sayılı kararı ile SSÇ'nin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4.a, 31/3, 192/3, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün erteli hapis ve 20,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALÂASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre suç tarihinde kuştepe benek sokak içerisinde dört şahsın uyuşturucu madde satışı yaptığı ihbarı üzerine suça sürüklenen çocuk Ö. Y. B.'ın haklarında ayrı soruşturma yürütülen S. Ç., M. E., C. A. ve Y. A. isimli şahıslar ile birlikte ihbara konu yerde yakalandığı, yanlarında 1,88 gram uyuşturucu madde ile 50 metre kadar uzaklıktaki bir yerde 41,89 gram bonzai maddesi ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuk Ö.'in ele geçen uyuşturucuyu kullanmak amacı ile bulundurduğunu bonzainin ise kendisine ait olmadığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk Ö.'in üzerinde ele geçen uyuşturucunun kişisel kullanım miktarı kapsamında olduğu, uyuşturucu maddeyi sattığına dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verdiği mahkumiyet kararının kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuk Ö. Y. B.'ın işlediği sabit olan kullanmak amaçlı uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK nun 191/1, 31/3, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. dedi." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA: SSÇ Ö. Y. B. İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında;"Scalt maddesi getirdiğim de doğrudur, bu maddeyi M. A., Y. A., S. Ç., C. A., M. E.'e verdim, bu maddeyi onlara verdim ama para karşılığı vermedim, maddeyi onlar içti ben bira içtim, taş altındaki maddeler benim değildi onları kesinlikle kabullenmiyorum yakınımızda değildi bayağı uzakta Kuştepe zaten uyuşturucu yuvasıdır her yerde çıkma imkanı var demiş, sulh ceza hakimliğinde alınan ifadesi okunup çelişki sebebiyle sorulduğunda Benim o gün Gültepe'den Skant aldığım ve diğer şahıslara verdiğim doğrudur, benim getirdiğim maddenin hepsini sardılar içiyorlardı tam içmeden polisler geldi polisler önce o maddeyi buldu sonra biraz uzağımızda arama yaptılar sonra taşın altında bonzai buldular. Ben Çeliktepe'de ikamet ediyordum, Çeliktepe Gültepe'ye yakın olduğu için Y. A. beni aradı 30 liralık scant al dedi ben de aldım iki bira da kendime aldım Kuştepe'ye geçtim. Olay gecesi cebimde 100 TL para vardı, 30 liraya onlara scant aldım 70 lira param kaldı, birayı da orada içtim birayı C. A. aldı bana ben içtim, ben Gültepe'ye daha yakın olduğum için aldım, uyuşturucu ile ne yakından ne uzaktan alakam olmaz. Ben aradım C. A.'ı aradım, telefona galiba C. A. çıkmıştı, scantı ortamdan biri istedi ama onu tam hatırlamıyorum 30 TL karşılığı scant aldım ve orada içtik bende içtim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
SSÇ Dairemizde ise; "Önceki savunmalarıma ekleyeceğim bir husus yoktur, aynen tekrar ederim, ben arkadaşlarım ile birlikte uyuşturucuyu içtim, kimseye temin etmedim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-27/07/2017 tarihli tutanak.
-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 03/08/2017 tarihli raporu.
-İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklar M. A., Y. A., S. Ç., C. A. beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Suç tarihinde kuştepe benek sokak içerisinde dört şahsın uyuşturucu madde satışı yaptığı ihbarı üzerine suça sürüklenen çocuk Ö. Y. B.'ın haklarında ayrı soruşturma yürütülen S. Ç., M. E., C. A. ve Y. A. isimli şahıslar ile birlikte ihbara konu yerde yakalandığı, yanlarında 1,88 gram uyuşturucu madde ile 50 metre kadar uzaklıktaki bir yerde 41,89 gram bonzai maddesi ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuk Ö.'in ele geçen uyuşturucuyu kullanmak amacı ile bulundurduğunu bonzainin ise kendisine ait olmadığını beyan ettiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda;
İlk derece mahkemesi tarafından, SSÇ'nin eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğu değerlendirilmiş, buna gerekçe olarak da SSÇ'nin soruşturma aşamasında ve kovuşturmada diğer kişilere uyuşturucu-uyarıcı madde getirdiğini kabul etmesini belirtmiştir.
Dairemiz ilk derece mahkemesinin, sanığın eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin kanaatinin doğru olmadığı düşüncesindedir.
Zira, SSÇ ve yanındakilerin yaklaşık 50 metre ilerisinde açık alanda bulunan 37,0 gram uyuşturucu-uyarıcı madde yönünden, suça konu maddelerin SSÇ'ye aidiyeti konusunda herhangi bir delilin bulunmadığı, SSÇ ve yanındaki kişilerin her aşamada bu maddenin kendileri ile ilgili olmadığını savundukları, SSÇ'nin ve yanındaki kişilerin yakınında bulunan bir kısmı içilmiş maddeler yönünden ise, uyuşturucu-uyarıcı madde satışına dair teknik yada fiziki takip ve fiilen bir satış bulgusunun bulunmaması, suça konu uyuşturucu maddelerin miktarı ve SSÇ'nin kovuşturma evresinde daha önceki savunmasından dönerek uyuşturucu kullanımına ilişkin ikrarı, maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğunun sabit olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri kullanma dışı bir maksatla bulundurduğuna dair iddianın şüpheli hale geldiği, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği; bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu nedenle SSÇ.'nin eyleminin TCK.'nun 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü gerektiği Dairemizce değerlendirilmiş, SSÇ.'nin bu madde uyarınca cezalandırılmasına, suç tarihinde 15 - 18 yaş grubunda bulunduğundan cezasında TCK.'nun 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılmasına, hakkında TCK.'nun 62. maddesi tatbik edilmiş ve 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değiştirilen TCK 191/8-a, son cümlesi uyarınca, haklarında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve tüm bunlara dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2018 tarih ve 2017/315 Esas, 2018/110 Karar sayılı suça sürüklenen çocuk Ö. Y. B.'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyetine ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA;
B) Suça sürüklenen çocuk Ö. Y. B.'ın hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu iddiası ile TCK.'nun 188/3-4. maddesi ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; SSÇ.'nin kanıt durumuna göre sabit görülen eylemi kullanmak için uyuşturucu madde satın almak-bulundurmak olduğundan eylemine uyan;
1-6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK.'nun 191/8-a maddesi yollamasıyla SSÇ.'lerin 6545 sayılı Yasanın 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimine göre taktiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2-SSÇ'nin suç tarihi itibarı ile 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olması nazara alınarak, verilen cezaların TCK'nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek, SSÇ.'nin 1 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3-SSÇ'nin geçmişi ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasında TCK.'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 YIL 1 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
4-SSÇ'nin suç tarihi itibarı ile 18 yaşından küçük olması nazar alınarak, TCK.'nun 53/4. maddesi gereğince, TCK.'nun 53. maddesinin SSÇ hakkında uygulanmasına yer olmadığına;
5-28/06/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 68 maddesi ile değiştirilen TCK.'nun 191/8-a-son cümlesi uyarınca, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiğinden; bu madde uyarınca SSÇ hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA;
CMK 231/8 maddesi gereğince SSÇ.'nin 3 YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA;
SSÇ. hakkında TCK.'nun 191/3 maddesi gereğince taktiren 1 YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA;
6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4 maddesi gereğince;
a-SSÇ.'nin 3 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içindeki 1 yıllık denetimli serbestlik süresi içinde yüklenen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi;
b-SSÇ.'nin 3 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde tekrar kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ve bulundurması;
c-Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanması halinde mahkememizce hükmün açıklanacağının ve dosyanın yeniden ele alınacağının SSÇ.'ye ihtaratına, (ihtar yapılamadı)
d-SSÇ.'nin 6545 sayılı kanunun 68. maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4. maddesi uyarınca 3 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde denetimli serbestliğin gereklerine uyduğu ve yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği taktirde dosyanın yeniden ele alınarak geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmak suretiyle davanın düşmesine karar verileceğinin SSÇ.'ye ihtaratına, (ihtar yapıldı)
e-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunların mahsus olduğu sisteme kaydedilmesine;
6-SSÇ.'nin TCK.'nun 63 maddesi gereğince gözaltında geçirdiği sürelerin hapis cezasından İNDİRİLMESİNE;
7-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede müsadereye ilişkin talep bulunmadığından, bu konuda açılmış kamu davasının bulunmadığı belirlenmekle, adli emanette bulunan maddeler konusunda karar verilmesine yer olmadığına;
Aşağıda dökümü yapılan (215,81)-TL yargılama giderinin SSÇ'den alınarak DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; SSÇ ve SSÇ müdafi Av. N. N. K.'ın yüzlerine karşı, iddia makamında C. Savcısı M.E. K. (34355) hazır olduğu halde, mütalaaya uygun olarak, hükmün tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere itiraz kanun yolu açık ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2018 (¤¤)