(5237 S. K. m. 52, 53, 54, 58, 62, 188, 191)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süreleri ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemiz tarafından delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından davanın yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2017 tarih ve 2017/2223 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık Y. K.'un uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 53/1, 54/1, 58/1. Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ;
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi 01/03/2018 tarih, 2017/219 (E) ve 2018/80 (K) sayılı kararı ile sanığın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan TCK'nun 188/3, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALÂASINDA:
"İncelenen dosya kapsamına göre hırsızlık suçuna yönelik bir soruşturma kapsamında sanık Y. K.'un ikametgahında yapılan arama işlemi sırasında hırsızlık malı olduğu düşünülen eşyalar dışında poşet içerisinde 178 gram ve yine reklam kağıdına sarılı 21 gram uyuşturucu olduğu düşünülen maddenin ele geçirildiği, ele geçen maddelerin esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçaları olduğunun tespit edildiği, sanıkta ele geçen bu uyuşturucu maddenin miktar itibari ile kişisel kullanım sınırları dahilinde kaldığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesinin sanık Y. K. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verdiği mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanık Y. K.'un işlediği sabit olan kullanmak amaçlı uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK 191/1,53,58,54 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık Y. K. İlk Derece Mahkemesindeki Savunmasında; "Aramanın yapıldığı 9 numaralı daire bana aittir. Ancak o tarihe yakın bir zamanda kardeşim F. cezaevinden yeni çıkmıştı. Bu nedenle arkadaşları ile birlikte eve girip çıkıyordu. Yapılan aramada evde uyuşturucu maddeden başka hırsızlık eşyaları da bulundu. Aslında F.'in dairesi 7 numaralı dairedir. Ancak polisler geldiğinde onlarda görmüşlerdir ki 7 numaralı dairede oturulabilecek bir imkan yoktur. Oturmaya elverişli değildir. Bu nedenle kardeşim F. benim evde kalıyordu. Evin anahtarı kardeşimde idi. Ancak uyuşturucu madde ve hırsızlık ürünü eşyaların F.'e ait olduğunu söyleyemem çünkü o da evin anahtarını İlhan isimli arkadaşına verdiğini söylüyor. Ben eskiden uyuşturucu kullanıyordum ancak halen kullanmıyorum. Hazırlık ifadem doğrudur, tekrar ederim. Ek savunma için mehil talep etmiyorum, savunmamı tekrar ederim. Hakkımda mahkumiyet kararı verildiği taktirde ve şartları oluştuğunda CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Dairemizde ise; "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, celse arasında Dairenize göndermiş olduğum 03/07/2018 tarihli dilekçemi tekrar ederim, o beyanlarım doğrudur, dilekçem doğrultusunda eğer ceza verilecekse madde kullanmaktan dolayı ceza verilmesini ve lehime olan yasa maddelerinin uygulanmasını talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-10/04/2017 tarihli tutanak,
-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 01/09/2016 tarihli Raporu,
-İlk derece mahkemesince dinlenen tanıklar D. K., S. G. beyanları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
OLAY DEĞERLENDİRMESİ:
Hırsızlık suçuna yönelik bir soruşturma kapsamında sanık Y. K.'un ikametgahında yapılan arama işlemi sırasında hırsızlık malı olduğu düşünülen eşyalar dışında poşet içerisinde 169 gram bol tohumlu net 16,9 gram esrar elde edilebilir ve yine reklam kağıdına sarılı 16,0 gram net 8,45 gram esrar elde edilebilir hint keneviri bitki parçalarının bulunduğu, olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanığın eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğunu değerlendirilmiş, eylemin neden kullanmak üzere uyuşturucu-uyarıcı madde bulundurmak değil de, kullanma amacı dışında bulundurmak olduğu konusunda herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Dairemiz ilk derece mahkemesinin, sanığın eyleminin TCK.'nun 188/3. maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin kanaatinin doğru olmadığı düşüncesindedir.
Zira, uyuşturucu-uyarıcı madde satışına dair teknik ya da fiziki takip ve fiilen bir satış bulgusunun bulunmaması, suça konu uyuşturucu maddelerin miktarı ve sanığın uyuşturucu kullanımına ilişkin ikrarı, maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğunun sabit olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri kullanma dışı bir maksatla bulundurduğuna dair iddianın şüpheli hale geldiği, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olan olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği; bu ispatın, hiçbir kuşku ve başka bir türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu nedenle sanığın eyleminin TCK.'nun 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü gerektiği Dairemizce değerlendirilmiş, sanığın bu madde uyarınca cezalandırılmasına, hakkında TCK.'nun 62. maddesi tatbik edilmiş ve 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değiştirilen TCK 191/8-a, son cümlesi uyarınca, haklarında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve tüm bunlara dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 tarih ve 2017/219 Esas, 2018/80 Karar sayılı sanık Y. K.'un uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3-4, 62, 52. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA;
B) Sanık Y. K. hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu iddiası ile TCK.'nun 188/3-4. maddesi ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın kanıt durumuna göre sabit görülen eyleminin kullanmak üzere uyuştucu-uyarıcı madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla eylemine uyan;
1-6545 Sayılı Yasa ile değişik TCK.'nun 191/8-a. maddesi yollamasıyla sanığın 6545 sayılı Yasanın 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimine göre taktiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
2-Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasında TCK.'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
3-Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek, sanık hakkında TCK 53/1-2-3. madde ve fıkralarının UYGULANMASINA;
4-Sanığın İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/217 esas ve 2015/955 karar sayılı ilamı ile 16/06/2015 tarihinde 6.000,00 TL adli para cezasına çarptırıldığı, bu cezanın 24/06/2015 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden TCK’nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
5-28/06/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasanın 68 maddesi ile değiştirilen TCK.'nun 191/8-a-son cümlesi uyarınca, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiğinden; bu madde uyarınca sanık hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA;
CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİME TABİ TUTULMASINA;
Sanık hakkında TCK.'nun 191/3 maddesi gereğince taktiren 1 YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA;
6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4 maddesi gereğince;
a-Sanığın 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içindeki 1 yıllık denetimli serbestlik süresi içinde yüklenen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi;
b-Sanığın 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde tekrar kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ve bulundurması;
c-Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanması halinde mahkememizce hükmün açıklanacağının ve dosyanın yeniden ele alınacağının sanığa ihtaratına, (ihtar yapıldı);
d-Sanığın 6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değişik TCK.'nun 191/4 maddesi uyarınca 5 yıllık hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi içerisinde denetimli serbestliğin gereklerine uyduğu ve yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği taktirde dosyanın yeniden ele alınarak geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmak suretiyle davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı);
e-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunların mahsus olduğu sisteme kaydedilmesine;
6-Sanığın TCK.'nun 63. maddesi gereğince gözaltında geçirdiği sürenin hapis cezasından İNDİRİLMESİNE;
7-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/7671. sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin, uyuşturucu madde bulaşığı ambalajlarının ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alıkonulan uyarıcı-uyuşturucu maddenin TCK.'nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE;
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/2900. sırasında kayıtlı, alüminyum folyo, ruloya sarılı streç ve bir adet çay kaşığının suçta kullanılması veya suçun işlenmesine tahsis edilmesi nazara alınarak, TCK.'nun 54/1. maddesi gereğince MÜSADERESİNE;
Aşağıda dökümü yapılan (93,50)-TL yargılama giderinin sanıktan alınarak DEVLET HAZİNESİNE ÖDENMESİNE;
Dair; sanığın ve sanık müdafi Av. E. Ç.'ın yüzlerine karşı, iddia makamında C. Savcısı Ender Keskin (34355) hazır olduğu halde, mütalaaya uygun olarak, hükmün tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere itiraz kanun yolu açık ve oybirliği ile verilen karar Daireye mahsus salonda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27.09.2018 (¤¤)