(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 191)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı C. Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, iddia, savunma, olay tutanağı, ATK. raporları, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme tarafından yargılama konusu eylemlerin, Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 2016/289 E. 2017/56 K. sayılı dosyası üzerinden verilen kararın kesinleşmesinden önce işlendiği, bu nedenle zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı, dosya kararının kesinleşmesi nedeni ile zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı gerekçesi ile aynı konuda açılan ikinci kamu davası olduğu belirtilerek davanın reddi mahiyetinde hüküm verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle zincirleme suç hükümleri yönünden birinci davanın kesinleşme tarihinin nazara alınmasının mümkün olmadığı, zincirleme suç hükümleri açısından kamu davası açılıncaya kadar meydana gelen eylemlerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Yargılama konusu dosya açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmediği, gereken durumlarda da, birinci davanın kesinleşmesi durumunda dahi ek ceza veya fark çıkmaz ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında yargılama konusu eylemler değerlendirildiğinde; Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 2016/289 E. 2017/56 K. sayılı dosyasında, 13.12.2014 tarihinde sanığın işlediği kullanmak üzere uyuşturucu-uyarıcı madde bulundurmak suçundan, soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip, sanığın ihlal mahiyetinde ikinci kez aynı suçu işlemesinden dolayı kamu davası 20.04.2016 tarihinde açılmış, bu mahkeme tarafından da yargılama yapılarak mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Yargılama konusu 18.09.2016 ve 08.12.2016 tarihli kullanmak üzere uyuşturucu-uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçlarını işlediği iddiası ile sanık hakkında TCK 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uygulanmadan doğrudan kamu davası açılmıştır.
Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 2016/289 E. sayılı dosyasındaki kamu davasının açılma tarihi olan 20.04.2016 tarihinden itibaren hukuki kesinti oluşmakla, bu tarihten sonraki eylemler ayrı suç olarak dikkate alınmalıdır. Ancak, bu tarihten sonra yargılama konusu eylemlerde olduğu gibi birden fazla kullanmak üzere uyuşturucu-uyarıcı madde bulundurmak eyleminin bulunması durumunda, bu iki eylem açısından zincirleme suç hükümlerinin nazara alınması gerekecektir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından yargılama yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, uygulama alanı olmayan davanın reddi veya zincirleme suç hükümleri gerekçe gösterilerek dosya üzerinden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İlk derece yargılamasının ise yerel mahkemece yapılmasında yasal zorunluluk bulunduğu, bu nedenle hükmün bozulmasının gerektiği;
Mahkemenin kabulüne göre de;
-08.12.2016 tarihli eylemde suça konu maddenin uyuşturucu-uyarıcı madde olup olmadığı konusunda uzmanlık raporunun alınmadığı;
-Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/194 esas sayılı dosyasındaki eylem yönünden zincirleme suç hükümleri açısından değerlendirmenin yapılmadığı belirlenmekle;
İstinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün, CMK'nun 280/1-d, 289/1-e. maddeleri gereğince BOZULMASINA;
Dosyanın bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
CMK.'nun 284/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)