(5271 S. K. m. 195, 280, 284, 289) (5237 S. K. m. 192)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 28/01/2013 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu kullanma suçu nedeni ile savunması alınmadan 19/06/2013 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, tedavi ve denetim kararına uymaması nedeni ile sanığın savunması alınarak 25/04/2014 tarihinde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 20/05/2014 tarihinde kesinleştiği,
02/08/2014 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinden Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2017 tarih ve 2015/372 Esas, 2017/39 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilerek yapılan ihbar sonucu dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılamada, sanığa gönderilen tebligatta; "Denetim süresi içinde Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/372 Esas, 2017/39 Karar Sayılı dosyada yeni bir suç işlediğiniz anlaşıldığından mahkememizce 25/04/2014 Tarih 2014/72 Esas 2014/474 Karar sayılı karar ile verilen hükmün açıklanmasına karar verilecek olup, haklı ve mücbir sebebiniz varsa duruşma gününe kadar ibraz etmeniz, aksi halde geçerli bir nedeninizin olmadığının kabul edileceği ve yargılamaya yokluğunuzda devam edileceği" meşruhatlı davetiye gönderilmeden yerine "daha önce hakkınızda verilen mahkememizdeki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına uymadığınız ile ilgili olarak ihbar üzerine dosyanız yeniden açılmıştır. CMK.'nun 195 maddeye göre tebliğe rağmen yapılacak duruşmaya mazeretsiz gelmediğiniz takdirde dosyadaki delil durumuna göre yokluğunuzda karar verileceği ihtar olunur" şeklinde oluşa uygun olmayan usulsüz ihtaratlı davetiye gönderildiği, bu şekilde sanığın yokluğunda yargılama yapılarak CMK'nun 289/1-e maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halinin gerçekleştiği, bu sebeple hükmün bozulmasının gerektiği anlaşılmakla,
CMK'nun 289/1-e maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halinin gerçekleştiği, bu sebeple hükmün bozulmasının gerektiği,
Mahkemenin Kabulüne göre ise;
Dosyada mevcut suç tutanağında da açıkça yazıldığı üzere, sanığın üzerinde herhangi bir madde bulunmadığı, suça konu uyuşturucunun sanığın yanında bulunan Gürcistan uyruklu Arsen isimli kişinin üzerinde bulunduğu, sanığın ise soruşturma ve kovuşturma aşamasında söz konusu uyuşturucunun kendisine ait olduğunu ikrar etmesi karşısında,
Sanık kendi suçunun meydana çıkmasını sağladığından, hakkında TCK 192/3. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle,
İstinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün CMK.'nun 280/1-d, 289/1-e. maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince kesin olmak üzere 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)